AGAFYA kitap kapağı

5. bölüm / 6

AGAFYA

ZANO

Vaveyla Yazarı: Lilith Yiğit

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: ZANO

Bazen geceleri saatlerce oturup düşünürdüm annem ölmeseydi hayatım nasıl olur du diye bu ihtimali düşünmek bazen canımı yakıyordu bazense keşke öyle olsaydı dedirtiyordu ama şu kısa hayatımda öğrendiğim birşey varsa oda kaderin yazgısı neyse o oluyordu insan ne yaparsa yapsın kader değişmiyordu yazılmıştı bir kere değiştirmekse ham hayal…
Koca ekranda gördüğüm isimlerle çok şaşırmıştım bu isimleri ve kim olduklarını biliyordum çünkü evde tek başıma sıkıldığım için fazlasıyla kitap okuyan ve araştıran bir insandım ve bu isimlerle ilgili olan efsanelerin hepsini biliyordum ama gerçek olduklarına dair pek emin değildim.
“Merhaba gençler ben Zano” işitiğim sesle ekranın sol tarafında elli yaşlarında saçına ak düşmüş, kirli sakalı bir adam duruyordu. Konuşması , mimikleri gerçek bir insanla değilde yapay zekayla programlanmış biriyle karşı karşıya gibiydim.
“ merhaba Zano görüşmeyeli nasılsın?”yaşlı bunağın konuşmasıyla Zano yönünü sadece ona çevirerek
“ asıl seni sormalı . Bensiz altı ay nasıl geçti?”Demesiyle yaşlı bunağın gözlerinde koca bir hüzün belirdi. Bir şeyi hatırlamıştı ve ne hatırladıysa bu ona çok acı vermiş gibiydi, sadece Zano’ya baktı gözleriyle ona gereken cevabı vermiş gibiydi. Ortam fazlasıyla gerildiği için Aras araya girip
“ Zano, bildiğin gibi artık bir değil iki koruyucu var bu bir taraftan iyi ama kötü bir yanıda var “
“ kötü yanı ne Aras?”
“Uyuyan güzel ona verilen güçlerin farkında değil ve nasıl kullanılması gerektiğinide bilmiyor. Koruyucu olmak için nasıl sınavlardan , testlerden geçtiğimizi sen daha iyi biliyorsun ama o hiçbirşeyden geçemediği gibi hiçbirşeyide bilmiyor. “
“ haklısın hiçbir testden geçemedi ama Zago ayakta duran en güçlü kişiyi seçer ,ikininizide seçtiğine göre güçleriniz eşitmiş demektir .”Duyduklarım egomu yeterince tatmin etmişti,hemen bakışlarımı kızıl şeytana çevirerek
“Duydunmu mavişçik zekam ve gücüm test edilemiyecek kadar gerçek”
Bakışlarında şaşkınlık ve bastıramadığı koca bir öfke vardı, dudaklarını aralayıp bana cevap vereceği zaman yaşlı bunak elini hafif havaya kaldırarak onu durdurmuştu.
“Yeni koruyucuya alışmayan birileri var gibi ama artık alışmanın bir önemi yok önümüzde altı ay var ve bu altı ay bitmeden ruhları uyutmalıyız.” Zano’nun konuşmasıyla bakışlarımı ona çevirdim…
Evimin bahçesinde babamı ve o kızı görmem canımı yeterince sıkmıştı lakin bu olanlar acayip bir şekilde saçma geliyordu, tamam evet gökyüzüne doğru havalanmış hatta Aras’ın bir dakika içerisinde beni eve götürmesinede tanıklık ettim ama bu ruhlar ve bu konuşmalar gerçek olmayacak kadar saçmaydı.hemen sandalyemden kalkarak
“ lütfen herkes bana baksın” dedim ve konuşmaya devam ettim
“Bu Zago ,ruhlar ,güçler ne bilim bana çok saçma geliyor sizlerde öyle aynı şekilde .”
“ bunlarının sana saçma gelmesi normal ama merak etme herşeyi anlaman için sana azda olsa biraz zaman tanırız”Aslının konuşması ile bakışlarım yanıma yani ona kaydı ama gerçekten bu saçmalığa bir son vermem gerekiyordu.
