1. bölüm / 6
AGAFYABAŞLANGIÇ
Bölümler 6Şu an: BAŞLANGIÇ
- 1 BAŞLANGIÇ1.485 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 İKİ KORUYUCU974 kelime
- 3 İLK ADIM1.792 kelime
- 4 RUH EMİCİLER1.777 kelime
- 5 ZANO1.607 kelime
- 6 BUZ NEFESİ1.817 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bu dünya'ya ne amaçla geldim bilmiyorum ama sanki hep acı vermek için gelmişim. Bu acı en çok etrafımdakilere zarar veriyor ya da ben öyle hissediyorum ama bildiğim birşey varsa da oda acıdır...
Ben AGAFYA, ismimi ben daha doğmadan önce annem koymuştu. Rusça bir isim anlamı ise yüce bir aşk demekmiş ne kadar da gülünç demi,asla aşık olcağımı zannetmiyorum nerde kalmış yücesi birde. Annem bu ismi seçmekle hata yapmış anlaşılan, bu dünyaya acı vermekten başka birşey bildiğim ,yaptığım yoktu. Kalp yetmezliğim vardı, babam ben hayatda kalayım diye evimizde çalışan hizmetçi kızın kalbini bana vermişti. Tabiki izni olmadan, çalarak.Demiştim ya kendimden başka herkese acı veriyorum diye işte o kıza da acı vermiştim, ailesinede ama bunun olmasını istemedim diğerlerini istemediğim gibi. Kalp vardı artık ama yinede ilaç kullanmaya devam ediyordum daha iyi bir yaşam sürmek için.
Bugün doğum günüm.Annem benim doğumumla bu hayattan alındı, onun yerine keşke ben alınsaymışım. Keşke dünyayı sadece yukarıdan görseymişim , görmek ile yaşamak o kadar farklı ki bunu nasıl hangi cümlelerle,kelimlerle anlatırım bilemiyorum.
Ayak sesleri yavaştan gelmeye başlamıştı. Bu ayak seslerini ne kadar uzakta olursa olsun tanırım,bunlar babama aitdi. Kapının açılmasıyla kafamı o yöne çevirdim gördüğüm simaylada şaşırmadığıma kendimce ikna olmuştum
"neden hazırlanmadın daha ,sana diyorum!"yine tartışcaz anlaşılan
"18 sene boyunca aynı saçmalığa devam ediyorsun. Bugün benim doğum günüm değil ,annemin ölüm yıl dönümü bunu neden bir türlü anlamıyorsun anlamıyorum !"
Buna bir son vermem gerekiyor du artık, her yıl aynı konu üzerinde tartışmaktan sıkılmıştım. Annem ölmüştü benim yüzümden ama babam bunu bir türlü kabulenmeyip annemin yaşadığını ima ediyordu, sanırım kafayı yemiş durumda.
" Bak kızım sana 15 dakika veriyorum bu elbiseyi giydiğin gibi saçınıda yapıp derhal aşağıya iniyorsun . Herkes seni bekliyor ,anladınmı beni !"
" Anladım hemde çok iyi anladım . Aşağı inicem sanki annem hayataymış gibi doğum günümü kutluycam dimi ? Anlamışmıyım!" Kapıyı sertçe kapatıp gitti ne dedim ki şimdi, gerçeklerden başka.
Buna katlanamıyordum bir çözüm yolu bulmam gerekiyordu artık, hiç bir saçmalığa artık göz yumamıycaktım . O nedenle hemen yerimden kalktım, dolabımdan bir tane sırt çantamı aldım gerekli gereksiz ne bulduysam doldurdum çantamı. Üstümü değiştirmeliydim bu beyaz ince askılı elbiseyle bir yere gidemezdim ama değiştirecek zamanımda yoktu mecbur bunla gidicektim artık.
Yavaşca kapımı açtım sesler biraz uzaktan geliyordu sanırım büyük salondalardı, acilen babamın odasına gidip arabanın anahtarını almalıydım . Minik minik adımlarla yan tarafımdaki odaya girdim,burası babamın odasıydı bir yatak birde çalışma masasından başka hiçbir şey yoktu nasıl çalışıyor anlamıyorum bir sandalye bile yok hep ayakta çalışıyor sanırım neyse bunu hep yaptığım gibi daha sonra düşünürdüm ,kimseye görünmeden anahtarı almam gerekiyor. Anahtar tamda tahmin etiğim gibi çalışma masasının üstündeydi, minik adımlarla masaya yaklaştım ve anahtarı aldım şimdi de bu odadan çıkmam gerekiyor. Tabi şans kelimesi bana ters olduğu için odama geçmeden ayak sesleri tekrardan gelmeye başladı,hızlıca etrafıma baktım pencereden başka şansım yoktu. Pencereyi hızla açıp aşağıya baktım birinci kataydık atlasam en fazla ayağım kırılırdı galiba, atlamak zorundayım o salona asla gitmiycem o nedenle bir kere bile düşünmeden aşagı atladım. Tahmin etiğim gibi ayağım kırılmadı ama kesinlikle burkuldu basamıyordum çünkü. Dayanmak zorundaydım araba hemen ilerde duruyor du bir arabaya birde yukarı cama baktım doğrumu yapıyordum acaba ,birdaha gelemeyecekmiyim yani bu eve, annemin en sevdiği evine..
