3. bölüm / 6
YAŞA DEMİŞTİNİZ3. Bölüm : Yedek Anahtar
Bölümler 6Şu an: 3. Bölüm : Yedek Anahtar
3. Bölüm:Yedek Anahtar
Tanıdık bir atmosferi vardı nezarethanenin. Gelirken baş selamı veren memurların hepsi tanıdıktı. Her zamanki gibi gideceği yeri biliyordu ama yine girerken tereddüt etmişti . Yanındaki memur onu koymuştu yine içeri.
Tayfun diye hatırlıyordu. En büyük eğlencesi buraya düşenlerin hikayelerini dinlemekti. Favori ziyaretçisi ise Yaman. Bazen ona da anlatırdı.
'Nezarethanedeki sevgilisini görmek için kavgaya giren'
'Çalışanın içeceğine müsil koyup işten kaytarıyor, diyen patron'
Bunlar Yaman'ın aklında kalanlardı. Kim bilir daha neler duymuş keyiflenmişti. Onu görünce'Daimi müşterimiz'demiş bir şey isteyip istemediğini sormuştu. Kahvaltıdan yeni geldiğini duyunca gülmüş 'Akşam yemeğine de bekleriz' demişti.
Ferdi denen adamı göremiyordu ama ileriden sesli alıp verdiği nefeslerle yerini belli ediyordu. Parmaklıkların aralarında olması saçmalıktı. Zaten 3. yumruğundan sonra bırakmıştı.
Yosun'un sardığı eli yine kanamıştı. Eline baktı bir süre. Ciddi olmadığına karar verip başını geriye yasladı. Nefeslerini dinledi bir süre.
Kapı açılma sesi geldiğinde hafifçe gözlerini araladı. Tayfun onun için gelmişti. "Teğmenim"dedi saygıyla. Anlaşılan yine azar işitmişti. " Yunus müdürüm sizi odasına çağırıyor." Cevap verme gereksinimi duymadan Tayfun'un arkasından çıktı.
"Teğmen mi?" Ferdi'nin sesini duydu ama bakmadı. Abartmış mıydı? Belki. Kendini tutabilir miydi? Evet. Ama pişman mıydı? Hayır.
"Komutanım siz yolu biliyorsunuz zaten " derken Tayfun'un neşesi yerine gelmişti. Yeni bir eğlence çıkmıştı.
Yaman çıkarken Ferdi'nin parmaklıklarının önüne geldi. "Teğmen Yaman Karaca. "Biraz parmaklığa yaklaştı. "Yerinizde olsam yediğiniz fiskeye dayak demezdim." Ferdi'nin bakışları ona döndü. "Komutanım bir keresinde 2 adamla gelmişti. Adamların ifadesini alıp hastaneye gönderdik. 3. komada."
Ferdi'nin gözleri korkuyla daha da açıldı. "Yaptırım uygulanmıyor mu? "
Tayfun anında ciddileşti. "Gerektiğinde uygulanıyor tabi. Adalet herkese birdir. Komutanım bir keresinde uyarı aldı. Az önce anlattığımda da nefsi müdafa diyerek haklı bile bulundu."
"Neden dövmüş ki adamları?"
Tayfun Ferdi 'nin korku dolu sorusunu da aynı ciddiyetle cevapladı. "Komutanımın ifadesine göre gece dolaşırken yolda yasaklı madde satanlarla karşılaşmış. Komutanım polis ekiplerini çağıracağım demiş. Adamlar tehdit etmiş. Komutanım susmuş. Saldırıya geçince de... işte sonuç. Adamlar Yaman teğmenimden sonra kim varsa bir bir itiraf etti."
Ferdi dertli başını iki elinin arasına almış neye bulaştığını düşünüyordu. Tayfun bu haline gülümseyip hemen Yaman'ın arkasından gitti.