“bunların tek bir açıklaması olabilir oda bir kamera şakası falan.”
“ kızım öncelikle biraz sakin ol”Yaşlı bunağın konuşmasıyla öfkem daha fazla artmaya başladı
“ ne bu şimdi sen Dumbledore, Aslı Hermione, Berk ve Mert Fred ve George ,kızıl şeytan Dobby,Aras Harry ,Zano Severus bende Ginny mi? Tamam Harry poter hayranıyım hatta hayatım boyunca hep bir mektup bekledim ama bu kadarı da saçmalık yani ruh emiciler ne ayrıca ya ,Voldemort kim peki !”
Sözlerimi bitirir bitirmez içerdeki sessizliği Mert’in kahkahası böldü
“ gençler bir şey diyeyim mi bu kız benden de beter”
“ ciddi ciddi söyledi mi bunları uyuyan güzelcik”
“ baya ciddiydi duymadınmı sana kızıl şeytan hatta dobby dedi mükemmel bir benzetme gerçekten de”
“ şuan seni dövmemem için tek bir şey söyle Mert!”
“ gençler yeter ama”
Kızıl şeytanla Mert’in konuşmasını bölen Berk hızlıca bakışlarını bana çevirerek “ benzetmelerin mükemmel di ama beni fred’e benzetmen hiç iyi olmadı, ben tam anlamıyla Ron olurdum dimi Hermonie?”
son cümlesini söylerken bakışlarını Aslı’ya çevirmişti,aralarında bir şeyler olduğu burdan açıkça belli oluyordu.Bunlar gerçekten de çatlaktı yani başka açıklaması olamazdı
“ herneyse çocuklar biriniz uyuyan güzeli çalıştırsın ve içindeki gücü öğrensin.”
Zago konuşmasıyla dikkatleri üstüne toplamıştı . Onun bile bana uyuyan güzel demesi buranın ve buradakilerin normal olmadığını açıkça gösteriyordu
“ öncelikle herkes şunu anlasın ki benim adım uyuyan güzel değil Agafya ayrıca ben gidiyorum bu saçmalığa bensizde devam edebilirsiniz.”
Dememle sandalyemi çekip kapıya doğru yürümeye başladım, kapının koluna dokunduğum sırada Zano’ nun konuşmasıyla duraksadım
“ bunların sana saçma gelmesi normal Agafya . Sen sadece babandan kaçmak istedin ve burdasın ,inan bana senin o kazayı yapman Zago’nun isteği ile oldu o şekilde buraya gelebilirdin ve geldin de ayrıca bir şeyi unutmuş gibisin…kalbini… evet kalbini unutun o hasarlı hatırlamıyormusun ilaçlar olmadan iki saat bile dayanamazsın ve sen kaç gündür ilaç içmeden ayaktasın biliyormusun”
İşitiklerim gerçekti ,evet benim kalbim hasarlı ve ilaçlar olmadan değil iki saat yarım saat bile dayanamazdım , bu nasıl olabilirdi babam ilaçsız yaşayabileyim diye denemediği yol kalmamıştı bu gerçekten nasıl mümkün olabilir di?..şuan yaşadığım her şey gerçek miydi yani?
“ Berk Agafya’ya gücünü öğrenmesi için yardım et “
“ tamam Zano ,ona yardım ederim.”
“ Ben hallederim”
“Tamam bilader nasıl istersen”Aras’ın beni çalıştırmak istemesi ilginçti ama ağzımdan tek bir kelime dâhi çıkmıyordu, duyduklarımla lal olmuş gibiydim.
“Tamam o zaman çocuklar çıkıp birazda olsa dinlenebilirsiniz,beni Zano’yla yalnız bırakın”
Yaşlı bunağın konuşmasıyla herkes ayaklanmaya başlamıştı,Mert yanıma doğru gelip eğilerek kulağıma
“ Kendini Ginny olarak bahsetmen benden kaçmadı haberin olsun ayrıca parmak izin burda geçerli değil biz istemeden bu odadan asla çıkamazdın”Harbiden neden kendimi Ginny olarak bahsettim ki offf gerçekten şimdi herkes beni yanlış anlıycak …

