6. bölüm · Ansızın karşımda 1
Bölüm 6: Siz tanışıyor muydunuz?
İnci Albayrak
“Yaren mi o?” Rüzgar’la el ele ağzımız bir karış açıkken kapının önünde bir süre dikildik. “Arda mı o?” Arda kim ya? Allah’ım ben nasıl bir dizinin içerisindeyim böyle!
“Onu tanıyor musun?”
“Evet, en yakın arkadaşım.”
“Peki ya sen?”
“Benimde en yakın arkadaşım.”
“Ne oluyor burada?” Daha fazla dayanamayıp Rüzgar’la yanlarına gittik.
“Sizin burada ne işiniz var?”
“Biz, şey…” Sözünü tamamlayamadı ve bize bakmaya devam ettiler ikisinin de bakışları bir benim üstümdeki cekete birde ellerimize kayıyordu. “Bir dakika siz sevgili misiniz?”
“Hayır.” Dememize rağmen ellerimiz hâlâ bir birlerine yapışıktı. Adeta birisi bizi Japon yapıştırıcısıyla yapıştırmıştı. “O zaman neden hâlâ el elesiniz? Ayrıca kıza ceketini vermişsin ve neden markettesiniz. Yaren, yoksa bu bahsi geçen kız arkadaşın mı? Hani şu otobüste tanıştığı çocuğa ayarlamaya çalıştığın kız var ya onu diyorum.” Bu cümlenin üstüne Yaren “Arda bence daha fazla konuşma.” dedi sertçe. Başımı hafifçe Rüzgar’a çevirdim bakışlarında minik hoş bir tebessüm vardı. Benim ona baktığımı fark edince göz kırptı. Ardından Rüzgar dayanamayıp söze girişti. “Biz yemek yapmak için malzeme almaya geldik. Bunda bir sorun mu var?”
“Tamam o benim sevgilim, İnci.”
“Benim niye haberim yok pardon!”
“Söyleyecektim sadece iyi bir zaman bekledim.”
“Benim niye haberim yok Arda!”
“Söyleyecektim sadece iyi bir zaman bekledim Rüzgar.”
“İnci sabahtan bu saate kadar nasıl sevgili oldunuz millet üç ay görüşüp anca sevgili oluyor.”
“Biz sevgili değiliz.”
“Evet, evet kesin değilsiniz.”
“Değiliz dedim.”
“O zaman neden hâlâ el elesiniz.” Mantıklıydı bir şey diyemedim elimi Rüzgar’ın elinden kurtarmaya çalıştım ama o elimi bırakmadı her denememde elimi daha sıkı tutuyordu. Yaren gözlerini ellerimize dikmiş hareketlerimizi kontrol ediyordu. Rüzgar’ın elimi bırakacağı yoktu ve bunu tek fark eden ben değildim Yaren’de durumu anlamıştı. “Bak, bak hâlâ! Sizi gidi çifte kumrular sizi!” Bu sözün ardından utanarak bir hışımla elimi Rüzgar’ın elinden çektim. O ellerimize bakıp neden elimi çektiğimi anlamaya çalışırken birden bire gelen telefon araması düşüncelerimize ara vermemizi sağladı. Benim telefonum çalıyordu arayan yabancı bir numaraydı. Rüzgar, Yaren ve Arda’nın yanından uzaklaşıp marketin diğer ucunda aramayı cevapladım.
“Selam.”
“Merhaba. Kiminle görüşüyorum?”
“Ecelinle görüşüyorsun tatlım. Biliyorsun ondan uzak durmazsan seni bulurum. Benimle daha tanışmadın ama tanışacaksın. Bir nevi hayatının içine edeceğim denebilir.” Konuşan kişinin alaycı ses tonu beni zıvanadan çıkarıyordu. “Boş sözlere ayıramayacak kadar dolu bir hayatım var, kusura bakma.” Telefonu kapattığım anda Rüzgarın nefesini ensemde hissettim. Rüzgar’a dönüp onu iyice süzdüm. “Niye bakıyorsun?”
“Kimle konuşuyordun?”
“Tanımıyorum. Yabancı bir numara aradı. Kendince beni tehdit etmeye çalıştı ve kapattı.”
“Sen ne dedin peki?”
“Sence?”
“Sövdün mü?”
“Bir nevi öyle.”
“İddalısın bakıyorum . Dikkat et de havan sönmesin.”
“Sen kimin tarafındasın?”
“Emin ol senin.”
“Pek belli etmiyorsun doğrusu.”
“Belli etmemi mi isterdin?” Sorusuna cevap bulamadım Rüzgar’ın suratına salak gibi baka kaldım. Tam o sırada Yaren kahramanım gibi bana yetişti ve söze girdi.
“Birde sevgili değiliz diyorsunuz, ayıp size!”
“Yaren hadi eve gidelim.”
“Eve derken canım arkadaşım. Bana gelemezsin dedim ya hani! Sen Rüzgar’ın evine git.”
“Yaren! Zorlama beni istersen canım arkadaşım, ne diyorsun ha!”
“Bak canım, evimizde yer kalmadı. Misafirimiz var bizim. Yallah hadi Rüzgar’a!”
“Öyle olsun! Pansiyonda kalırım ben! Sağ ol!”
“İnci, anlaşmıştık ya hani biz, uğraştırma beni gel işte.”
“Heh, Rüzgar’cığın da öyle diyor bak! Naz yapma İnci hadi! Bak kaç yaşına geldin erkek arkadaşından mı utanıyorsun hâlâ.”
“O benim erkek arkadaşım değil!”
“Yakışmadığımızı söyleyemezsin.”
“Ne diyorsun Rüzgar?”
“Yalan mı?” Yine donup kalmıştım Yaren’in yanına yaklaşıp kulağına fısıldamak için eğildim. “Yaren! Yardım etsene ne put gibi dikiliyorsun orda?”
“Peki İnci, peki! Gel ama gece kalkıp yatak küçük daraldım ben dersen seni evden atarım Rüzgar’da yanında olmaz hem sende numarası da yok arayamazsın da.”
“Ona pek emin olmada.”
“Neden, numarasını aldın mı?”
“Aldı” diyelim biz ona.”
“Neyse ney canım Rüzgar’ın gecenin köründe gelip seni alacak hali yok ya.”
“Ona da pek emin olma. Bu da ihtimaller dahilinde.” Ne demişti o? Daha bu gün tanıştık. Gerçi kankamın sevgilisinin arkadaşı ama… Hatta aynı üniversitedeyiz ama…
Hatta iki yıldır! Beynim zaten allak bullak olmuş haldeydi başıma bir de bizim kahraman mucize çocuk çıktı. Allah’ım sen yardım et!
“Biz gidelim.” Şükürler olsun, Yaren sonunda put gibi dikilmeyi bırakıp ağzını açtı. Kurtar beni bu uçurumdan Yaren!
“Bence de!” Koşar adımlarla marketten çıktık. Hızlı bir şekilde yürümeye devam ederken arkama baktım. Rüzgar’ın ve Arda’nın gözleri hâlâ üstümüzdeydi.
Bu gün hayatımda geçirdiğim en garip gündü. Hatta babaannemin uyurken bikini giymesinden bile daha garip!
