2. bölüm / 6
AGAFYAİKİ KORUYUCU
Bölümler 6Şu an: İKİ KORUYUCU
- 1 BAŞLANGIÇ1.485 kelime
- 2 İKİ KORUYUCU974 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 İLK ADIM1.792 kelime
- 4 RUH EMİCİLER1.777 kelime
- 5 ZANO1.607 kelime
- 6 BUZ NEFESİ1.817 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazen yaşamının son bulmasını istersin, herşeyin biranda bitmesini;
Sevincin,üzüntünün,kederin, mutluluğun.
Ne kadar güzel kötü his varsa hepsinin bitmesini istersin ya işte tamda o andayım,bitmek istiyorum yok olmak ve hiç var olmamışım gibi gitmek istiyorum...
" Çabuk ol oğlum " " annneeeee" " düzgün yürüsene !" Uyumama bir türlü izin vermeyen sesler kesinlikle bitmek bilmiyordu. İstemiye istemiye olsada yattığım yerden doğruldum sakin adımlarla kapıya yöneldiğim sırada başıma giren sancı tekrar oturmamı emrediyor gibiydi ama sakinliğimi koruyarak kapıyı normal bir şekilde açtım karşılaştığım manazara hiç de içler açısı değildi ; her yerde insanlar bir yere yetişmeye çalışır gibi bir yöne doğru koşuşturuyorlardı, biraz daha kalablığa doğru yürüdüğümde tam da meydan gibi bir yerin ortasında kızıl derilerde olduğu gibi koskocaman tahta parçaları ve yapraklara piramit gibi birşey oluşturmuşlardı "buda neyin nesiydi böyle "
" O büyük Zago" işitiğim sesle hemen arkama baktım küçük siyahi bir çocuk bana bir yaratıkmışım gibi aşağıdan bakıyordu
" Öncelikle bana yaratıkmışım gibi bakma ve Zago da ne demek "
Şaşkın şaşkın bana bakan çocuk bir anda yanımdan koşarcasına ayrıldı "ne dedim ki ben şimdi "
" Güzeliğin karşısında dili tutulmuş olabilir ?"
Tekrardan işitiğim sesle arkama döndüm bu sefer karşımda bir çocuk değilde benden yaşça büyük kas deposu gibi bir adam duruyordu
" Espiri yeteneğin gerçekten çok iyi "
" Senin içinde aynısını demek isterdim ama bir aynaya baksan iyi olucak" dedikten sonra oda yanımdan gitti. Buda ne böyle ya önüne gelen konuşuyor hemende gidiyor,aynaya baksam iyi olucak ama görünürde aynaya benzer hiçbir şey göremiyordum. İnsanların gittiği yöne doğru baktım yukardaki tepeye gidiyorlardı ayrıca burası nasıl bir yer ya insanlar bitmek bilmiyor acaba orda ne varda herekes acele ede ede gidiyor en iyisi aralarına karışıp onlarla birlikte tepeye çıkmak ,bu meraklı oluşum birgün başıma iş açmaz inşallah. Hızlı adımlarla yanımdakilere ayak uydurmaya çalıştım, bu yol bitmek bilmiyordu ya aşağıdan bakınılınca o kadar da zor gözükmüyordu " ah yeter ama bitsin bu yol"
" Az kaldı bak "
Bugünde herkesin beni dinleyesi tutuyordu anlamadım ki ama bu sefer, yanımda olan güneş gibi sarı saçları ve mavi gözlü bir kız duruyordu küçükken babamın yaktığı barbi bebeklerime benziyordu,
"Az kaldı deme kesin bişi söyle "
"Sabırsız biriyiz galiba ayrıca geldik bile "
Demesiyle önüme döndüm tahmin etiğimdende çok kalabalıktı burası aşağıdan bakınılca sivri uçlu bir tepe gibi gözüksede aslında düz bir alan gibiydi insanların hepsi oturmuş sadece bir kişi ayaktaydı ve onca insanın tam ortasındaydı ne yapıcaklardı acaba kızıl derilerde olduğu gibi onu tanrıya kurban mı ediceklerdi umarım bu düşündüğüm şey olmaz nolur Allah'ım birinin ölümünü görmek istemiyorum. Birinin kolumdan çekmesiyle yere oturmak zorunda kaldım beni çeken kız
"Oturman lazım sadece o ayakta kalabilir "
" O dediğin kişi kim?"
"Aras âgahan "
Aras bu ismi bir yerde hatırlıyor gibiyim ama nerden ah B12 eksikliğim
"Peki neden sadece o ayakta ayrıca neden buraya geldik?"
