6. Bölüm: Maya'nın Hastalığı

Vaveyla Yazarı: Defne Özkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 6. Bölüm: Maya'nın Hastalığı

!!!𝗕𝗨 𝗞𝗜𝗧𝗔𝗣 𝗧𝗔𝗠𝗔𝗠𝗘𝗡 𝗞𝗨𝗥𝗚𝗨𝗗𝗔𝗡 𝗜𝗕𝗔𝗥𝗘𝗧𝗧𝗜𝗥 𝗚𝗘𝗥𝗖𝗘𝗞𝗟𝗜𝗞𝗟𝗘 𝗛𝗜𝗖𝗕𝗜𝗥 𝗔𝗟𝗔𝗞𝗔𝗦𝗜 𝗬𝗢𝗞𝗧𝗨𝗥!!!

☆*:.。. 𝙈𝘼𝙔𝘼 .。.:*☆

𝙈𝙖𝙮𝙖
Sabah erkenden uyanıp çalışmaya başladım. Nedenini tam olarak bilmiyordum ama abim sürekli fazla çalışmam gerektiğini söylüyordu. Bunu düşününce kendi kendime gülümsedim. Aslında bilerek ve isteyerek çalışıyordum.
İşim bittiğinde saat 06.37 olmuştu. Tam o sırada kapım hafifçe tıklanıp açıldı. İçeri Drew girdi. Gözleri hâlâ uykuluydu.
“Efendim Drew, bir şey mi oldu?” diye sordum.
Drew elindeki yastıkla gelip yatağıma uzandı.
“Birlikte uyuyalım. Uyuyamıyorum,” dedi.
“Ben önce duş alacağım. Sonra yanıma gelirsin,” dedim.
“Tamam,” diye karşılık verdi.
Drew banyoya girdikten kısa bir süre sonra garip bir ıslaklık hissettim. Tuvalete gittiğimde iç çamaşırımda kan olduğunu fark ettim. Regl olmuştum. Ancak ilk kez yaşadığım için yanımda ne ped vardı ne de başka bir şey.
Biraz utanarak Drew’ya seslendim.
“Drew, Olivia’nın yanına gidebilir misin?”
“Neden?” diye sordu.
“Regl olmuşum. Benim için ped isteyebilir misin? Banyodan çıkamıyorum.”
Sesim istemsizce kısılmıştı.
“Tamam, hemen geliyorum,” dedi ve odadan çıktı.
Yaklaşık beş dakika sonra banyonun kapısı tıklandı.
“Elindekileri kapının önüne bırak, ben alırım Drew.”
“Tamamdır,” dedi.
Bir süre sonra ayak sesleri uzaklaştı. Kapıyı açıp bırakılan pedleri aldım. İşimi hallettikten sonra sıcak bir duş aldım. Karnım oldukça ağrıyordu.
Banyodan çıktığımda karnımı tutarak üzerimi giyinmeye başladım. Hazır olduğum sırada Drew yanıma geldi.
“İyi misin?” diye sordu.
Elini nazikçe karnıma koyup hafifçe masaj yapmaya başladı. Sıcaklık ve yorgunluk bir araya gelince göz kapaklarım ağırlaştı.
Uykuya dalmak üzere olduğumu fark eden Drew beni dikkatlice yatağa götürdü. Yanıma oturup rahat etmemi sağladı. Ben de kısa süre içinde kendimi güvende hissederek derin bir uykuya daldım.

𝘿𝙧𝙚𝙬
Maya banyodan çıktığında bir eli hâlâ karnındaydı. Yüzündeki ifadeden ağrısının arttığını anlayabiliyordum. Hemen yanına gidip karnını nazikçe okşadım.

"Çok mu ağrıyor?" diye sordum.

Maya sadece başını sallayabildi.

Onu kucağıma alıp yatağa oturdum. Ben sırtımı yaslarken o da kucağıma uzandı. Kollarımı etrafına sarıp üzerimizi örttüm. Islak saçlarından gelen hoş koku burnuma ulaştığında istemsizce saçlarına küçük bir öpücük kondurdum.

Maya'dan gerçekten hoşlanıyordum.

Aramızda üç yaş vardı ve o hâlâ hiçbir şeyin farkında değildi. Bazen ona her şeyi anlatmak istiyordum. Ancak Veli Mavi her seferinde beni durduruyor, zamanı geldiğinde öğreneceğini söylüyordu.

