13. Bölüm: Balo pt2

Vaveyla Yazarı: Defne Özkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 13. Bölüm: Balo pt2

Arkadaşlar artık o baştaki uyarıyı yapmayacağım zaten anlamışsınızdır artık kurgu olduğunu belki gerçek olduğunu düşünebilecek kardeşlerimiz olur bunları burda kimsenin yaşını bilemiyoruz sonuç olarak onun için sürekli yazıyordum ancak artık yazmayacağım yeni bölümü umarım beğenirsiniz 🩷🩷🫶🫶
☆*:.。. 𝙈𝘼𝙔𝘼 .。.:*☆

İçten içe şok olmuştum. Beynim, “Ne?” diye bağırmak istiyordu. Kalbimse bir yandan, “Evet de, evet de!” diye çırpınıyordu. Drew bana çıkma teklifi etmişti.

Şok olmuş hâlimi görünce kendini açıklamaya çalıştı.

“Bak, lütfen hemen cevap verme. İstersen düşün, karar ver ama lütfen hemen reddetme.”

Ben ise bir an bile düşünmeden, fısıltıyla:

“Ben de seni seviyorum,” dedim.

Drew hâlâ kendini açıklamaya çalışıyorken söylediğim şeyin farkına ancak birkaç saniye sonra vardı.

“Ne? Gerçekten mi?” dedi, heyecanla.

Kafamı evet anlamında aşağı yukarı salladığım anda hemen ayağa kalkıp bana sarıldı. Sarıldığımızı gören halk bizi alkışlamaya başladı. Ben de ona sarılırken gözlerim doldu.

Küçüklüğümden beri sevdiğim tek kişi oydu.

“Öpebilir miyim?” diye masumca sordu.

Kıkırdadım.

“Öp,” dedim, kelimeyi hafifçe uzatarak.

Drew dudaklarımı uzunca öptü ve ardından geri çekildi. Ardından elimi tuttu ve Jenna'ya gülümseyerek bir bakış attı.

Kızlar bana imalı bakışlar atınca utançtan başımı yere eğdim.

Onların yanına gidip yeniden masaya oturduk. Drew sandalyemi çekerek oturmama yardımcı oldu, ardından yanıma geçti. Elimi tuttu ve sıkıca kavradı.

Jenna bana, “Bunu gece konuşacağız,” der gibi bakıyordu.

Eva kıkırdadı.

“Ey yenge, nasılsın?” dedi.

“Eva!” diye uyardım.

“Tamam, tamam, sustum,” dedi gülerek.

Drew bana imalı bir bakış atıp güldü.

Kahretsin... Bu hâline dayanamıyordum.

Masamı biraz toparlayıp su içtim. Yanaklarıma ateş çıktığını hissediyordum. Muhtemelen kızardığımı fark etmiş olacaklardı ki kızlar yine kıkırdamaya başladı.

Drew ise ufak bir kahkaha attı.

Buna dayanamayıp Drew'un yanağına küçük bir öpücük kondurdum. Sonra da herkesin içinde olduğumuzu hatırlayıp daha da utandım.

Drew ise şaşkın bir ifadeyle yanağına dokundu.

“Yanağıma... öptü,” der gibi bakıyordu.

Kızlar ise gülmekten kırılıyordu.

Resmen ilkokulda birbirlerinden hoşlanan iki çocuk gibiydik.

Drew kendine geldiğinde toparlandı ve bir yudum su içti. Ardından hep birlikte yemek yemeye başladık.

Yanaklarımdaki ateş hâlâ geçmemişti. Derin bir nefes alıp lavaboya doğru yöneldim.

“Ben de onunla gideyim,” dedi Clara.

Arkamdan gelen ayak seslerini duyunca lavaboya girdim. Aynaya baktığımda yüzümün gerçekten kıpkırmızı olduğunu gördüm.

Tam o sırada Clara kapıyı çaldı.

“Geçebilir miyim?”

“Gel, gel.”

Yavaşça kapıyı aralayıp içeri girdi ve ardından kapıyı kapattı.

