YARIM KALAN kitap kapağı

5. bölüm / 13

YARIM KALAN

5. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Hasan Mantarcı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: 5. Bölüm

Sevmeyi bekler insan bir ömür boyu,
Birde sevilmeyi
Kimine çirkin deriz, kiminin kötüdür huyu
Bazımız içinse çok önemlidir soyu
Bizde bilmiyoruz galiba ne beklediğimizi
Seçim yapmalıyız artık kalple beden arasında
Boşa harcıyoruz çünkü sevgiye muhtaç vaktimizi
Görünüşü silmeli akıldan, sevmeyi bekliyorsak eğer
Temiz bir kalp ömür boyu kapısında beklemeye değer
Çok da önemi kalmaz güzel yüzle, gözün toprağa karışınca
Yürekler kucaklaşacak bir gün semada buluşunca
Hiçbir önemi yoktur narin ellerin,
Bekleyen hissetmezse kalp atışını, tutunca

Çileder obası üç tepenin arasına kurulmuş, önünden dere geçen bir yaylaydı. Sadece yaz aylarında kullanıldığı için derme çatma taş evlerden yapılmış, bunların adına da çatma denmişti. Çatmalar tepelerin dulda tarafına yapılmış ve mümkün olduğu kadar düzlükteki çayırlardan uzağa kurulmuştu. Çünkü çimenler hayvanların, tepeler insanlarındı.

Obanın adı Çilederdi fakat Çakırlılar da orada bir mahalle kurmuşlardı. Aslında Çakırlıların çoğu Sulu yurt yaylasındaydı ya Ademin amcası ezelden beri birkaç komşusuyla birlikte burada kalmayı adet edinmişti. Obanın Çileder mahallesi kısmı boklu taşlar tepesinin yamaçlarına, Çakır mahallesi kısmı ise Çakır eyreği yamaçlarına kurulmuştu. Tepelerin adları bile buraların geçici bir uğrak olduğunu hatırlatıyordu sanki. Geçici olduğu için tuvalet inşa etmek yerine tepedeki taşların arasını, geçici olduğu için davarlara ağıl inşa etmek yerine diğer tepedeki küme taşların ortasını kullanırlardı.

Obanın önünden bir dere geçer, köye göçüm zamanına kadar inceldikçe incelir ve adına ırmak denirdi. İstanbul’a gidip dönmüş olanlar yaylayı ziyaret edince “siz buna ırmak mı diyorsunuz, yeşil ırmağı göründe bakın, bu onun yanında musluk suyu kalır “derler, iki gün sonra dereye ırmak demeye devam ederlerdi. Yağmurlu günlerde ırmağın suyu çoğalır, bulanır ama yağmurdan sonra eskisinden daha temiz olurdu. Üç beş yılda birde ırmağın kaynağı taraflarına çokça yağmur yağar, sular yükseldikçe yükselir ve karşıya geçmek imkânsız hale gelirdi. Uzun çayır taraflarında kara bulutlar görülünce çocuklar ırmağın kenarından çağrılır, karşıda bulunan hayvanlar erkenden oba tarafına geçirilirdi. Zira uzun çayır tarafında karabulutlar görüldü mü ırmağın kaynağına yağmur yağıyor demektir.

“Arif emmi karşıda kalmış,” diye bir çığlık duydu Adem.
Gözlerini açıp tavana baktı. Nerede olduğunu anlayamadı ilk önce. Sağına soluna baktı. Parça parça anımsadı. Uzun çayırın tepesindeki karabulutları görmüş erkenden eve getirmişti danaları. Kendi yattığı tarafa geçmeye üşenip amcasıyla yengesinin tarafına uzanmıştı. Demek içi geçmiş. Dışarıdan bağrışma sesleri geliyordu. Hızlıca doğrulup kara lastiklerini taktı ayaklarına. Şimşek gibi fırladı dışarıya. Irmağın suyu yükselmiş, herkes erkenden oba tarafına geçmiş ama Aynur’un babası Arif karşıda kalmıştı. Hemen kalabalığa karıştı konuşmaları dinlemeye başladı.