Bu düşünceler zihnimde dolaşırken göz kapaklarım ağırlaşmaya başladı. Maya hafifçe kıpırdanıp başını boynuma gömdüğünde ona biraz daha sıkı sarıldım. Kısa süre sonra ikimiz de uykuya daldık.

Gözlerimi açtığımda öğlen olmuştu. Maya hâlâ yanımda, huzurla uyuyordu. Yüzüne bakınca onu uyandırmaya kıyamadım. Fakat artık çalışmaya başlamamız gerekiyordu.

Saçlarını hafifçe okşadım.

"Hadi güzelim, uyan bakalım."

Maya gözlerini aralayıp bana baktı.

"Beş dakika daha..." diye mırıldandı ve bana biraz daha sokuldu.

"Olmaz Maya, hadi kalk."

İsteksizce doğruldu. Ancak ayağa kalkar kalkmaz yüzü acıyla buruştu.

"Sakin ol," dedim. "Maratona çıkmıyorsun. Sadece çalışmaya gideceğiz."

Maya birden karnını tutup yere çömeldi.

Hemen yanına diz çöktüm.

"Çok acıyor..." dedi.

Gözleri dolmuştu.

Onu tekrar kucağıma aldım.

"Geçecek güzelim," dedim sakin bir sesle. "Birazdan geçecek."

Kapıyı açıp odadan çıktım ve alt kata indim. Mutfağa girerek dolaptan bir ağrı kesici aldım.

Ağabeyim bizi görünce şaşkınlıkla baktı. Maya ise ağrının etkisiyle omzuma yaslanmış, hıçkırarak ağlıyordu.

Abim endişeyle kaşlarını çattı.

"Ne oldu?"

"İlk regl dönemi," dedim.

Yüzündeki panik biraz azaldı ama endişesi tamamen kaybolmadı.

Bir bardak su alıp oturma odasına geçtim. Maya'yı dikkatlice koltuğa oturttum. Ardından ağrı kesiciyi verip suyla içmesine yardımcı oldum.

İlacını içtikten sonra tekrar yanına oturdum ve geçmesini beklerken sessizce elini tuttum.

𝙈𝙖𝙮𝙖
Ağrı kesiciyi içtikten bir süre sonra karnımdaki sancı biraz hafiflemeye başladı. Tam o sırada aşağıdan gelen sesleri duydum. Başımı kaldırdığımda abim, Olivia ve Stew'un oturma odasına girdiklerini gördüm.

Abim hemen yanıma yaklaştı.

"Maya, iyi misin güzelim?" diye sordu endişeli bir sesle.

Ben cevap vermeden önce Drew durumu çoktan açıklamıştı.

Abim anlayışla başını salladı.

"Tamam, anladım."

Sonra Stew ve Olivia'ya dönüp birkaç şey konuştular. Ardından tekrar bize baktı.

"Biz biraz dışarı çıkacağız. Bir şeye ihtiyacınız olursa hemen arayın, tamam mı?"

"Tamam abi," dedim.

Onlar evden ayrıldıktan sonra ev yeniden sessizliğe gömüldü.

Drew yanıma gelip koltuğa oturdu. Ben de başımı onun kucağına bıraktım.

"Bu ağrı ne zaman geçecek?" diye sordum yorgun bir sesle.

"Reglinin ne kadar süreceğine bağlı güzelim," dedi saçlarımı okşayarak. "Genelde dört beş günle bir hafta arasında sürüyor."

Şaşkınlıkla gözlerimi açtım.

"Of... O kadar uzun mu?"

Drew hafifçe güldü.

Ben tekrar gözlerimi kapattım. Parmaklarının saçlarımın arasında dolaştığını hissediyordum. Bir yandan da alçak sesle bir ninni mırıldanıyordu.

Tıpkı küçükken abimin bana yaptığı gibi...

Kendimi huzurlu hissediyordum.

Göz kapaklarım ağırlaşmaya başladı. Etrafımdaki sesler giderek uzaklaşıyordu.

Tam uykuya dalmadan önce Drew'un fısıltısını duydum.

"Seni seviyorum, güzelim."

Kalbim bir an hızla çarptı.

Ama bunu gerçekten duyup duymadığımdan emin değildim. Belki de uykuya dalarken hayal görüyordum.

Bunu düşünmeye fırsat bulamadan uyku beni içine çekti.

