17. bölüm · Yüreğimin Sesi

#lolipoplu çiçek#

Safure G.

Selamm üzgünsünüz biliyom, ozmn bölüme geçelim.

***
Kalbim o kadar çok açıyordu ki ne yapacağımı bilmiyordum, ne diyeceğimi bilmiyordum. Taylan bana bakıp duruyordu bense kendim den gecmiştim en son kollarına düştüğümü hatırlıyordum.

"Hare kendine gel Hare"

"Mertan"

"Yahu ne Mertanı ben Taylan"

"Taylan sen ne oldu?"

"Hare iyi misin?"

"İyi mi ne iyisi Mertan nerede ben onu seviyorum sevdiğimi söylemem lazım Mertan nerede" bağırıp çağırıyordum. Kafayı yemiştim resmen. Ne dediğimi bilmiyordum.

Ben en son hastanedeydim ama şimdi burası çok karanlık bir odaydı neresiydi burası, ve Taylan ne alaka. Taylan öfkeyle iki kolumdan tutup beni sarsarak konuşmaya başladı o iğrenç bedeni bana çok yakındı.

"Bana bak Hare sen benimsin anladın mı benim, Mertan yok öldü o öldü sok kafana bunu ben varım artık ben"

"Bırak beni pislik herif bırak, ben senin falan değilim anladın mı? Mertan ölmedi ölmesin" dediğim an ağlamaya başladım. Tutamıyordum kendimi artık, hüngür hüngür ağlamaya koyulmuştum.

"Sus lan sus, Hare sus diyorum sana sus"

"İğrençsin sen istemiyorum bırak beni"

"Eeghhh yeter bee" dediği an o kocaman eli suratıma öyle bir çarptı ki, affalayıp yere düştüm. Çok canım yanmıştı, yüzümün yandığını ve kızardığını hissediyordum. Beni kendine çevirip;

"Bana bak" dedi. "Eğer Mertanı çok seviyorsan beni dinleyeceksin anladın mı lan, yoksa gerçekten ölür o sevdiğin Mertan bey"

Söylediği şeylere anlam veremiyordum bana Mertan öldü diyen oydu şimdi ise gerçekten ölmesini istemiyorsan diyor.
"Mertan ölmedi mi? O nerede Taylan söyle lütfen "

"Hastanede" dedi isteksizce. Bir insan neden kardeşini sevmez anlamıyorum. Neden ona bu kadar kin dolu gözlerle baktığını anlamıyorum. Taylan gibi kardeşim olmaz olsun. Şu an gerçekten Mertanı düşünmeden edemiyordum.
Taylanı sinirlendirmemeye çalışarak sakince "O iyi mi?" Diye sordum.Bana çatık kaşlarla bakıyordu.

"Korkma Mertancık çok iyi, yoğum bakımda şu an ameliyatı iyi geçmiş ölmedi malesef" dedi sanki düşmanına söylüyormuş gibi. İçimden Allah'a şükredip Taylana baktım bir süre.

"Sen nasıl bu kadar gaddar ve kötü olabiliyorsun?" Diye sordum.

"Ben kötü değilim Mertan beni kötü yaptı anladın mı?"

"Mertan sana ne yapmış olabilir ki?"

"Benden sevdiğim kızı çaldı bu birer" dedi. " İkincisi de bende kalsın" diye ekledi. Neydi onları birbirine düşman yapan o ikinci şey merak ediyordum. Soramam da offf Allah'ım yardım et n'olur.

"Al şunlar ye" dedi önüme itekledigi ekmek arası köfteyi. Açıkmıştım ama yemeyecektim. Taylana güvenmiyordum.
"İstemem" dedim. Ekmek arası köfteyi yanıma koyup benden uzak bir köşede koltuğa oturdu.

"Zıkkımın kökünü ye" dedi sessizce ama ben duymuştum.

"Salak" dedim. Onun duymayacağı tonda. Off salak dedim de aklıma Serdar geldi keşke oda olsaydı yanımda yaa dedim içimden.

*****

Serdar'ın anlatımı ile;

"Mertan iyisin dimi kardeşim, yastık koyayım mı arkana ,kafana, sırtına falan he"

İşaret parmağını kaldırıp hemşireli doktorlar gibi sus işareti yaptı. Not defterini uzattı elime. Alıp okudum hemen, üzülüyordum bu haline ama alışmıştım.

Not 1: Hareyi özledim.

Not 2: Hare nerede biliyor musun? Serdar.

"Yav kardeşim sen de de ne sevgi varmış be"

"Hareyi bugün ortalıklarda hiç görmedim ne oldu ki?"