Müdür odasına yetişmeden yakalayabilmişti. Yunus müdürün kapısının önüne gelince bir saniyeliğine Yaman'a baktı. Kendince onayı aldı.Kapıyı çalıp "Gir" emriyle girdi.
Saygıyla müdürüne baş selamı verdi. "Teğmen Yaman Karaca'yı getirdim müdürüm"
Yaman arkasından içeri girdi. O da müdüre selam verdi. Müdür yalnız değildi. Masanın önünde sağ tarafta kalan Yosun abisini görünce yüzü ışımış hafifçe gülümsemişti.
Sol yanındaki askeri yeşilleri görünce askeri selam verdi. "Komutanım." 30'larında bir çocuk sahibiydi Binbaşı Hakkı Tok. Sert yüz hatları kızıl saçları vardı. Siyah gözleri Yaman'ın üstündeydi.
"Otur Karaca"dedi Hakkı Binbaşı.
Yaman ister istemez yutkundu. Eksik bir şey vardı. Biliyordu Hakkı Binbaşı ,bilerek 'Teğmenim' dememiş Karaca demişti. "Emredersiniz komutanım"
Yosun'un yanına otururken Yosun abisinin elini tutmuş kucağına çekiyordu. Yaman fısıldadı. "Yosun, abartma"
Komutanının karşısında dik bir şekilde duruyordu. Hakkı Binbaşı ise Yunus müdürle bir şeyler konuşuyordu.
Yosun onu ciddiye almadı. Sargıyı tamamen kaldırdı. "Yine kanamış"diye mırıldandı kendi kendine. "Eskiye göre daha iyi ama"
Sargıyı kaldırdı. Yaman bıkkın bir nefes verirken sargıyı katladı. Temiz tarafı yaraya denk gelecek şekilde hafif hafif bastırarak temizledi.
"Bu seferde ev sahibiniz Yaman"dedi Yunus müdür birdenbire. Yaman ve Yosun'da müdüre bakıyordu artık. "Yetmedi mi oğlum ya" diye sitem etti. "Yine mi Yaman?"
Yaman müdüre baktı. "Müdürüm şimdi sizi de uğraştırıyoruz. Kusura bakmayın. O kadar önemli bir şey de değildi bende bir şey yapmadım. Konu nasıl buraya geldi bende bilmiyorum"
"Adam dövmüşsün Yaman. Hemde sivil. Önemli değil mi?"
"Değil müdrüm" dedi Yaman ciddi ciddi. "Adam haketmişti zaten. Geç kalınmış bir adabımuaşerat dersi verdik diyelim."
Yosun gülmemek için dudaklarını dişledi.
"Karaca" Yaman hemen Binbaşı'na döndü. "Burası senin kendi kurallarını yazacağın dağlar değil. Bilek gücü sana bir şey kazandırmaz. Bir haklı çıkarsın iki haklı çıkarsın üçüncüde adam adam yatarsın. Artık toplum içinde yaşayacaksın Karaca. Ona göre davranmayı öğrenmelisin"
Yaman sessizce komutanına baktı. Tek cümle.
'Artık toplum içinde yaşayacaksın Karaca'
Garip bir cümleydi. Kesin gelecek gibi söylenmişti. Gelecekte bu olacak diye. Ama doğru olamazdı. Ya da olabilir miydi?
"Emredrsiniz komutanım"
Hakkı Binbaşı bir süre yüzünü inceledi. Gözlerini, duruşunu. Yine yeni tanıdığı adamı anlamaya çalıştı. Aylar önce atandığında da anlamlandıramamıştı onu. O görevin Bitiriş Timi'ne dolayısıyla Yaman Karaca 'ya verilmesini de... Sonra olan hiç bir gelişmeyi de...
Kapı tekrar çalındı. İçeriye giren genç adam saygıyla önce müdürüne baş selamı verdi. Ardından Hakkı binbaşı'ya ve ardından da Yaman'a selam verdi. En son Yosun'a göz kırptı.
Yaman bunu farkedince öne eğilince Yosun' la göz temasını kesti.
