ASİMİNE kitap kapağı

6. bölüm / 12

ASİMİNE

Bozkırın Asenası

Vaveyla Yazarı: Oğuzhan Dede

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: Bozkırın Asenası

Mine, Bulut’un elini şıkırdattığını görmemişti ama yine de bir şeylerin değiştiğini anlamıştı. Rüzgârın etkisi azalmış, arabanın motor sesi gitmişti. Mine en son elini emniyet kemerine atmıştı ama şu an elindeki emniyet kemeri bir gemdi. Motor sesi yerine ayak sesleri duyunca Bulut’un elini şıklattığını anlamıştı.

Her zamanki gibi Mine, gözlerini açmaya korkuyordu ama yapacak bir şey yoktu. Mecburen gözlerini açtı. Yemyeşil bir çayırda, bir atın üstünde son sürat gittiğini gördü. Hemen gemi iki eliyle kavradı ve gemin nasıl tutulacağını anlamaya çalıştı.

Mine, ilk defa ata binmişti ve bu yüzden oldukça tedirgindi. Ayağına çarpan üzengiler, onu daha da endişelendiriyordu. Bir yandan ayağını üzengilere sokmaya çalışırken, diğer yandan da atı kontrol etmeye çalışıyordu. Tüm bunlarla uğraşırken yola hiç dikkat etmemişti.

Ayaklarını üzengiye geçirdikten sonra, sonunda kafasını kaldırıp önüne bakma fırsatı buldu. Önüne bakınca ilk olarak Bulut’u gördü. Bulut da atın üstündeydi ve Mine’den daha hızlı gidiyordu. Biraz ilerisinde bir hol şeklinde dere yatağı gördü. Dere yatağını görünce iyice eli ayağına dolaştı. Mine ya atı durduracak ya da atla beraber karşıya atlayacaktı.

Tam o sırada Bulut’un atla karşıya atladığını gördü. Bunu görünce Mine’ye bir cesaret geldi ve gemini şahlandırmaya başladı. Mine, gemi şahlandıkça at daha çok hızlanmaya başladı. Mine, bozkırdaki Asenalar gibi saçları süzüle süzüle gidiyordu. Mine, derenin üstünden atıyla öyle bir atladı ki, atın ayakları derenin karşı tarafına değince Mine adeta yeniden doğmuş gibi oldu.

Bu hareketten sonra Mine’ye bir özgüven geldi. Bulut’a yetişmek için bir anda, “Deh oğlum, hadi oğlum.” diye bağırmaya başladı. Yarış biraz sürdükten sonra Mine, Bulut’a yetişince durdu. Bulut’un yanına gelince “Ne yaptığımı gördün mü?” dedi. Bulut, Mine’ye dönüp; “Gördüm.” deyip güldü.

Mine, Bulut’un güldüğünü görünce acayip sinir oldu. Hemen arabadaki an geldi aklına. “Gülme! Arabada ne yaptığını unutmadım! Az daha öldürüyordun bizi!” dedi. Bulut ise Mine’ye dönüp, “Sana bir şey anlatacağım. Anlatmak için o anı yaşamamız gerekiyordu.”

Mine bu cevabı duyduktan sonra neyi anlatmak istediğini sormak istemedi. İçinden “Gene başlayacak.” diye geçirdi. Sonrasında ise konuşulacak bir şey olmadığı için mecburen sordu: “Neyi anlatmaya çalışıyorsun gene acaba?”

Bulut, Mine’ye dönüp, “Arabadaki anı tam olarak hatırlıyorsun değil mi?” dedi. Mine, Bulut’a dönüp; “Biraz önce ölmeye yaklaştığım anı hemen unutmak mümkün mü!”

Bulut, Mine’nin sinirlendiğini anlayınca ortamı yumuşatmak için saçma sorusuna gülerek devam etti: “Peki, atla karşıya atladığın anı hatırlıyor musun?” Mine ise, “Uzatma.” diye cevap verdi. Bulut, Mine’nin kıvama geldiğini anlayınca “Tamam, tamam.” deyip “Asıl mevzuyu geliyorum.” dedi. Sonrasında cümlesine devam etti: “Şimdi, arabanın da atın da nasıl hızlandığını gördün. Birini durdurmak için gemi, diğerini durdurmak için fren gerekiyor. Biri yüce Allah’ın yarattığı bir varlık, diğeri ise insanların yaptığı bir icat. Peki, sana soruyorum, arabaya hız verince fren patlayınca araba durur mu?” dedi.

