16. bölüm · Zamansız Karşılaşma
16.Bölüm "RİDE OR DİE"
Elif, hastane odasının soğuk duvarlarına bakarken, Kerem'in saplantılı bakışları zihninde canlanıyordu.
Meliha Teyze'nin sıcak gülümsemesi, Kerem'in öfkeyle haykırışları ve arabanın şarampole yuvarlanışının metalik sesi...
Hepsi bir kabus gibi zihninde dönüp duruyordu. Neda'nın anlattıklarıyla Kerem'in hastaneden kaçtığını öğrendiğinde, kalbi korkuyla titredi.
"Onu durdurun," diye fısıldadı, sesi titriyordu. "O durmayacak."
Kerem, hastaneden kaçarken, gözleri intikam ateşiyle yanıyordu. Elif'i sonsuza dek kendine bağlamak için son bir planı vardı. Hastaneye gizlice girdiğinde, Elif'in odasının kapısının aralık olduğunu gördü. İçeri girdiğinde, Elif'i yatakta, yanında
Meliha Teyze ile birlikte buldu. Kerem'in gözleri öfkeyle karardı. Elif'e doğru bir adım attı, ama Meliha Teyze onu engellemek için önüne geçti. Kerem, gözünü kırpmadan Meliha Teyze'yi itti ve yaşlı kadın yere düşüp başını sertçe yere çarptı.
Elif'in çığlıkları hastane koridorlarında yankılanırken, Kerem kaçmaya çalıştı. Ancak polisler, Kerem'i yakalamayı başardı.
Meliha Teyze'nin ölümü, Elif'i derin bir uçuruma sürükledi. Kerem'in saplantılı aşkının yarattığı dehşet, Elif'in ruhunda onarılamaz yaralar açmıştı.
Kerem, mahkemede cinayet ve kaçırma suçlarından yargılandı. Mahkeme salonunda, Elif'in gözlerindeki acı ve öfke, Kerem'in vicdanını sızlatmaya yetmedi. Kerem, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Meliha Teyze'nin mezarı başında, Elif gözyaşları içinde diz çöktü. Toprak, sanki Meliha Teyze'nin sıcaklığını saklıyordu.
Elif, Meliha Teyze'nin güler yüzünü, şefkatli dokunuşlarını ve hayat dolu sesini hatırladı.
"Teyzem," diye fısıldadı, sesi titriyordu. "Bizi nasıl bırakırsın? Sensiz ne yaparız?"
Deniz ve Neda, Elif'in yanında duruyorlardı. Deniz, Elif'in omzuna dokundu ve ona destek olmaya çalıştı.
"Elif, güçlü olmalısın," dedi Deniz, sesi titriyordu.
"Meliha Teyze, senin güçlü olduğunu bilmeni isterdi.
" Neda da Elif'e sarıldı. "Yanındayız Elif," dedi Neda, sesi titriyordu. "Asla yalnız değilsin."
O sırada, kalabalığın arasından bir adam yaklaştı. Elif, adamın yüzünü tanıdığında, kalbi hızla çarpmaya başladı.
Bu, Meliha Teyze'nin eski aşkı Mehmet'ti. Mehmet'in gözleri yaşlıydı ve yüzünde derin bir hüzün vardı.
Mehmet, Elif'in yanına geldi ve ona başsağlığı diledi. "Elif, başın sağ olsun," dedi Mehmet, sesi titriyordu.
"Meliha... O çok özel bir kadındı." Elif, Mehmet'e baktı ve gözyaşlarını tutamadı. "Mehmet Amca," dedi Elif, sesi titriyordu.
"Meliha Teyze... Onu çok özleyeceğim." Mehmet, Elif'in elini tuttu. "Keşke yanında olsaydım," dedi Mehmet, sesi titriyordu. "Keşke onu koruyabilseydim."