"Müdürüm gerekli evrakları getirdim. İsterseniz diğer tarafda içeri girebilir."
Odadaki gözler Yaman'a döndü. Yaman önce nedenini anlamamış genç adama dikmişti bakışlarını. Ama müdürden cevap gelmeyince Yunus müdüre döndü.
"Gelsin mi Yaman? Sorun çıkar mı?"
"Gelsin müdürüm."dedi sadece.
Genç adam baş sallayıp kapıyı açtı. "Getir Sezer'im."
Sezer dediği komiser yanında Ferdi'yle girdi. Ferdi'nin gözü odadakilerin üzerine gezindi. Hakkı binbaşına bakınca yutkundu.
Yunus kibarca elini Hakkı binbaşı'nın yanındaki koltuğu gösterdi. "Buyrun Ferdi Bey. Ayakta durmayın"
Ferdi Yaman'a bakıyordu. Yaman'sa hala olay onla ilgili değilmiş gibi hala ilk gelen genç adama bakıyordu."Sağolun müdürüm. Ben böyle iyiyim."
Yunus kabullenmiş gibi baş sallayıp genç adamın getirdiği dosyaya baktı. "Ev sahibi Ferdi Beyoğlu kiracılarınız Yaman ve Yosun Karaca'dan şikayetçi misiniz? "
"Hayır"dedi anında Ferdi abartılı bir kibarlıkla. "Ne şikayeti müdür bey. Ufkum açıldı Yaman komutanımla tanıştığımda." Gözleri onu izleyen Hakkı binbaşına bakıyordu.
"Ufkunuz açıldı?" Gözler Ferdi'nin yanındaki Sezer'e döndü. "Tanıştıktan sonra mı dayaktan sonra mı?"
Binbaşında mimik kıpırdamazken Yunus müdür başını iki yana sallarken hafif bir gülümseme vardı. Yaman gözletini Sezer denen adama dikmişken Yosun'dan bastırılmış bir gülme sesi geldi. Genç adam ise Sezer'in omzuna vurdu.
"Zorlama kardeşim ."
Ferdi daha da kızarmıştı. Cevap vermek zorunda olmadığını farketmişti. "Ben şikayetçi değilim müdürüm. Yaman komutanımı ben teşfik ettim. Zaten yarın sabaha kadarda evden çıkacaklar. Gereksiz uzatmanın lüzumu yok."
Yunus Müdür bir nefes verip dosyayı kapattı. "Birkaç evrakı da halledelim ve olayı kapatalım. Kabul musunuz?"
Yaman ve Ferdi baş sallayınca müdür dosyaya bir şeyler yazdı.
"Yaman, Ferdi bey ve Hakkı komutanım sizden birkaç imza rica ediyorum. Kalanınız çıkabilirsiniz."
Yosun abisinin elini son kez sıkıp yanağına hızlı bir öpücük bıraktı. "Ben dışarda bekliyorum"
Yaman başını eğdi. "Tamam Yosun'um"
Yosun genç adamın açtığı hapıdan çıkıp kapı önünde beklemeye başladı. "Sarmaşık hasretimize dayanamadın mı?"
Yosun yanındaki genç adama baktı. "Yosun"diye düzeltti onu.
"Eee..."dedi genç adam. "Herkese Yosun'sun. Bana Sarmaşık"
Yosun hafifçe güldü. "İltifat mıydı bu şimdi? Eğer iltifatsa hayatım boyunca duyduğum en garip iltifat."
Genç adam ciddileşti. "Başkalarından da mı iltifat alıyorsun Yosun? Başkalarının da mı aklına dolanıyorsun böyle?" Başını hafifçe sağa yatırıp Yosun'a baktı.
Yosun bir süre onu izleyen genç adama baktı. "Sefa"
"Efendim"dedi hülyalı hülyalı Sefa.
"Abim gelse topuğuna sıkmaz. Topuğunu makul olmayan yerlerine monte eder en kibar tabiriyle."
