5. bölüm / 12
ASİMİNEGünümüz teknolojisi
Bölümler 12Şu an: Günümüz teknolojisi
- 1 Tanışma607 kelime
- 2 Buluşma253 kelime
- 3 Şıkırtı1.504 kelime
- 4 Galata: Toplumun unuttuğu ufak incelikler1.242 kelime
- 5 Günümüz teknolojisi347 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Bozkırın Asenası846 kelime
- 7 Asimile : HUN İMPARATORLUĞU522 kelime
- 8 Geçmişten günümüze açılan portal !585 kelime
- 9 Galata ve kitap kokusu731 kelime
- 10 Yeni nesil özgürlük kavramı1.485 kelime
- 11 Hata mı ? Seçenek mi ?761 kelime
- 12 Cadde-i Kebir: Güzel Anlar1.877 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bulut’un şıkırtısından sonra Mine, gözlerini son model bir arabanın içinde açtı. Niye buraya geldiklerini anlamamıştı. O romantik ortamdan buraya geçmek Mine’ye saçma gelmişti. "Ne işimiz var burada?" diye düşünürken, Bulut’un yine bir şeyler anlatacağını anlamıştı. Mine, bu yüzden hemen etrafına bakmaya başladı.
Son yaşadıklarından sonra Mine, Sherlock Holmes gibi birine dönüşmüştü. Hemen etrafını gözetliyor, bir şeyler anlamaya çalışıyordu. Etrafına bakarken bulunduğu aracın son model olduğunu anladı. Sonrasında arabanın yan camlarının olmadığını fark etti. Dışarıya baktığında ise karanlıktan hiçbir şey göremedi. O sırada Bulut kontağı çevirdi. Araba çalıştıktan sonra Mine irkildi. Bulut’a bakınca Galata’daki romantik adamın gittiğini gördü. Mine, Bulut’u incelerken Bulut, Mine’ye dönüp “Hazır mısın?” dedi. Mine ise “Neye hazır mıyım?” diye cevap verdi. Bulut gaza basarak, “Günümüzdeki teknolojinin ne kadar kötü kullanıldığını görmeye.” diye cevap verdi ve ilerledi.
Araba yavaş yavaş hızlanmaya başladı. Araç hızlandıkça camdan gelen rüzgârın şiddeti de artmaya başladı. Araç yüz kilometre hızı geçince, rüzgârın şiddeti o kadar yükseldi ki Mine hiçbir şey duyamıyordu. Bulut bir şeyler söylüyordu ama Mine, rüzgârın sesi yüzünden “Ne diyorsun? Anlamıyorum.” diye tekrar ediyordu. Bulut’un da istediği buydu; ancak Mine’ye olayı anlatması gerektiği için bağırarak konuşmaya başladı: “Günümüzde teknoloji, son model arabalar gibi. Çok hızlı gidiyor ama nereye gittiği belli değil. Nereye çarpacağı da!” dedi ve gaza daha da yüklendi.
Mine, bu cümleden sonra arabanın bir yere vurarak duracağını anladı. Bunu anladıktan sonra panik oldu ve hemen emniyet kemerine sarıldı. Ardından bağırmaya başladı: “Durdur şu arabayı! DURDUR!” diye haykırıyordu ama nafile.
Araba o kadar hızlı gidiyordu ki camlar açık olduğu için Mine’nin dediği hiçbir şey duyulmuyordu. Tam o sırada karşıda bir sapak gözüktü. Mine, Bulut’a dönüp “Frene bas! Frene bas!” diye bağırdı.
Bulut kafasını Mine’ye çevirip gazdan ayağını çekti. Yavaş yavaş frene bastı. Mine, kafasını eğmiş, Bulut’un ayaklarını takip ediyordu. Frene yavaş yavaş bastığını görünce kafasını kaldırdı. Mine, kafasını kaldırıp Bulut’a döndü. Bulut ona bakıyordu. Bir iki saniye bakıştıktan sonra Mine yola dönüp baktı. Araba aynı hızla devam ediyordu; fren patlamıştı.
Araba bariyerlere çarpmak üzereydi. Rüzgârın boğuşma sesi içerisinde Mine, bir gayretle elini emniyet kemerine attı ve gözlerini kapattı. Sonrasında ise Bulut, araba tam bariyere vuracakken “Şık!” yaptı.
Bölüm etkileşimi