Not 1: Neden onunla gelmedin?

"Diyorum ya senin durumunu duyunca geldim hemen, ama Hareyi aradım telefonu kapalıydı ve okulda da yoktu"

Not 1 : Nasıl ya? Nerede ki?

Not 2: Başına birşey gelmiş olmasın Serdar

"Yok ya gelmemiştir , dimi ?"

Not 1 ; bilmiyorum Serdar beni buradan çıkartman lazım yapabilir misin?

"Olum daha yeni çıktın ameliyattan delirdin mi, olmaz ben yapamam"

Not 1: Hare için Serdar lütfen.

Not 2: Hareyi sevdiğini biliyorum, başına birşey gelmiş olabilir, Taylan da yok ortalıkta ve Taylana güvenmiyorum.

"İkizin degilmiydi o senin yani kardeşin "

Not: evet ama güvenmiyorum, hadi be Serdar.

"Tamam kardeşim ama bende geliyorum seninle böyle bırakmam seni"

Başını salladı, gizlice hastaneden çıkıp Hare'nin gidebileceği her yere bakmıştık ama yoktu.

Mertan'ın yüzü okadar korku doluydu ki ona birşey olmasından endişe ediyordu.
Tamam bende Taylana güvenmiyorum ama hiç öyle birine benzemiyordu neden Hare ye zarar versin ki.

"Offf be kızım kaybolacak zamanı mı buldun"

Etrafıma bakarken karşıda gelen Dilarayi gördüm. Bana el sallıyordu tebessüm ederek. Bende ona karşılık verdim.

Mertan ve Dilara birbirlerini fark ederek bir süre bakıştılar sonra Mertan bakışlarını çevirip bana baktı. Ama Dilara hala Mertana bakıyordu neden böyle bunlar diye geçirdim içimden.

"Ne oldu neden bu kadar telaş içerisinde siniz" dedi beden dili ile, biliyordum öylesine öğrendiğim bir aktiviteye katılarak beden dili öğrenmiştim bence herkesin bilmesi gerekiyordu. Bazı insanlar böyle her insan ile karşılaşamıyordu ve onlar için çok zordu bu durum.

Ben hemen cevap verdim Dilara ya "Hare kayıp sanırım onu arıyoruz"

Şaşırmıştı ve yüzü düşmüştü hemen. "Üzülme" dedim. Başını salladı ama ben de merak ediyordum neredeydi benim kül kedisi Harem.

Mertan elinde not defterini ikimize de uzatmıştı, Dilara ile yazıyı okumaya koyulduk hemen.

Not 1: Şimdi dağılsın herkes arkadaşlar her yere Bakıcaz , gidebileceği her yere anladınız mı?

Not 2: Ben de Taylanın gidebileceği yerlere bakıcam. Hadi arkadaşlar size güveniyorum

"Tamam Kardeşim merak etme heryeri karış karış ederiz. Ama nasıl haberdar olucaz birbirimizden?"

Not 1: Serdar sen Watsap grubu kur oradan haberleşelim kardeşim hadi. Uğraştırma beni"

"Emredersin komutanım" diye bağırdım bir anda, sanırım fazla gaza gelmiştim Dilara ile Mertan suratıma değişik değişik bakıyordu.

"Tamam ya ne bakiyonuz, ben görevde gibi hissettim bir an kendimi, hep hayalimdi biliyonuz mu?" Demeyide unutmadım.

Mertan omzuna dokunup hadi dercesine bizden uzaklaştı, ben de hemen Dilara dan numarasını alıp bir watsap grubu kurdum. Dilara okul ve Hare'nin evi taraflarına bakacaktı.

Serdar sizi 'Kayıp Görev' grubuna ekledi

Derya eklendi.

Mertan(kardeşim) eklendi.

Mertan: Allahım sen sabır ver ulan hiç mi başka isim bulamadın.

Serdar: Kardeşim şu an tek hedefimiz Hare ve oda kayıp ee onu arıyoz diye koydum fena mı ettim.

Mertan: Tamam Serdar seninle tarışmayacağım.

Mertan: Bir iz bulabildiniz mi?

Dilara: Ben evine baktım ama yokmuş, şimdi okul tarafına doğru gidiyorum.

Serdar: Valla bende eskiden gittiğimiz yerlere baktım, parka da baktım yok, en son annemi aradım o da görmedim diyor.

Serdar: Ya sen Taylanı bulabildin mi?

Mertan: Bulucam az kaldı, haberleşiriz sonra.

Serdar: tamam.