"Beni de düşünürmüş Sarmaşık'ım." Yosun istemsizce güldü. "Yaman komutanım sever beni."
Yosun anında cevabı yapıştırdı." Abim beni daha çok sever bir. İkincisi insan sevdiğine kıyar Sefa. Ve üç ben abimin dizinin dibinde kalacağım."
Sefa elini ağzına koydu. "Kızım evlenmeyecek misin? "
Yosun netti. "Gerekirse hayır. "
Yaman'ın gelen sesi daha netti. "Kesinlikle hayır." Sonra Sefa'nın karşısna geçti. "Hayırdır? Evlenmek falan?"
Sefa saygıyla dikleşti. "Konu konuyu açtı komutanım. "
Yaman dikkatle bakmaya devam ederken Sefa 'nın başlardaki gibi rahat değildi. Ortam gerilirken Yosun bir abisine bir Sefa'ya baktı. Başını iki yana sallarken çantasında titreyen telefonunu çıkardı.
Mesaj Doğa'dandı. Durumu bildiği için sadece mesaj atmıştı. Bu dönem boyunca minnettar olduğu 2. insandı.
"Sizi şimdilik yalnız bırakıyorum beyler"diyerek telefonu çıkarıp Doğa'yı aradı. Saniyeler içinde açtı.
"Nerde benim favori ekenim?"dedi neşeli bir sesle.
Yosun hafif mahçup şekilde güldü. "Hiç bir şeye söz veremiyorum biliyorsun. "
"Biliyorum tabi ki de. Saçmalama" derken azarcı bir tonu vardı. "Yaman abi iyi mi bugün? Gelmedin zaten. Nerdesin sen ya?"
"Karakolda"dedi Yosun ve cevabı bekledi.
Doğa'nın kahkahası gecikmedi."Teğmen Yaman Karaca yine formunda desene. Bu sefer kim?"
Yosun belli belirsiz ofladı." Hani Ferdi Bey vardı ya ev sahibi."
"Ama olmaz ki" siye yükseldi Doğa 'nın sesi. Yısun kulağından biraz uzaklaştırdı. "Ben dövecektim onu. Pala Ferdo. Ağzı burnu yamuldu de bari. "
Yosun odadan çıkmış Ferdi'ye baktı. "Burnunda çıkık var sanırım. İlk yumrukta oldu. Diğerlerinde daha kontrollüysü zaten."
"Adam adam döverken bile kontrollü ya. Bir kontrolü kaybetseydi ne olurdu acaba?"
"Komando olduğu için olabilir mi Doğa ha? Hani adam bi çakarsa öbür dünya garanti yani"
"Abi çaksın işte ya. O adam abin senin. Dünyayı yakar kızım senin için. Ferdo'nun senin evine girdiğini duysa..."
Yosun anında susturdu. "Doğa tehlikei sulardasın. Adamın kötü bir amacı.." Biraz düşündü."Vardı. Ama öyle bir amacı yoktu. "
"Aynen aynen." Yosun oflayınca konuyu değiştirdi. "Eee okula ne zaman gelirsin?"
"Ne okulu ne gelmesi?"
"Günaydın. Ders Şevval Hanım'a. İlk derste imzanı attım ama Şevval Hanım sayıyla imza alıyor"
Yosun derince ofladı. "Tamam. Gelirim ancak. 3 haftalık devamsızlık hakkımda kalmadı."
"Bazen nasıl sınıfta kalmıyorsun merak ediyorum"derken Yosun ciddiydi.
"Çünkü benim Doğa gibi bir varlığım var"
Doğa kahkahayla güldü. "Hadi hadi. Gel geç kalma."
"Tamam Doğa'm. Öptüm geliyorum." Doğa için havaya bir öpücük yollayıp kapattı.
Arkasından abisine bakınırken Hakkı Binbaşı'nın yanında gördü. "Abi"diye seslenerek yanına gitti.
