ABİMİN ARKADAŞI kitap kapağı

22. bölüm / 28

22.Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: 22.Bölüm

Aradan epey zaman geçmişti. Luna, sonunda abisi Ariki ile konuşabilmişti. Başta Ariki onun sevgilisi Alex’le yaşamasına pek sıcak bakmasa da, kardeşinin kararlı duruşunu görünce yumuşamış ve isteksizce izin vermişti. O günden sonra Luna, ilk kez gerçekten kendi hayatına adım attığını hissetmişti.

Bugün ise özel bir gündü. Güne heyecanla uyanmıştı Luna. Kalbinde kelebekler uçuşuyordu, yüzünde sürekli beliren küçük bir tebessüm vardı. Sevgilisi Alex için küçük ama anlamlı bir sürpriz hazırlamaya karar vermişti.

Mutfağa geçti. Elini attığı her malzemeyi özenle seçti. Alex’in en sevdiği yemekleri tek tek hazırlarken, içi sevgiyle doluydu. Baharatları eklerken yüzünde tatlı bir gülümseme, tencerede kaynayan yemeklerin buharında gözlerindeki parıltı vardı. Her detayda onu düşündü. Sofrayı kurarken tabakların düzenine, mumların yerleşimine, peçetelerin kıvrımına kadar her şeyi kusursuz yapmaya çalıştı.

İşin mutfak kısmı bittikten sonra, hızlıca odasına gitti. Dolabın önünde bir süre durdu, ne giyeceğini düşündü. Sonunda gece mavisi, dar kesimli, straplez elbisesini seçti. Elbise, omuzlarını zarifçe ortaya çıkarıyor, vücuduna tam oturarak zarafetini vurguluyordu. Saçlarını özenle bukle yaptı. Her bir bukle, onun heyecanının yansıması gibiydi. Makyajını sade ama etkileyici tuttu. Gözlerine hafif bir ışıltı, dudaklarına ise doğal tonlarda bir ruj sürdü. Elbisesiyle aynı renkte, topuklu ayakkabılarını da giydikten sonra aynaya son bir kez baktı.

Derin bir nefes aldı.

"Her şey hazır," diye fısıldadı kendi kendine.

Sonra bekleyiş başladı. Kalbi pır pır atıyordu. Zaman sanki ağırlaşmıştı. Derken kapı çaldı. Hızlı adımlarla kapıya yürüdü, kapıyı açtı ve Alex’le göz göze geldi.

Alex, Luna’yı görünce bir an nefesi kesildi. Gözleri şaşkınlıkla büyüdü. Dudakları hafif aralandı, tek kelime edemedi.

Luna: “Sevgilim hoş geldin.”

Alex (gözlerini ondan ayıramaz): “Hoş buldum sevgilim… de bu ne hal?”

Luna (kaşlarını hafif kaldırarak, biraz alıngan): “Halimde ne varmış Alex?”

Alex (gülümseyerek): “Bir şey yok, sadece… şaşırdım böyle giyindiğine.”

Luna: “Niye şaşırdın ki? Böyle giyinemez miyim?”

Alex: “Elbette giyinebilirsin. Çok güzelsin.”

Luna (hafifçe gülümseyerek): “Neyse, kapıda konuşmayalım, içeri geçelim.”

Alex: “Olur.”

Alex içeri adım attığında loş ışıkta titrek titrek parlayan mumlar dikkatini çekti. Masada özenle hazırlanmış tabaklar, şık peçeteler ve sevgiyle pişirilmiş yemekler vardı. Gözleri bir anda doldu, kalbi Luna’nın bu zarif sürprizi karşısında sıcacık oldu.

Alex: “Sevgilim, bu masa… bu hazırlık?”

Luna (gülümseyerek göz kırpar): “Neye benziyor? Hem sorgulama, otur hadi.”

Alex: “Ama… önce bir duş alsaydım.”

Luna (hafif tehditkâr bir şefkatle): “Sen duş alana kadar yemekler soğur.”

Alex: “Peki, yiyelim… sonra duş alırım.”

İkili sofraya oturdu. Her lokma, Luna’nın ellerinin emeğini ve sevgisini taşıyordu. Yemeğin ortasında birbirlerine sık sık bakıyor, gülümsüyor, bazen hiçbir şey demeden sadece ellerini tutuyorlardı. Sessizlik bile anlam doluydu.

Sonunda yemekler bitti. Alex, şakayla karışık bir merakla sordu:

Alex: “Ee sevgilim… tatlı nerede? Hem bugün özel bir gün mü? Eğer öyleyse…”

Luna (kıkırdayarak): “Evet sevgilim, bugün özel bir gündü. Aslında bugün senin doğum günündü. O yüzden hediye benden olacak.”