Bulut, bu saçma sapan cümleyi kurduktan sonra Mine’nin buna cevap vermeyeceğini bildiği için kendi sorusuna kendi cevap verdi: “Durmaz. Peki, eğer dere atın atlayamayacağı bir uzunlukta olsaydı, at durur muydu?” tekrardan kendi sorusuna cevap verdi: “Dururdu.” Mine ise; “Ne geveliyorsun, ben bir şey anlamıyorum.” dedi.

Bulut şöyle devam etti: “Anlatmak istediğim birinci şey, Allah’ın ne kadar kusursuz yaratırken insanların ne kadar kusurlu olduğu. İkinci anlatmak istediğim şey ise ikisinin de ulaşım için kullanılıyor oluşu. İkisi de ulaşım aracı ama biri öldürürken diğerinde kaza yaparsan ufak tefek yaralarla kurtulabiliyorsun. Çünkü biz faytonlardan, at arabalarından günümüz teknolojisine gelirken insan canını düşünmedik! Şimdi ise bu üretilen araçlar sadece insanların fiyaka yapması için yapılıp satılıyor. Çok hızlı dönen ibreler, çok hızlı giden arabalar ve çok hızlı ölümler! Tabii ki bunun karşılığında kazanılan şey ise çok büyük paralar! İnsanlar daha hızlı ölmek için daha fazla para verip daha hızlı arabalar alıyor. Amaçları ne? Özentilik! “Ben geri kalmayayım.” kafası. Biz bu son teknoloji ürünlerinden geri kalmadıkça kendi örf ve adetlerimizden de geri kaldık.”

Mine, bu açıklamanın üstüne; “Nasıl örf ve adetlerimizden geri kaldık?” diye cevap verdi. Bulut ise, “Mesela senin at sürmeyi bilmiyor oluşun, bizim örf ve adetlerimizden geri kaldığımızın bir örneğidir. Atalarımız, geçmiş çağlarda at üstünde diyar diyar gezerken senin at kullanamıyor oluşun en güzel örneği değil mi?” dedi.

Mine, bu cevabı çok makul buldu ama bunları kendisine anlatmasını anlamadı. O yüzden dönüp Bulut’a; “Bunları bana niye anlatıyorsun?” dedi. Bulut ise Mine’ye dönüp; “Bunları sadece sana anlatmıyorum. Ben bunları bir topluma anlatıyorum.” dedi.

Mine, toplum lafından hiçbir şey anlamamıştı. Dönüp Bulut’a; “Burada benden başka kim var? Ne toplumu?” diye cevap verdi.

Bulut: “Sen sadece kendini temsil etmiyorsun! Geçmişini, atalarını, dedelerini ve senden sonra gelenleri de temsil ediyorsun. Sen günümüzdeki çocuklara nasıl görünürsen, ileride onlar da öyle görünür. Neyi savunursan, onlar da ileride onu savunur. Neye benzersen, ileride onlar da ona benzer.” dedi.

Sonrasında ise Bulut şöyle devam etti: “Bu açıklamadan da bir şey anlamadıysan, savunduğun şeylerin ne kadar iğrenç olduğunu istersen sana gösterebilirim!”

Bulut’un son cümlesi, Mine’de merak uyandırdı. Aslında ilk açıklama da Mine’nin kafasında bir şeyler oturmuştu ama Mine, haksız çıkmayı sevmediği için ve Bulut’la bu tartışmada kazanmak istediği için, biraz da merak ettiği için, “Tamam, göster ama yine ölümle burun buruna gelirsek, ölmeden sağ çıkarsam seni kendi ellerimle öldürürüm.” dedi.

Mine, bu cümleyi söyledikten sonra Bulut’un gülerek ona döneceğini düşündü ama öyle olmadı. Bulut, tüm ciddiyetiyle Mine’ye döndü. Uzun uzun gözlerine baktıktan sonra, atla bozkırda yavaş yavaş ilerlerken kolunu kaldırdı ve dördüncü kez elini şıklattı.
Şık.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

29okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18