27. bölüm · ABİMİN ARKADAŞI
27.Bölüm
Hastanede geçen üç gün, Luna ile Alex için hem yorgunluk hem de tarifsiz bir mutlulukla geçmişti.
Luna, her sabah gözlerini açtığında ilk olarak yanındaki şeffaf beşiğe bakıyordu. Minik bebeğin huzurla uyuduğunu görmek, bütün yorgunluğunu unutturuyordu.
Alex ise neredeyse bir an bile onların yanından ayrılmıyordu. Hemşireler artık onu tanımaya başlamıştı.
"Baba Bey yine erkenden gelmiş." diye gülümseyerek takılıyorlardı.
Alex ise her seferinde aynı cevabı veriyordu.
"Onlardan ayrı duramıyorum."
Taburcu olacakları sabah hastane odasının içinde tatlı bir telaş vardı.
Luna, bebeğe özenle seçtikleri krem rengi tulumu giydirirken Alex heyecanla bebek koltuğunu kontrol ediyordu.
"Emniyet kemeri tamam..."
Bir dakika sonra yeniden kontrol etti.
"Tamam."
Sonra bir kez daha...
Luna gülmeye başladı.
"Sevgilim... üçüncü kez kontrol ediyorsun."
Alex omuz silkti.
"Ya yanlış yaptıysam?"
"Merak etme."
"Ben sadece..."
Luna sözünü tamamladı.
"...çok iyi bir baba olmak istiyorsun."
Alex başını eğip gülümsedi.
"Evet."
Arabaya bindiklerinde ikisinin de içinde garip bir sessizlik vardı.
Alex, normalde kullandığı hızın yarısıyla ilerliyordu.
Arkalarındaki araçlardan biri korna çalınca Luna kahkaha attı.
"Sevgilim, kırk kilometreyle gidiyoruz."
Alex gözünü yoldan ayırmadan cevap verdi.
"Artık arabada en değerli yolcumuz var."
Luna sevgiyle ona baktı.
"O hep vardı."
Alex gülümsedi.
"Doğru... Ama şimdi kucağımızda."
Evin kapısı açıldığında içeride sıcacık bir koku vardı.
Her şey bıraktıkları gibiydi.
Ama aslında hiçbir şey aynı değildi.
Alex, bebek koltuğunu dikkatlice salona taşıdı.
Luna ise derin bir nefes aldı.
"Artık evdeyiz."
İlk kez gerçekten anne ve baba olduklarını o an hissettiler.
Akşam olduğunda küçük mucize ilk kez uzun uzun ağlamaya başladı.
Alex telaşla ayağa kalktı.
"Acıktı galiba."
Luna bebeği kucağına aldı.
"Belki."
Bir süre sonra yeniden ağladı.
Alex bu kez bezini kontrol etti.
"Tamam... Sanırım bunu ben halledeceğim."
Luna gülümseyerek onu izlemeye başladı.
Alex büyük bir ciddiyetle alt değiştirme masasının başına geçti.
"İzlediğim videoları hatırla..."
Kendi kendine konuşuyordu.
Bezi açtı.
Tam yeni bezi uzanıp alacağı sırada minik bir sürprizle karşılaştı.
"Bunu videolarda göstermemişlerdi!"
Luna kahkahasını tutamadı.
Gülmekten gözlerinden yaş geliyordu.
Alex ise şaşkınlıkla bebeğe baktı.
"Küçük adam..."
Sonra durdu.
"Küçük hanım..."
İkisi de henüz bebeğe bir isim koymamıştı.
Alex başını kaşıdı.
"Sanırım artık bir isme ihtiyacımız var."
O gece bebek huzurla uyuduktan sonra Luna ile Alex salondaki koltukta yan yana oturdular.
Masanın üzerinde doğumdan beri düşündükleri isimlerin yazılı olduğu küçük bir liste duruyordu.
Alex listeye baktı.
"Sence hangisi?"
Luna uzun süre düşündü.
"İsmi ne olursa olsun..."
"Güzel bir insan olsun."
Alex başını salladı.
"Senin gibi merhametli..."
"Ve senin gibi cesur."
İkisi aynı anda gülümsedi.
Alex elini Luna'nın elinin üzerine koydu.
"İsmini birlikte seçeceğiz."
"Çünkü bu hayatta yaptığımız en güzel şey..."
"...onu birlikte büyütmek olacak."
Pencerenin dışında gece sessizce ilerliyordu.
Evin içinde ise beşikten gelen hafif nefes alışverişleri duyuluyordu.
Luna başını Alex'in omzuna yasladı.
Artık bu evde yalnızca iki kişinin kalbi atmıyordu.
Üç kalp...
Aynı sevginin içinde, aynı çatının altında, aynı geleceğe doğru birlikte atıyordu.
Ve onların en güzel hikâyesi, aslında tam da şimdi başlıyordu.
