8. bölüm · Zamansız Karşılaşma

8.Bölüm "Elif"

Erenovela Moore

Elif, üniversitenin geniş ve gürültülü koridorlarında hızlı adımlarla ilerliyordu. Sabahtan beri zihni karmaşıktı, düşünceleri birbirine dolanmış bir yumak gibi çözülmeyi bekliyordu. Bir yandan Meliha teyzesinin Mehmet’le yüzleşmeye hazır olup olmadığını düşünüyordu, bir yandan da kendi hayatındaki düğümlerle uğraşıyordu.

Tam kantine doğru yönelmişti ki, aniden biri yolunu kesti.

“Yine acelen var.”

Elif, başını kaldırdığında karşısında Ege’yi buldu. Onun varlığı, içinde artık yabancılaşmaya başladığı eski bir tanıdıklık hissi uyandırdı. Bir zamanlar kendini yanında huzurlu hissettiği bu adam, şimdi sanki ona uzak bir yabancı gibiydi.

Derin bir nefes aldı. “Evet, çünkü yapmam gereken işler var.”

Ege hafifçe gülümsedi ama bu gülümsemenin altında bir şeyler saklıydı. “Artık eskisi gibi benimle konuşmuyorsun.”

Elif gözlerini devirdi. “Çünkü artık eskisi gibi değiliz.”

Bu cümle havada asılı kaldı. Birkaç saniyelik sessizlik, ikisinin arasında görünmez bir duvar gibi yükseldi. Ege, sanki söylemek istediği bir şey varmış gibi Elif’e baktı ama sonra vazgeçmiş gibi başını salladı.

“Pekâlâ, seni tutmayayım.”

Elif tam yürümeye devam edecekken, arkasından bir ses duydu.

“Elif?”

Ses, hafif ama kararlıydı. Elif duraksadı ve yavaşça arkasına döndü. Karşısında uzun boylu, hafif dalgalı saçları olan, giyimi özenli bir adam duruyordu. Onun gözlerinde bir sıcaklık vardı ama aynı zamanda derin bir ciddiyet de taşıyordu.

“Beni hatırladın mı?” dedi adam, hafifçe gülümseyerek.

Elif birkaç saniye düşündü. Sonra aniden gözleri büyüdü.

“Kerem?”

Kerem... Eski bir tanıdıktı. Lise yıllarında birkaç kez yolları kesişmiş ama hiçbir zaman gerçekten yakın olmamışlardı. O zamanlar sessiz, içine kapanık, kendi dünyasında yaşayan biriydi. Ama şimdi, karşısında bambaşka biri duruyordu. Kendinden emin, olgun ve tamamen değişmiş.

Kerem hafifçe başını eğdi. “Evet, uzun zaman oldu.”

Elif, şaşkınlığını gizleyemedi. “Burada ne yapıyorsun?”

“Yeni geldim. Bölüm değiştirdim, artık sizin fakültedeyim.”

O an, Elif’in içini garip bir his kapladı. Eski bir hikâyenin yeniden yazılmak için ona yaklaştığını hissediyordu. Ama tam o sırada, Ege’nin bakışlarını üzerinde hissetti. Göz ucuyla ona baktığında, yüzündeki belirsiz ama hafif kıskanç ifadeyi fark etti.

Kerem farkında olmadan konuşmaya devam etti. “Seninle bir kahve içmeyi çok isterim. Hem eski günleri konuşuruz.”

Elif birkaç saniye düşündü. Sonra gözleri farkında olmadan tekrar Ege’ye kaydı. Onun yüzündeki gerilimi görmek, içinde tuhaf bir kıvılcımın yanmasına sebep oldu.

Gülümsedi. “Olabilir, neden olmasın?”

Kerem memnuniyetle başını salladı. “Harika. O zaman çıkışta görüşelim.”

Ege’nin yanından geçerken, Elif bir an duraksadı.

Ege, kaşlarını çatmış, hafifçe başını eğmişti.

“Ne oldu?” diye sordu Elif, kaçamak bir ifadeyle.

Ama Ege tek kelime bile etmedi. Çünkü sevgilisi vardı.

Elif, arkasını dönüp yürümeye başladığında, artık geçmişten kaçmak istemediğini fark etti. Ama asıl soru şuydu: Geçmiş, ondan kaçmasına izin verecek miydi?

***

Dersin sonunda, Kerem söz verdiği gibi Elif’i almak için sınıfa geldi.

Elif, gözlerinde sanki güneşi andıran bir ışıltıyla Kerem’in yanına yürürken, Ege bakışlarını bir an bile ondan ayırmadı. İçinde bir şeyler kopuyor, pişmanlıklar zihninde yankılanıyordu. Ama hissettiklerini dile getirmek için artık çok geçti.

Ve o an, bu durumu fark eden biri vardı: Gamze.

Gamze, Ege’nin sevgilisiydi. Ve o, Elif’in hayatına sessiz ama güçlü bir şekilde dahil olmaya hazırlanıyordu.

***

Gamze, kıskançlığın insanı nasıl zehirleyebileceğini iyi biliyordu.

İlk başta sadece bir sezgiydi. Ama sonra, Ege’nin Elif’e nasıl baktığını gördükçe bu sezgi bir şüpheye, sonra da içini kemiren bir saplantıya dönüştü.

Bir şeyler oluyordu. Ege ve Elif arasında bir şeyler vardı.

Bunu kesin olarak bilmesi gerekiyordu. Ama Ege’ye doğrudan soramazdı. Çünkü Ege, dürüst olmayı tercih etmeyen biriydi.

O yüzden başka bir yol seçti. Elif’in arkadaşı Neda’ya gidecekti.

Neda, partilere ve sosyal ortamlara bayılan biriydi. Onu bir parti bahanesiyle kandırmak kolay olacaktı.

Gamze, kusursuz bir gülümsemeyle Neda’nın yanına gitti. “Biliyor musun?” dedi samimi bir sesle, “Bu hafta sonu harika bir parti veriyorum. Sence Elif de gelmek ister mi?”

Neda’nın gözleri parladı. O, böyle şeylere asla hayır diyemezdi. “Tabii ki! Ona haber veririm.”

Gamze, içten içe sinsice gülümsedi. Çünkü Elif’i partide yalnız yakalayacak ve ona Ege hakkında sorması gereken her şeyi soracaktı.

Bu sadece bir başlangıçtı.

Ve Gamze’nin içinde büyüyen kıskançlık, en masum ruhları bile yakıp kül edebilecek bir ateşe dönüşüyordu.

8.BÖLÜM SONU

Acaba yeni bölümde bizleri neler bekleyecek ♥️

Bölümü beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın ERENOVELA ✨🙏♥️