Dilara: tamam.

Görüldü.

*****

Mertan'ın anlatımı ile:

Taylanın gidebileceği her yere bakıp son çare onun pis işlerine ortak olan gerizekalı arkadaşına gidiyordum.

Küçük bir semtti gittiğim yer harabe içinde, zaten pis işler pis yerler de olur. Kendileri de pisliklerin teki layıklarını bulucaklardır.

Arkadaşı Samet in mekanına giriş yapıp ona doğru gittim. Beni görünce yanıma geldi hemen

"Oo Mertan Karaarslan hayırdır seni buralara kim getirdi böyle"

Not defterime hemen yazıp uzattım.

Not : Hiç uzatmadan soruma cevap ver Samet, Taylan nerede?

Beni baştan aşağı süzüp cevap verip vermemek arasında kaldı bir an. Onu omzundan tutup dışarıya çektim.

Bana ne yapıyorsun der gibi bakıyordu, şimdi öğrenecekti yapacağımı. İki yakasından da tutup kafasına kafa attım.
Burnu kanamıştı. "Ne yapıyorsun lan, manyak"

Not defterini tekrar uzattım, aynı yazıyı gösterdim.
"Ne bileyim ben Taylan nerede senin kardeşin, bekçisi miyim ben onun ya" dedi. Yalan söylüyordu. Bir kez daha kafa attım, sonra karnına tekme geçirdim. Öksürükler için de elini kaldırıp "Tamam dur lütfen"

Nefes alıp vererek kendine gelmesini bekledim. Kafasını kaldırıp bana baktı, konuş der gibi hareket yaptım.

"İleride iki sokak sonra bir harabe ev var kırmızı kapılı olan, orada ama ne yapıyor bilmiyorum gerçekten" eh şimdi doğru konuşmuştu inanmıştım. Onu arkamda bırakıp hemen söylediği yere doğru ilerledim.

Sokağı geçip tek tek kapılara baktım kırmızı kapı yoktu , sağ tarafa dönüp o yöne baktım, küçük bir kapı vardı kırmızı kapı, işte oradaydı. İçimden "sen ne haltlar yiyorsun Taylan efendi ne" diyordum.

Kapıyı konturol ederek içeri geçtim, harabe olan evin içine adım attım, ses yoktu bende sessiz bir şekilde ilerlemeye koyuldum ne olur ne olmazdı.
Bir çığlık sesi duydum, bu bir kız sesiydi.
Kız okadar çok çığlık atıyordu ki aklıma kötü kötü senaryolar geliyordu. Umarım aklımda ki şey değildir dedim. Kapıyı sertçe açıp içeri girdim ki Taylanın bir kızın üzerinde gördüm. Ona dokunmaya çalışıyordu. Kızın yüzü belli değildi.

Ayağımı iki defa yere sertçe vurup onun bana bakmasını sağladım. Sesi duyunca bana döndü hemen, kız da yüzünü ben tarafa dönünce şoka uğradım bu Hareydi. Lan nasıl olur. Geberticem lan seni Allah belanı versin senin.

Sinirden damarlarım çıkmıştı yüzümde, hiç beklemeden Taylanı çekip aldım Hare'nin üzerinden. Yumruklar üzerine yumruklar ile dövmüştüm kardeşim olan piçi.

Bağırıp çağırıyordu ama durmadım, " aaghh bırak lan beni bırak" diyordu ama durmuyordum. Yüzü tanınmayacak şekilde kıpkırmızı ve kan içindeydi. Hare'nin sesi geldi kulaklarıma bir anda.
Ağlayarak konuşuyordu.

"Mer_tan dur nolur dur bırak onu, gidelim buradan ne olur lütfen götür beni" diye yalvarıyordu bana. Hareye dayanamayıp Taylan İrini bıraktım. Hare'nin kolundan tutarak ona destek verip çıktık mekandan.

Hare iyi mi diye konturol ediyordum. Bana baktı o an da " eğer sen gelmeseydin bana_" sözünü kesip onu susturdum. Duymak istemiyordum, bu benim için ağır bir yüktü.

Biraz yol yürüyerek sahil kenarına geldik, İstanbul yine İstanbulluğunu devam ettiriyordu. Hareyi kenara çekip
Oturma yerlerine otturttum onu, kötü gözüküyordu.

Gruba konum atıp cevap yazdım.

Mertan : Hemen konuma gelin, Hare yanımda.

Derya ve Serdar gördü.