“İnekleri getirmeye gitmiş kendisi yetişememiş.”
“Hava da kararıyor.”
“Yağmurun altında ne yapar sabaha kadar.”
“Hatun kaya tarafındaki köprüye gitse.”
“Yetişemez. İt var kurt var.”
“Baba gelme baba geçemezsin.”
Adem de oradaki herkes gibi çözüm aramaya başladı. Şimdi suya girse su alıp götürür onu. İnekler nasıl geçmiş peki. Demek onların ağırlığını götürememiş.
“Katırlardan birini göndersek karşıya,” diye bağırdı.

Herkes susup ona baktı. Söylediği şeyin daha önceden konuşulmuş olduğunu anladı. Zaten katır geçmezdi ki, geri dönerdi suyun kenarından.
Hava gittikçe kararıyor, Irmağın bir yanında Arif diğer yanında obalılar çaresizce bekliyordu.
“Esat geliyor,” dedi içlerinden biri.
“Katırları bağlamış.”

Esat içlerinde en gözü pek olanıydı. Ormana tek gider, diğerleri daha varmadan odunlarını hazırlar geriye dönerdi. Arifi karşıda görünce konuşulanları pek dinlememiş, hemen gidip kendi katırıyla Arif’in katırını almış, arka arkaya bağlayıp gelmişti. Oradakiler hemen anladı durumu. Esat kendi katırını suya sürecek, karşıya geçecek diğer katıra da Arif’i alıp geri dönecekti. Gelir gelmez sürdü katırı suya. Kimseden çıt çıkmıyordu. Aynur bile ağlamayı bırakıp olan biteni izlemeye koyuldu. Katırlar girer girmez sendelediler. Suyun şakasız olduğunu anlamış olsalar gerek bütün güçleriyle karşıya yürüdüler. Karşıya geçer geçmez Arif atladı kendi katırına. Esat önden Arif arkadan suya sürdüler katırları. Katırlar bir daha sendeledi ama yürümeye devam ettiler. Aynur’un hıçkırıkları artmaya başladı birden.

Gözlerini kapatıp Ademin omzuna koydu başını. Adem bir ona baktı birde kendi eline. Eli titriyordu. Bu titremenin sebebi soğuk muydu yoksa bileğini kavrayan Aynur’un elimiydi anlayamadı. Etrafındaki bütün görüntüler kaybolmuştu. Sadece Aynur’u görüyordu. Bütün sesler kesilmiş sadece kendi kalbinin atışını duyuyordu. Kaskatı kesilip kaldı. Ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilemedi. Derinlerden bir ses duydu. Anlayamadı ilk önce. Sesin sahibi tekrar edince anladı ne olduğunu.

“Gel kızım gidelim.”

Arif sağ salim karşıya geçmişti. Aynur’u da alıp bir an önce eve gidip ocağın başına oturmak istiyordu. Herkes sessiz sedasız ayrılmaya başladı. Kimse konuşmuyordu. Sadece Ademin kalp atışları duyuluyordu. Ya da Adem öyle sanıyordu. O akşam Adem fazla yemek yemedi. Ocağın başında da çok kalmak istemedi. Sadece yatmak, olup biteni düşünmek istiyordu. Hemen sofradan kalkıp uzandı yatağına. Kalbindeki ses hala kesilmemişti.

Çatmalar beş altı metrekarelik, bir kenarında boydan boya bir sedir bulunan tek göz yerlerdi. Sedirin bir başına amcasıyla yengesi yatar, diğer tarafına da Adem yatardı. Ayakları üşüdüğü zaman yengesinin ayaklarına, yandığı zamansa amcasının ayaklarına götürürdü. Dışarısı soğuktu ama onun ayakları yanıyordu. Belki de her yeri yanıyordu, bilemedi. Sadece ne olduğunu düşünmeye başladı. Aynur başını omzuna yaslamış bir de elini tutmuştu. Belki de bileğini tutmuştu ama o elini tutmuş gibi hayal ediyordu. Acaba Ahmet abisinin bahsettiği şey bu muydu? Hani babasıyla annesinin başına gelen. Adını tam koyamıyordu ama böyle bir şey olmalıydı. Kalbi attıran, ateşler içinde yandıran bir şey.

Ertesi gün danaları alıp kara çamurluğa doğru yürüdü erkenden. Yalnız kalmak istiyordu. Yalnız kalıp biraz düşünmek, biraz da hayal kurmak istiyordu. Adını koysam mı acaba diye düşündü biraz ama sonra vaz geçti. Ya yanlış anladıysa. Ya Aynur’un kalbi de atmadıysa. Elleri titremediyse. En iyisi beklemekti. Emin olana kadar beklemek.

