2. bölüm / 6
YAŞA DEMİŞTİNİZ2. Bölüm : Canmâna
Bölümler 6Şu an: 2. Bölüm : Canmâna
2. BÖLÜM:Canmâna
Beyaz çarşaf gerildikçe geriliyor üstünde yatan bedenin terlemesiyle ıslanıyordu. Yatan adam her ne görüyorsa hızla başını iki yana sallıyor çarşafı avuçlarında ve altında topluyordu. Gözlerini bir yandan sıkı sıkıya yummuşken hem uyanıp kurtulmak hemde gerçeklikten kaçmak istiyordu.
Ama ikisini bir anda yapmadı mümkün değildi. Sıçrayarak uyanması uzun sürmedi. İlk işi nerede olduğunu anlamak için etrafa bakmaktı.
Beyaz sırılsıklam bir yatak, pek bir eşyası olmayan küçük oda , camdan ahşap zemine vuran güneş ışığı...
Başını iki elinin arasına aldı bir süre. Hiçbir şey düşünmedi.
"Yaman oğlum kendine gel "diyerek yanaklarına iki yandan hafifçe vurdu.
"Komutanım hadi be. Ağaç olduk. Mete harbi salatalıkları kafasına asıyor" diye yankısız tanıdık bir ses duydu.
"Geliyorum lan 2 dakika bensiz iş yapın" diye bağırınca sesi yankılandı. Sadece o duydu. Boş salondan ona. Ondan boş salona.
Ama inanmak istemediğinden olsa gerek düşünmeden çıktı. Onu durduran şey odasının yanındaki vestiyerde gördüğü saatti.
04.04.
Çınlayan kulağını tuttu. Zihnindeki sesleri susturmalıydı. Eğitimlerinin arkasına sığınıp hedefe odaklanmayı denedi. Başarmış olacak ki baş ağrısı eskiye nazaran daha çekilirdi. Çınlama ise susmuştu. Saat şimdi ise 9.48 i gösteriyordu.
"Harbi delirdin oğlum bu ev yaramadı "diye homurdandı bu sefer.
Askeriyede daha rahat ediyordu. Hem 6 kişi nasıl bu evde kalıyordu? O kadar odası bile yoktu.
"Arif" diye seslendi. Sesi evi yankılattı ama cevap gelmedi." Bir iş beceremiyorsunuz geliyorum" dedi bu sefer.
Önce banyoya geçip elini yüzünü yıkadı. Başını lavabonun üstünde tutarak yüzünden akan suların lavaboya düşmesini izledi bir süre. Tıraş da olmalıydı yoksa Hakkı binbaşı "İki günde göt baş dağıttınız"derdi. Ama yukarı bakmadı başını kaldırmadı bir süre. Yavaş yavaş kaldırdı.
O da kimdi? Omuzları çökmüş sakal bıyık kesmekten bile ırak bu adamı tanımadı. 'Yüzünün haline bak' diye düşündü. Göz altları morarmış halkalar halinde aşağı iniyordu,elmacık kemikleri içe çökmüştü, dağınık saçıyla aynı renk ama kan çanağına dönmüş gözlerle gözlerinin içine bakıyordu.
"Kimsin sen?" Sesi istediği gibi çıkmadı yükselmedi. Daha yüksek sesle bağırdı.
"Kimsin lan sen? "Cevap elbette gelmedi. Kabullenmeliydi, aynadaki adam oydu. Bunu belki kabullenebilirdi. Kabullenemediği evde yalnız olmaktı.
"Kimsin ?"diye bağırdı. Sesinin camı kıracağını bir an düşündü.
Sesine bırakmadı işi. Yumruğu saniyeler içinde yüzün ortasına gömüldü.
Çıkan sesle bir kere daha baktı. Ayna artık kırıktı. Hala gösteriyordu. Yaman yalan olduğu için değil dayanamayacağını bildiği için inkar ediyordu artık.
Bir yumruk daha...
Bir yumruk daha...
Yere ulaşan kan damlaları...
Ufak bir kan gölü...
Yere çöküp lavaboyu arkasına alarak oturdu. Kolları başına kadar çıktı. Yaman en sesli sessizliği dinledi bir süre.
Evde bir kapı açıldı,bir kelime yankılandı.
"Abi" dedi giren kızın sesi. Ama Yaman onu duymayacak kadar sessizlik içerisindeydi.
Evi dolaşmaya başlarken elinde dumanı tüten poşeti bırakıp evi turlamaya başladı.
"Abi ben geldim. Hadi kahvaltıya. Geç kalmazsın sen."