Aradan geçen sürede karnımdaki ağrılar yüzünden birkaç kez yarı uyanık hâle geldim. Her seferinde Drew'un elini karnımda hissediyordum. Ağrımı hafifletmek ister gibi nazikçe karnımı ovalıyordu.

Saçlarımı okşayan parmaklarını hissettikçe yeniden uykuya dalıyor, daha rahat hissediyordum.

Bir süre sonra beni dikkatlice kaldırdığını hissettim.

"Nereye gidiyorsun?" diye mırıldandım gözlerimi bile açmadan.

"Beni bırakırsan tuvalete gideceğim," dedi gülerek.

Bir anda utanıp doğruldum.

"Sen git, ben de üzerimi değiştireceğim."

Drew başını sallayıp banyoya yöneldi.

Ben de odama çıktım.

Rahat bir tayt şort ve sporcu atleti giydim. Üzerine ise abimin beyaz tişörtlerinden birini geçirdim. Bana oldukça büyük geliyordu ama nedense hoşuma gidiyordu.

Sonra spor çantamı hazırladım. İçine yedek kıyafetlerimi ve ağzına kadar dolu olan suluğumu yerleştirdim.

Saçlarımı yukarıdan toplayıp at kuyruğu yaptım. Son zamanlarda inanılmaz uzamışlardı. Uzun saçları seviyordum ama bazen uğraştırıcı olabiliyorlardı.

Bu yüzden saçlarımı örmeye başladım. Sonunda örgüyü bitirip ucunu lastik tokayla bağladım.

Tam o sırada aklıma Drew'un sözleri geldi.

"Seni seviyorum."

Gerçekten söylemiş miydi?

Yoksa ben uyku sersemi hayal mi görmüştüm?

Aynadaki yansımama baktım.

Bu düşünce kalbimi garip bir heyecanla dolduruyordu.

Başımı iki yana sallayıp düşüncelerimi dağıttım.

Hazırdım.

Banyoya gidip işlerimi hallettikten sonra çantamı omzuma taktım ve aşağı indim.

Mutfağa geçip iki kişilik kahvaltı hazırladım. Tavaya yumurtaları kırıp pişirdim ve tabaklara yerleştirdim.

Kendime süt, Drew'a ise vişne suyu doldurdum.

"Drew, hadi gel!" diye seslendim.

Bir süre sonra mutfağa geldi.

Tam masaya oturacakken saçlarımı kenara çekip enseme hafifçe vurdu.

"Ah! Çok kötüsün sen!" dedim.

Gülerek karşıma oturdu.

Kahvaltımızı birlikte yaptık.

İşim bitince tabağımı yıkayıp bulaşık makinesine yerleştirdim. Ardından dişlerimi fırçalayıp yüzüme güneş kremi sürdüm.

Mutfağa geri döndüğümde Drew hâlâ yemek yiyordu.

"Geliyor musun?" diye sordum.

Başını kaldırmadan iki yana salladı.

"Tamam, ben çıkıyorum."

Yanına gidip yanağına küçük bir öpücük kondurdum.

Sonra çantamı alıp evden çıktım.

Bisikletime binerek antrenman salonuna doğru yola koyuldum.

Yol boyunca insanlar oldukça fazlaydı. Bu yüzden dikkatli sürüyordum.

Tam ilerlerken kaldırımın kenarında üç yavru kedi gördüm.

Hemen durdum.

Bisikletimi kilitleyip yanlarına gittim.

Çok küçüktüler.

Etrafıma baktım ama annelerini göremedim.

Onları o hâlde bırakamazdım.

Kedileri dikkatlice kucağıma aldım. Oldukça bitkin görünüyorlardı.

Telefonumdan en yakın veterineri bulup oraya doğru sürdüm.

Veterinere vardığımda içeri girdim.

Görevli kadın gülümseyerek yanıma geldi.

"Merhaba. Kedilerin sorunu nedir?"

"Tam olarak bilmiyorum. Yolda buldum. Anneleri de yoktu."

Kadın yavruları dikkatlice aldı.

"Onları getirerek doğru olanı yapmışsınız. Önce muayene edelim, sonra size bilgi veririz."

Başımı sallayıp bekleme alanındaki puflardan birine oturdum.

Bu sırada abime mesaj atıp durumu anlattım.

Bir süre sonra veteriner tekrar yanıma geldi.

"Durumları iyi görünüyor ancak bir süre gözlem altında kalmaları gerekiyor."

"Ücreti ne kadar?" diye sordum.

"Beş yüz lira."