“Danalar kaçıyor. Sana diyorum. Danalar obaya kaçıyor.”

Adem başını yerden kaldırdı önce Aynur’a baktı sonra hızlıca geri koşup danaların yönünü kara çamurluk tarafına çevirdi. Kalbi hızlanmıştı yine. Koştu ya onun içindir. Aynur’la bir alakası yok.

“Aşık mı oldun len. Bu saatte dana mı götürülür eve.”
“Yok dalmışım.”
“Çok dalma boğulursun.”
“Tamam.”

Tamam mı? İyice saçmaladın sende diye kendine kızdı. Sonra çaktırmadan dönüp Aynur’un arkasından baktı. Demek o da hissetmişti aynı şeyleri. Yoksa nereden bilsin aşık olduğunu. Kalbinin sesi dışarıdan duyuluyordu sanki. Ateşi de yükselmişti sanki. Yoksa avuç içleri niye terlesin ki.
Adem bir hafta düşündü başına gelenleri. Aynı annesiyle babasının başına gelenlerdi. Adını da koymuştu artık. Bunun adı aşktı. Ayıp değil ya bas baya aşıktı işte. Tamam Aynur ondan üç yaş büyüktü ama olsun. Babası da annesinden üç yaş büyüktü. Demek ki sevince yaşın bir önemi kalmıyordu. En iyisi Aynur’a açılmaktı. Onun da gönlü var besbelli diye düşünüyordu gece gündüz. Yoksa niye her karşılaştıklarında takılsın ki ona. Bütün planı kurmuştu kafasından. Söyleyecekleri hazırdı. Amcam zaten benim hisselerimi gösterdi. Yarı yarıya bütün tarlalar dedi. Sen evlenirken bir de ev yaparım sana ağılın üstüne. Daha ne olsun. Seviyordu da. Ertesi sabah karşılaştıklarında neler söyleyeceğini hayal ederek daldı uykuya. Ben sana aşık oldum Aynur. Amcam ev de yapacak. Yarı yarıya …

İki el silah sesi geldi Çileder tarafından.
Hava daha ağarmamıştı. Herkes dışarı fırladı çatmalarından. Ademde herkes gibi olup biteni anlamaya çalışıyordu. Arifin evi tarafında kalabalıklaştı sesler. Herkes oraya koştu. Adem de.
“Darabullu Alinin oğluyla.”
“Esat ormana giderken görmüş.”
“Yetişememiş.”
“İki kere istediydiler de Arif vermediydi.”
“Kınalı kuzum, Aynurum.”

Gün yavaş yavaş ağarıyordu. Olanlar da yavaş yavaş anlaşılıyordu. Aynur Darabullu Alinin oğluyla kaçmıştı. Daha önceden istediklerini duymuştu Adem ama Aynur istemedi sanmıştı. Demek o da istemiş babası vermemişti.

O yaz yaylanın hiç tadı tuzu olmadı. Eskiden buralar daha güzeldi diye düşünüyordu Adem. Ne olmuştu da değişmiştiki şimdi buralar. Çocuk aklı işte, bu ıssız dağ başını güzel sanıyordu. Halbuki nereye baksan dağ taş. Kendini kandırdığını çok iyi biliyordu ama bir türlü itiraf edemiyordu. İlk kez âşık olmuştu. O da bir hafta sürmüştü. Aşık olduğu kesindi. Kalbi titremişti, elleri terlemişti, daha ne olsun. Kabullenmek zorunda kaldı en sonunda. Demek ki aşk diye bir şey yoktu. Demek ki insanlar önce evleniyor daha sonra âşık oluyordu. Evlendiği kişiye âşık olmaya karar verip konuyu kendince kapattı. Yarım kalmıştı aşkı. Zaten her şeyi yarımdı şu hayatta. Amcası var baba yarısı, amca oğlu abi yarısı, amca kızı abla yarısı.
Yaşı desen babasının neredeyse yarısı. Ha on ha onbeş ne fark eder. Sonuçta babasının öldüğü yaşa bile gelememişti daha. Hiç bir şey tam değildi. Daha da gelmeyecekti bu dağ başına.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

70okunma 19beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18