8. bölüm / 8
Yasak Sınır- BÖLÜM 8 - KISKANÇLIĞIN ARDINDAKİ GERÇEK
Bölümler 8Şu an: - BÖLÜM 8 - KISKANÇLIĞIN ARDINDAKİ GERÇEK
- 1 - BÖLÜM 1 -308 kelime
- 2 - BÖLÜM 2 - AYNI MASADA359 kelime
- 3 - BÖLÜM 3 - KÜTÜPHANEDE BAŞ BAŞA295 kelime
- 4 - BÖLÜM 4 - BUNU KİMSE BİLMEMELİ296 kelime
- 5 - BÖLÜM 5 -YASAK BİR HİS396 kelime
- 6 - BÖLÜM 6 - BENİ SEÇ512 kelime
- 7 - BÖLÜM 7 - SIRRIN İLK ÇATLAĞI936 kelime
- 8 - BÖLÜM 8 - KISKANÇLIĞIN ARDINDAKİ GERÇEK872 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün Asher, saat dört olmadan beş dakika önce kütüphaneye geldi.
Jack'in geç kalacağını düşünmüştü. Hatta onun için hazırladığı küçük bir konuşması bile vardı.
Bir sunum hazırlıyoruz, Draven. Bu, bütün gün insanları sinirlendirme hakkın olduğu anlamına gelmiyor.
Ancak kütüphaneye girdiğinde Jack'in çoktan masada oturduğunu gördü.
Üstelik önünde açık bir defter, birkaç kitap ve iki kahve değil, iki sıcak çikolata vardı.
Asher durdu.
"Sen benden önce mi geldin?"
Jack başını kaldırdı.
"Hayır. Buraya ışınlandım."
Asher gözlerini devirdi.
"Bir gün ciddi bir cevap verecek misin?"
"Belki emekli olduğumda."
Asher sandalyeyi çekip oturdu. Sıcak çikolatalardan birini kendine doğru aldı.
"Bunu benim için mi aldın?"
Jack omuz silkti.
"Hayır. Kendim için iki tane aldım. Biri elimden düşerse yedek olsun diye."
Asher bardağı masaya bıraktı.
"Teşekkür etmeyeceğim."
"Zaten beklemiyordum."
Asher içeceğinden bir yudum aldı. İstemsizce gülümsediğinde Jack bunu fark etti ama hiçbir şey söylemedi.
Bir süre sunum üzerinde çalıştılar.
Konuları, okulun tarihini ve yıllar içinde yaşanan değişimleri anlatan bir sunum hazırlamaktı. Asher düzenli notlar alıyor, Jack ise görselleri ve sunumun akışını planlıyordu.
Beklenmedik biçimde iyi anlaşıyorlardı.
"Şu fotoğrafı kullanalım," dedi Asher, kitabın bir sayfasını göstererek. "Eski okul binasını gösteriyor."
Jack eğildi.
"İyi fikir."
Asher ona baktı.
"Bir daha söyler misin?"
Jack kaşını kaldırdı.
"Neyi?"
"İyi fikir dediğini."
"Vazgeçtim. Korkunç bir fikir."
Asher güldü.
Jack birkaç saniye onu izledi.
Özellikle de bu gülümsemenin yalnızca kendisinin yanında ortaya çıktığını düşünmek...
Bu düşünce yüzünden kendine kızdı.
Asher onun sahip olduğu biri değildi. Birlikte olmaları, Asher'ın yalnızca onunla konuşması gerektiği anlamına gelmiyordu.
Bunu biliyordu.
Ama bilmek, hissetmekten çok daha kolaydı.
Tam o sırada Asher'ın telefonu titredi.
Ekranda Ethan'ın adı belirdi.
Ethan: Bugün nasılsın? Dünkü konuşmadan sonra seni merak ettim.
Asher mesajı okudu ve cevap yazdı.
Asher: İyiyim, teşekkürler. Sunum hazırlıyorum.
Ethan hemen yanıt verdi.
Ethan: Jack'le mi?
Asher'ın kaşları çatıldı.
Asher: Bunu nereden biliyorsun?
Asher başını kaldırdı.
"Ethan."
Jack kalemini bıraktı.
"Ne istiyor?"
Asher birkaç saniye ona baktı.
"Bir şey mi oldu?"
"Hayır."
"Jack."
Jack iç çekti.
"Sadece merak ettim."
Asher telefonunu masaya bıraktı.
"Bak, bunu konuşmuştuk. Ethan'la arkadaş olmamın seninle bir ilgisi yok."
"Biliyorum."
"Öyleyse neden böyle davranıyorsun?"
Jack cevap vermedi.
Asher'ın sesi biraz yumuşadı.
"Benden hoşlanıyorsun diye bütün arkadaşlarımı bırakmamı beklemiyorsun, değil mi?"
"Ben sadece..."
Durdu.
Asher bekledi.
Jack Draven'ın kolayca söyleyebileceği pek çok şey vardı. İnsanları kızdırmakta, kendini savunmakta ve bir tartışmayı kazanmakta ustaydı.
Ama konu Asher olduğunda kelimeler bazen boğazında düğümleniyordu.