Cenaze töreni sona erdiğinde, Elif, Deniz ve Neda ile birlikte mezarlıktan ayrıldı. Elif, Meliha Teyze'nin ardından gözyaşları dökerken, hayatının bir kez daha altüst olduğunu hissediyordu. Ancak, Deniz ve Neda'nın desteğiyle, yeniden ayağa kalkmak için güç buldu.
Elif, tek başına Ege'nin mezarına gitti. Mezarlığın soğuk ve sessiz atmosferi, Elif'in içindeki acıyı daha da derinleştirdi. Ege'nin mezar taşına dokunurken, gözyaşları yanaklarından süzüldü.
"Ege'm," diye fısıldadı, sesi titriyordu.
"Seni çok özledim. Keşke yanımda olsaydın." Ege ile geçirdiği güzel anılar, bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçti. İlk tanışmaları, birlikte güldükleri günler, birbirlerine verdikleri sözler... Her ne kadar kötü olaylar yaşansa da Elif bunları unutmaya başlamıştı. Ama artık hepsi birer birer silinip gidiyordu.
Elif, Ege'nin mezarı başında uzun süre kaldı, onunla konuşur gibiydi. Kaybının acısı, kalbinde dinmeyen bir yangın gibiydi.
Ege'nin mezarından ayrıldıktan sonra, Elif'in bir sonraki durağı Mersin oldu.
Cemile Abla ile birlikte, annesi, babası ve ablasının mezarlarını ziyaret ettiler.
Mersin'e vardıklarında, Elif'in çocukluğunun geçtiği sokaklardan geçtiler. Her köşe başında, ailesiyle geçirdiği güzel anılar canlandı. Annesinin şefkatli gülümsemesi, babasının güçlü kollarında hissettiği güven, ablasının neşeli kahkahaları... Hepsi artık birer hayaldi.
Mezarlığa vardıklarında, Elif'in gözyaşları sel gibi aktı. Ailesinin mezarları başında, onlara olan özlemini ve sevgisini haykırdı.
"Anne, baba, abla," diye fısıldadı, sesi titriyordu. "Sizi çok özledim. Keşke yanımda olsaydınız."
Cemile Abla, Elif'i teselli etmeye çalışırken, ikisi de hüzünlü bir sessizliğe büründü.
Gamze de yakalanmış ve Kerem ile iş birliği yaptığı için yargılanıyordu. Elif, Gamze'nin ihanetiyle bir kez daha sarsıldı.
Gamze, Elif'in güvendiği biri değildi, aksine ondan nefret ediyordu. Ancak Kerem'le iş birliği yaparak Elif'e zarar vermeye çalışmıştı. Elif, Gamze'nin yüzündeki nefreti gördüğünde, kalbi bir kez daha kırıldı. İnsanların ne kadar acımasız olabileceğini bir kez daha anlamıştı.
Gamze'nin yargılanması sırasında, Elif'in yaşadığı acılar mahkeme salonunda yankılandı. Gamze, yaptıklarından dolayı pişmanlık duymadığını söylediğinde, Elif'in gözlerindeki öfke daha da büyüdü.
Elif, yaşadığı acı dolu olayların ardından, hayata yeniden tutunmaya çalışıyordu. Ancak Kerem'in yarattığı dehşetin izleri, Elif'in ruhunda derin yaralar açmıştı.
Elif, bu yaralarla yaşamayı öğrenmek ve geçmişin acı dolu hatıralarıyla yüzleşmek zorundaydı. Hayat, Elif için artık eskisi gibi olmayacaktı, ama o, yeniden başlamak için bir umut ışığı bulmuştu.
Elif, Meliha Teyzesinin hayallerini yaşatacak ve anısını sonsuza dek yaşatacaktı.
16.BÖLÜM SONU
Finale son bir bölüm kaldı.
Umarım bu bölümünde beğenmişsinizdir.
Bölüme kalp atmayı ve yorum yapmayı unutmayın ERENOVELA ♥️🥰