Çantamdan rujumu çıkarıp Drew'un öpücüğü yüzünden dağılan rujumu tazeledim.

“Ay, nasıl da öptü ama!” dedi Clara. “Çok yakışıyorsunuz.”

“Teşekkür ederim,” dedim gülümseyerek.

“Sonraki gideceğimiz gezegen neresi?”

Bir anda derin bir nefes alıp sesimi ciddileştirdim.

“Marlo.”

Bunu söylediğim anda gözleri şaşkınlıkla açıldı.

“Biz de geliyoruz.”

Tam karşı çıkacakken sözümü kesti.

“İtiraz yok, Maya. Orada iki kişi direnemezsiniz. Çok tehlikeli.”

Bir süre hiçbir şey söylemeden düşündüm.

Sonunda derin bir nefes alıp:

“Peki,” diyerek kabul ettim.

O sırada kapı çaldı.

“Maya?” Drew'un sesi duyuldu. “Girebilir miyim, güzelim?”

Clara gülerek bana baktı.

“İyi iyi, sen geldin. Daha iyi oldu.”

Ardından kapıyı açıp çıktı ve bizi yalnız bıraktı.

“Maya, gelebilir miyim, bebeğim?” diye sordu Drew.

Kapıyı açtım.

“Gel, gel.”

İçeri girdiğinde kaşlarını hafifçe çattı.

“Uzun süre gelmeyince merak ettim. Ne yaptın burada bu kadar zaman?”

“Clara'yla biraz konuştuk. Bir de rujumu tazeledim.”

“Tamam. Gel, içeri girelim.”

Elini tuttum. Lavabodan çıkıp birlikte masaya döndük.

Saat geç olmuştu. Birazdan konuklar gidecek, balo sona erecekti.

Jenna kürsüye çıktı.

“Sevgili konuklar, balomuz sona ermiştir. Katıldığınız için teşekkür ederiz.”

Ardından kürsüden indi.

Konuklar sırayla saraydan çıkıp evlerine giderken kızlar beni yanlarına aldı ve başka bir odaya götürdüler.

Odada makyaj temizleyicileri ve çeşitli kişisel bakım malzemeleri vardı.

Önce topuklularımı çıkarıp kapının kenarında duran yumuşacık terliklerden birini giydim.

Aynanın karşısına geçip makyajımı temizlemeye başladım.

Eva ve Emily sohbet ediyor, Jenna duş alıyor, diğerleri ise üstlerini değiştiriyordu.

Makyajımı iyice temizledikten sonra üzerimdeki elbiseyi dikkatlice çıkarıp bornozumu giydim ve Jenna'nın duştan çıkmasını beklemeye başladım.

Bu sırada Diana yanıma geldi.

“Eva, Drew'le nasıl oldunuz?” diye sordu. “Birbirinize çok yakışıyorsunuz. Gerçekten hiç ayrılmamalısınız.”

“Sonra konuşalım. Ben duşa gireceğim,” diyerek konuyu değiştirdim.

Jenna duştan çıkar çıkmaz banyoya girdim.

Güzel, uzun bir duş aldıktan sonra banyodan çıktım.

Tam o sırada Fiona kafama bir gecelik fırlattı.

Benim geceliğim diğerlerininkine göre daha kapalıydı. Onunki ise çok daha farklıydı.

İlk kez böyle bir şey giyiyordum.

İç çamaşırlarımı giydikten sonra geceliği üzerime geçirdim. Neyse ki benimkinde belirgin bir dekolte yoktu. Tek sorun, alıştığımdan çok daha kısa olmasıydı.

Üzerimi giydikten sonra beni başka bir odaya götürdüler. Sanırım burada uyuyacaktık.

Of... Ben bunlarla uyuyamazdım ki.

“Jenna, gecelik yerine pijama var mı?”

“Bilmiyorum. Bir bakarsam iyi olur.”

Jenna odadaki dolabın karşısına geçip kapağını açtı. Bir süre dolabı karıştırdıktan sonra sonunda doğru düzgün bir pijama buldu.

