13. bölüm · Yüreğimin Sesi
#Ben hep yalnızdım#
Yazarın Anlatımı ile: (Mertan ve Hare'nin dünkü konuşmaları)
Mertan Hare'nin ona dolu gözlerle baktığını görünce Dilarayı bile unutup onun yanına gitti, daha sonra not defterini çıkarttı ve yazmaya başladı
"Hare iyimisin sen? Ne oldu?" Yazmıştı.
Hare Mertan'ın elindeki yazıyı hemen okuyup cevap verdi.
"O kız kim? hani senin hiç arkadaşın yoktu he bu kaçıncı yalanın acaba Mertan bey he!" Diye kendini kontrol edemeden konuşuverdi, gözün den de bir damla yaş akmıştı Hare'nin.
Mertan dayanamayıp hemen yazmaya başladı.
"Hare o benim arkadaşım değil! Ve neden sana yalan söyleyeyim ki?, ayrıca ağlama lütfen"
Hare yazıyı okumuştu. Ama Mertan'ın yanından çekip gitmişti, Mertan ona izin vermeyip kolundan tuttu. Hare'nin ona gücü yetmediği için yalnızca direniyordu.
Elinde ne zaman yazdığını anlamadığı kağıdı gösterdi.
"Senin bu tavırların dan yoruldum Hare kendine gel! Ben kimseye yalan söylemiyorum. Söyleyecek durumda değilim, sen ne için kıskanıyorsun beni he neyim oluyorsun ki sen benim?" Diye yazmıştı.
Evet Mertan haklıydı Hare onun hiçbir şeyi değildi yalnızca arkadaşlardı, Hare daha çok hayal kırıklığına uğradı ve bir anda sinirini Mertana kusmuştu.
"Sen varya sen bencilin tekisin körsün sen! Ben hayatımda senin kadar yalancı senin kadar duygusuzunu görmedim Mertan."
Mertan cevap olarak tek birşey yazdı kağıda
" Beni hep sen öldürdün Hare"
Mertan kağıdı yırtıp Hare ye verdi ve hışım ile yanından ayrıldı.
Belki de onları birleştiren sadece kaderdi ya da zıt olmalarıydı. Hep farklı duygular ile birbirlerini yiyip bitirmekti amaçları peki ya hikayenin sonunu kim getirecekti?
*****
1 hafta sonra; Hare'nin anlatımı ile:
Günışığı: Mertan selam(12.20) √√
Günışığı: Nasılsın(12.21) √√
Günışığı: Bak ne göstericem sana. (12.27)√√

Günışığı: Hangi şiiri okuyordun merak ettim doğrusu.(12.28) √√
Günışığı:Neden cevap vermiyorsun?(12.40)
Kaç gündür Mertan okula gelmiyordu, haliyle merak etmiştim, hatta okuldakilere bile sormuştum, ama kimse nerde ve nasıl olduğunu bilmiyordu.
Restorana gidip sordum kaç gündür gelmediğini söylemişlerdi, yalan söylediklerini düşünüp restoranın, önünden geçip bakıyordum sürekli ama Mertan gelmiyordu bir anda ortadan kaybolmuştu, okulda ki öğretmenler ve müdür bile merak ediyordu neden gelmediğini, hiç bir haber vermeden böyle birşey yapacak birisi degildi biliyordum az çok tanımıştım onu ama yoktu ortalıklarda yoktu.
En sonunda gururumu kenara atıp mesaj yazdım ama mesajlara bakmıyordu iki tik ti ama bakmıyordu mesajıma, üzülmüştüm o hiç böyle şeyler yapmazdı hele de bana.
Günışığı: Neden okula gelmiyorsun Mertan, herkes seni merak ediyor bende tabi.(13.12) √√
Günışığı:Bir kez olsun cevap ver!(13.13)√√
Günışığı: Nerede ve nasıl olduğunu söylesen yeter(13.14) √√
Günışığı: Bana da mı cevap vermeyeceksin,senin için hiç mi değerim yok. Oysa ben seni farklı sanmıştım, bana ne olursa olsun kırılmaz darılmaz sanmıştım.(15.21) √√
Yine cevap vermemişti artık kırılmaya başlamıştım ona da belli etmiştim son mesajımda belki yazar umuduyla ama artık umrunda değilim sanırım eğer beni gerçekten sevseydi böyle davranmazdı.
Akşam olmuştu ve gece boyu uykum gelmemişti.Mertanı merak ediyordum acaba başına birşey mi geldi diye düşünüyordum, yoksa neden böyle davransın ki ya da artık Mertan benim bildiğim Mertan değil mi?
