7. bölüm · 𝗠𝗔𝗬𝗔 𝘃𝗲 𝗞𝗔𝗬𝗜𝗣 𝗚𝗘𝗭𝗘𝗚𝗘𝗡
7. Bölüm: Kıskançlık
!!!𝗕𝗨 𝗞𝗜𝗧𝗔𝗣 𝗧𝗔𝗠𝗔𝗠𝗘𝗡 𝗞𝗨𝗥𝗚𝗨𝗗𝗔𝗡 𝗜𝗕𝗔𝗥𝗘𝗧𝗧𝗜𝗥 𝗚𝗘𝗥𝗖𝗘𝗞𝗟𝗜𝗞𝗟𝗘 𝗛𝗜𝗖𝗕𝗜𝗥 𝗔𝗟𝗔𝗞𝗔𝗦𝗜 𝗬𝗢𝗞𝗧𝗨𝗥!!!
☆*:.。. 𝙈𝘼𝙔𝘼 .。.:*☆
𝙈𝙖𝙮𝙖
Sabah uykulu bir halde uyandım. Dün gece Olivia ve Stew'un sesi yüzünden bir türlü uyuyamamıştım. Yataktan kalkar kalkmaz banyoya girdim ve güzel bir duş aldım.
Duştan çıktıktan sonra bornozumu giyip odama döndüm. Uzun, sarı saçlarımı taradım ve tepeden at kuyruğu yaptım. Bugün okulun ilk günüydü ve bu yüzden içimde hem bir heyecan hem de garip bir tedirginlik vardı. Saat 08.40’ta başlayacaktı.
Okul kıyafetlerimi giydim ve makyaj masamın karşısındaki küçük sandalyeye oturdum. Saat 07.11 olmuştu bile. Güneş kremimi yüzüme sürdüm, göz altlarıma hafif pembe tonlu kapatıcı uygulayıp süngerle dağıttım. Elmacık kemiklerime hafif bir allık geçtim. Kirpiklerime şeffaf maskara sürdüm. Pudrayla makyajımı sabitledim, ardından yüzümün daha canlı görünmesi için highlighter ekledim. Son olarak dudaklarıma doğal pembe bir gloss sürdüm ve makyajımı bitirdim.
Hazırlanana kadar zaman geçmişti. Odadan çıkıp Drew’un odasına girdim. Tahmin ettiğim gibi uyuyordu. Üzerine giydiği okul kıyafetlerini hazırladım, sonra da yüzüne hafifçe su serpip onu uyandırdım.
Drew sinirli bir sesle bir şeyler söylendi ve beni kovalamaya başladı. Gülerek mutfağa kaçtım. Kahvaltı için iki omlet hazırladım, yanında da domates, salatalık ve maruldan salata yaptım. Her şeyi masaya koydum.
Drew biraz sonra hazır bir şekilde geldi ve yemeğini hızlıca yemeye başladı. Ben de onunla birlikte oturup kahvaltımı yaptım.
Hazır olunca ayakkabılarımızı giyip evden çıktık. Drew beni Jennifer’ın babası James Amca’nın arabasına bırakacaktı. Jennifer ve James Amca çoktan gelmişti. Arabaya binip Jennifer’ın yanına oturdum.
“Hey, heyecanlı mısın?” dedim.
Jennifer ise okuldan hiç hoşlanmadığını söyleyerek söylenmeye başladı. Sabah erken kalkmak ve dersler onu bunaltıyordu. Ben ise ilk kez okula gideceğim için daha çok merak içindeydim. Daha önce hiç okula gitmemiştim; her şeyi evde öğrenmiştim.
Bir süre sonra okula vardık. Büyük ve kalabalık bir binanın önünde durduk. Bahçede sohbet eden öğrenciler vardı. Zil çaldığında Jennifer’la birlikte içeri girdik.
Aynı sınıftaydık. Merdivenleri çıkıp sınıfı bulduk ve içeri girdik. Öğretmen kuralları anlatıyordu. Jennifer, geç kaldığımız için özür dileyip boş bir sıraya oturdu.
Öğretmen kendini tanıttı: Markus Black, biyoloji öğretmeniydi. Ardından herkes sırayla kendini tanıtmaya başladı.
Sıra Jennifer’a geldiğinde kısa bir şekilde kendini tanıttı. Sonra sıra bana geldi. Ben de ayağa kalkıp ismimi, yaşımı ve geldiğim okulu söyledim.