Hızlı adımlarla arabaya bindim ve hiç arkama bakmadan son sürat sürdüm nereye sürdüğümü bile bilmeden öylece sürmeye devam ettim. Sanırım fazlasıyla uzaklaşmıştım evden, peki şimdi ne yapıcam kaçması kolaydı da ya şimdi...
Düşüncelerimi bir kenara bırakarak arabayı sürmeye devam ettim.Başım yavaştan ağrımaya başladı ilaç saatim yaklaşıyordu anlaşılan, önüme baktım görünürde birşey yoktu hemen yanımdaki çantadan ilaçlarımı almaya çalıştım.siktir ya bu ilaçlar nerde,iki elimide direksiyondan çektim ilacı daha rahat bulabilmek için... Büyük bir ses, acı ,soğukluk herşeyi iliklerime kadar hissetim biran. Gözümü açamıyordum etrafımda ne olduğunu göremiyordum ama ıslaklık hissediyordum g-göl gölde miydim,deniz ya da okyanus damıydım nerdeydim ben n-n-nerde? etrafımda ki ıslaklık artmaya devam ederken havalandığımı hissetim sanırım biri beni kucağına almıştı, kimdi bu? Gözlerimi açıp beni kucağına alan kişiyi göremiyordum bile,bu acıya fazla dayanamıyordum uyumak istiyordum. Derin bir uyku iyi gelicekti bana ama yanımda ki yabancı ses uyumamam gerektiğini söylüyordu ya da aşina olduğum bir sesti ama kulak çınlamam yüzünden kime ait olduğunu bir türlü kestiremiyordum sadece sürekli uyanık kalmamı söylüyordu. Başaramadım kendimi derin bir uykuya bıraktım.
Başım dönüyor du, ıslaklık zamanla daha çok artıyor gibiydi. Koluma birşey saplandığını hissetim sonra vücudumun heryerinde farklı bir saplantı daha hissetim. İğnemiydi yoksa bunların hepsi, hayır iğne olamaz bu kadar acı veremezdi ... etrafımda çok ses vardı ama ne konuştuklarını anlamıyordum biri beni uykuya çekiyordu sanki, uyumamı söylüyordu ; onu dinledim ve beni derin bir uykuya çekmesine izin verdim...
Gözlerimde kocaman bir yük taşıyor gibiydim,aralayıp etrafıma bile bakamıyordum. Her yanım yanıyor gibiydi özellikle iç organlarım , çölün ortasında sussuz kalmış gibiydim bu denli acı bana fazlaydı dayanamıyordum artık... Gözlerimi az da olsa açmaya başardım,gördüğüm kadarıyla kulübe gibi bir yerdeydim ama daha fazla bakamıyordum göz kapaklarımın taşıdığı yükü yok edemiyordum...
Sonunda gözlerimi açmıştım hâlen o kulübedeydim sedir gibi bir yatağın üstündeydim yan tarafımda eski ilaçlarla dolu bir dolap,ayı kürküne benzeyen birde kilim vardı. Kaç gündür burdayım bilmiyorum ama bir haftadan fazla olduğu kesindi çünkü ayağımdaki dikişler kaybolmaya yüz tutmuştu,etrafımı en ince ayrıntısına kadar incelemeye devam ederken ahşap kapı gıcırdamaya başladı, içime doğan korku ve panik ile ayağa kalkıp yanımda duran iğneyi arkamda hazır bir şekilde saklamaya çalıştım tam o anda da kapı tamamen açılıp içeri benden bir kaç yaş büyük boyu iki metreye yakın oldukça kaslı,yakışıklı bir çocuk girdi. Baya hoş bir çocuk gercektende, saçmalama agafya kendine gel
"sonunda uyana bildin uyuyan güzel"
sana söylediğim o kadar güzel söz için özür diliyorum kendimden tam bir ukalasın
"nerdeyim ben ? Sende kimsin?"