Neyse ki yanımda yeterli para vardı.

Ödemeyi yaptıktan sonra tekrar bisikletime binip antrenmana gittim.

Salona vardığımda Jeneffer çoktan gelmişti.

"Hey Jenn!" diye seslendim.

Ona genelde hep "Jenn" Derdim. Beni görünce hemen yanıma geldi.

"Neredesin sen kızım?"

"Boş ver onu. Sana anlatmam gereken daha önemli bir şey var."

Merakla kaşlarını kaldırdı.

"Drew beni seviyormuş galiba."

Jenn kahkahayı patlattı.

"Galiba mı? Bu zaten belliydi."

"Dalga geçme."

"Maya, çocuk sana yıllardır bakıyor."

Utançla gözlerimi devirdim.

"Yine de bana imkânsız geliyor."

"Saçmalama. Hoşlandığın kişinin senden hoşlanması imkânsız değil."

Gülerek başımı salladım.

"Neyse. Hadi çalışalım."

Antrenman başladı.

Bir süre sonra Jenn'i yere düşürmeyi başardım.

Elimi uzattım.

"İyi misin?"

"Arkadaşın diye hafif vurma bana," dedi gülerek.

"Bir dahaki sefere daha dikkatli olurum."

"Hayır, tam tersine. Elinden geleni yap."

İkimiz de gülmeye başladık.

Tam yeniden başlayacakken telefonum çaldı.

Ekranda Olivia'nın adı yazıyordu.

"Efendim kuzen?"

"Maya, neredesin? Saat çok oldu. Eve gel artık."

Şaşkınlıkla saate baktım.

22.01.

Zamanın nasıl geçtiğini fark etmemiştik.

"Özür dilerim. Yarım saate evde olurum."

Telefonu kapattığımda Jenn bana baktı.

"Gitmen gerekiyor galiba."

"Evet. Saat çok olmuş."

"O zaman önce duş alalım."

Haklıydı.

Soyunma odasına gidip hızlıca duş aldım. Tam hazırlanırken regl olduğumu hatırladım.

Yanımda yedek ped yoktu.

"Jenn!" diye seslendim telaşla.

"Yanında ped var mı?"

"Var. Bir tane vereyim mi?"

"Lütfen."

Kısa süre sonra pedi getirdi.

Üzerimi giyinip saçlarımı kuruttuktan sonra birlikte dışarı çıktık.

Hava tamamen kararmıştı.

"Bisikletle geldin değil mi?" diye sordu.

"Tabii."

"İyi. Bu kadar yorgunken yürümeye kalkma."

Bisikletlerimizi alıp eve doğru sürmeye başladık.

Zaten aynı yöne gidiyorduk.

Çünkü Jeneffer ile yıllardır komşuyduk.

Sonunda Jeneffer ile vedalaşıp evlerimize dağıldık. Eve girer girmez abim yanıma gelip sıkıca sarıldı.

"Neredeydin sen? Ne kadar endişelendik haberin var mı? Seni meraktan çatladık," dedi.

Suçlu bir ifadeyle ona sarıldım.

"Özür dilerim abi, zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim," dedim.

Biraz daha konuştuktan sonra odama çıkıp pijamalarımı giydim. Ardından mutfağa inerek kendime yemek hazırladım. Masaya oturup sessizce yemeye başladım.

Tam o sırada üst kattan garip sesler gelmeye başladı. Kaşığımı tabağa bırakıp merakla abime baktım. Onun da yüzü hafifçe kızarmıştı.

"Abi, neler oluyor? Bu sesler ne?" diye sordum.

Abim boğazını temizledi, bakışlarını kaçırdı ve biraz utanmış bir şekilde konuştu.

"Şey... abiciğim, evli insanların bazen kendilerine ait özel anları olur."

Ne demek istediğini anlamam birkaç saniyemi aldı. Sonra söylediklerinin anlamı kafama dank edince yüzüm bir anda kızardı. Hızla bakışlarımı tabağıma çevirdim. Utançtan ne diyeceğimi bilemeyince sessizce yemeğimi yemeye devam ettim. Üst kattan gelen sesleri duymamaya çalışsam da bu pek mümkün olmuyordu.

☆*:.。. 𝙈𝘼𝙔𝘼 .。.:*☆

Bu bölüm de bu kadardı tam 1546 kelime oldu umarım beğenmişsinizdir yorumlarınızı bekliyorum 💗💗🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 4beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18