Tüm tanışmalar bittikten sonra ders başladı. Bir süre sonra kapı açıldı ve Drew ile başka bir görevli içeri girdi. Telefonları topladıktan sonra sınıftan çıktı.
Jennifer bana bakıp gülümseyerek, Drew hakkında bir şeyler ima etti ama ben konuyu değiştirdim. Derse odaklanmaya çalıştım.
Bir süre sonra Drew tekrar sınıfa geldi. Birçok kız ona bakıyordu. O an kendimi biraz rahatsız hissettim ve gözlerim doldu. Bunu fark etti ve yanıma gelip sessizce gözyaşımı sildi.
“Ne oldu?” diye sordu.
“Bir şey yok,” dedim.
Israr etmedi ama beni sarıldı. Bir süre sonra kendimi toparladım ve kantine gitmeyi teklif ettim. Zil çalmak üzereydi, bu yüzden sonra konuşmaya karar verdik.
Zil çalınca Drew sınıftan çıktı.
Ders yeniden başladığında sınıfta bir kızın iyi olmadığını fark ettim. Sandalyede kan lekesi olduğunu görünce utangaç bir şekilde sessiz kaldım. Öğretmene söyleyemediğim için Drew’a akıllı saatimden mesaj attım.
Bir süre sonra Drew geldi ve öğretmenden izin alarak kızı hemşireye götürdü. Sınıfta kısa bir sessizlik oldu ve ders devam etti.
Günün ilk dersleri böyle geçmişti.
Öğle arasında ise Sophia'nın Drew'a yaşamaya çalıştığını fark ettim. İçimdeki kıskançlık tohumları filizlenmişti. Kendimi kontrol etmem lazımdı sırf hoşlandığım çocuk başka kızla konuşuyor diye ona saldırmamalıydım. Onları görmezden gelmeye çalıştım ancak birlikte güldüklerini görünce sinirimi kontrol edemedim onların önünden geçtim. Drew bana
"Maya napıyosun? " Dediğinde
Ona dönmeden sertçe
"Sanane Drew kendi işine bak."
dedim ve arkamı dönmeden ordan uzaklaştım.
Drew'un arkamdan seslenişini uysam da cevap vermeden onları yalnız bırakıp gittim. Sophiacığıyla konuşsun o önce.
Okul bitene kadar Drew'a hep trip atmıştım ne olduğunu anlayamamıştı. Ancak salak olması benim sorunum değildi. Yarın doğum günümdü. Telefonumdan müzik açıp yol boyu kulaklıllarla açtığım müziği dinledim. Sonunda eve gelmiştik odama gittim hemen yaklaşık bi 20 dakika sonra kapım çalındı ve yavaşça açıldı
"Maya gelebilir miyim? " diyen Drew belirdi kapıda. Ona bakmadan
"Geldin zaten ne istiyosun? "dedim soğuk sesimle
" Konuşabilir miyiz bugün hakkında?" dediğinde yüzümde mimik oynatmadan
"Hayır. Şimdi lütfen dışarı çık. " Dedim.
Yüzünden düşen bin parçayla odamdan çıkıp kapıyı kapattı. Böyle davranman istemiyordum ama kıskançlığımı bir anda da bitiremiyordum. Canım tatlı birşeyler çekince çantamdan Sophianın verdiği çikolatayı çıkardım bşrazını yedikten sonra boğazımda bir yanma hissettim hemen içindekilere bakmamla içindeki küçük badem parçalarını gördüm. Kahretsin kendi alerjiminasıl unutabilirdin ki.Bademe üst düzeyde çok ciddi alerjim vardı. Başım dönmeye başlayınca yanımda ne varsa tutunmaya çalıştım kapımı açtım ve dışarı yavaşça sendeleyerek çıktım koridor yankı yaptığı için sesimin duyulabileceğini düşünerek içime kaçmış kesik sesimle aşağı kata doğru
"A-abi... " Dedim ve yere yığıldım. Sonhtırladığım şey bir çift güçlü kolun beni havaya kaldırıp ismimi bağırmasıydı.
☆*:.。. 𝙈𝘼𝙔𝘼 .。.:*☆
Evett bu bölümün de sonuna geldik acaba Maya'yı kurtaran kimdi? Maya, Drew'u affedecek mi? Hepsinden daha önemlisi Maya kurtulabilecek mi? Neyse umarım beğenmişsinizdir yorumlaeınızı bekliyorumm 🎀🪄