Yaman'ın kardeşini görünce yumuşadı. Kolunu belli belirsiz kaldırdığında Yosun beline sarıldı. Hakkı binbaşı belli belirsiz tebessüm etmişti.
Yaman başının üstünden öptü. Yosun'sa mazuratını dile getirdi.
"Okula gitmem lazım. Bir sorun var mı? Eğer varsa devamsızlığımı kullanayım."
"Yok kardeşim "dedi yaman. "Belgeleri imzaladık. Hakkı komutanım sağolaun yardımcı da oldu." Komutanına baş selamı verdi.
"İçin rahat olsun Yosun. Okuluna gönük rahatlığıyla gidebilirsin"
Yosun Hakkı binbaşı'ya gülümsedi. "Teşekkür ederim."
Binbaşı başıyla onayladı teşekkürünü. Yosun başını kaldırıp abisine vaktı. "Bir şey olursa ara abi. İlaçlarını unutma. Ve sinirlenme. "
Yaman başıyla onayladı. "Tamam canmânam. İlaçlarımı alırım ararım. Kendimi kontrol de ederim. Bir şeye ihtiyacın var mı?"
"Yok abi. İyi ol yeter. "
"Hadi okuluna o zaman. Geç kalma. Gecikme de eve. "Saçını bir kere daha öpüp yolculadı onu. Yosun son kez dönüp arkasına bakınca ona el salkadı. Dudaklarında belli belirsiz bir kıvrım vardı.
Tekrar komutanına döndü. "Sağolun komutanım. Hakkınız ödenmez"
"Asıl sen sağol Karaca. Ben yapmam gerekeni yaptım." Arkasını dönecekken Yaman'ın sesiyle durdu.
"Bir durum arz edecektim komutanım." Hakkı Binbaşı başıyla onay verince devam etti. "Görevime ne zaman geri dönebilirim komutanım?"
Hakkı Binbaşı dostça koluna vurdu. "Yaman o raporda 'göreve uygun' yazmıyor. Ne psikolojin yetiyor ne bedenin. Ben uygun yazısı gelse de seni bir daha o sahaya çıkaramam. "
Yaman itiraz etmek için nefes aldı ama Binbaşı devam etti.
"Yaman, bak seni de timini de sever sayarım. Değer vermesem 'gelme 'der miyim? Sen de anla beni. Yosun'u düşün kendini düşünmüyorsan. "
"Enredersiniz komutanım." Kelimeler boğazına takılı kalmış acıtıyordu. Binbaşı son kez omzuna vurup arkasına dönünce tekrar konuştu. "Komutanım" Hakkı binbaşı başını hafifçe döndüğünde devam etti.
"Eşyalarımı alabilir miyim? Yani askeriteden..."
Sustu. Evet sesi titrememişti. Ama bu cümleyi duyan Hakkı binbaşı'nın içi titredi. Belli belirsiz baş sallamakla yetindi. Yaman'da karşılık olarak başını eğdi
Hayatının en zor cümlesini kurmuştu. Bir veda... Bir son... Ve bir bqşlangıç. Yeni bir başlangıç.
***
" Komutanım"dedi Amine. "Yosun kardeşiniz girmek istiyor."
Bağcıklarını bağlayan Yaman kardeşinin adını duyunca usulca başını kaldırdı. "Gelsin"dedi sadece. Görevden önce abisini görmek istiyordu.
Amine ciddiyetle başıyla onayladı. Evet yeni gelmişti. Ve evet tam asker bile sayılmazdı. Dıştan alımda gelmişti doktor olarak. Arif'in gözetimindeki aylar süren eğitimlerke buradaydı.
Arif'in bu kadını neden bu kadar zorladığını anlıyordu. İlk görüşte kırılgan bir görünümü lakayt ifadesi vardı-ki Arif'in en çok bu zoruna gidiyordu- Tabi dayağını yemeyen o ucu keskin laflarından nasibini almayanlar öyle biliyordu.
