1. bölüm / 7
Arkadaştan Ne hâle geldik?1. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 1. Bölüm
- 1 1. Bölüm357 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm1.187 kelime
- 3 3. Bölüm2.717 kelime
- 4 4. Bölüm2.716 kelime
- 5 5. Bölüm1.344 kelime
- 6 6. Bölüm1.829 kelime
- 7 7. Bölüm4.035 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hastanede sıra bekliyordum. Bu aralar hastaneye sık sık gelirdim. Çünkü sigara kullanımım fazla arttı. Bunu umursayacak hâlim de yok açıkcası.
Tavana bakarken aklımda yeni kitabımın sahnelerini düşünüyordum. Yazar mısın diye soranlar oldu sanki. Evet ben yazarım. Yazar aslında hobi mesleğim. Gerçek mesleğim senaristlik. Aslında... İkisi de aynı. Birisi kitaba yazar birisi de kağıda yazıp gerçek hayata dönüştürür. Neyse ne ben size neden bunu anlatıyorum ki?
O kadar dalmışım ki sıramın bana geldiğini fark etmem bile. Tavana bakarken bir ses duyarım.
"Anıl Efe Kahraman siz misiniz?"
Gözlerimi kırpıştırarak ona bakarım. Baktığım zaman sanki zaman durmuş gibiydi. O ela gözleri var ya... Aklımı çıldırıyorum galiba! Kendime gelmen lazım Anıl.
"Evet evet benim. Benimle siz mi ilgileneceksiniz? Yani şey..."
O dediklerime sadece kıkırdıyordu. Çok mutluydu sanki. Onun kıkırdamasını duymak için soytarısı bile olurdum.
"Anıl Bey ben hemşireyim. Sizinle doktor ilgilenecek. Ama odadan çıktıktan sonra işlemler gerekirse sizinle ilgileneceğim"
Ben sadece ona bön bön bakıyordum. Ne cevap verebilirdim ki? Onun yanında yavru kediye dönüştüm resmen. Hiçbir şey demeden ellerimi ceplerime söktüm ve doktorun odasına girdim.
İşim kısa sürmüştü. Odadan hızlıca çıkarken onunla tekrardan göz göze geldim. Hiçbir şey olmamış gibi yere bakarak yürümeye başladım. Ama sanki arkamdan geliyormuş gibi hissediyordum. Hislerim doğruymuş. O koluma dokundu.
"Anıl Bey... Umarım iyisinizdir. Doktorun yanından ayrılırken iyi gibi görünmüyordunuz. İsterseniz iş çıkışı konuşabiliriz."
"Ben iyiyim... Harikayım! Bana Bey demene gerek yok... Adın ne?"
"Ben Noyan Türk."
"Noyan..." Sanki adını ağzımdan nasıl çıkacakmış gibi fısıldarım
"Anıl... Anıl?"
Kendime gelirim "Ha.. Noyan bir an dalmışım. Çok dalıyorum bu arala ehe... Ben ben en iyisi giderim! Sonra tekrar gelirim. Zaten ayrılamıyorum ki buradan... Neyse neyse..."
Noyan'ın yanından hemen uzaklaştım. Çok saçmalıyordum. Neden öyle oldu şimdi? Kalbim niye sıkışıyordu ki? Bu sorular çok kafa karıştırıyordu.
Arabaya bindiğim gibi kafamı direksiyona yasladım. Nefeslerimin düzene girmesini bekliyordum. Yavaşça başımı kaldırdım ve dikiz aynasından kendime baktım. Yüzüm-özellikle de yanaklarım- kıpkırmızıydı. Normalde de hep böyle kızarırdım. Ama bu kızarmak farklı şekildeydi. Kendime onun ihtimalinin asla olmadığını inandırmaya çalıştım.
"Anıl saçmalama onu belki bir daha görmeyeceksin bile!"
"Kendine gelmen gerekiyor Anıl"
"Onun ihtimali çok düşük gibi bir şey!"
Gibi cümlelerle kendime söz geçirmeye çalıştım. Biraz olsun rahatlamıştım. Şimdi tek odağım eve gidip odama kapanmaktı.
Bölüm etkileşimi