Şiir okumak iyi gelir diye bir kitap aldım elime "Yüreğimin Sesi"
Severdim bu kitabı güzel sözleri vardı. Mertan hayatıma girdi gireli sanki Mertan'ı anlatıyormuş gibi bile hissetmiştim.
Sayfalarını elim ile karıştırıp bir söze denk geldim daha öncede altını çizmiş tim bu sözün ama hiç bu kadar dikkat etmemiştim sanki ,
şey yazıyordu;
"Sessiz sessiz gideceğim ve kimse hissetmeyecek yokluğumu"
Diyordu. Mertan'ı hatırlatıyordu du bana çünkü oda böyle sessiz bir şekilde kaybolmuştu gitmişti belki de bilmiyorum, ama ben onun yokluğunu hissediyordum ve en çok ta bu canımı acıtıyordu gitmesin istiyordum ben ilk defa birisi hayatımdan çıkmasın istiyordum. Asla bir erkeğe bağlanan kızlardan olmamıştım ama Mertan farklıydı işte on da olan başkasında yoktu, konuşmaması değil di o yüreği ile konuşuyordu benimle.
Şiir okuya okuya sabah etmiştim uykusuzluktan gözlerim kızarmış ve hatta ağrıyordu, saat sabahın beşiydi ve Mertan hala bir cevap yazmamıştı.
Onu özlüyordum...
Son kez bir mesaj attım o yorgun halim ile cevap vermeyecekti ama okuması bile umuttu benim için, şöyle yazmıştım bir şiir yazmıştım onun anladığı dilden.
Günışığı:
Oturmuşum bir başıma, gecenin ıssızlığında
Düşler kovalamış beni, hayalden kaçmışım
Aşkı öksüz bıraksa, bir ömüre sığdıramasan da
Gönlümde büyütmüş, mısralara sığınmışım
Tanıdığın gibi değilim artık, soğuğum, kışım
Senden değilde , düşünmekten bıkmışım
Okuyorum sandım, hikaye başında bitmiş
Meğer bir varmışım bir yokmuşum.
Gönderildi (5.12) √√.
Hala iki tik vardı eminim görecekti cevap verir mi bilmiyorum ama ben hissettiğimi şiir ile ona göndermiştim.
Saat yedi buçuga gelmeden okula hazırlanmam gerekiyordu ve daha iki saatim vardı biraz sabah sporu yamak istedim ve pijama ile dışarı çıktım.
Yola çıktığımda her yer sessiz di sabah serinliğinde yürümeyi severdim aslında ama üstüm de kasvetli bir hava vardı.
Mertan'ı merak ediyordum. Sadece nasıl olduğunu bilmek istiyordum başka birşey değil.
Normal yürürken telefonum çaldı bir anda kim beni bu saatte arar ki diyerek telefonu cebimden çıkarttım.
Mertan Arıyor...
"Ne, nasıl ?". Şoka girmiştim Mertan beni bu saatte neden arasın ki hemde konuşamıyor zaten neden arasın dedim ama hiç beklemeden açtım telefonu.
"Alo Mertan "
"Neredesin sen"
"Neden yoksun kaç gündür"
"Öldüm meraktan"
"Offf biliyorum cevap veremiyorsun ama şimdi parka gelir misin lütfen seni görmek istiyorum ne olur gel"
Okadar hızlı konuşmuştum ki nefesi mi tuttuğunu yeni fark edip nefesimi dışarı bıraktım. Karşıdan bir kıpırdanma sesi gelmişti o anda sonra da bir ses
"Merhaba Hare ben Taylan"
Ne yine mi ya
"Mertan nerede , sen niye onun telefonunu acıyorsun ? ne işi var sende"
"Hare sakin ol, bir dinle beni"
"Ne sakin olucam ya Mertan nerede dedim sana" bağırarak bir cevap bekliyordum, ona zaten sinirliydim birde telefonu açmış sakin ol diyordu ayrı bir sinir gerilimi yaşıyordum.
Benim sustuğumu hissedince konuşmaya başladı,
"Mertan hastanede, biraz rahatsız oldu ama iyi şu an, sen sürekli mesaj atınca bende meraklanma diye aradım"
"Nasıl ya, nesi var o iyi mi?"
"İyi merak etme şu an uyuyor"
"Hangi hastane söyle çabuk"
"Buraya mı geleceksin Hare"
"Evet, adresi at hemen geliyorum"
" Peki tamam"
Telefonu hemen kapattım, biliyordum ona birşey olduğunu biliyordum hissetmiştim.
" Mertan iyi ol lütfen iyi ol benim için"
Taylan adresi atmış ti hastaneye doğru yürüyordum bir taksi durağı da yoktu mecbur yürüyecektim.
Tam bir saat boyunca yürümüştüm ama hastaneye varabilmiştim sonunda.