Boş olan odanın kapısı açıldığında içeriyi hızla taradı. Gözleri ona hep yalan söylüyormuş gibi tekrar.
Tekrar.
"Abi "diyen endişe dolu sesi hemen evi dolaştı. "Abi" dedi kaybolmuş gibi.
Odasında yoktu mutfakta yoktu salonda yoktu.
Banyonun kapısı açıldığında bu kez dehşetle bağırdı" Abi" diye.
Yosun abisinin çoğu halini görmüştü. Asker halini ,abi halini, arkadaş halini, yaralı halini... Daha 1 ay önce komadaydı. O anını izlerken bile bu kadar acı çekmemişti. Abisinin hiç görmediği bir anını görüyordu.
Yıkılmış halini.
Yaman ona bakmadı. Ama kesinlikle duymuştu bu sefer. Kardeşi yanına çöktü.
"Abi" dedi daha usul bir sesle. Yaman ona bakmak yerine başını karşıya kaldırdı. Yüzünde öfke gözlerinde bitmişlik vardı.
"Ben kimim?" dedi boğuk bir sesle." Ben kimim Yosun "diyerek yorgun gözlerle kardeşine döndü.
Yosun abisinin saçlarına dokundu. Onlarla oynadı önce. Sonra elini sakallı çenesine koydu. Okşadı bir süre. Yüzünü kendine çevirdi.
"Sen biliyorsun abi. Sen bilmiyorsan kimse bilmez. Kimsin sen Yaman Karaca?"
Yaman tekrar boşluğa baktı. Kimdi o?
Teğmen Yaman karaca haftalar önceki bir pusuda silah arkadaşlarının yanında ölmüştü. Arkadaşları şehitti ve şehitler ölmezdi. Orada ölen tek kişi sadece Yaman'dı. Nefes almayı yaşam sanan insanlara özenirdi. Ama onlar ne bilsin o nefesin boğazı deldiğini?
Timi vardı. Can yoldaşları. Onlar yoktu. Kalmamıştı kimse. Kimdi o?
Kızarmış gözleri Yosun'a döndü. Dakikalardır bekliyordu Yosun. Yaman ağır hareketle çenesindeki elleri avcuna alıp öptü.
"Abinim" dedi sadece. Tek varlığına"abinim" dedi. Söz verir gibi dedi. Hala yaşıyormuş gibi dedi. Umut varmış gibi dedi. "Abinim" dedi sadece.
Yosun onaylamak ister gibi gülümsedi. "Abimsin" dedi o da. "Yaman benim abim. Teğmen değilsin belki hala. Ama benimlesin değil mi abi benimlesin?" Onaylatmak ister gibi alttan baktı.
Yaman temiz elini kardeşinin boynuna sardı. "Buradayım canmânam buradayım." Saçlarını öptü. "Sen buradayken nereye gidecekmişim ?"
" Abi eskisi gibi 'canım' de bana."dedi. Devamını getirmedi. Anlamını sorgulamak istemedi. Yaman başına elini koyup omzuna yasladı.
" Eskiden sana 'canım' derdim Yosun. Canın yansa benimki de yanardı. Ne hissetsen bende hissederdim. Şimdi canımın mânasısın Yosun. Canmânam'sın. Sen olmasan anlamı ne bu canın?"
"Abi" dedi Yosun yalvarırcasına. "Deme öyle abi. Ben kardeşinim. Hayatın değil."
"Hayatımsın Yosun" cevabı gecikmedi. "Emin ol sen olmasaydın şayet kucağımda olmasaydın tek saniye düşünmemiş gitmiştim."
Yaman kardeşinin yüzüne baktı. "O yüzden kardeşim senin hayatına bir hayat bağlı. Ben bağlıyım. Asıl sen uslu dur. Karışma her kavgaya." Ortamı dağıtmak adına saçlarını da dağıttı.
Yosun güldü istemsizce. "Bana diyene bak" derken kınayıcı bir tarafı vardı. Yaman umursamadı.
"Taze ekmek kokusu alıyorum. Yok mu bize kahvaltı?" Oysa iştahı yoktu.
" Biz de deriniz abi. Senin kadar olmasa da bizim elimizden de bir şeyler çıktı." "Yaman'ın 'öyle mi' diyen kalkan kaşlarına"Tabii"dedi.
Abisi ondan önce kalkıp ona da destek oldu. Yosun banyodan çıkmak için hareketlendiğinde yarattığı yıkıma baktı. Yerdeki ayna kırıkları ve kan... Bir saniye daha düşünmeden kaldırdı onu.
