3. bölüm / 6
YILANLARIN GÖLGESİNDEBİR DAMLA KAN
Bölümler 6Şu an: BİR DAMLA KAN
- 1 ATEŞLE YANANLAR~190 kelime
- 2 KÜLLERİN İÇİNDEN365 kelime
- 3 BİR DAMLA KAN669 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 YABANCI628 kelime
- 5 TANIDIK KAYIPLAR782 kelime
- 6 ZÜMRÜDÜANKA628 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sergi için güzel bir elbise arıyordum.Bu girdiğim 8. Mağazaydı ancak hayalimdeki o güzel ihtişamlı elbiseyi hiçbir yerde bulamamıştım.
Önümde harika bir fırsat vardı resimlerimi birileri fark edebilirdi ve bu kariyerm açısından son derece önemli bir adım olacaktı.Annem benim Birşeyler başaramayacağımı düşünen bir insandı.Ama kendimi ona kanıtlayacaktım.
Tüm bunları düşünürken yürüyordum ve karşıya doğru baktığımda resmen dilim tutulmuş gibi oldum,karşımdaki bordo elbiseyi boydan boya inceliyordum.
Derin göğüs dekoltesi ve derin yırtmaçıyla beni benden almıştı.halter yaka bir elbiseydi ve arkası kadife bir fırfırla çevriliydi.Resmen ağzım açık kalmıştı.Kafamı benle birlikte elbiseyi inceleyen adama çevirdi. Oda oldukça etkilenmiş olmalıydı.Bana doğru döndü.Dağınık koyu kahve saçları vardı.Ela gözlüydü ancak gözündeki yeşil taraflardan daha çok kahverengi taraf vardı.Keskin yüz hatlarıyla oldukça sert ve haşin duruyordu.
Gözlerimi ondan çektim ve elbiseyi olduğu yerden alıp kasaya doğru ilerledim.Güzel olduğu kadarda iddialı bir fiyatı vardı ancak sıkıntı etmedim çünkü parasına değerdi.
Kasadan uzaklaşmıştım çıkışa doğru ilerliyordum ancak duyduğum bir sesle yerimde kaldım.”Sana yakışacağına eminim.”Arkamı döndüm ve yine aynı adamla göz göze geldim.Hiçbirşey demeden yanımdan çıkışa ilerleyip gitti.Bende beklemedim ve eve doğru ilerledim.
~•
Eve gittim ve elbiseyi denedim.mağazada deneyecektim ancak hiç vaktim yoktu çünkü giymesi bile uğraştırıcıydı.
Elbiseyi giydim ve tam istediğim gibiydi belimi tam kavramıştı,yırtmacı tam yerindeydi ve beni resmen bir prenses gibi hissettirmişti.Makyamı yapması için eve bir makyöz çağırmıştım. Göz makyajım smokie eye tarzındaydı yüz hatlarımı keskinleştirtmiştim ve makyajı tam anlamıyla tamamlayarak bordo bir ruj tercih etmiştim.Saçımı bağlamayı küçüklüğümden beri sevmezdim ama annem birgün bu huyumdan rahatsızlanıp belimin altına gelen saçımı küt kesmişti.Ama bu huyumu asla değiştirememişti çünkü en son benim saçlarımı babam sevmişti,öpmüştü,örmüştü.Ben babamın dokunduğu hiçbirşeye kıyamazdım.
Saçımı dalgalı bir model yaptırmıştım. Öndeki perçemlerimi ise şekillendirmiştim.
Dışarıdan gelen korna sesiyle elimde telefonu minik çantama koydum ve kapıya doğru yol aldım. Kapıyı açtım ve bahçede babamı gördüm. Dudaklarıma kocaman bir gülümseme yerleştirdim ve babama sarıldım oda karşılık verdi. Sarılmayı bırakıp babamın açtığı arabanın kapısından içeri geçtim ve cam kenarına oturdum.
~•
Sonunda sergi yerine varmıştık.Babam kapımı açtı ve arabadan indim. Babamla birlikte içeri girdik ve kafamı yanımdaki tabloya çevirdim.En sevdiğim tablomdu.
Ormanın derinliklerinde yere düşmek üzere olan bir kadın vardı elini uzattığı bir baykuş vardı. Baykuş onu yaralıyken ümitlendirip taşımış ancak sonra yarı yolda bırakmıştı.Kadının dikişsiz bir beyaz elbisesi vardı ve çaresizçe elini bırakmış olan baykuşa bakıyordu.
Ben Tabloma bakarken içeri diğer misafirlerinde girdiğini gördüm ve birkaç misafirin önünde durduğum tablonun yanındaki tabloyla alakalı yorumlarını ve ne kadar beğendiklerini söylediklerini duydum. Hafifçe tebessüm ettim ve yanımdaki tabloya bakışlarımı çevirdim.
Yüzümdeki tebessüm bir anlığına kayboldu. Çünkü tablo benim tüm yaralarımın kabuklarını tatlı tatlı kaşıyan bir tabloydu. Küçük bir ev yanıyordu ancak elindeki oyuncak ayıcığına sıkıca sarılmış bir çocuk izliyordu yanan evi. Ama sanki o yanan evi izledikçe ev sönüyordu ve evin yarısı hâlâ yanarken bir kısmı çoktan kül olmuştu.
O küçük çocuk Emirdi. Kardeşimin aklıma geldiği bir gece ağlaya ağlaya çizmiştim. İşte bazen tabloların nasıl gözüktüğü değil nasıl çizildiğini önemliydi. Resim yapmak bir insanı anlamak gibiydi. Birine korkunç gözüküyor demek yerine neden öyle gözüküyor? diye sorulabilirdi.
Tüm bu düşüncelerimden sıyrılıp babamın yanına gelen iş arkadaşına baktım. “Gökçeciğim seni çok tebrik ederim,gerçekten inanılmaz yeteneklisin. Eminimki alanında çok iyi yerlere geleceksin. “Çok teşekkür ederim. Sizin düşünceleriniz benim için çok önemli.”
Babamın arkadaşı yanımızdan ayrılıp diğer resimlerimi inceleyeme devam ederken babamın bakışlarını üzerimde hissettim ve ona baktığımda gözlerindeki gurur yanaklarımı ağrıtarak gülümsememe neden oldu.
Tam önüme dönecektimki bir anlık gelen üç el patlama sesi kafamı hızla çevirmeme neden oldu. Az önce yanımızda olan adamı şimdi kanlar için yerde görmek aklımın ucundan bile geçmemişti.Gelen çığlık seslerine rağmen gözlerim o tarafta donup kalmıştı ancak yakınımdan gelen bir patlama sesiyle kafamı babama çevirdim. Sol göğüsünün altında yavaş yavaş tüm gömleğine yayılan kanla çığlık attım.
“Baba! Baba kalk hadi kalk gidelim nolur!”
Babamın bir kolunu boynuma dolayıp kaldırmaya çalışıyordumki bacağıma gelen bir anlık acıyla yere yığıldım.
Zorla elimi bacağıma götürdüm ve avucumun içini kaplayan kanı görünce ister istemez midem bulandı. tam babamın kolunun üstüne ensem denk geliyordu. Babamı tekrar o halde görünce nefesim daralmaya başladı.
Gözlerim yavaş yavaş kapanırken ayaklarım yerden kesildi burnuma gelen barut kokusuyla gördüğüm son şey bir çift ela göz oldu.
~•
Bölüm etkileşimi
