24. bölüm · Abimin arkadaşı
24. Bölüm
‘’yazıklar’’ kelimesini duyduktan sonra Sedat ancak o zaman gözüme bakabilmişti. O da haklılığımın kanıtı olan bakıştı. Sedat’ın gözlerine bakarken gözümden yaşlar aktı. Boğazını temizleyip ;
- Filiz abla biz size zahmet vermeyelim biraz aşağıda oturalım bir şeyler yiyelim gelelim
- Saçmalama evladım sen de benim evladımsın
- Abla yok biz cidden yiyelim gelelim
- İyi madem
Kaçıyordu. Yaptığı hata değildi sadece yazıktı. Ancak yazık olan ben yazıklar olan Sedat’tı.
Ardından odadan çıktılar. Bense kafamı çevirmiş göz yaşlarımı beni benden daha iyi tanıyan annemden saklıyordum. Ancak o şuan benim ne hissettiğimi o kadar iyi biliyordu ki yüzüme dahi bakmıyordu. Baksa o da ağlayacaktı.
……
Bugünün tarihini asla unutmayacaktım. Yemin ederim unutmayacaktım.
Tanıyamadığım kişi o kadın değilmiş yanılmışım, Sedat’mış.
……
Sedat’la o kadın içeri girdiğinde abim sedata dönüp ;
- kardeşim siz İrem’in yanındasınız annem günlerdir yemeği bırak su bile içmiyor adam akıllı ayıp olmazsa bi yarım saat onu dışarı çıkarsam olur mu ?
- Tabii kardeşim ne demek sorman hata
- Allah razı olsun kardeşim
- Senden de senden de hadi çıkın da filiz abla bi nefes alsın
Odada Sedat ben birde o kadın kalmıştık kadın az sonra sedata bi 10 dakika tuvalete gidip geleceğini söyleyerek odadan çıkmıştı. Anladığım kadarıyla hasta ziyaretinin kısasını seviyordu sıkılmıştı. Kadın da odadan çıktıktan sonra kokusuna aşık olduğum bir bakışına ömrümü ona verdiğim ancak nişanlı olan o adam ve ben kalmıştık. Bilmiyorum yanlış mıydı artık nişanlanmış bir adam hakkında bunları konuşmak bilmiyordum. Odada baş başa kaldığımız 5. Dakika da Sedat’la gözlerimiz buluşmuştu. Benimse ağzımdan tekrar bir kelime çıkmıştı.
‘’Olsun’’…
Yazıklar olsun cümlesini sonunda birleştirmiştim. Karşılık vereceğini beklemediğim adamdan bir ses yükseldi ;
- o günün sorumlusu ben değildim
Cidden buna inanmış mıydı. Ya da kendini mi inandırmıştı. Sanırsam ikinci seçenek ve ekledi ;
- evet kemerin benimle ettiğin kavganın dalgınlığıydı ancak kazayı ben yaptırmadım irem.
Peki gerçekten benim ona yazıklar olsun dememin sebebi kazayı onun sebebiyet verdiğini düşünmem miydi. Hayır. Nişanlanmasıydı. Şu durumda ben ölüm yatağında son günlerimi sayarken. Gerçi o gün de söylemişti çok net hatırlıyorum.
‘’Hayır irem biz kardeşiz her zaman da kardeştik’’…..
Daha sonra da oda da çıt çıkmamıştı. Hemen sonra da o kadın ve biraz ardından da annemle babam girmişti odaya. Sedat ise abim için dışarı çıkmıştı. Kadında peşinden tabii. Evet üzgündüm ama bu saatten sonra hangi güç ve kuvvet Sedat’ı affetmemi sağlayabilirdi. Durun ben söyleyeyim. Hiçbir güç ve kuvvet sağlayamayacaktı. Tabii Sedat benim onu affetmem gibi bir durumu önemsiyor muydu o da bir muammaydı. Çünkü o gün ben belkide hayatımda yediğim en büyük silleyi yemiştim ancak hayattan değil Sedat’ın ta kendisinden…..