Yosun şaşkınlıkla boynuna sarılıp gülmeye başladı. Yaman gülmesiyle hafif bir şekilde tebessüm etmişti. Yosun'un gülüşü bir anda durdu. "Canın acıyacak abi. Bir sürü yaran var"
Yaman onu duymazdan geldi. Kapı arkasındaki ilk yardım çantasını alıp banyodan çıktı. " Hadi abi. Çıktık indir beni. "Yaman duymazdan geldi tekrar. "Abi inat etme"
"Etmiyorum" dedi sadece. Mutfak kapısından girince indirdi onu.
Yosun burukça gülümsedi. "Sen okula çağırdığında ve uyanmadığında da taşırdın beni mutfağa kadar." İlk yardım çantasından iki eldiven, sargı ,tentürdiyot ve pamuk çıkardı. Abisinin elini lavabonun içine koyup yarasını temizledi.
"Bazen bilerek uyku taklidi yapardım sen gel diye. Beni taşı diye. Birlikte kahvaltı yapalım diye. "Yavaş hareketlerle aslında çok da ciddi olmayan yarayı sardı. "Bazı şeyleri sofrada sıcak iki bardak çay çözüyor."
Gülümseyerek abisine baktı. Yaman dalgınca baş sallamıştı. "Göreve gitmeden hazırladığım kahvaltılar. Bazen sadece ikimiz yapmaz Amine'yi çağırırdık. Timin kalanını..." Gözleri boşluğa daldı.
Yosun dudaklarını birbirine bastırdı. Yine bir anı onları hatırlatmıştı. Yine Yaman onları anmış boşluğa dalmıştı.
"Hadi ekmek soğuyor"diyerek abisini masaya oturttu. O da elindekilerden ve çöplerden kurtulup yanına oturdu hemen. Omzuyla abisinin omzuna vurdu." Yesene abi. "
Yaman çaydanlıkla önce onun sonra kendi bardağına çayı doldurdu. "Yanma " diyerek önüne bıraktı.
" Yanmam abi ya"derken bardağına yanmamak için parmak uçlarıyla dokunuyordu. "Yaman bey'in dedikleri kendini gerçekleştirdiği için... Nasıl manifestleniyor abi öğret bana. "
Yaman anlamamış gibi baktı." Ne manifesti Yosun. Kardeşim iyi misin sen?" Elini ciddi ciddi alnına koydu. "E ateşinde yok. Allah Allah. "
"Abi ya diyerek elini itmeye çalıştı. Ama hoşuna da gidiyor takılmadını da istiyordu bir yandan. "Sen beni ciddiye almıyorsun. Dünkü çocuk muyuz?"
Yaman ciddi ciddi düşündü. "Evet"dedi. Yine boşluğa dalmıştı. "Dün çocuktun. Nasıl da hızla büyümüşsün? Nasılda kaybetmişiz?"
Yosun abisinin bu halini görünce omuzları daha da düştü. Her konuyu nasıl bağlıyordu?
Çünkü onlarla geçirmişti şu ana kadar.
Nefesi boğazında kaldı. Gerçekten dünün her anısındayken yok olmuşlardı.
Yaman Yosun'un daldığını görünce ağzına kaymak bal sürülmüş ekmeği tıkıştırdı."Ye ye. Yarasın koçuma."
Yosun ağzındaki ekmeği yutmaya çalışırken " Abi"dedi bastırılmış bir sesle.
"Ağzın doluyken konuşma Yosun"
Yosun kaşlarını daha da çattı. Ama çayıyla ekmeğini yutunca konuştu. "Koç muyum ben abi öyle besliyorsun? Kurban bayramında satarsın artık bizi."
"Kurban da olurum kurban da bulurum sana canmânam."
"Abim" diye anında karşılık verdi yosun. O da yesin diye önüne yeşil zeytinler koydu. Yaman yine bazılarını ona yedirdi. Yosun Yaman'ın çayını soğutmadı. Gerçektrn 'bazı şeyleri sofrada sıcak iki bardak çay çözüyordu'
Kapı çalınınca ikisinin bakışları salona döndü. "Birini mi bekliyoruz?"diye sordu yaman. Yosun olumsuz anlamda başını sallayınca ayağa kalktı. Kalkmaya çalışan Yosun'u durdurdu. "Ben bakarım. Sen devam et yemeye."
Yaman istemeden kapı önüne geçince belini kontrol etti. Silah yoktu. Bir anlığına rahatsız olsu ama hemen o rahatsızlığı yutup kapıyı açtı.
Tıknaz kısa ama göbeğinin 'maşallah'ı olan adam işaret parmağını Yaman ın göğsüne doğrultmuştu. Kapı açıldığında böyle bir cüsse beklemiyor olacak ki parmağını geri çekip Yaman ın yüzüne baktı.