Pijama saten bir tişört ve şorttan oluşuyordu. Üstü ve altı beyaz onların üstünde de lila kalın çizgiler vardı.

Pijamayı alıp hemen giydim.

Sonunda rahat hissediyordum.

Herkes kendi yatağına oturduğunda ben de kalan boş yatağa geçip oturdum.

Hepsi bana anlamsız bakışlarla bakıyordu.

“Şey...” dedim, ne diyeceğimi düşünerek. “Drew ile beraber büyüdük. Aramızda zamanın oluşturduğu bir güven ve bağ var. Yaklaşık iki hafta önce ondan hoşlandığımı fark ettim.”

Bir an duraksadım.

“Onun ne zamandır benden hoşlandığını bilmiyorum ama gözlerinden anlıyorum. Gerçekten beni sevdiğini hissediyorum. Sanki bir çocuğa çok istediği bir oyuncak verilmiş gibi... Yaşadığı o saf mutluluk gözlerinin parlamasına neden oluyor.”

Kızların hepsi sessizce beni dinliyordu.

“Bana öyle bir bakıyor ki gözlerinin içi gülüyor resmen. Onun bu bakışını başkaları anlayamıyor ama ben ne demek istediğini gözlerinden anlayabiliyorum. Bu da beni inanılmaz etkiliyor.”

Gülümseyerek başımı eğdim.

“Şu an nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Ben onun gözleriyle sevdiğini hissediyorum. Bu da karnımdaki kelebeklerin uçuşmasına neden oluyor.”

Sözlerimi bitirdiğimde hepsi etkilenmiş gibi bana bakıyordu.

Bakışlarında öyle romantik bir ifade vardı ki dayanamayıp kıkırdadım.

Daisy oturduğu yerde sırtını yastığa yaslayıp kendini yatağa bıraktı. Sanki vurulmuş biri gibi elini kalbinin üzerine koydu.

“Aldatıldım... Ölüyorum,” dedi dramatik bir şekilde.

Hepimiz gülmeye başladık.

Emily de:

“Aşka bak ya... Darısı bizim başımıza,” dedi.

Ben de güldüm.

Ama aklıma Drew geldiği anda istemsizce sırıtıyordum.

“Sen öptüğünde şoka girdim kızım,” dedi bir ses. “Çocuk seni resmen yedi.”

Sesin geldiği yöne baktığımda Jenna'nın yanından geldiğini gördüm.

Utançla başımı kucağıma eğip yüzümü yastığa gömdüm.

Kızlar hâlâ gülüyordu.

“Neyse, neyse... Bu konuyu kapatın artık,” dedim utançla.

Jenna, konuyu değiştirmek ister gibi bir şarkı açtı. Hep beraber şarkıya eşlik etmeye başladık. Resmen pijama partisi yapıyorduk. Yastıklarla birbirimize vuruyor, bağıra bağıra şarkı söylüyor, kahkahalar atıyorduk.

En sonunda en sevdiğim şarkı açılınca çığlık atıp yerimde zıpladım ve kahkaha attım.

Hepsi bu hâlime şaşkınlıkla bakınca daha çok güldüm. Ben gülünce onlar da gülmeye başladı.

“Bu kadar sevineceğini bilseydim daha önce açardım,” dedi Jenna, gülerek.

“‘...Ready For It?’ şarkısına bayılırım. Daha doğrusu Taylor Swift'e bayılırım,” dedim.

Şarkılarımızı söyledikten sonra biraz daha sohbet ettik. Ancak yavaş yavaş hepimizin uykusu gelmeye başlamıştı. Eva ise çoktan uyumuştu.

“Şey... Ben bir Drew'e baksam iyi olur,” dedim, biraz utançla.

Jenna kaşlarını kaldırdı.

“Neden ki? İki yatak odada zaten. Niye bu kadar endişeleniyorsun?”

“Bilmiyorum. Sanırım onu özledim. Sürekli aynı evde olduğumuz için daha önce de onu görmeyince bir garip olurdum.”

Jenna gülerek başını salladı.