O yeraltından çıkıp Aras’la birlikte kaldığım kulübenin arkasında bir yere geldik,burada bir kaç parkur gibi bir şeyler var dı ,Aras düz çimenli bir yerde durduğunda bana koluyla karşısında kırmızı boya ile çizilmiş bir kare alanını göstererek
“Tam ortasında dur “ dedi. Hiç itiraz etmeden dediğini yaptım çünkü bedenim burda olsa bile ruhum ve zihnim yaşadıklarımı idrak etmeye çalışıyordu… biraz bekledikten sonra elini sakalına götürüp kaşıyarak kare alanının yani benim etrafımda dönmeye başladı
“Bir yetmiş iki boyunda , boynunun yarısına kadar olan simsiyah saçlar,elli yedi ya da elli sekiz civarında kilon ve rengini tam çözemediğim gözlerin. Söylesene senin gibi birinin ne gibi bir gücü olabilir?”
Bunları söylemesini hiç beklemiyordum , daha çok flimlerde ki iç sesimi dinlemem gerektiğini ve bir kaç hareket göstermesini beklerken fiziksel özelliklerimi söylemesi fazlasıya garibime gelmişti
“iki metreye yakın boyun,hafif sarımsı kumral saçların,kilon ne bilmiyorum ama benden fazla ve sana uygun, su yeşilimi yoksa mavimi olduğu belli olmayan gözlerin ,geniş omuzların ve yeterince kaslı vücudunla abuk subuk bir gücün varsa benim ki hayli hayli vardır”
Dediğimde karşımda durup şaşkın gözlerle bana bakmaya başlamıştı. Biraz düşündükten sonra elinini pantolonun cebine sokup cebinden küçük ,siyah,diktörgen şeklinde birşeyi çıkarıp üzerindeki tek olan kırmızı düğmeye basınca altımdaki zeminin yaratığı deprem hissiyle daha ne olduğunu anlamadan aşağıya sert bir şekilde düştüm, canım fazlasıyla yanmıştı. Öfkeyle
“ ne yaptığını sanıyorsun sen!”diye bağırdım. Sol dizini yere değdirip,sağ ayağını kırıp sağ elini sağ ayağının üzerine yani öndeki kırık dizinin hizasına koyup biraz eğilerek
“ birincisi iki metre değil bir doksan beş boyum,ikincisi gücüm abuk subuk değil zamanı kontrol edebiliyorum ve sana yardım ediyorum bana bağırma”
“ bu mu senin yardım etme şeklin,beni bir kafese sokmak mı ?”
Evet bir kafesin içindeydim,aşağısı demir duvarlarla kaplı ve her tarafta kare şekiller tam ortada da silindir şeklinde bir kafes onun içinde de ben
“ bizde böyle “
“ ciddimisin sen! Bizde böyle ne demek ya ,çabuk çıkar beni !”
Son cümlemi söylerken boğazım yırtılıncaya kadar bağırmıştım ama Arasın yüz ifadesinde hiçbir değişiklik değil bir mimik haraketlenmesi bile yoktu
“Sürekli bağırman seni ordan çıkaracağım anlamına gelmiyor Ginny”
“ hah şaka mısın sen ya uyuyan güzel bitti sıra Ginny de mi!”
“ noldu içerde kendine Ginny diye bahseden sendin yanlış mı hatırlıyorum yoksa?”
Derken keyfi yerinde gibiydi ,ah bu aptal kafam o kadar kız karakter varken ne diye Harry ile evlenen kızı seçtim ki
“Aklıma başka bir kız karakter gelmedi,üstüne alınma yani öylesine söylenmiş bir şeydi”
“ eminim öyledir Harry Poter hayranı Ginny”
“ öyle evet ,artık şu güçlerimi öğrenebilir miyiz?”Dememle arkamda duran bir kareye bakmaya başladı ,kare şeklinde olan şey yere düştüğünde içinden bir yılana ait tıslama sesi gelmeye başlamıştı ,ciddi ciddi bir yılan vardı ve yavaş yavaş demir duvardan sürünerek aşağıya iniyordu, korkudan biran ne düşünüp söylemem gerektiğini unutmuştum. Kendimi toparlayıp hızlıca kafamı yukarı kaldırıp
“Ciddi olamazsın dimi ? Beni bu pitonla bırakmaycaksın.”
“Sadece gücünü ortaya çıkarmaya çalışıyorum ayrıca o piton değil boğmaklı yılan”
“ boşver ben gücümü öğrenmek istemiyorum ,çıkar beni buradan lütfen”
Derken bile sürekli yukarı Aras’a bakıyordum, aşağıda olan piton’a bakacak cesaretim yoktu , tıslama sesleri yaklaştıkça içimde ki korku daha da artmaya başlamıştı
“ nolur Aras çıkar beni buradan. Beni boğarak gücümü öğrenemezsin”
dememle gülmeye başladı, korkudan ona sinirlenemiyordum bile
“Seni boğduğu falan yok yılanın adı boğmaklı, seni boğadabilir ama buna izin vermem merak etme. Sadece onun gözlerine bak ve onun sana söylemek istediği şeyi anla”
“ hayır ona bakmak istemiyorum nolur çıkar beni buradan , ne istersen yaparım!”
“Ne istersem mi?”
Demesiyle kafamı salayarak
“ evet evet ne istersen yeterki çıkar beni! “
“ teklifin çok cazip geliyor ama şuan gücünü öğrenmem şart. Başka bir zaman bu teklifi yap olurmu”
Diye karşılık vermesiyle acayip sinirlenmiştim ama beni buradan çıkartmasını istiyorsam,her şeyden daha çok istiyorum ,biraz daha altdan almam gerekiyordu
“ bu teklif sadece şuan için geçerli, başka bir şey için yapmam”
“ o işler hiç belli olmaz… Yılana bakar mısın artık tüm gün seni bekleyemem”
“ gençler güzel konuşmanızı bölmek istemezdim ama acil bir durum var”
İşitiğim sesle Mert’in yanımıza geldiğini anladım ama Aras hariç hiçbirşey göremiyordum
“ noldu?”
“Canada dan ölüm haberleri gelmeye başladı . Sanırım bir minik kuşumuz erken uyanmış”
Mert’in Aras’a verdiği cevaba göre ruhlar artık uyanmaya başlamıştı ama ben daha gücümü öğrenememiştim
“Hey! Daha gücümü öğrenemedim ama”
Dememle Aras bakışlarını bana çevirip
“ savaşırken öğreniriz. Mert onu buradan çıkar ve hemen yanımıza gelin”
Diyip ayağa kalkıp yanımızdan gitti. Mert Aras’ın önceden durduğu yerde durup arkamda bir noktaya bakıp birşeyler mırıldanmaya başladığında arkamı dönüp baktığı noktaya bakınca yılanı görmemle içimden sessiz bir küfür koptu. Aras’ı ikna edeyim derken yılanı tamamen unutmuştum…