Sonra telefonuma bir bildirim geldi
Mertan: Sen şiirsin Günışığı seni okumak için zamanım var mı bilmiyorum, ama ben iyiyim gelme sakın!
Günışığı: Geldim bile🙄
kes sesini bay doğru
Mertan: konuşamıyorum zaten hanımefendi zorlamayın beni😁
Günışığı: Bütün herşeye hesap vereceksin, bence hazır olsan iyi edersin.
Mertan: Daha sonraya sizden özel olarak bu konu için bir randevu alırım günışığı hanım.
Bu mesajına görüldü atıp kapıyı hızla açıp içeri girdim afallamış şekilde bana bakıyordu.
"Hoş buldum Bay doğru"
Başını salladı göz kırpmayı da unutmadı.
Sağ tarafa baktığımda boş bir koltukta yayılmış bir adet Taylan gördüm bana altan altan bakıyordu.
"Ne o ne bakıyorsun öyle kurbağa gibi". Dedim
Mertan'ın dudakları'nın kıvrıldığına emindim.
"Harecik şu asi hallerin sadece bana mı? Merak ettim doğrusu" dedi
Yönümü ona dönüp "yoo ben genelde insan olmayan yaratıklara böyle davranırım"
"Ah harecik ah, ne yapıcam ben seninle böyle"
"Şunu yap, ayaklarını bir yedi yönüne doğru çevir ve tam ileride kapı var oradan çık git" dedim tavrım netti
"Peki tamam, zaten çıkacaktım o sırada siz de naparsanız yapın, sakın yakınlaşmayın bozuşuruz" dedi pislik herif
"Allah'ın sapığı git hemen defol" diye bağırdım o anda çıkıp gitti.
Yönümü Mertana cevirip
"Nasılsın, ne dediler?
neyin varmış? ,
iyisin dimi? ,
Aç mısın?,
Su istermisin?"
Elini kaldırıp beni susturdu o anda
Dudaklarını kıpırdatıp" sus" dedi sesi yoktu ama sus dediği gayet açık ve netti.
Eline not defterini alıp yazmaya başladı
"Bu saatte uyanık olduğuna şaşırdım doğrusu" senin hobilerinde uyumak vardı diye hatırlıyorum :)"
"He evet uyuyamadım çünkü niye senin yüzünden, bir anda ortadan kaybolan Mertan bey var çünkü, sahi neredeydin kaç gündür"
Yazmaya başladı yine
Not 1: sadece bir hafta yoktum
Not 2: uykusuz kalmanın sebebi ben miydim?
Not 3: iyiyim:)
Not 4: pijaman güzelmiş.
"Mertan" dedim ona yaklaşarak gözlerim ağlamamak için savaş veriyordu adeta o anda sonra kendimi toparlayıp söze girdim tekrar "ben seni çok merak ettimm" , " uykusuz kaldım evet ama bu benim yüzümden senin değil kafaya çok taktım seni sanırım yani yok oldun bir anda ondan"
Sonra not dörte cevap verdim " spor yapmak için evden böyle çıkmıştım, seni bulacağımı bilseydim daha güzel giyinirdim"
Dudakları kıvrıldı o anda bana gülümsüyordu. Bende ona karşılık verdim.
Not defterine birşeyler daha yazıp bana uzattı
Önemli Not: Uykun var gibi uyumak ister misin? yanımda az bir yer var senin için.
Ben bunları okurken o bana bakmıyordu, bakmamaya çalışıyordu utanmıştı evet gülümseyip yanına sindim hemen göğsüne koydum başımı, hiç utanmadım bunu yaparken, onun göğsü en rahat yastıktı benim için ne de güzel huzur vericiydi.
Bana dokunmamıştı hiç sadece durmuştu öyle. Ve bu çok hoşuma gitmişti, başka erkek olsa bu anı değerlendirdi ama o yapmamıştı.
"Mertan" diye mırıldandım. Oda elini ok işareti yapıp bana gösterdi 👍🏼
"Neden dokunmuyorsun bana, yani ne bileyim başını göğsüne koymuş bir kız var yanında ama sen ona dokunmuyorsun neden?"
Çenem düşük olduğu için içimde tutamıyorum soruları, elinde defterine yazdığı şeye bakıyordum nutkum tutulmuştu bir anda.
"Çünkü ben seni Yüreğimin Sesi ile sevdim Günışığı" yazıyordu.
Ben bunu bir yerden hatırlıyorum evde ki Yüreğimin Sesi adlı kitabımda bir kız bunu bir adama söylüyordu. O kitabı çok okumuştum, sürekli de tekrar tekrar okurdum unutmamak için.
"Mertan, sen bunu kendi düşüncen ile mi söylüyorsun yoksa bir yerde mi okudun?"
