13. bölüm · 𝓣𝓪𝓴𝓲𝓷𝓽𝓲

Düşüş

Nediret Nediret

bölüm 11 — düşüş
noah’ın eli hâlâ luana’nın bileğindeydi.
gerilim havayı kesiyordu.
ve tam o an—
luana’nın ayağı kaydı.
ani.
kontrolsüz.
“ah—”
dengesi bozuldu.
ve sertçe yere düştü.
dizi yere çarptı.
kısa ama keskin bir acı yayıldı.
pantolonu yırtıldı.
kan yavaşça süzülmeye başladı.
noah hiç düşünmeden eğildi.
hızlı.
refleks gibi.
gözleri direkt ona kilitlendi.
“yavrum napıyosun…” dedi.
ilk defa.
o kelime ağzından bu kadar doğal çıktı.
luana bir an dondu.
acıdan çok…
o hitap yüzünden.
“iyiyim…” dedi ama sesi zayıftı.
noah kaşlarını çattı.
“yalan söyleme.”
elini dizine yaklaştırdı.
kanı görünce yüzü sertleşti.
ama bu sefer öfke değil…
başka bir şey vardı.
“yürüyemezsin,” dedi net.
luana hemen karşı çıktı:
“yürürüm—”
ayağını oynattı.
ve acı direkt vurdu.
yüzü istemsiz gerildi.
noah bunu görünce hafifçe iç çekti.
“inat etme yavrum,” dedi daha düşük bir sesle.
bir an bile sormadı.
bir anda—
onu kucağına aldı.
kolayca.
sanki hiç ağırlığı yokmuş gibi.
luana refleksle omzuna tutundu.
“beni bırak—”
“sus,” dedi.
ama sert değildi bu sefer.
daha… kontrol eden bir ton.
sokağın köşesinde motor vardı.
siyah.
sessiz.
noah onu direkt motora götürdü.
önce kendisi oturdu.
sonra luana’yı önüne çekti.
elleriyle belinden tuttu.
kaçamayacağı şekilde.
“sıkı tutun,” dedi kulağına yakın.
nefesi ensesine değdi.
luana’nın kalbi hızlandı.
ama bu sefer korkudan değildi.
motor çalıştı.
geceyi yaran bir sesle.
ve bir anda—
hareket ettiler.
rüzgar saçlarını savurdu.
şehir ışıkları hızla kaydı.
ama luana’nın aklında tek bir şey vardı:
noah’ın sesi.
“yavrum…”
noah hafifçe eğildi.
“bir daha düşersen…” dedi alçak bir sesle,
“seni hiç indirmem.”
luana dudaklarını hafifçe ısırdı.
“zaten inmeyi planlamıyorum.”
kısa bir sessizlik.
sonra—
noah çok hafif güldü.
tehlikeli.
ama bu sefer…
biraz da gerçekti.