4. bölüm / 25
ZİNCİRLERİN GÖLGESİNDEBÖLÜM IV — KIPIRTI
Bölümler 25Şu an: BÖLÜM IV — KIPIRTI
- 1 BÖLÜM I — SESSİZLİK483 kelime
- 2 BÖLÜM II — AĞIRLIK498 kelime
- 3 BÖLÜM III — ÇATLAMA557 kelime
- 4 BÖLÜM IV — KIPIRTI535 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 BÖLÜM V — YAKLAŞMA439 kelime
- 6 BÖLÜM VI — KIRILMA472 kelime
- 7 BÖLÜM VII — GÖLGE519 kelime
- 8 BÖLÜM VIII — DARALMA452 kelime
- 9 BÖLÜM IX — EŞİK427 kelime
- 10 BÖLÜM X — YAKINLIK439 kelime
- 11 BÖLÜM XI — TEMAS388 kelime
- 12 BÖLÜM XII — SÖZ602 kelime
- 13 BÖLÜM XIII — İLK ADIM517 kelime
- 14 BÖLÜM XIV — DENGE475 kelime
- 15 BÖLÜM XV — İNCE ÇİZGİ500 kelime
- 16 BÖLÜM XVI — KIRILGANLIK455 kelime
- 17 BÖLÜM XVII — AÇILMA478 kelime
- 18 BÖLÜM XVIII — AĞIRLIK508 kelime
- 19 BÖLÜM XIX — ÇATLAK465 kelime
- 20 BÖLÜM XX — BAŞLANGIÇ455 kelime
- 21 BÖLÜM XXI — KIVILCIM454 kelime
- 22 BÖLÜM XXII — SES442 kelime
- 23 BÖLÜM XXIII — KARŞILIK440 kelime
- 24 BÖLÜM XXIV — SON409 kelime
- 25 📖 BU KİTAP NE ANLATMAK İSTİYOR?201 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fabrikanın kapısından içeri girdiğinde, İlya Petrov aynı gürültünün içine adım attı. Ses değişmemişti. Çarklar aynı ritimde dönüyor, iplikler aynı gerilimle uzanıyordu. Ama bu kez, o sesin içinde başka bir şey de vardı.
Rahatsızlık.
Nereden geldiğini bilmiyordu. Ama artık kaçamıyordu.
Tezgâhının başına geçti. Ellerini makineye koydu. Bir süre çalıştı. Hareketleri hâlâ düzgündü. Ama içindeki denge… aynı değildi.
Yanındaki tezgâhta Misha vardı. Her zamanki gibi başı eğik, sessiz, işine gömülmüş. Bir iplik koptuğunda hemen eğiliyor, düzeltiyor, hiçbir şeyi geciktirmiyordu.
İlya bir süre onu izledi.
Sonra, istemeden düşündü:
“Bu kadar mı?”
Bu düşünce, kendi içinde yankılandı. Küçük bir şeydi ama geri çekilmedi.
Misha başını kaldırmadan konuştu:
“Bugün çok dalgındın dün.”
İlya cevap vermedi hemen. Gözlerini makineden ayırmadı.
“Fark etmedim,” dedi sonunda.
Misha hafifçe güldü. Bu gülüş kısa sürdü.
“İnsan kendi halini en son fark eder zaten.”
Bu cümle, İlya’nın içine oturdu. Cevap vermedi. Ama bu kez susmak, alışkanlıktan değildi.
Düşünüyordu.
Bir süre sonra, makine aniden sert bir ses çıkardı. İpliklerden biri gerilmiş, kopmaya yakın bir hâl almıştı. İlya refleksle uzandı ama geç kaldı. İplik koptu.
Ses küçük değildi.
Ustabaşı hemen döndü.
“Ne yapıyorsun sen?” diye bağırdı.
İlya başını kaldırdı. Göz göze geldiler.
Bu an, kısa sürdü. Ama alışılmış değildi.
“Dikkat et,” dedi ustabaşı daha sert bir tonla. “Burada hata yok.”
İlya başını eğdi.
Ama içinde bir şey…
ilk kez itiraz etti.
Sessizce.
Çalışmaya devam etti. Ama artık hareketleri sadece işi yapmak için değildi. Sanki her yaptığı şeyi fark ederek yapıyordu.
Bu, onu yavaşlatıyordu.
Bir ipliği bağlarken, neden bağladığını düşündü.
Bir düğümü sıkarken, neyi tuttuğunu.
Bu düşünceler gereksizdi.
Ama artık engelleyemiyordu.
Öğleye doğru, kısa bir mola verildi. İşçiler tezgâhlarının yanında durdu. Kimisi duvara yaslandı, kimisi çömeldi. Kimse konuşmuyordu.
Misha cebinden küçük bir parça ekmek çıkardı. İkiye böldü. Bir parçasını İlya’ya uzattı.
İlya aldı. Teşekkür etmedi. Misha da beklemedi.
Bir süre sessizce yediler.
Sonra Misha konuştu:
“Düşünme çok.”
İlya ona baktı.
“Ne?”
“Düşünme,” dedi Misha. “İnsanın başına en çok o iş açar.”
İlya bu kez gülümsedi. Ama bu gülümseme alışılmış değildi.
“Hiç düşündün mü?” diye sordu.
Misha cevap vermedi.
Bir süre sonra başını salladı.
“Düşündüm,” dedi. “Sonra bıraktım.”
“Neden?”
Misha ekmeğin son parçasını ağzına attı. Çiğnedi. Yuttu.
Sonra yavaşça konuştu:
“Çünkü bir şey değişmedi.”
Bu cevap, İlya’nın beklediği gibi değildi.
Ama daha ağırdı.
Mola bittiğinde herkes tekrar yerine döndü. Makineler yeniden çalıştı. Ses yükseldi.
Ama bu kez İlya’nın içindeki sessizlik daha derindi.
Günün ilerleyen saatlerinde, fabrikanın diğer ucundan bir tartışma sesi yükseldi. Kısa sürdü. Sonra kesildi. Kimse dönüp bakmadı.
Ama İlya baktı.
Sadece bir an.
Sonra tekrar işine döndü.
Akşam vardiyası bitmeye yakın, yorgunluk çöktü. Ama bu kez farklıydı. Sadece bedeni değil, dikkati de yorulmuştu.
Çünkü artık her şeyi fark ediyordu.
Çıkışta Misha ile yan yana yürüdüler.
Bir süre kimse konuşmadı.
Sonra Misha durdu.
İlya da durdu.
Misha ona baktı. Bu kez doğrudan.
“Bir şey değişti sende,” dedi.
İlya cevap vermedi.
“Ne olduğunu bilmiyorum,” diye devam etti Misha. “Ama dikkat et.”
İlya başını hafifçe yana eğdi.
“Neye?”
Misha bir an sustu.
Sonra kısa bir cevap verdi:
“Kendine.”
Yürümeye devam ettiler.
Ama bu kez, aralarında görünmeyen bir mesafe vardı.
O gece İlya odasına döndüğünde, kapıyı kapatıp arkasına yaslandı.
Gözlerini kapattı.
Derin bir nefes aldı.
İlk kez şunu düşündü:
“Belki de sorun… alışmak.”
Bu düşünce, küçük değildi.
Ve bu kez…
geri gitmedi.
Bölüm etkileşimi