"Seninle ilgili bir şeyleri kaybetmekten korkuyorum," dedi sonunda.
Asher'ın yüzündeki ifade değişti.
"Henüz hiçbir şeyi kaybetmedin."
"Ya bir gün benden sıkılırsan?"
Asher şaşkınlıkla ona baktı.
"Sen mi bunu söylüyorsun?"
Jack hafifçe güldü.
"Evet, ben."
Asher başını iki yana salladı.
"Jack, senin hakkında bildiğim ilk şey, ne kadar sinir bozucu olduğundu. İkincisi de ne kadar kibirli olduğun. Buna rağmen senden hoşlanıyorum."
"Bu, çok güzel bir iltifat.""Haklısın."
Asher gözlerini kıstı.
"Bunu kaydetmem gerekiyor. Jack Draven bana haklı olduğumu söyledi."
"Fikrimi değiştirmeden önce sus."
Asher güldü.
Jack de gülümsedi.
Aralarındaki gerginlik azalmıştı ama Jack'in zihninde dün gelen mesaj hâlâ dönüp duruyordu.
Telefonunu cebinden çıkardı.
Mesajı tekrar okudu.
"Her şeyi biliyorum."
Asher bunu fark etti.
"Bir şey mi oldu?"
Jack bir an tereddüt etti.
Sonra telefonu ona uzattı.
Asher mesajı okuduğunda gülümsemesi kayboldu.
Jack onun sözlerini sessizce dinledi.
"Haklısın."
Asher telefonu masaya bıraktı.
"Numarayı tanıyor musun?"
"Hayır."
"Belki Ethan'dır."
Jack hemen başını iki yana salladı.
"Ethan söz verdi."
"İnsanlar bazen sözlerini tutmaz."
Jack'in çenesi gerildi.
"Onun bunu yapacağını sanmıyorum."
Asher bir süre düşündü.
"O zaman önce sakin kalacağız. Mesajı gönderen kişi kim, öğreneceğiz. Ama kimsenin bizi korkutmasına izin vermeyeceğiz."
Jack ona baktı.
"Ne zamandan beri bu kadar cesursun?"
Asher kaşını kaldırdı.
"Ben her zaman cesurdum. Sen sadece fark etmeyecek kadar kendinle meşguldün."
Jack gülümsedi.
"Sanırım haklısın."
Kütüphaneden çıktıklarında hava soğumuştu.
Asher montunun fermuarını çekerken Jack yanına geldi.
"Seni eve kadar bırakayım."
"Gerek yok."
"Birlikte yürüyebiliriz."
"Ya biri bizi görürse?"
Jack bir an durdu.
Sonra sakin bir sesle cevap verdi:
"O zaman iki öğrencinin aynı yönde yürüdüğünü görür."
İlk birkaç dakika birbirlerine dokunmadan yürüdüler. Sonra Jack elini hafifçe Asher'ın eline yaklaştırdı.
Asher ona baktı.
Jack hiçbir şey söylemedi.
Sadece bekledi.
Asher sonunda parmaklarını onun parmaklarına geçirdi.
"Kimse yok," diye fısıldadı.
Jack başını çevirdi.
"Burada olmasalar da elini tutmak istemem yanlış değil."
Asher'ın kalbi hızlandı.
"Ben yanlış demedim."
"Biliyorum."
Bir süre sessizce yürüdüler.
Köşedeki küçük parkın yanına geldiklerinde Asher aniden durdu.
"Jack?"
"Hı?"
"Bir gün herkes öğrenirse... benim yanımda duracak mısın?"
Jack'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
Jack'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
Bu kez cevabını düşünmedi.
"Evet."
"Sonra pişman olmayacak mısın?"
"Hayır."
Asher'ın gözleri dolacak gibi oldu ama bunu belli etmemek için başını çevirdi.
Jack elini bırakmadı.
"Yalnızca bir şey istiyorum."
Asher ona döndü.
"Neymiş?"
"Bir daha korktuğunda benden kaçma. Bana söyle."
Asher uzun süre Jack'e baktı.
Sonra başını salladı.
"Söz."
Jack gülümsedi.
"Ben de sana bir söz vereyim. Seni korumaya çalışırken senin yerine karar vermeyeceğim."
Asher'ın yüzü yumuşadı.
"Bu daha iyi bir söz."
"Öyleyse anlaşma tamam."
Tam yeniden yürümeye başlayacaklardı ki Asher'ın telefonu titredi.
Bu kez mesaj bilinmeyen numaradan gelmişti.
Asher ekranı açtı.
"Jack'e güveniyorsun, değil mi? Peki sana geçen yıl neden okuldan ayrılmak üzere olduğunu hiç anlattı mı?"
Asher olduğu yerde kaldı.
Jack onun yüzündeki değişimi fark etti.
"Ne oldu?"
Asher telefonu yavaşça indirdi.
"Jack..."
"Ne?"
Asher ona baktı.
"Geçen yıl ne oldu?"
Jack'in yüzündeki bütün renk çekildi.
Ve Asher ilk kez, Jack'in kendisinden sakladığı bir şeyin yalnızca küçük bir sır olmadığını anladı.
Bölüm etkileşimi