Tekrar yazmaya başladı bu sefer uzun uzun yazıyordu.
Not:
Sevgi bir yerden bakılıp da söylenecek bir söz değildir Hare, ben seni öylesine sevmiyorum ki öylesine bir söz söyleyeyim, ben seni Yüreğimin Sesi ile sevebildiğim için bunu söyledim. Ayrıca böyle bir replik var mı?
"Evet var Mertan bir kitapta kız adama söylüyordu bunu, kız dilsiz di adam ise sapasağlam yani sen le ben gibi işte, biliyormusun o kitabı"
Not: Ben de öyle bir kitap var ama ikimiz de aynı kitaptan mı bahsediyoruz bilmiyorum.
"Benim kitabımın adı Yüreğimin Sesi, ya seninkinin adı ney"
Not: Yüreğimin Sesi. Daha yeni başlamıştım okumaya, ama o kısmı görmedim gerçekten.
"Nasıl, şimdi biz aynı kitabı mı okuyoruz" diyip doğruldum o anda, şimdi ben ona yukarıdan bakıyordum o ise benim göz hizamın altın da kalıyordu.
Başını sallayıp, yanındaki çekmece den bir kitap çıkardı Yüreğimin Sesi yazıyordu benim kitabımın aynısıdır
"Yok artık , Omaaaaygaatt yani" dedim bu halime gülümseyip kitabı bana uzattı.
"Okumamı mı istiyorsun?"
Başını salladı.
"Rastgele açıp okumamı istermisin hem bu eski bir kitap birisi altını çizmiş sözlerin, hem belki sözler bizim kaderimiz olur he ne dersin" dedim. düşünür gibi yapıp baş parmağı ile ok işareti yaptı yine.
Sayfaları elim ile yelpaze gibi yapıp aniden lap diye açtım sayfaya bakmadan "bu benim kaderimin sözü olsun" dedim başını sallayıp beni onayladı.
Sayfaya baktığımda yeşil fosforlu kalem ile üzeri çizilmiş bir söz vardı. Sesli okumaya başladım.
"Yüreğim sensizken çok yandı ama sen varmış gibi yaşadım hep, sen varmışsın gibi gezdim tozdum, sen varmışsın gibi nefes aldım.
Seni çok geç sevmiştim ama yine de aşkı sende bulmuştu yüreğim. Ses bendim yürek sendin aslında."
Mertan'ın hızla not defterine birşeyler yazdığını fark ettim bana uzattıp okumamı bekledi.
Not: "Senin kaderinde birisine aşık olmak var her halde doğrusu bu şanslı kim merak ettim"
"Ne bileyim Mertan belki şans eseri denk gelmiştir yani olamaz mı?" Dedim kıskanmıştı sanırım beni.
Bilmem işareti yaptı. Sonra beden dili ile benim " kaderime bak neymiş " hareketi yaptı, bunu anlamıştım
Sayfaları yine karıştırıp bir sayfa açtım iki tane altı çizili yer vardı brisinde
"Kalbim mi ruhum mu dayanamadı bilmiyorum, sana yaklaşmışken bu uzaklık bedenimi çürüttü güzel adam"
"Ve son buldum senin ile, senle başladım senle bittim, ben hep sendim yârim ben hep seni sevdim, sana sarılacakken ölümü kucakladı kollarım, bırakmasaydın beni keşke."
Canım sıkılmıştı bu kaderimizde ki sözlerde hiç iyi şeyler yazmıyordu, kitabın kapağını sertçe kapatıp köşeye koydum ve ayaklanıp koltuğa oturdum.
"Mertan ben hiç sevmedim bu kaderi"
Bende işareti yaptı hemen.
Ve bir beden hareketi daha yaptı o anlamayacağımı zannediyordu hatta gülümsemişti ama ben anlamıştım çünkü Mertan için beden dili öğrenmiştim. YouTube dan sürekli videolar izliyordum beden dili ile ilgili ama o bilmiyordu bunu.
Beden dili ile söylediği şey "Seven insan ölmez, ölen insan sevmekten vazgeçmez, yalnız insan kolay kolay üzülmez ve unutma ki ben hep yalnızdım. Diyordu...
Bölüm sonuuu....
Yazarın notu: Canlar istagram hesabım var adı : kirmizi_sarmasik tkip edebilirsiniz GT var ve tiktok hesabım kırmızı.sarmasik GT vardır saygilarrr.
Sevgili okurlarım internetle ilgili bir sorunum var kısa bir süre bölüm atamayabilirim,, çok sorrryyy çok özür bekleyin beklediginize degicek
Ha bu ara da hikayemi okuyan okurlarım yorumlar ve beğeniler bol olursa çok sevinirim şimdiden teşekkürler 🥰😻✨
