Bölümler 11Şu an: 6. Bölüm Son Durak
- 1 1. Bölüm Bir Cehennemin Başlangıcı667 kelime
- 2 2. Bölüm İlk Av413 kelime
- 3 3. Bölüm Kaza312 kelime
- 4 4. Bölüm Bilinmeyen Şey461 kelime
- 5 5. Bölüm Şüphe388 kelime
- 6 6. Bölüm Son Durak609 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. Bölüm Görev Başarılı672 kelime
- 8 8. Bölüm Yalnız ve Tek484 kelime
- 9 9. Bölüm Arkadaşlık1.161 kelime
- 10 10. Bölüm Gerçekler1.785 kelime
- 11 11. Bölüm Sensin1.724 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Linerix Evreni
Kapsülün kapağı açıldığında ekrana baktım. Linerix Evreni'ne geldiniz yazıyordu. Kapsülden indim. Neyseki köşede bir yerde olduğu için ittirmeme gerek kalmadı. Burası çıkmaz sokaktı. Kapsülü görünmezlik moduna aldım. Cihazı cebimden çıkarttım ve son benliğimin nerede olduğuna baktım. Baya yakındı. Cihaz ötüyordu. Her adımımda bip bip sesi çoğalıyordu. Ben cihaza doğru bakarak yürürken bir anda birine çarptım Kael sen tam bir gerizekalısın! Aynı şeyi daha ilk benliğini ararkende yaşamıştın! Çarpmanın etkisiyle ikimizde bir iki adım geriledik. Çarptığım kişiye baktım. Belki benden biraz küçüktü. Sarışın, kehribar gözlüydü. Bana çok benziyordu, sadece sarışındı. Cihazın sesi daha da artmıştı. Buldun Kael, bu kız senin yedinci benliğin. "Özür dilerim. Çantamdan telefonumu çıkarmaya çalışıyordum." dedi, biraz mahçup bir yüz ifadesiyle. "Sorun değil. Asıl benim özür dilemem lazım. Önüme bakmadan yürüdüm. Kusura bakmayın." dedim. Lan cihaz! Cihazı hemen kapatıp cebime koydum. Şüphe çekmemem gerekiyordu. Kız gülerek kafasını iki yana salladı. "Olsun. Yine de telafi etmek isterim." dedi ve çantasından mor bir kart çıkarttı. Kartı bana doğru uzatırken "Bu benim kafem. Eğer gelirseniz çok mutlu olurum. İlk kahve benden." dedi. Kartı aldım ve üzerinde ki yazıya baktım. Starling Cafe yazıyordu. Altında adresi ve onun da altında ismi yazıyordu. "Auren Starling demek. Memnun oldum. Bende Kael Waverly." diyerek elimi uzattım. Auren uzattığım eli tutarken "Bende memnun oldum." dedi gülemseyerek. "Sonra görüşürüz, bekliyorum!" Auren gülerek el salladı ve gitti. "Bu neydi şimdi? Arkadaş olduk resmen. Ben bunu nasıl-" Evet, arkadaş. Arkadaş olarak yaklaşıp hiç beklemediği bir anda öldüreceğim. Ama bunun için biraz zaman gerekiyordu. Buradan bir ev satın almam gerekecek. Neyse ki dediğim gibi, yanımda epey para vardı ve bunu sadece bir araba almak için bir de yemek yemek için kullanmıştım. Yediklerimde zaten o kadar pahalı değildi. Tutarlı kullanmam lazımdı çünkü yanımda sadece bunlar vardı. "Şimdi uğraş dur ev satın alma işleriyle." diye kendi kendime söylenirken yola çıktım.
5 saat sonra
Evi nihayet satın almıştım. Küçük bir apartman dairesiydi. Ama şimdi de mobilyalar eksikti. Mobilyaları alsam bile gelmesi uzun sürerdi. O zamana kadar nerede kalacaktım? Otel fiyatları zaten pahalıydı. Mobilyalara verecek param kalmazdı. Eve baktım. Çok mükemmel değildi ama çokta kötü değildi. Yani bizim ev büyüktü de ne oldu sanki? Gizli odalar, anneleri bunu bilmiyor, nerede olduklarını bilmiyor falan. Mükemmel hayat cidden. Neyse konumuza dönecek olursak... Göte gelmiştim. Aferin bana. Evden çıktım ve kapının önünde ne yapacağımı düşünmeye başladım. Tam o sırada karşı dairenin zilinin yanında bulunan isimlik gözüme takıldı. Auren Starling yazıyordu. "Cidden mi? Bu bir şaka olmalı." dedim şaşkınlıkla. Acaba onun evi- "Saçmalama Kael! Daha bugün tanışdığın birinin evinde kalmak ne kadar doğru? Ayrıca o kız, ben erkeğim. Çok yanlış anlaşılır." Sıkıntıyla iç çektim. Kim var başka? Yok! Tam o esnada asansör kapası açıldı. Asansörden inen kişi Auren'di. Ciddi misin ya?! Auren beni fark edince "Aa, sizinle bugün tanışmıştık. Bu ne tesadüf?" dedi gülümseyerek. Sürekli gülümsüyordu. Bu da anlam veremediğim bir şekilde beni garip hissettiriyordu. "Şey aslında bugün buraya taşındım. Ama eşyaları bugün alamayacağım için nerede kalacağımı düşünüyordum." dedim sıkıntılı bir sesle. Auren biraz düşündükten sonra "Bir akrabanız falan yok mu?" diye sordu. İç çektim. "Akrabalarım burada yaşamıyor. Ailemse..." Gözlerimi yere indirdim. "Hepsi öldü." Sesim biraz kısık ve hüzünlü çıkmıştı.
"Çok özür dilerim. Bilmiyordum. Size bunu hatırlatmak istememiş-" diyecekken elimi onun omzuna koydum. Gözlerimi gözleriyle buluşturdum. "Kendine bu kadar baskı yapma. Bugün çarpıştığımız sırada da benzer şeyler söyleyip durdun. Başkası olsa senin kadar kendisine baskı uygulamazdı. Kendine bu kadar yüklenme. Anladım ki zor bir hayat geçiriyorsun. Bunu iyi bilirim. Ayrıca siz demene gerek yok. Biz artık komşuyuz." Samimi bir şekilde gülümsedim. Auren tatlı bir şaşkınlıkla bana bakıyordu. Bende sıcak bir şekilde gülümseyerek gözlerine bakıyordum. Gözleri kelimelerle anlatamayacağım kadar derindi. İnsanı içine çekiyordu. Parlıyordu resmen. Şuan yaşadığım şey neydi? Kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissediyordum. Bu hissettiğim neydi?
Bölüm etkileşimi