“Tamam, tamam. Git bak bakalım şu sevgiline.”

Odadan çıkıp Drew'un yanına gittim.

Koridorda ilerlerken böyle davranmamın sebebini düşünüyordum. Sanırım onu kısa bir süreliğine bile görmemeye dayanamıyordum.

Drew'un odasına geldiğimde kapıyı tıklatıp içeri girdim.

Drew, tanımadığım iki erkekle PlayStation oynuyordu.

“Drew, nasılsın? Birazcık konuşalım mı?” dedim.

Bana doğru bakıp gülümsedi.

“Geliyorum, hayatım. Son tur,” dedi ve oyununa devam etti.

Koltukta yanına oturup başımı omzuna yasladım. Drew da birkaç saniyeliğine başını çevirip saçlarımdan öptü.

Yaklaşık yarım saat sonra son tur da bitti.

Çok uykum gelmişti ama Drew'la konuşmak istediğim için gözlerimi birkaç kez kırpıştırıp ovaladım. Biraz olsun uykumu açmaya çalıştım.

Drew'un da hâlâ üzerini değiştirmediğini fark ettim.

Yanımdan kalkıp yatağın üzerinde duran gri eşofmanını ve beyaz tişörtünü giydi.

Of... Bu çocuk çok yakışıklıydı.

Tam ayağa kalkacakken Drew beni kucağına aldı ve odadan çıktı.

Koridorda biraz daha ilerledikten sonra salon tarzı bir yere geldik. İçeride koltuklar ve birkaç sehpa vardı. Oldukça şık bir yerdi.

Birlikte koltuğa oturduk.

“Tamam, ne konuşacağız?” diye sordu Drew.

“Tabii... Yarın erkenden kalkıp simülasyon odasına gideceğiz. Marlo için de bir senaryo hazırladım.”

Bir an duraksayıp utangaçça ekledim:

“Hani genelde her gün, her saat beraber olduğumuz için... Bir saatliğine bile senden ayrı kalmaya dayanamadım sanırım.”

Drew bu hâlime burnundan hafifçe gülerek karşılık verdi.

“Öyle mi? Güzelim benim... Beni özlemişsin,” dedi çocukça bir ifadeyle.

Alnımdan öpüp beni kendine doğru çekti.

Esnemekten gözlerimin dolduğunu görünce uykumun geldiğini anladı.

“Uyku bastı seni, belli ki. Gel, seni odana götürelim. Sonra da uyuyalım artık. Sabah erken kalkmamız gerekiyor, senin de dediğin gibi.”

Kafamı hafifçe salladım.

Ayağa kalkacakken Drew yine beni kucağına aldı ve odama doğru götürmeye başladı.

Kapıyı yavaşça açıp içeri girdi. Diğer kızlar çoktan uyumuşlardı.

Drew beni yatağa yatırıp üzerimi örttü.

“İyi uykular, güzelim,” dedi.

Burnuma küçük bir öpücük kondurdu, ardından ışığı kapatıp odadan çıktı.

Bugün yaşananlar çok garipti.

Aklımda bir sürü soru vardı.

Marlo'da neler olacaktı?

Clara neden oranın çok tehlikeli olduğunu söylemişti?

“İki kişi dayanamazsınız,” demişti.

Gerçekten o kadar tehlikeli miydi?

Oradaki yaratıklar ne tür canavarlardı acaba?

Bunları düşünerek gözlerimi kapattım.

Kısa süre sonra düşüncelerimin arasında derin bir uykuya daldım.

☆*:.。. 𝙈𝘼𝙔𝘼 .。.:*☆

Evettt uzun bir aradan sonra yeni bölüm geldi umarım beğenmişsinizdirr. Tekrardan es aktifliğime dönmeyi planlıyorum bacak okul açılacak bi kaç hafta sonra neler olur bilmiyorum bu bölüm tam 1422 kelime oldu biraz kısa oldu ama yeni bölüm daha hızlı gelecekk destek olursanız çok mutlu olurum şimdiden çok teşekkür ederimmm🩷🩷🪄🪄🪄🫶🫶

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18