14. bölüm · Abimin arkadaşı

14. Bölüm

Aleyna Ella

Çok net tanıdığım o adama yaklaştım. Ancak ayaklarım geri geri gidiyordu. Belkide zamanı değildi. Yaklaştığım yerden tekrar uzaklaştım uzaklaşırken sağ eline baktım sargısının üzeri kan doluydu. Kendisi yapmıştı ve eve de gitmemişti emindim. Peki neden? Sevmediği bir kız için yapmış olamazdı değil mi ?
Herhalde kavgaya karışmıştı. Benim 6 yıl önce tutmak için can attığım o elini kanlı sargı bezi sarmıştı. Daha fazla beklemeden oradan uzaklaştım ve okulun kapısına geldim. Kapıda beni bekleyen edayla karşılaştım. Ne olduğunu dahi sormadan yanıma gelip bana sarılmıştı ve tek bir şey söylemişti ;
- çok korktum sana , sana bir şey oldu zannettim
- Korkma kardeşim korkma
korkmakta haklıydı muhtemelen onun da başına böyle bir şey gelseydi bende aynı şekilde korkardım hatta daha fazlasını yapabilirdim. Birbirimizden ayrıldıktan sonra okula girdik. Dersler boyunca eda gözümün içine baksada hiçbir şey söylemedim. Ve derslere odaklandım. Ya da odaklanmaya çalıştım veya kendimi kandırdım bilmiyordum.
…..
Ders çıkış saati gelmişti ve artık benimde edayla konuşma zamanım gelmişti. Okuldan çıktık ve sahile geldik. Bir banka oturduk bu bankı ben seçmiştim. Ve evet bugün Sedat’ı gördüğümde oturduğu bankı seçmiştim. Bankın yanında hala bitirmediği b*ira şişesi vardı. Gözüm ona takıldığında eda bana döndü ve;
- anlatacak mısın artık irem ?
- Anlatacağım anlatacağım. Ancak neyi nereden anlatsam bilemiyorum. Abinin beni bir kez daha ne kadar sevmediğini yüzüme vurmasını mı yoksa beni diğer kızlarla aynı tutmasını mı ya da o öpücüklerin hepsinin bana ders vermek için olduğunu mu anlatsam bilmiyorum
Ben bunları söyledikten sonra edanın ağzından sadece bir cümle çıkmıştı “biliyordum, seninle tartıştıktan sonra olduğunu biliyordum”
Ne olmuştu ? Benimle tartıştıktan sonra olan şey neydi…
- ne oldu benimle tartıştıktan sonra
- Eve geldiğinde çok sinirliydi direkt tuvalete girmişti. Kapısına gidip ne olduğunu sormak istedim ancak içeriden tek duyduğum şey aynanın parçalanma sesiydi. Ağzımı bile açmadan kapıdan uzaklaştım odasına gidip yatağının üzerine sargı bezi bıraktım ve odasından çıktım. Biliyordum asla anlatmazdı bana sorsaydım.
- Ne demek ayna sesi eda , aynayımı parçaladı
- Evet hem elini hem de aynayı parçaladı
Boğazım düğümlenmişti o an daha fazla konuşamadım. Edaya hiçbir şey söylemeden çantamı olduğu yerden alıp oradan uzaklaştım. Ne düşündüğümü bilmiyordum ama nereye gittiğimi çok iyi biliyordum. Bu sefer ne ben ayaklarımı durdurdum ne de ayaklarım onları durdurmama izin verdi.
Biraz yürüdükten sonra varmam gereken noktaya varmıştım. Sedat’ın evinin önündeydim kapıyı açtığında beni görmeyi beklemeyeceğini bildiğim halde daha fazla beklemeden kapıyı çaldım. Aradan 3 dakika sonunda kapı açılmıştı. Ancak kapıyı açan gözlerinde kaybolduğum o adam değildi gözleri kıpkırmızı ve elleri kan olan başka bir adamdı. Evet Sedat’tı ama benim Sedat’ım değildi. Benim geride bıraktığım Sedat bu değildi. Ne olmuştu böyle elleri bilekleri sargısı heryeri kandı. Ellerinden gözlerimi kaldırıp suratına baktığımda kıpkırmızı olan gözleri de benim gözlerimi bulmuştu. O an kendi isteğim dışında olan ancak asla pişman olmayacağım o şey olmuştu. Dudaklarımız buluşmuştu sarhoş olduğu her halinden belli olan fakat bi o kadar da ayık olan sedat beni öpmüştü bende karşılık vermiştim. Dudaklarımızı ayırmadan beni belimden kavrayıp içeri sokan Sedat arkamdan kapıyı da kapatmıştı. Kapı Sedat ve ikisi arasında ben vardım. Bu öpüşme normal bir öpüşme değildi. Pişmanlıklar hatalar ve yasaklar dolu bir öpüşmeydi. Hiç bitmesini istemediğim bu öpüşme normal bitmeyecekti biliyordum. Ben bu günaha Sedat’la girmeye hazırdım. Ancak Sedat hazır mıydı bunu yalnızca o bilebilirdi. Dudaklarımızı ilk ayıran o olmuştu fısıltıyla “özür dilerim “ ardından “sana yaşattığım her şey için özür dilerim miniğim” diye ekledi. Miniğim mi ? O kelime beni 6 yıl önceye götürmüştü. Ben düşüp ayak bileğimi çatlattığımda da bana “ağlama miniğim ben buradayım” demişti o zamanlar da sedata aşıktım. Benimkisi bir çocukluk aşkıydı. Ancak tek taraflı olduğunu düşündüğüm bu aşkın tek taraflı olmadığını bugün anlamıştım…