"Çok üzgünüm tatlı kız dünyada ki görevin bitti, öldün sen. Şuanda cenneteki evindesin birazdan sorguya çekilceksin dinlensen iyi edersin"
"Ne saçmalıyorsun? Ne işim var benim burda! Adam akıllı anlat yoksa kötü şeyler olur "
" Dedim ya öldün diye bende sağ meleğin, şaşırman normal böyle mükemmel bir melek beklemiyordun tabi"
Gerçekten de tam bir ukala, kendini beğenmiş manyak herif." Sana burda ne işi-"
sözümü bitirmeden tekrar kapı açıldı ama bu sefer yüz yaşına gün almış yaşlı bir adam daha doğrusu dede içeri girdi " Demek uyandın güzel kızım, ağrın falan yok dimi ?"
" Ne oluyor burda? Sizde kimsiniz, ne istiyorsunuz benden? Nolur bırakın gideyim ."
"Aras ne söyledin güzel misafirimize " demek ukalanın adı Arasmış uyuyor aslında
" Hiç birşey baba sadece uyanmış mı uyanmamışmı ona bakmaya geldim "
" Tamam tamam git sen , beni misafirimizle yalnız bırak "
Cevap vermeden dedeyle beni yalnız bırakarak dışarı çıktı, dede ise yavaş ve sakin adımlarla az önce uyandığım sedire oturarak eliyle oturmamı işaret etti " Korkma güzel kızım gel otur böyle konuşalım"
" Gerek yok böyle iyim. Anlatın bana herşeyi kimsiniz siz, neden ben burda uyanıyorum ?"
" Bir ay önce çok kötü bir kaza geçirdin. Az önce burda olan oğlum Aras seni deniz kenarında buldu buraya getirdi ,kim olduğumuz konusuna gelince de evlat öyle sıradan yaşamaya çalışan bir aileyiz"
demek bu kadar acının sebebi kaza geçirmiş olmamdı, babam peki o nerde beni hiç aramadımı bir ay boyunca. Artık beni sevmiyormu ,hayır hayır Agafya baban seni herşeyden çok seviyor bir insanın kalbini çalacak kadar. Babamın beni unutma fikri canımı yakıyordu,bana karşı ne kadar katı biri olsa da onu çok seviyordum ailemden kalan son kişiydi gerçektende beni unutup hayatına devam etmemiştir dimi ?
"iyimisin kızım.dalıp gittin ".
" Buradan çıkınca daha iyi olucam"
Dedeyi umursamadan sedirdeki hırkayı alıp kapıya doğru yöneldim,
" Bak evladım korkmakla haklısın ama bizden sana zarar gelmez. Yaraların daha iyileşmedi bu halde gidersen ormandaki yabani hayvanlara yemek olursun "
orman mı? Ne yani ormandamıydım ben ne kadarda uzaklaşmışım evden öyle. Biran önce burdan gitmem gerekiyor ama hayvanlara yemek olma konusu tüm vücudumu ürpertici bir hâle alıyorken gitmem imkânsız olup gitti " Bana bir telefon verebilir misiniz acaba babamı aramam gerek,beni alması için"
" Tekefan"
" Dede ne tekefanı telefon diyorum böyle küçük bişi tuşlu dokunmatik falan oluyor ya " biri bana bunların telefonu keşfetiğini söylesin lütfen " Ha şimdi anladım evladım. Ben tekefan kullanmıyorum ama "
" Kullanmanı beklemiyordum zaten de bana lazım telefon bulabilir misin ?"
" Evladım burda sana tekefanı nasıl bulim, kimse o şeytanı kullanmaz" şeytanmı daha neler hiç güleceğim yoktu
" Ben şimdi nasıl babamla iletişime geçicem"
" Ben şimdi bir kaç adamı gönderirim iki günlük bir yolları vardır ,yakın kasabada tekefan kesin vardır alır gelirler o zamana kadar sende dinlenmene bak emi"
dalgamı geçiyor bu benle acaba iki günlük ne yolu nereye geldim ben ya, beklemekten başka çarem yok gibi. " Tamam o zamana kadar lütfen beni yalnız bırakın"
cevap bile vermeden gitti oğlu gibi buda ukala, kendini beğenmişler ailesi. O değilde ya babam beni unutmuşsa, beni artık istemiyorsa. Kendi bilir zaten amacım oydu, kendimi yatağa bıraktım oh be o yokken nede güzel bir hayat varmış peki şimdi neden bu aptal gözlerimden damlalar düşüyor istediğim buydu zaten beni rahat bırakması ama neden canım acıyor anlamıyorum. Gerçekten beni unutuysan birdaha seni asla görmek istemiyorum baba ne olursa olsun karşıma çıkma olurmu çünkü çabuk affedirim seni sen beni affet demezsen bile...
Bölüm etkileşimi
