1. bölüm · Zootopia-Yeni bir macera
1. Bölüm – Maskelerin Ardında
Zootropolis geceleri daha dürüst olurdu.
Gündüz herkes kurallara inanırdı. Gece olunca… kurallar sadece birer öneriye dönüşürdü.
Judy Hopps bunu biliyordu.
O yüzden Amir Bogo’nun kapısını kapattıktan sonra durmadı.
— “Bunu yapmamalıyız,” dedi Nick Wilde, elleri cebinde, sesi her zamanki kadar rahattı.
Bir saniye durdu.
— “Yani… resmî olarak yapmamalıyız.”
Judy ona yan gözle baktı.
— “Tehlikeli bir suçlu şehirde serbest dolaşıyor.”
— “Ve Amir Bogo bunu rapor yazmaya tercih ediyor,” dedi Nick omuz silkerek. “Adama saygım sonsuz.”
Judy durdu. Nick de durdu. Göz göze geldiler.
— “Gidiyoruz,” dedi Judy net bir sesle.
Nick’in ağzının kenarı yukarı kıvrıldı.
— “Zaten smokinim hazır.”
Balo, Sahra Meydanı’ndaki eski bir opera binasındaydı.
Işıklar altın tonundaydı. Müzik ağırdı. Davetliler… fazlasıyla şıktı.
Ve hepsi şüpheliydi.
Judy, beyaz ve gümüş tonlarında sade ama zarif bir elbise giymişti. Kulaklarını geriye yatırmıştı; maske onu gizliyordu ama duruşu hâlâ dikkat çekiciydi.
Nick ise…
Nick tam bir baş belasıydı.
Siyah bir frak, gevşek bir duruş, yüzünde “buraya ait değilim ama buradayım” ifadesi.
— “Beni böyle gören Amir Bogo kalp krizi geçirir,” diye fısıldadı Nick.
— “Sessiz ol,” dedi Judy. “Hedef içeride.”
Nick etrafa baktı.
— “Herkes hedef olabilir.”
Müzik yükseldi. Davetliler dans etmeye başladı.
Judy farkında olmadan durdu.
Nick elini uzattı.
— “Rol yapmamız gerekiyor, Havuç.”
Judy bir an tereddüt etti.
Sonra elini verdi.
Dans… beklediğinden daha doğaldı.
Nick’in eli belinde, mesafeyi doğru ayarlamıştı. Ne fazla yakın, ne uzak. Ama ses tonu kulağına geldiğinde kalbi hızlandı.
— “Biliyor musun,” dedi Nick alaycı ama yumuşak bir sesle, “tehlikeli suçluların olduğu yerlerde seni izlemek garip bir şekilde rahatlatıcı.”
— “Bu bir iltifat mı?”
— “Kesinlikle.”
Göz göze geldiler. Maskelerin ardında bile tanıyorlardı birbirlerini.
O an Judy fark etti:
Bu sadece bir görev değildi.
Balkonda, karanlık bir figür onları izliyordu.
Suçlu.
Aradıkları isim.
Nick’in kulağı kıpırdadı. Judy’nin bakışı sertleşti.
— “Gördün mü?” diye fısıldadı Judy.
— “Gördüm,” dedi Nick. “Ve evet, bize bakıyor.”
Müzik bitti. Alkışlar yükseldi.
Ve tam o anda, Judy’nin kulağındaki iletişim cihazı cızırdadı.
— “Hopps. Wilde. Neredesiniz?”
Amir Bogo’nun sesi.
Nick gözlerini devirdi.
— “Ah, işte romantizmi bozan an.”
Judy kararlıydı.
— “Amirim—”
Nick araya girdi.
— “—şu an çok meşgulüz. Hayati bir görev.”
— “İZNİM OLMADAN—”
Judy Nick’e baktı.
Ve ilk kez, onun tarafında durarak konuştu.
— “Amirim, bu suçluyu kaçırırsak bedelini şehir öder. Sorumluluk bize ait.”
Kısa bir sessizlik oldu.
Nick gülümsedi.
Bu gülümseme, Judy’ye yönelikti.
— “Bak sen,” dedi alçak sesle. “Beni savunuyorsun.”
— “Yanlış olsaydın, savunmazdım.”
— “En güzel savunma bu.”
Balkondaki figür kayboldu.
Nick’in bakışı sertleşti.
— “Dans bitti,” dedi. “Şimdi oyun başlıyor.”
Judy başını salladı.
Ve Zootropolis, o gece bir kez daha şunu öğrendi:
Kurallar bazen çiğnenir.
Ama doğru kişiler tarafından.
