16. bölüm · Aşk Oyunu

16. Bölüm

Çağla Y.

İki hafta sonra.

Aslan

Aynada kendime baktığımda gayet iyi görünüyordum. Telefonumu ve anahtarımı alıp evden çıktım bugün şirketin düzenlediği bir parti vardı. Patron 15. Yıl kutlaması yapmak istediği için açık alanda bir parti düzenlemiştik şimdi çoğu kişi gelmeye başlamıştır. İki hafta içinde onunla hiç konuşmamıştım mesaj atsam da hiç görmedi sanırım aldığı hattı atmıştı ama sorun değildi. Bana göre onun bu yaptığı saçma bir şeydi ama başına daha önce ne geldiyse tekrar yapmam diyordu. Onun tarafından bir şey bilip bakmadığım için fazla bir şey diyemiyordum.

Partinin yapılacağı alana geldiğimde arabayı almaları için anahtarı verdim ve içeri geçtim, birçok kişi gelmişti herkes birbirleri ile konuşup bir şeyler içiyordu. Bende yerimi aldıktan kısa bir süre sonra patron kısa bir konuşma yaptı ve herkes eğlencesine devam etti. Etrafa kısa bir bakış attığımda yerimden ayrılıp gördüğüm kişinin olduğu tarafa ilerledim. Koyu kırmızı kadife bir elbise giymişti ve gerçekten göz alıcı görünüyordu. Arkasında durduğumda bir şey fark etmemişti bile.

"Güzel görünüyorsun." Sesimle irkilerek arkasını döndüğünde gözleri fal taşı gibi açılıp birkaç adım uzaklaştı benden. "İki haftadır yazmıyorsun diye bu işin peşini bıraktığımı mı sanıyorsun?" Ağzı hafifçe aralanınca gözlerim kırmızı dudaklarına kaydı. "Anlamadım." Sanırım onu bulamayacağımı düşünüyordu. "O hattı atmadan önce bir şekilde kim olduğunu buldum Azra Elisa. İki ismin varmış." Şaşkınca bana bakmaya devam ederken göz ucuyla bize bakan olup olmadığına baktı.

"Sen benim olduğumu nasıl buldun?" Omuz silktim. "Bulmak istedim ve buldum konumum da göz önüne alınınca işler daha kolay oluyor." Başını iki yana sallayıp üzerindeki şaşkınlığı atmaya çalıştı. "İki hafta önce söylediklerin bana göre bir bahaneydi." Arkasını hızla dönüp bana baktığında devam ettim. "Daha önce bir şeyler yaşamış olabilirsin ama ben sana karşıma çık dedikten sonra bir şey gördün diye böyle gitmen bundan ibaret." Sinirle güldüğünde hafifçe gülümsedim. "Gerçi nasıl gördün onu çözemedim daha." Gülerken başını sallayıp tam bir şekilde döndü ve kolunu masaya dayadı.

"Biraz o kas kafanı kaldırıp etrafa baksaydın tam altındaki dairede oturduğumu görürdün." Bu sefer şaşırma sırası bendeydi. "Sen benim alt katımda mı oturuyorsun?" Yüzümdeki şaşkınlığa alayla baktı. "Evet ne tesadüf senin için! Asansörde bile tek kaldık görmedin." Asansöre bindiğimde hiç etrafıma dikkat etmezdim. Kim geldi, kim gitti umurumda olmuyordu. "Beni gayet iyi de tanıyordun. Hani diyordun ya işini de yapmıyorsun diye ama bana terfi veren sendin." Sözlerimi şimdi yüzüme çarpınca bir şey demeden onu dinledim çünkü haklıydı. "Seni tanımıyordum." Omuz silkip tekrardan önüne döndü. "Benim ağzım sütten bir kere yandı tekrarı olmaz o balkonda gördüklerimden sonra."

"Gören de kadını öptüğümü sanacak." dediğimde güldü ve başını çevirip bana baktı. "Yapmadığını nereden bileyim." Bu kadın sabrımı sınıyordu resmen. "Yapsam sence onunla aram böyle mi olurdu." Başını iki yana salladı. "Benim seninle konuşacak bir şeyim yok. Daha önce de söyledim isteseydin almazdın istediğin için o kadın girdi evine." Derin bir nefes alıp nerede olduğumu kendime hatırlattım ve sakin konuşmaya gayret ettim. "Yemek siparişimi onun alıp da kapıma getireceğini bilemezdim Elisa." Ona ikinci ismiyle hitap edince hafifçe başını döndürdü ama yüzüme bakmadı.

"Ben ne gördüğüme bakarım." Bu kadar inat keçide de yoktu. "Neden bu kadar inat ediyorsun? Seni o zaman tanımıyordum bile tanımadığım insandan niye yaptığım şeyi saklayım. Geçmişte birisi sana bir şey yaptı diye acısını benden mi çıkarıyorsun?" Sözlerime karşılık bana döndüğünde gözlerindeki hayal kırıklığını fark ettim. "Benim kimseden bir şeyin acısını çıkardığım yok." dedi ve masadaki çantasını alıp partiden hızla ayrıldı.

Aferin bana.