Alex (gözleri şaşkınlıkla büyür): “Gerçekten mi?”

Luna (başını hafifçe sallar): “Tatlıya gelecek olursak… pastanın masada olmadığını fark etmişsindir.”

Alex: “Evet, gördüm…”

Luna: “İşte o dolapta. Ama başka bir yerde yiyeceğiz onu.”

Alex: “Nasıl yani?”

Luna (gülerek): “Anlarsın şimdi. Hadi sen odana git.”

Alex: “Niye? Pastayı burada yiyeceksek burada yiyelim.”

Luna (gözlerini devirip tatlı bir alaycılıkla): “Saf mısın sevgilim? Dediğimi yap yeter.”

Alex (gülerek): “Peki…”

Alex odasına geçerken Luna mutfağa yöneldi. Dolaptan küçük ama zarifçe süslenmiş, üzerinde "Seni Seviyorum" yazılı çikolatalı pastayı çıkardı. Kalbi hızlı atıyordu. Pasta tabakta duruyordu ama anlamı büyüktü. Luna’nın kalbindeki sevginin simgesiydi adeta.

Odaya doğru yürürken her adımı, onun hislerinin bir yankısı gibiydi.

Kapıyı açtığında Alex yatağın kenarında oturmuş, merakla onu bekliyordu.

Luna, pastayı komodine bıraktıktan sonra Alex’in gözlerinin içinde sustu. O an, konuşmaya gerek yoktu. Bakışlarında her şey vardı: tutkular, özlemler, kelimelerden daha derin duygular.

Alex bir adım attı, ardından bir adım daha. Aralarındaki mesafe tamamen kalktığında, elleri Luna'nın çıplak omuzlarına dokundu. Parmak uçlarıyla tenine izler çizer gibi gezindi. Luna gözlerini kapadı. İçinde bir yerlerde usulca büyüyen sıcaklık, bedenini sarhoş gibi hafifletiyordu.

Alex, Luna’yı belinden kavrayıp ona doğru çekti. Dudakları, Luna’nın boynuna yavaşça dokunduğunda, Luna’nın dudaklarından bastırılmış bir nefes kaçtı. Derisi Alex’in nefesiyle ürpermişti. Her öpücük, her temas, teninin derinlerine işliyordu.

Elbise artık bir engeldi. Alex, Luna’nın sırtındaki fermuarı dikkatlice indirdi. Elbise, ipeksi bir dokunuşla kayarak yere düştü. Luna, iç çamaşırlarıyla onun karşısında dururken bile hiç bu kadar çıplak hissetmemişti. Göz göze geldiklerinde, bir parça utanç, bir parça şehvet ve tümüyle arzuyla doluydu bakışları.

Alex (fısıltıyla): “Gözlerimi senden alamıyorum…”

Luna karşılık vermedi, sadece yaklaştı ve dudaklarını onun boynuna götürdü. Dili, Alex’in teninde gezindiğinde, onun dizlerinin hafifçe çözüldüğünü hissetti. Artık sadece temas yetmiyordu; bedenleri birbirine karışmak istiyordu.

Alex üzerindekileri çıkardı. Bedenleri tamamen çıplakken, gözleri birbirini süzdü. Luna’nın parmakları, Alex’in vücudunda dolaşırken hem bir keşif yapıyor hem de sabırsızca bekliyordu.

Alex, Luna’yı yatağa doğru ittiğinde onun bedeninden çıkan küçük bir kahkaha, gecenin en sıcak notası gibi odada yankılandı. Yatağa birlikte düştüler. Dudaklar, tenler, nefesler birbirine karıştı.

Alex, Luna’nın bacaklarını aralayarak aralarındaki mesafeyi kaldırdı. İlk temasları, yoğun bir iç çekişle karşılandı. Luna’nın gözleri bir an için açık kaldı, sonra başını yatağa yaslayarak kendini tamamen bıraktı.

Ritmik bir şekilde hareket ederken, Luna’nın parmakları Alex’in sırtına gömülmüş, tırnakları derin izler bırakıyordu. Her hamleyle birlikte Luna’nın inlemeleri, hem zevki hem teslimiyeti taşıyordu. Alex hızlandıkça, Luna’nın tüm bedeni titremeye başladı. Sınırları silinmişti. İkisinin de zihinleri tamamen bulanmıştı.

Alex Luna'nın kulaklarına doğru eğilip fısıldadı:

“Sadece benim olduğunu bilmek beni delirtiyor…”

Luna (nefes nefese): “Benim her yerim… sadece senin…”

O anlarda zaman durmuştu. Luna’nın bacakları Alex’in beline dolanmış, terli bedenleri birbirine sıkıca yapışmıştı. Tüm kasları gerilirken, Luna bir anda kollarının arasında titredi. Birkaç saniyelik sessizlikte sadece hızlı nefesler duyuldu.

