13. bölüm · Zootopia-Yeni bir macera

13. Bölüm: Şehir Konuşur

Nova Takasugi

Zootropolis’te haberler hızlı yayılırdı.
Ama söylentiler… daha hızlı.
Nick ve Judy karakoldan çıktıklarında ilk fark edilen şey sessizlik değildi.
Bakışlardı.
Bir zebra başını çevirdi.
Bir su aygırı adımını yavaşlattı.
Bir tilki, Nick’le göz göze gelmemek için vitrine baktı.
Judy bunu fark ettiğinde dişlerini sıktı.
“Başladı,” dedi.
Nick omuz silkti.
“Şehir dedikodu yapmayı sever. Ucuz eğlence.”
Ama sesi… eskisi kadar rahat değildi.
Bir sokak köşesinde durdular.
Gazete manşeti dev ekranda dönüyordu:
“ZPD’DEN ASKIYA ALINAN MEMUR: NICK WILDE SORUŞTURMA ALTINDA”
Alt başlık daha kirliydi:
“Karanlık geçmiş yeniden gündemde.”
Judy ekrana baktı.
“Bu yalan.”
Nick başını salladı.
“Yarım gerçek. En sevilen tür.”
Bir satıcı Nick’i tanıdı.
“Hey,” dedi tereddütle.
“Sen o tilki misin?”
Nick kibarca gülümsedi.
“Hangisi?”
Satıcı yutkundu.
“Gazetelerdeki.”
Bir anlık sessizlik.
Judy araya girdi:
“O masum—”
Nick elini kaldırdı.
“Sorun değil.”
Satıcı başını salladı.
“Ben… karışmam.”
Ve tezgâhını kapattı.
Judy’nin kalbi sıkıştı.
“Bu adil değil.”
Nick yürümeye devam etti.
“Adil olmak zorunda değil. Sadece yaygın.”
ZPD önünde küçük bir grup toplanmıştı.
“Yırtıcılara güven olmaz!” diye bağırdı biri.
“Bir suçlu daha!”
Nick durdu.
Judy kolunu tuttu.
“Nick—”
Nick kalabalığa baktı.
Gözleri sertleşmedi.
Sadece… yorgundu.
“Biliyor musun,” dedi alçak sesle,
“çocukken de böyle bakarlardı.”
Judy’nin boğazı düğümlendi.
“Ve ben o zaman kaçtım,” diye devam etti Nick.
“Bu sefer—”
“—kaçmayacaksın,” dedi Judy net bir şekilde.
Nick ona baktı.
Gülümsedi.
“Hayır,” dedi.
“Bu sefer yanımda biri var.”
Akşam olduğunda haberler sertleşti.
Bir programda Nick’in eski görüntüleri döndü.
Kesilmiş. Bağlamından koparılmış.
Bir yorumcu konuşuyordu:
“Böyle biri ZPD’de nasıl görev aldı, anlamak zor.”
Judy televizyonu kapattı.
“Bunu yapamazlar.”
Nick koltuğa yaslandı.
“Yapıyorlar.”
Sonra başını Judy’ye çevirdi.
“Hazır mısın?” diye sordu.
“Neye?”
“Şehir bize sırtını döndüğünde,” dedi Nick,
“birbirimize tutunmaya.”
Judy cevap vermedi.
Sadece elini Nick’in elinin üzerine koydu.
Bu, bir sözleşme değildi.
Ama daha güçlüydü.
Gece yarısı Rowan bir binanın tepesindeydi.
Aşağıda protestolar vardı.
Işıklar. Bağırışlar. Korku.
“Klasik,” dedi kendi kendine.
“Şehir önce yalnızlaştırır.”
Sonra gözlerini kıstı.
“Sonra avlar.”
Ve Zootropolis o gece şunu yaptı:
Nick Wilde’ı hikâyenin kötü adamı ilan etti.
Ama hikâyeler…
her zaman doğruyu anlatmazdı.