Yedinciye Rağmen kitap kapağı

1. bölüm / 11

1. Bölüm Bir Cehennemin Başlangıcı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 1. Bölüm Bir Cehennemin Başlangıcı

20 yıl önce Virelix Evreni:
Bay Waverly'nin Laborutuvarı

Laboratuvarın duvarları paslıydı. Soğuk demir, küçük çocuğun çıplak ayaklarından iliklerine ka-dar işliyordu. Kael, metal masanın ucunda oturuyor, gözlerini babasının ellerine dikiyordu. Adamın parmakları sürekli haraket halindeydi.
Tüpler, defterler, kablolar... Hepsi arasında bir düzen vardı. Ama o düzenin Kael'in yeri yalnızca denekti.

*****

Annesini hatırlamıyordu. Tek bildiği, kız kardeş-inin doğumunda onu kaybettikleriydi. Kael annesiz büyümüştü. Babasının sevgisini ise hiç görmemişti. Kız kardeşi vardı bir zamanlar... Ama o babasının deneylerinde can vermişti. Babasının dudaklarından başarısız deneme olarak anılacak kadar değersiz görülmüştü. Kael'in küçük göğsü sıkıştı. "Durma," dedi babası, gözlüğünün ardından soğuk bir bakışla. "Dayanmayı öğren. Çünkü sen, sınırları aşabilecek tek bedene sahipsin. Biliyorsun, o başaramadı." Kael yumruklarını sıktı. Kız kardeşi hakkında deney faresi gibi konuşmasına sinirlenmişti. Babasının sözleri bir insanın değil, bir makinenin sesi gibiydi. Küçük Kael dudaklarını birbirine bastırıyordu. İçinde bir fısıltı büyüyordu:
Gün gelecek, senin kurduğun bu oyunun bir parçası olmayacağım. Yemin ederim ki, senin sonun olacağım...

*****

O sırada laboratuvarın ışıkları aniden parladı. Devasa bir kapsülün camı açıldı ve içerisinden keskin bir ozon kokusu yayıldı. Kael'in kalbi hızla çarpmaya başladı. Babası not defterini kapattı. "Hazırlan, ilk geçiş zamanı geldi." Bu başlangıç-tı. Hem yolculuğun, hem de yok oluşun...

20 yıl sonra Virelix Evreni:
Bay Waverly'nin Laborutuvarı

Laboratuvar sessizdi. Yalnızca cihazların titreşiminden çıkan uğultu Kael'in kulaklarını dolduruyordu. Babası dışarıya çıkmıştı, bir toplantıya gittiğini söylemişti. Kael ise kaç aydır göğsünde giderek artan ağrıyı bastırmaya çalışarak masanın kenarına oturdu. Gözleri, babasının açık bıraktığı not defterine takıldı. Sayfalarının arasından sarkan sararmış bir kağıt dikkatini çekti. Kael kağıdı sayfaların arasındaki sararmış kağıdı çekip aldı. Kalbi sıkıştı, gözleri satırlara takıldı:

"Eğer bir kişinin paralel
evrenler arası geçiş yaptığında
bir uzvu veya hayati bir organı
ağrıyorsa 1 yıl içinde diğer
benliklerini öldürüp kalplerindeki
elementleri birleştirmesi gerek.
Birleştirmezse 1 yılın sonunda yok olur."

Kael'in nefesi boğazına düğümlendi. İçinden demek bu sıradan bir acı değil, ben yok olacağım diye geçirdi. Peki babası bunu ona neden söylememişti? Tabii, doğru ya. Paralel evrenleri bulmuştu. Artık ona ihtiyacı kalmamış-tı. Kael'in gözleri doldu. "Bunu bana yapamaz-sın!.." diye fısıldadı dişlerini sıkarak. Tam o esnada babası içeri girdi. "Sen... Ne yaptığını sanıyorsun?" diye bağırdı adam. Kael ağrıyan göğsüne rağmen zorlukla ayağa kalktı. "Sen ölümüme göz yummuşken bir de bana bağırıyor musun? Ben hâlâ o sandığın küçük Kael değilim baba!" diye masaya yumruğunu vurdu Kael. Babası sakince sandalyeye oturdu ve "Şuan bana ne yapabilirsin ki? Başarısız olan kardeşinin intikamını falan mı alacaksın? Hah, çok geç." diyerek ona baktı. Kael "Hayır, geç değil. " dedi ve hızlıca arkasında duran tezgahın üzerindeki demir zinciri aldı. Babası ayağa kalktı. "Sakın! Kael düşündüğüm şeyi yapmayacaksın, değil mi? Ben senin babanım!" Bu sözler Kael'i etkilememişti. "Hiçbir zaman olmadın, ahmak herif!" diye bağırarak babasının kafasına demir zinciri bir kırbaç gibi vurdu. Babası yere yığıldı. Kafası kanıyordu. Ölmemişti ama ölmeye yakındı. Kael sinsice gülerek babasına doğru eğildi. "Ne oldu? İntikam için geç miymiş? Birazdan bilincin kapanacak ve uzun bir uykuya dalacaksın. Ama ben o kadar bekleyemem. İyi uykular ahmak!" Kael doğruldu ve elindeki zincirle bir kez daha kafasına vurdu. Ölmüştü. Onun hayatını katleden adam ölmüştü. Kael intikamını almıştı. Yeminini gerçekleştirmişti. Bu kabusu başlatan artık ölmüştü ama kabus daha yeni doğmaya başlamıştı...

*****

Kael adamın cesedini hiç kullanılmayan kapsüllerden birine kilitleyip etraftaki kanı temizledi. Kanıt bırakmaması gerekiyordu. Gerçi burada ki herşey yasa dışıydı ama kapısı gizli olduğu için kimse giremezdi. Hatta yıllar önce yaşayan Kael'in annesi bile bu odayı bilmezdi. O bilmiyordu nasıl bir adamla evli olduğunu. Bilseydi, her şey daha farklı olur muydu?.. Kael zinciri iyice temizleyip yerine koydu. Masaya oturduğunda nota tekrar baktı. Şimdi ne yapacaktı? Burada ölmeyi bekleyemezdi. Masaya baktı. Cihazlara. Gözleri, avuç içi kadar olan bir aygıta takıldı. Küçük ekranı titrek bir ışıkla yanıyordu. Yanında el yazısıyla yazılmış kısa bir not vardı:

"DNA Tanımlayıcı; Benlikler arasında
ayırt etme özelliği."

Kael, cihazı eline aldı. Parmaklarının arasında küçük ama ölümcül bir umut gibi duruyordu. O an, kararını verdi. O kendi yolunu çizecekti, yok olmayı beklemeyecekti. Kael derin bir nefes aldı. Bakışları sertleşti. "Benim hayatım, benim elimde olacak..." Cihazı cebine koydu ve paralel evrenlere giden kapsüle doğru döndü. "Tamam, yapalım şu işi."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 9beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…