Alex birkaç son hareketle beraber Luna’nın boynuna kapanıp kendi doruğuna ulaştı.

Ardından Luna’nın yanına uzandı, hala nefesleri düzensizdi. Vücutları sanki aynı kalp ritmine bağlanmış gibiydi. Sessizliğin içinde yalnızca iki kalbin hızlı atışı duyuluyordu.

Luna (gözleri yarı kapalı): “Bana böyle baktığında… başka hiçbir şeyin önemi kalmıyor.”

Alex: “Ve seni her dokunduğumda… dünyanın en güzel yerinde hissediyorum kendimi.”

Alex, Luna’nın bedenine yaslanmış, nefesi hâlâ düzensizdi. Yatakta birbirlerine sarılmış, sessizliğin içinde yalnızca kalp atışlarını dinliyorlardı. Birkaç dakika boyunca zaman durmuş gibiydi.

Sonra Luna, başını kaldırdı. Gözleri hâlâ buğuluydu ama yüzünde yaramaz bir gülümseme belirdi. Yan taraftaki komodine uzanarak pastayı aldı. Üzerindeki "Seni Seviyorum" yazısı, biraz buharlağından silinmişti ama anlamı hâlâ oradaydı.

Luna (kıkırdayarak): “Şimdi... tatlı zamanı.”

Alex, onun bu haline hayranlıkla bakarken başını hafif yana eğdi.

Alex: “Yemekler yetmedi mi, hâlâ acıktın mı?”

Luna (dudaklarını yalayarak): “Tatlıya hayır diyemem. Özellikle üstünde krema varsa…”

Alex’in gözleri parladı. Luna, pastanın üstünden bir parça kremayı parmağıyla aldı ve Alex’in göğsüne sürdü. Sonra eğilerek onu yavaşça yaladı. Alex’in vücudu, Luna’nın dilini her hissettiğinde irkiliyordu. Krema, onun sıcak dudaklarıyla birleştiğinde dokunuş daha da yoğunlaşıyor, bedenine tatlı bir titreşim yayılıyordu.

Alex: “O pastadan mı yiyorsun, yoksa benden mi?”

Luna: “Artık ikinizden ayırt edemiyorum.”

Luna, pastadan bir başka parça alıp kendi göğsüne sürdü. Alex bu daveti hiç düşünmeden kabul etti. Yavaşça ona yaklaştı, dudakları Luna’nın krema kaplı tenine dokunduğunda, Luna başını geriye yasladı ve nefesini tuttu.

Tatlı, ten ve arzu birbirine karışmıştı. Pastanın vanilyalı kokusu odada yayılıyor, Alex’in dili her hareketinde Luna’yı yeni baştan sarhoş ediyordu. Krema, dudaklarının arasında erirken, Luna’nın vücudu da Alex’in dokunuşlarında eriyordu adeta.

Sonra Luna, pastanın üstündeki bir çileği alıp Alex’in dudaklarına uzattı. Alex çileği dişleriyle tutarken Luna dudaklarını onun dudaklarına dayadı. Çilek, aralarındaki öpücüğe tatlı bir aroma katarken, öpücük zamanla daha derinleşti. Eller, tenlerde gezinmeye yeniden başlamıştı.

Alex, Luna’yı yavaşça yatağın ortasına yatırdı. Pastanın geri kalanını yatağın başına koyup, kremayı parmaklarıyla Luna’nın karın çizgisine sürdü. Diliyle yukarı doğru izler çizerken Luna gözlerini sımsıkı kapattı, dudaklarından aralıklı inlemeler yükseldi.

Her dokunuşta, her yalamada, her ısırıkta bedenleri yeniden birleşiyor, arzuları daha da derinleşiyordu. Pasta sadece bir tatlı değil, artık tenlerinin üzerinde eriyen bir oyun, bir bağ, bir tutku haline gelmişti.

Gece boyunca pastadan tatlar aldılar, birbirlerinden doyasıya tattılar. Luna, çırılçıplak bedenine bulaşan krema ve Alex’in elleri arasında kaybolmuştu. Alex, onun her kıvrımında, her nefesinde, her bakışında yeniden alev alıyordu.

Ve nihayet… Pasta bitmiş, ama geceleri bitmemişti. Ay, perdelerin ardından içeri süzülürken, yatağın ortasında birbirine karışmış iki beden vardı — aşkın, arzunun ve güvenin iç içe geçtiği bir geceyi geride bırakmışlardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

51okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…