Arif almamak için her şeyi yapmıştı. Ona bakıp uzun nefesler verirken yakalardı onu Yaman bazen. 'Ne yapacağız senle'diye sitem ederdi.
'Gitse gitmiyor kalıyor bende. Kalsa nereme koyacağım ben onu komutanım? Kurşunlar önüne attığım yüreğime mi? '
Yaman bir şey dememişti. Bu işlerden anlamazdı. Ama Arif'te anlamıştı kalbine dokunduğunu.
Önündeki bağcıkları teker teker geçirerek bağlamaya devam ederken koşan adım sesleri gelmiş sırtına o tanıdık yük binmişti. "Abiiii" diye bağırmıştı kulakkaronın dibinde.
" Bağırma kız. "Eli Yosun'un boynuna dolanan ellerini buldu. Yosun kıkırdarken o da elini öpmüştü kardeşinin.
Diğerleri Yosun'a dönmüştü. Arif gülerken"komutanımın kulak sağlığı tehlikede"dedi.
Amine yumuşayan komutanının bu sefer aübi haliyle tanışıyordu. Mete anında elindeki işi bırakmış bu manzarayı seyrediyordu. İşini çoktan bitirmiş Caner bile gözlerini açmış kıvrılan dudaklarıyla izliyordu.
"Abi" dedi Yosun bu sefer şirin şirin.
"Efendim abisi. Abisinin ballısı. Abisinin Yosun'u"
Yosun tekrar kıkırdadı. Boynuna daha sıkı sarılıp başını sırtına yasladı. "Yine yetişemeyeceğim sandım"
"Yapma be canım. Geldin işte."
Yosun onayladı abisinin sırtında." Geldim"Abisi dikleşince daha sıkı yspıştı. Yaman hiç itiraz etmedi. "Yeni tim üyesi mi?"derken Amine'yi kastediyordu.
"Evet " dedi Yaman. "Amine ablan. Doktor. Dış alımdan geldi buraya." Amine gülümserken Yosun'a baş hareketi yaptı.
Yosun daha geniş gülümsedi." Memnun oldum. Hoş geldin." Tek eliyle hala belinde olan çantadan bir şey aradı. Bulmuş olacak ki gülümsedi.
Elinde ne varsa yumruk halinde Amine'ye uzattı. Amine şaşırmıştı. Ama komutanı başını sallayarak onayladığında merakla Yaman'ın yanına geçti. Yosun elindekini Amine'nin avcuna bıraktı.
Mavi örgü bileklik.
Elindekine bir süre baktı. Sonunda gülümsedi. "Teşekkür ederim"
"Onu sana özel yaptım. Her ilmeğinde bir dilek var." Amine şaşkınlıkla ilmekleri yakından inceledi. Yüzünde derin bir gülümsrme oluştu.
"Benim için..."diye tekrar etti. "Neden bana ördün ki?"
Yoaun abisinin sırtında onuz silkti." Bu time geleceğini anlamıştım. Sende de olsun dedim"
"Diğerlerinde de mi var?"derken gözü odadakilete gezdi.
Mete ilk gösterdi bileğini. Sarı renk vardı onda. "Benim için sarı gelecek"diye kendince açıklama yaptı Yosun.
Arif'in ki kırmızıydı. "Yiğitlik cesaret diyince aklıma hep Arif abi gelir"
Yaman kendi bileğine baktı. Yeşildi." Yeşil umuttur. Benim gözlerimdir. Her daim umut abimle olsun gözüm üstünde olsun diye yeşil. Benimkiyle aynı." Kendi bilekliğini de gösterdi.
Amine'nin gözleri Caner'e gitti. O örgü bilekliği takacağını sanmıyordu. Her örgüde için bir dileği olacağını hiç sanmıyordu.
Caner anlayınca bileğindeki siyah tek düğümle uçtan uca bağlanmış ip halkayı gösterdi." Caner abi'yi tek düğümde hayata bağladık. Bu vatan. İki düğüm şansı olsaydı diğeri Bitiriş Timi olurdu."