Telefonu kapatıp Hareme yöneldim, sevdiğim kıza, aşık olduğum kıza baktım , onu bu halde görmek istemiyordum ama destek olmak zorundaydım. Yanına oturdum. Bana dolu gözlerle bakıyordu. Beden dilim ile "geçecek" dedim. Anlamıştı, başını omzuna koydu, normalde kızardım ama o bu halde iken ban ihtiyacı varken, kötü davranamazdım sustum ve Hare nin soluk alıp vermesini dinledim. Bir süre sonra uyuya kalmıştı.

"Mertan" dedi. Uzakktan bir ses. Baktığımda Serdar ve Dilara geliyordu.

"Ne oldu ne bu haliniz böyle, Hare iyi mi?"

Başımı salladım ve Hareyi gosterdim elimle. Uyuduğunu görünce ses etmedi. Serdara beden dilim ile Hare için yiyecek almasını söyledim. Başını sallayıp Dilaraya baktı. Oda Serdara tabi.

"Dilara istersen sende gel benimle tabi istersen". Dilara bir Serdara bakıyordu bir bana sonra kamelyada boş bir yere oturmuştu, sanırım yorgundu ve gitmek istemiyordu.

"Yorgunsun galiba" dedi Serdar yüzü düşmüş şekilde.

"Ben gidiyim de alıp geliyorum birşeyler o zaman" dedi sonkez ve yanımızdan ayrıldı.

Dilara bana beden dili ile "tekrar karşılaştık" dedi gülerek. Bende ona başımı sallayıp hafif gülüp Hareye baktım. Çok güzel uyuyordu. Kokusu çok güzeldi vanilya kokusu.

Hare kıpırdanmaya başlamıştı, onu düşmesin diye dokunmak zorunda kalmıştım. Sonra başını kaldırıp bana baktı. Uyku mahmuru gözleri ile.

"Mertan" dedi.

"İyi misin?" Dedim. Beden dili kullanarak.

Başını sallayıp gülümsedi hemen.

Serdar elleri dolu şekilde gelip, Hare'nin uyandığını fark edince bağırmaya başladı "Hare iyi misin kardeşim he o pislik _ " dediği anda Hare sözünü kesti hemen.

"İyiyim, Serdoşum merak etme" dedi. Gözü ile de beni işaret etti Serdara, sanırım Taylan kardeşim olduğu için kötü cümle kurmak istemiyordu benim yanımda.

Serdar tekrar konuştu "ulan bak biz üç kişi koca İstanbulu didik didik ettik senin için hakkımız ödenmez tabi kebab ısmarlayabillirsin ama" dedi. Gülmüştük.

"Kebab tamam da ne üç kişisi" dedi Hare. Hala Dilarayi fark etmemişti. Serdar Dilaray8 göstermişti eli ile. Hare hemen öfkelenmişti onu görünce.

"Bu kızın bura da ne işi var Serdar" dedi. Devam etti sözüne cevap vermediğini görünce " Ben başkası ile arkadaş olunca sen bana istediğin lafı ediyorsun ama sen bu kızı getirmissin buraya" dedi.

Serdar sesini yükselterek "Hare yeter, oda aradı seni"

"Arama saymış ne yapayım ben orada ne yasadim o mu biliyor sanki he, niye burada bu kız hala" dedi öfkeyle. Hareye sus isareti yapıyordum ama beni görmüyordu bile.

" ben getirmedim yolda karşılaştık, Dilara da üzüldü ve yardım etmek istedi bize, bu kadar yeter Hare sus" dedi Serdar. Ve ekledi

"Konuşamıyor Dilara" dedi sert tepki göstererek.

O anda ağlayarak kalkıp gitti Dilara peşinden ise Serdar. Onu durdurup konuşuyorlardı. Hare ise pişman olmuştu söylediklerine. Hare yüzüme dolu gözlerle bakıp "Mertan ben bilmiyordum gerçekten vallahi bilmiyordum"

Beden dilim ile "anlıyorum seni sakin ol gelirler şimdi özür dilersin tamam mı?" Diye ikna ettim onu bir süre sustuk. Sonra Hare bana dönüp "Mertan benim sana birşey söylemem lazım" dedi.

Pür dikkat onu dinlemeye koyuldum. Başımı söyle dercesine işaret ettim. "Mertan ben, ben seni_" başımı sallıyordum. Ne demek istiyordu anlamamıştım

"Çok korktum ben, çok Taylan bana senin öldüğünü söyledi, ben çok üzüldüm, bana yanlış hastaneye çağırıp beni oyuna getirmiş, seni öldü diyince oracıkta bayılmışım beni oraya götürdü senle tehtit etti. Tekrar söyledi bana seni bu kez ölmesini istemiyorsan benim dediklerimi yapacaksın dedi. "

İçimden lanetler yağdırıyordum ne hale getirmişti Hareyi , ulan varya neyse diyip Hare ye teselli verdim.

