12. bölüm · Zootopia-Yeni bir macera

12. Bölüm: Resmî Hamle

Nova Takasugi

Zootropolis Konseyi sabah toplantılarını severdi.
Çünkü sabahlar, kararların daha “temiz” göründüğü zamandı.
Nick Wilde için çıkarılan karar da öyle sunuldu.
Temiz.
Soğuk.
Ve ölümcül.
Judy, telefonu kapattığında bir an konuşamadı.
“Ne oldu?” diye sordu Nick.
Judy’nin sesi düzdü ama gözleri sertti.
“Konsey… seni çağırıyor.”
Nick kısa bir kahkaha attı.
“Ne kadar nazik.”
“Bu bir çağrı değil,” dedi Judy.
“Bu bir emir.”
Toplantı salonu genişti.
Yuvarlak masa, yüksek tavan, duvarlarda Zootropolis’in “eşitlik” sloganları.
Nick içeri girdiğinde herkes bakıyordu.
Tilkiler bakıldığını hissederdi.
Konsey Başkanı söze girdi:
“Nick Wilde,” dedi.
“Yetki aşımı, veri hırsızlığı, kamu düzenini bozma…”
Nick araya girdi.
“Ve muhtemelen çok yakışıklı olmak?”
Kimse gülmedi.
Judy dişlerini sıktı.
Başkan devam etti:
“Bu nedenle, Konsey kararıyla…”
“ZPD ile olan tüm bağların askıya alınmıştır.”
Nick’in kulağına tek kelime çarptı:
Askıya.
Bu, resmî dildi.
Ama anlamı şuydu: Artık seni koruyan yok.
“Bu hukuksuz,” dedi Judy.
“Delil olmadan—”
“Delil var,” dedi başka bir üye.
Ekran açıldı.
Nick’in çocukluk kasabasından görüntüler.
Yarım bilgiler.
Çarpıtılmış kayıtlar.
Rowan’ın dosyasından koparılmış parçalar.
Nick anladı.
“Beni,” dedi yavaşça,
“onun yerine koyuyorsunuz.”
Başkan başını salladı.
“Şehir bir suçlu istiyor.”
Judy masaya vurdu.
“Bu adil değil!”
Başkan soğuktu.
“Adalet… bazen düzen için eğilir.”
Nick Judy’ye baktı.
Gülümsedi.
Bu kez yorgun bir gülümsemeydi.
“Judy,” dedi,
“sorun değil.”
Ona doğru eğildi.
“Ben buna hazırım.”
Judy fısıldadı:
“Hayır değilsin.”
Nick gözlerini ondan ayırmadı.
“Ama sen varsın.”
Karar açıklandı:
Nick Wilde, resmî soruşturma altında.
Hareketleri izlenecek.
Yetkileri yok.
Koruması yok.
Bir kelime daha eklendi, sessizce:
Gerekirse tutuklama.
Salondan çıktıklarında Judy’nin elleri titriyordu.
“Rowan haklıydı,” dedi.
“Bunu senin üzerinden yapıyorlar.”
Nick derin bir nefes aldı.
“Evet.”
Sonra durdu.
Ciddiydi.
“Judy,” dedi,
“şunu bilmeni istiyorum.”
Ona baktı.
“Bu biterse… eğer hayatta kalırsak…”
Judy’nin kalbi sıkıştı.
“…ben bu şehirde kalmam,” dedi Nick.
“Ve seni de bırakmam.”
Judy gözlerini kaçırdı.
“Bu bir kaçış değil mi?”
Nick başını salladı.
“Hayır.”
Bir adım yaklaştı.
“Bu bir gelecek.”
Uzakta Rowan Konsey binasına baktı.
Karar verilmişti.
“Onu seçtiler,” dedi kendi kendine.
“Demek ki ben de…”
Gözleri karardı.
“…artık yumuşak oynamayacağım.”
Ve şehir, farkında olmadan şunu yaptı:
Yanlış kişiyi köşeye sıkıştırdı.