"Buyur bey amca"dedi yaman. Adam yüzüne baya alttan bakarken tepkisiz kaldı.
"Sizin hiç mi kuralınız zamanınız yok be?"diye yükselmeye çalıştı adam. Yaman ın göğsünü geçememişti. "Her işin yolu yordamı var. Hadi ilk başta alttan aldık ama sizde sınırı aştınız"
Yaman göz pınarlarına bastırdı. Şu an gerçekten uğraşamayacaktı. "Bey amca"dedi tane tane."sabahın köründe alacaklı gibi kapıyı çalan sen mi diyor yolu yordamı usulü? Bi adam akıllı kahvaltı yapsaydık ya."
Kapıyı kapatacakken adam yine parmağını kaldırdı. "Bir de kahvaltı yapıyorlar. Utanmaz mısınız siz? Bir de utanmadan karşı çıkıyor." Yüzü renkten renge girerken pala bıyıkları her kelimesinde sanki sallanıyordu.
Yaman sabır diledi. "Bey amca kimle neyle hesabınız varsa eminim halledersiniz. Ama bu saatte insanlar rahatsız edilmez. Hiç mi adabımuaşeret öğrenmediniz?"
Adam tekrar kızarıp bozarıp renkten renge geçerken Yosun geldi. "Abi bir sorun mu var?" Sonra abisinin arkasından adamı gördü. "Ferdi bey"dedi neredeyse artık çıkmayan sesi.
Ferdi denen adam muhattabını bulmuş olacak ki az önce Yaman'a salladığı parmağı Yosun'a doğrulttu. "Senin hiç mi utanma duygun yok? Oynuyor musun benle be kadın? Öğrenci dedik yardıma ihtiyacı var dedik aldık ama..."
"Dur orada"diye sertçe sözünü böldü yaman. Neredeyse ağlamak üzere olan yosun'un omzuna kolunu attı. "Ne oluyor abicim?"
"Ferdi Bey..."diye mırıldandı yosun bakışları yerdeyken. "Evin kiracısı." Başka bir şey söyleyemedi.
Yaman 'anlaşıldı' der gibi başını salladı. "Şu andan itibaren muhattabınız benim Ferdi Bey. Kira için de sizle görüşecwğim. Şimdi elimden kaza çıkmadan yosun'dan özür dileyin. Hepimiz huzurlu sabahımıza devam edelim"
"Ben niye özür diliyorum be adam? Bir de elimden kaza çıkmadan diyor. Kira istemek de mi suç? O zaman kimse bedel ödemeden oturup kalksın"
Yaman dişlerini sıktı. Yosun farketmişti. Kolunu tuttu. "Abi önemli değil gerçekten."
Bedel bu adam için para mıydı? O her şeye bedel vatanı için canından kıymetlilerini kaybetmişken.
Susturdu sesleri yoksa harbi kaza çıkacaktı elinden. "Bedel neymiş öğrenmemişsiniz bey amca. Her ne olursa olsun bir insana özellikle genç bir kıza abisinin yanında bağıramazsınız. Daha büyük olarak sorumlulukda bende. Hakkınız neyse ödeyeceğiz"
Ama adam fena kaşınıyor olmalıydı. "Dünya size hoş. Öyle gariban taklidi yapa yapa sömürün insanları. Çıkın lan evimden."
Yaman yumruğunu sıktı. Gözlerini adama kilitleyip kilosunu boyunu aşağı yukarı hesap etti. Yosun arkasından çıkıp önüne geçti. "Abi sakin." Sonra Ferdi'ye döndü. "Toparlanalım paranızı da ödeyip çıkacağız uğruna insanlığınızı kaybettiğiniz evden,"
Abisinin kolundan tutup zorla arkasına çevirdi. "Bir şey yok abi. Sakin abi. Abim sakinsin di mi?" Yosun göz teması kurmaya çalıştı.
Yaman hala dişlerini sıkmış, kendini tutmak için insan üstü bir çaba harcıyordu. Ta ki arkadan Ferdi'nin sesi tekrar yükselene kadar.
"Ne bekliyordum zavallı kendine bakmaktan aciz bir kızdan. Yanına almış bir herif abim diyor. Gireni çıkanı belli değil evin. .
Yaman ın gözü dönmedi. Sakince durup Yosun un ellerini kaldırdı öptü. Sonra bırakıp arkaya döndü. Yosun anlamıştı. Ama tutmaya zaman yoktu.
Ferdi'nin yüzüne patlayan ilk yumruğuyla Ferdi arka duvara uçmuş bir kaç saniyeliğine adeta sinek gibi duvara yapışıp kalmıştı.