Caner bunu başıyla ciddiyetle onayladı. Yosun ona döndü." Seninki de mavi. Yani özgürlük. Özgürce yaşa, gül diye. Özgürlüğü en çok istiyorsun sen"
Amine gülümseyip tekrar elindeki örgü bilekliğe baktı. Baş salladı. Haklıydı. Ne dilemişti Yosun onun için?
Kapı çalındı. Bir er baş selamıyla girdi. "Komutanım görev için her şey hazır. Yola çıkmaya hazırsınız ." Yaman onu başıyla onaylayınca çıktı.
Yosun abisinin sırtındayken kımıldamadı. Herkes hızla çantasını ve silahlarını kuşanırkeno çantasını sağ elinde taşıdı. Silahını omzuna astı. Ardından dimdik yürüyüşüyle odadan çıktı.
Kapıda BİTİRİŞ TİMİ yazıyordu. Onların odasıydı. Gelseler dönecekleri yerdi. İçi doluyken çıktıklarında bilinmezlik olurdu kaderlerinde. Bilinmezlik vardı şimdi de.
Caner'in dolabında görev harici olan tek şey olan timce çekilmiş fotoğrafında da...
Mete'nin genç gelecek olan yüzündeki geçmişimde de...
Arif'in nereye koyup ne yapacağında da...
Amine'nin dolabında en köşeye itilmiş defterleriyle bilekliğinin... nerde kopacağında da ...
Yaman'ın arkada bırakacaklarının tamamında da...
***
Yaman yine dönmüştü oraya. Ama bu sefer son kez. Ama bu sefer yalnız. Bu sefer arkada bilinmezlik bile bırakmadan çıkacaktı.
İçi boş iken terkedilecekti bu oda. Belki bir kaç gün içinde içine yeni bir tim gelecekti. Bir tim daha buraya gömülmüşken.
Diğerlerinin dolapkarı boşaltılmıştı. Amine,Arif ve Mete'ninkiler ailelerine gitmişti. Caner'inkiler ise Caner'in istediği yani kensi adresine gitmişti.
Kapakları açıktı. Boşlukla bakıltı bir süre. Sadece kendi dolabının dolu olması ihanet gibi geliyordu.
Dolavını açıp orada olan kutuya koydu eşyaları oyalana oyalana. Bozup tekrar ve takrar dize dize...
Birkaç kitap vardı. Bazıları Yosun'undu. Gelse yalnız olsa okur diye. Hakkı binbaşı izin vermişti istediği zaman gelmesine.
Yüzünü avuçladı. Operasyonları not oldığı defteri kenara bıraktı. Onu komutanına götürecekti. Onun yerine cep boy bazen timin yazdığı bazen arasında çiçek kurutup Yosun'a getirdiği. Bazen de fotoğraf olurdu.
İçerideki idare edebildiği kişisel eşyalarını da aldı. Bir kaç kalwm. Bazen Yosun'un attığı rastgele eşyalar...
Ve bitmişti. Eliyle de yokladı. Gerçekten bitmişti. Boşalmıştı artık. Son bir görevi kalmıştı.
BİTİRİŞ TİMİ yazısını çıkarmak.
Odaya baktı. Artık sıradan bir odaydı öyle de kalacaktı. Kapı önüne gidip yazıya baktı. Dikkatlice camı çıkardı. Ama çıkardığı gibi yere düştü yazı.
Yaman yere çömelip yaxıyı aldı. Ama yazının arkasında olan ağırlık hala üstündeydi. O bir...Anahtar mıydı?
Yaman anahtarı da eline aldı. Birde not bulmuştu.
Bir yazı...
'Bunu her kim okuyorsa ben yokluktayımdır. Yokluğuma bir adım at'
Caner'in yazısıydı.
Alttaki adres...
Caner'in adresiydi.
