ZÜMRÜDÜANKA

Vaveyla Yazarı: Yelase Bkm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: ZÜMRÜDÜANKA

Geçirdiğim krizden sonra korumalardan sayısı artmıştı ve artık getirdikleri yemeklerde cam değil plastik kaplar kullanıyorlardı.
Barlas okuluma devam edebileceğimi söylemişti. Çünkü Arkadaşlarım sevdiklerim vardı okulumda kendime başka bir aile kurmuştum ve kendimi en güvende hissettiğim an onlarla olan tim anlarımdı.
Görüşmelerimiz belki azalacaktı ama birbirimize olan sevgimiz ve güvenimiz azalmayacaktı. Ama en çok sevgilimi özlemiştim gidip ona sarılmak kokusunu zihnimde hapsetmek istiyordum.
Barlas sahte ilişkimizde istediğimiz kişiyle sevgili olabileceğimi söylemişti sadece bunu dışarıya yansıtmayacaktık.
Odadaki gri renkteki dolaba baktım ve kapağını açtım. Birkaç kıyafet vardı bunlar siyah ve gri renklerinde tişörtler ve aynı tonlarda pantolonlardı, bedenime uygunlardı. Gri bir üst ve siyah kot pantolonu aldım ve giyindim. Asla renksiz şeyler giyen bir insan değildim ama insanın hayatında birkaç günde bile renkleri çalınabiliyordu acıydı ama bir o kadarda gerçekti.
Kapıyı açtığımda önümdeki koruma bahçeye kadar bana eşlik etti ve arabaya binmemede eşlik etti. Arabanın arka koltuğuna oturdum ve gözlerim şoföre kaydı ancak o sadece yola odaklanmıştı. Yaşlı bir adamdı saçları neredeyse bembeyazdı ama sert imajından ödün vermiyordu. Keskin yüz hatları ve mavi gözleri vardı ve kirli sakalı vardı.
Okula vardığımızda günler sonra dışarıyı görebilmenin heyecanıyla şoförü beklemeden kapımı açtım.
Dışarının havasını bol bol içime çektikten sonra derin bir nefes verdim. Bakışlarımı şoföre çevirdiğimde öylece önüne bakıyordu. Aldırmadan okulun bahçesine girdim ve kapıya kadar adımlamaya başladım. Bakışlarım banklarda oturan öğrencilere kaydı,hepsi çok mutlu ve huzurlu gözüküyordu. Gerçi birkaç gün önce benimde en az onlar kadar eğlenceli ve neşeli bir hayatım vardı.
Moralimi bozmayacaktım. Okulun kapısından içeri girdiğimde gözlerim sevgilim Atakanı aradı. Arkamdan birnin hızlıca dürtmesiyle bakışlarımı arkama çevirdim ve karşımda Atakanı görünce resmen dilim tutulmuştu.
“Atakan! Nasılsın? Çok özledim seni” boynuna atladığımda oda aynı şekilde karşılık verdi. Burnumu boynuna gömdüm ve kokusunu içime çektim.
Sonunda ayrıldığımızda yanağına minik bir Buse kondurdum ve karşılık vermesini bekledim. Karşılık aldığımda yüzümde geniş bir tebessüm oldu. Bir kolunu omzuma attı ve yürümeye başladık.
“ Bayadır ortalıkta yoksun, en son kayıp ilanı verecektik kızım hayırdır noldu?” Sıkıntıyla cevap verdim “boşver ya ufak tefek sıkıntılar oldu ama çoksa önemli değildi zaten.” Zaten benim moralim bozukken birde yaşadıklarımı anlatıp Atakanın moralini bozamazdım.
Dolaşmaya devam ederken Atakan lavaboya gitmesi gerektiğini söyledi ve uzaklaştı. Bende sınıfıma geçip sırama oturdum ve dosyamdaki yaptığımız diğer çalışmalara göz attım. Bakışlarım duvardaki saate kaydı. Hocanın gelmesine 5 dakika kalmıştı ama Atakan hâlâ ortalıkta yoktu. Koşar adımlarla koridora doğru ilerlerken yangın merdiveninin önünde gördüğüm şeyle duraksadım.
Kafamı tam olarak çevirdiğimde karşımda en yakın arkadaşım İpek ve Atakan resmen sarmaş dolaştı.
İpek dudaklarını Atakanı dudaklarından ayırdığında bakışları bana döndü ve hızlıca yerinde toparlandı. Atakan arkasını döndüğünde şok olmuştu ve hızlıca bana doğru ilerlemeye başladı.
“Gökçe b-ben açıklayabilirim gerçekten göründüğü gibi d-“ lafını bitirmesini beklemeden yanağına ağır bir tokat yemesiyle kafası diğer tarafa döndü ve elini yanağına doğru götürdü. Gözlerimden akan yaşlara hakim olamayarak zorla konuştum “Allah ikinizinde belasını versin! Hayatımda sizin kadar iğrenç aşağılık kimseyi görmedim!.” Daha fazla dayanamayarak arkamı döndüm ve sınıfa gidip hızlıca çantamı koluma taktım ve okulun çıkışına doğru ilerledim.
Atakan’ın arkamdan geldiğini hissediyordum ancak arkama bakma gereği bile duymadan çıkışa ulaşmıştım. Telefonla görüşen korumanın bakışları bana döndü ve hafifçe üstünü düzeltti ve arabanın ön kapısına doğru ilerleyip kapıyı açtı ve binmemi bekledi tam binecekken koluma tutunan el ile arkama döndüm. Atakanın pişmanlık dolu yüzünü görünce içimden en ufak bir vicdan bekledim, ama yoktu. Yüzüne tükürmemek için kendimi zor tutarken koluma baskı yapmasıyla kolumu çekmeye çalıştım ancak ben çekmeye çalıştıkça o daha çok canımı yaktı ve kolumu daha çok sıktı.
“Bırakırmısın? Canımı yakıyorsun!” Kolumun acısıyla resmen çırpınmaya başladım ama öylesine sıkı tutuyorduki kendimi kurtarmak güçtü.
“Sana beni dinleyeceksin dedim! Beni dinlemek zorundasın! Bana yetebilseydin bunlar yaşanmazdı.” Dehşetle yüzüne bakarken midemin bulandığını hissettim ve kolunu ayırmaya çalışan koruma sonunda kolumu kurtarabilmişti. Atakan’a tam yumruk atacakken elinin tutulmasıyla geriye çekildi ve gördüğüm kişiyle şaşırmıştım.
Barlas korumayı çekip Atakan’ın suratına sert bir yumruk attı.

•~

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.