" Bu kadar merak iyi değil hem çıkaramadım seni yenimi geldin sen? "
"Yeni değil misafirim ben, burdan gidicem yakın zamanda babam gelip alıcak beni " ayrıca yeni derken hergün farklı birilerimi geliyor buraya,bu nedenle bu kadar kalabalık şimdi anladım
"Sen o uyuyan güzelsin. Merhaba ben Aslı"
Uzatığı elini sıkarak
" Uyuyan güzel derken "
" Sen bir ay boyunca hiç uyanmadığın için ismini bilmiyorduk normal olarak Aras da bu ismi sana verdi uyuyan güzel "
Sabah karşılaştığım çocuk ah daha neler ya
" İsmim Agafya artık uyuyan güzel demene gerek yok "
" Tanıştığıma memnun oldum Agafya "
" Bende me-"
" Sussun artık vakit geldi "
Cümlemi bitirseydim bari gıcık kadın ne diye konuşmamın ortasına dalıyorsun
" Anne haklı Agafya sussak iyi olucak bundan sonra merak ettiğin herşeyi anlatırım olur mu "
" Tamam"
Vakit geldi de ne vakti kimsede ses çıkmıyor herkes Aras'a bakıyor sadece
" Yere bak Agafya vakit geldi "
" Ne neden ?" Eliyle kafamı aşağı doğru eğerek
" Eğ kafanı yere bak yoksa Zago şaşırabilir ve seçtiğimiz koruyucuyu seçmez "
Yeter ama bu zagoda kim sıkılmaya başladım o kulübeye gitsem iyi olucak yoksa burda bunlarla kafayı yiycem .Aslının elini iterek ayağa kalktım
" Napıyorsun sen çabuk otur ! "
Sesini yükseltmesiyle sinirlenmeye başlamıştım ne yani oturup bu saçma ayinemi katılim, gidip uyusam daha iyi
" Bana emir verme bu saçma ayine katılmıycağım ben kulübeye tekrar gidiyorum "
Konuşmasına izin vermeden kalabığın arasında yürümeye çalışıyordum bir anda üstümde inanılmaz bir ışık olduğunu farketim, yavaşça yukarı baktığımda gökyüzünden üzerime doğru bir ışık geldiğini gördüm sonrasında vücudumda hissetiğim karıncalanmayla gökyüzüne doğru yükselmeye başladım bu da neyin nesiydi gerçekten yoksa Aslının dediği gibi Zago şaşırıp kurban olarak benimi seçti. Allahım nolur bu olmasın bir ayine kurban olmak istemiyorum, benimle birlikte Aras'da yükselmeye başladı ikimiz birlikte yavaşça yükselirken aşağıdaki insanların daha çok kalabalık olduğunu farkettim ve hepsi aynı şekilde yere bakıyordu. Vücudumda aniden bir ağrı hissetim ama bu ağrı çok farklı bir şeydi vücudumun her yerinden kurşun yemişim gibiydi ağrım ve yükselmem bir türlü bitmiyordu
" Zagomusun nesin bırak beni dayanamıyorum artık! "
Söylememle gözleri kapalı olan Aras gözlerini açıp bana bakarak
" Senin burda ne işin var!"
Bağırması o kadar kuvvetliydi ki tüm vücudumda bunu hissetim tam cevap vereceğim sırada etrafımda hızlıca dönmeye başlayıp yere bir yıldırım gibi düştüm.
Göz kapaklarımda inanılmaz bir yük taşıyor gibiydim. Az da olsa gözlerimi açtığımda yine o kulübedeydim, yanımda o dede ve birkaç kişi daha vardı dede yanıma gelerek
" Günaydın evladım" dedi cevap vermek istiyordum ama o kadar yorgundum ki ağzımı bile açamıyordum
" Kendini yorma güzel kızım vücudun zamanla bu güce uyum sağlayacaktır " güçmü dedi o ne gücü ya Allah'ım noluyor nereye düştüm böyle
" Artık iki koruyucumuz var " Aslının söyledikleri ile gözlerim iyicemen irileşti ne demek iki koruyucu, dedenin yanında olan uzun sıska siyahi bir çocuk
" Bizi acayip eğlenceli günler bekliyor desenize" dede hariç hepsi aynı anda "kesinlikle" dedi.
" Neyse çocuklar biz çıkalım güzel koruyucumuz biraz dinlensin" dedenin söylemesiyle hepsi bitlikte dışarı çıktı. Meraklı olmamın bedelini birgün ödüycektim ama bu kadar da çabuk olmasını beklemiyordum...
