12. bölüm · Abimin arkadaşı
12. Bölüm
Derslerin hızlı geçmesini beklerken tam aksine geçmiyordu. Çünkü kafamda belirsizlikler vardı. Bilmiyordum bilemiyordum birden bu kadar değişiklik fazlaydı. En azından Sedat için fazlaydı ve bu işte bir gariplik olduğunun farkındaydım. Bunu ancak akşam öğrenebilirdim. Ve akşamın gelmesini beklemeye başladım.
…..
Çıkış saati gelmişti edayla aşağı inerken edanın telefonu çalmıştı ve sadece “tamam” demişti. Ne olduğunu sorduğumda ise aşağıda Sedat’ın beni beklediğini ve kendisinin gelmeyeceğini söyledi. Ne kadar şaşırsamda edayı burda bırakmasına merakıma yenik düşüp aşağı inmiştim. Aşağıda Sedat’ın arabasını gördüğümde arabaya doğru yaklaştım. Ve arabanın kapısını açıp bindim.
- selammm Sedat
- Selam
- Naber
- İyi
Benim nasıl olduğumu sormamıştı. Buna daha fazla takılıp günümü berbat etmeyecektim. Arabayı çalıştırdıktan 20 dakika sonra yine o ormana ilk tartıştığımız ormana gelmiştik. Yol boyunca hiç konuşmamıştık. Aracı durdurup önce kendisi indi daha sonra benim de inmem için kapıyı açtı. İndikten sonra beni bileğimden tutup aynı ağacın önüne getirdi. Neler oluyordu. Ne yapıyordu ?
Birden yaklaştı dudaklarıma nefesi çarpacak kadar yaklaştı ama durdu öpmedi sadece bekledi. Ardından söze girdi;
- irem o gün burada konuşmuştuk ve sana aramızda hiçbir şey olamayacağını söylememe rağmen sen benim korkak olduğumu söylemiştin. Hayır irem ben korkak değildim ben sadece “seni sevmiyordum”.
sustu ve ardından devam etti
- sana eğer olsaydık beraber olduğum diğer kızlar gibi sonun böyle bir yerde ayrılık olacağını göstermek için getirdim. Bir daha sakın o kaybolduğunu söylediğin gözlerimde kaybolma diye ümit beklediğin kelimelerimden ümit bekleme diye getirdim seni buraya.
Gözlerimden yaşlar akmıyordu ama içimde kopan onca fırtınanın tek bir sorumlusu vardı o da bu adamdı. Karşımdaki adamdı. Ben 6 yıl boyunca nasıl farkedememiştim bu adamın bu kadar kötü kalpli bir insan olduğunu. Ama ben bugün bir daha aşık olmamaya yemin etmiştim. Daha fazla beklemeden arabaya yöneldim ve kapıyı açıp içeriden çantamı aldım. Daha sonra da arkama dahi bakmadan oradan uzaklaştım. Evet nereye gittiğimi bilmiyordum ama şuan ne hissettiğimi de bilmiyordum pek de bir farkı yoktu. Yürürken birden dizlerimdeki bağ çözüldü ve yere oturdum ardından ona eşlik eden hıçkırıklarım ve devamını getiren göz yaşlarım evet hıçkırarak ağlıyordum. Bugün 6 yıl boyunca büyütmeye çalıştığım her gün suladığım o fidanım kökünden koparılmıştı. Peki ya şuan ne olacaktı ben artık Sedat’ın yüzüne nasıl bakacaktım. Evet evet ben sizin yerinize söyleyeyim bakamayacaktım. Belkide bakmamam daha iyiydi. Beni kullanmıştı bana ders vermek için beni kullanmıştı. Peki o öpüşler onlarda mı sahteydi ? Ben yıllarca kimseyle konuşmamıştım bile kiminle en ufak konuşsam Sedat’ı aldatıyormuş gibi hissediyordum. Ancak anladığım tek bir şey vardı o da ilkim olsun diye çaba verdiğim o adamın ilki değil sonuncusu bile olamamıştım. Onun gözünde sadece bir çocuk olduğumu yeniden ve yeniden bana göstermişti. Ancak onunda unuttuğu bir şey vardı benim içimdeki alevler dindiğinde onunkine korlar düşecekti ve ben o zaman sadece izleyecektim yaptığı şeyler için onu tebrik edecektim. Biraz daha oturduktan sonra oturduğum yerden kalktım ve oradan çıkıp taksi çağırdım. Eve girer girmezde odama çıktım. Abim 3-4 defa kapıma gelsene hiçbir şey demeden kapımdan yollamayı başarmıştım. Sadece ağlıyordum sadece tek fark vardı hıçkırarak değil sessizce içime ağlıyordum. Kendime ve halime ağlıyordum. Bunca şey olmasına rağmen onu hala sevdiğim için kendime ağlıyordum….
