18. bölüm · Abimin arkadaşı

18. Bölüm

Aleyna Ella

Masaya oturduktan 2 dakika sonra garson yanımıza yaklaştı ve ;
- merhaba hoşgeldiniz Sedat bey
- Hoşbulduk Arif
- ne emredersiniz efendim
- 1 kırmızı ş*arap iki somon alalım biz
İkisi arasında geçen konuşmaya bende dahil oldum;
- 2 kırmızı ş*arap olsun lütfen
- Emred..
- 2 derken iremcim
- Evet Sedat sayı olan 2
- Tamamdır efendim hemen getiriyorum

Evet bu zamana kadar hiç a*lkol ve türevi bir şey kullanmamıştım fakat bu sevdiğim adamın yanında da kullanmayacağım anlamına gelmezdi. Ona kendimden daha fazla güveniyordum. Onun hiç istemediğini bilsemde beni kırmamak için kabul etmişti. Gece boyunca gözünün üzerimde olacağından emindim. Birisinin gözü üzerimde olacaksa o kişinin Sedat olmasını zevkle kabul ederdim.

Siparişimizi verdikten tahmini 10 dakika sonra siparişlerimiz gelmişti. Biliyordum o bana bense ona bakmaktan yemek yiyemeyecektik. Öyle de olmuştu…
Yaklaşık yarım saat sonra Sedat 2. ş*arabını yarılamış ben ise 1 tane ile yetinmiştim. Şayet o bile yetmişti. Bilincimse kesinlikle yerindeydi bu yapacağım şey dahil her şeyi kendi isteğimle yapıyordum. Yerimden yavaşça kalkıp parfüm üzüm ve a*lkol kokusunun karışık ve beni kendimden geçiren o adama yaklaştım. Eksenine girdiğimden emindim ve bununla da kalmayacaktım. Yakınlaşabileceğim en son noktaya kadar yaklaştım ve kendimi yavaşça beni kendimden alan o adamın dizleri üzerine yerleştirdim. Gözlerine bakarken nefes alış verişinin hızlandığını fark etmemek mümkün değildi. Her nefesi yüzüme vurduğunda benimde nefesim kesilmeye başlıyordu. Yavaş yavaş birleşen dudaklarımızı engellemek mümkün değildi. O an ayaklarımın yerden kesildiğini hissettim. Ancak olduğum yer normalde olduğumdan çok daha güvenli bir yerdi. Sedat’ın kolları arasıydı. İlerlediğimiz yeri az çok tahmin ediyordum ve engel olmuyordum. O adam benim ilkimdi ve hep ilkim olmaya devam edecekti. Buna emindim. Merdivenlerden indikten sonra odaların bulunduğu koridora gelmiştik ve bizim olduğundan emin olduğumuz 203 numaralı odaya girdik. Oda kırmızı ışıklarla süslenmiş hafif loş bir odaydı. Öpüşmemiz boyunca dudağımda olan rujdan eser kalmamıştı. Yatağa bırakmasını beklediğim Sedat beni bacaklarımdan tutup belini sarmasını sağlayacak şekilde kucağına aldı ve yine evde olduğu gibi bir duvar Sedat ve aralarında ben vardım tek fark bacaklarımın yerde değil onun belinde sarılı oluşuydu. Dudaklarımız ayrıldıktan sonra arzuyla fısıldayarak “eminmisin miniğim” dedi. Hayatımda hiç emin olmadığım kadar emindim. Aynı ses tonuyla “eminim gardiyanım” diye karşılık verdim. Dudakları artık dudaklarımda değil boynuma doğru hareketlenmişti. Küçük küçük buseler konduruyordu. Bu beni daha fazla t*ahrik ediyordu. Ve ellerim boynundan saçlarına geçtiğinde artık geri dönüşü olmayan o yol bizim için başlamıştı….