"Sakin ol, merak etme artık sana zarar veremez korkma" dedim beden dili ile.

Başını salladı ve tekrar gözleri parlar şekilde konuşmaya başladı "Mertan ben birşey fark ettim bu süre zarfında ben sen yokken çok yalnız hisediyormuşum kendimi, sen yokken seni düşünüyormuşum ve sen olmadan olmuyormuş ve birşey daha fark ettim ki_" dedi sustu.

Derin nefes alıp tekrar söze girdi " Ben seni , ben seni , Mertan ben_" dedi.

" Ben seni seviyorum Mertan" diyebildi en sonunda. Ve ben şok. (AHAJAJJA)
Gülümsedim, oda bana karşılık verip bir anda boynuma atladı, şaşkınlıkla kafam karışmıştı, ama ona dokunamazdım buna hakkım yoktu. Ona sarilmadiğımı hissedince geri çekildi. Bende hemen kalkıp onun yanından ayrıldım, arkamdan sesleniyordu

"Mertan nereye" , "Mertan gitme ne olur bırakma beni" diyordu.

İçimden kendime teselliler veriyordum.

"Sakin ol Mertan, onu yalnız bırakmasın bunu yapma zaten çok kötü kız, kendine gel oğlum kendine sakin oll" dedim.

Sonra aklıma birşey geldi. Yan taraftaarketten 5 tane lolipop aldım. Sonra birbirlerine bant rica edip alıp sardım. Sonra etrafına da not defterimden kağıt yırtıp etrafına sardım. Tıpkı çiçek gibi olmuştu. İçine de bir küçük not koydum. Hare'nin yanına dogru yürüdüm.

Geldiğimde ağlamış gözleri kızarmış duruyordu. Ah be Hare ah be, ben daha yanına oturmadan beni fark edip konuşmaya başladı.

"Özür dilerim heyecandan oldu" dedi. Mahçup hissetmişti kendini belliydi. Hare ye dönüp ona beden dilim ile beni anlaması için konuşmaya başladım.

"Hare beni yanlış anlama, sana dokunmuyorum diye sevmiyorum sanma sakın, ben seni seviyorum ve sevmeye devam edicem. Ben seni kullanmak istemiyorum. Senin de böyle hissetmemi istemiyorum.Zaten dinimizce de doğru değil. Sonuçta evli veya nikahlı değiliz. Yaşımız da küçük bu yaşlarda pişman olacağımız şeyler yapmak istemiyorum. Anlıyorsun beni dimi?" Dedim.

"Anlıyorum Mertan hep anlarım ben seni, okadar ince düşüncelisin ki hiçbirşeyi atlamıyorsun, ben seni böyle seviyorum zaten" diyerek güldü. Mutlu olmuştum başkası bu durumu kabul etmeye bilirdi iyi ki Hare dedim içimden iyiki. Sonra arkamda sakladığım lolipop ciceği ona uzattım. Yüzünde güller açmıştı birden.

"Mertan, bu çok güzel yiaa, hem de yenebilir" diye güldü bende tabi.

O sırada Dilara ile Serdar geliyordu. Serdar Dilaraya otur işareti yapmıştı. Gönlünü almış helal olsun du ona. Hare pişmanlık ile Dilaraya döndü.

"Dilara ben özür dilerim, yaşadıklarımdan dolayı sana çatmış olabilirim, özür dilerim pişman oldum. Ve elinde ki lolipop un birisini ona uzattı. Dilara da tebessüm edip aldı. Sanırım affetmişti.

Serdar bir anda "hani bana lolipop" dedi. Güldüm.

Hare de"Yok sana lolipop" dedi.

"O zaman kebap"

"Tamam sözüm olsun hepinizi davet edeceğim yerizz" dedi. Elinde bir lolipopu bana bir diğerini de Serdara uzattı.

"Bana da hiç kıyamaz yiaaa" hep beraber gülüp oturduk.

Sonra Dilara ile Serdar gitti, Hare ile baş başa kaldık.

Hare ye dönüp beden dilim ile
"Sensizim sevgilim" dedim.

"Ben buradayım sevgilim."

"Hep ol sevgilim" dedim.

Ben demedim mi size sürpriz sonlu olacakk diye hı😅

Hadi yorumlara bekliyom. Bb görüşrük 😘 🥳 💌