2. bölüm · YARALI YEMİN

1.BÖLÜM

HiraNur Taflan

Merhaba ben Gökçe Öztürk. 21 yaşındayım ve ilkokul öğretmeniyim. Neyse asıl konumuza gelelim dediğim gibi ben ilkokul öğretmeniyim.

Şuan valizimi toplamakla meşgulüm çünkü farklı bir şehire yani Hakkari çukurca iline atanmış durumdayım.

Bu kararı alırken annem ile babamla sürekli kavga etmiştim.Hakkariye gitmemi istemiyorlardı.Çünkü beni şirketlerinde çalıştırıcaklar sonrada ortaklarının oğluyla evlendiriceklerdi. Ben bunları düşünürken annem konuşunca ona doğru döndüm.

"Gökçe,senin Hakkari'de ne işin var kızım oda yetmezmiş gibi gittin Çukurca iline en tehlikeli yere atandın."sert bir sesle

o sırada babam "Gökçe annen haklı biz seni düşündüğümüz için diyoruz kızım.Her şey senin iyiliğin için.Hem neden orası da başka bir yer değil biz bunu anlıyamıyoruz?" Sakin olmaya çalışıyormuş gibi duruyordu.

Derin bir nefes aldım ve "Anne ve baba ben oraya eğlence için gitmiyorum.Ben oraya okuyamamış çocuklara ders vermeye gidiyorum.Siz oradaki çocukları hiç mi düşünmüyorsunuz.Onlar orada eğitim göremezken sizin düşündüğünüz şeye bak ya."dedim.

Babam tam söze giricekken kestim hemen "Baba,sakın o ağzını beni ikna etmek için söyleyeceğin şeyler için açma.Sizi asla ama asla dinlemeyceğim anlıyor musunuz?"dedim sinirlerimi bozuyorlardı.

Babamın "son sözlerin bunlar mı?" Sert bir şekilde "Evet,son sözlerim bunlar" dedim ve babamın dediği şeyle kanım donmuştu."Eğer oraya gidersen seni evlatlıktan reddederim."dedi.

Babamın öyle demesiyle içimde bir şeyler koptu.Sanki yıllardır oturduğum ev bana yabancılaşmıştı.

Annem ile Babamın şiddetli kavgasıyla sanki rüyadan uyanmışım gibi kendime geldim.Hâla dediğinde kalmıştı aklım.

"Tamam öyle olsun Erdem Öztürk ama şunu bil asla ama asla geri dönmiycem buraya ancak cesedim gelir."der demez bavulumu alıp oradan çıktım.

Çıktığım gibi taksi gelince arabadan bir adam indiğinde elimden bavulumu alıp bagaja koydu.Bende hemen arka koltuğa oturdum.Adam"Nereye gidiyoruz?" Dediğinde "Sabiha Gökçen Havalimanına " dedim artık geri dönüş yoktu olamazda.Adam kafasını sallayıp yola çıktık.

✨✨✨

1 saat sonra havalimanına gelmiştik.Parayı uzatıp arabadan indim. Bagajdan bavulumu alıp oradan uzaklaştım.

Saat 12:20 de uçağım vardı ve saat 11:49 yani 31 dk vardı.Keşke bu kadar erken gelmeseydim diye düşündüm ama yinede değerdi. Bekleme alanına ilerleyip oturdum ve telefonumu cıkardım.

Tiktok'da dolaşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım.Uçağımın anonsunu edilince ayağa kalkıp uçağa giden kapıya doğru ilerledim ve son kontrollerinde yapıldıktan sonra uçağa doğru ilerledim.

Uçağa bindim ve 14A koltuğunu bulup oturdum.Uçak piste doğru ilerlerken camdan dışarı bakıyordum.Arkamda bıraktığım şehir küçülüyordu.Evim, ailem,alıştığım hayat.Belkide ilk kez gerçekten yalnızdım.

Tam gözlerimi kapatmıştım ki birinin gelip oturduğunu hissettim.Başımı çevirmem ile göz göze gelmemiz bir oldu.

Askerdi.

Ama öyle sıradan bir asker değildi.Duruşu bile farklıydı.Omuzları dik bakışları sakin ama güçlüydü. Hemen bakışlarımı kaçırdım.Gözlerim üzerinde çok bile durmuştu.Neden bilmiyorum ama kalbim çok hızlı atıyordu.

Kemeri takmaya çalışırken parmaklarımın titrediğini farkettim.Tam o sırada yan tarafımdan bir ses geldi."İlk uçuşunuz mu?" Diye adamın sesi kalın ve güzeldi."Hayır ilk değil."dedim normal görünmeye çalışıyordum ama sanırım olmuyordu.
"Neden elleriniz titriyor."ellerimi hemen bacaklarımın arasına sıkıştırdım ve "Sadece biraz heyecanlıyım" biraz mı kızım sen baya hecanlısın.Bu heyecanın biraz ise diğer heyecanlarını bile düşünemiyorum.

Buda benim iç sesim maalesef ondan uzaklaşamıyorum.Uçak hareket etmeye başlayınca hızlı bir şekilde kemeri taktım ve uçak havalandığı için hafif bir sarsıntı olmuştu.

Refleksle kol dayanağına tutunduğumda onun elide oradaydı.Ellerimiz değmişti.Elleri sıcak ve büyüktü.Hemen geri çektim ve aynı anda "Özür dilerim" dedik aramızda kısa bir sessizlik olmuştu.

Ama tuhaf bir şey vardı ve oda karşımdaki adam rahatsız etmiyordu.Sanki yıllardır tanıyormuşum gibi bir his vardı içimde."Adım Alparslan" ismini içimden tekrar ettim.Alparslan ona yakışan bir ismi vardı.

" Bende Gökçe" dedim bana baktı ve Bu kez daha dikkatli "ismin çok güzelmiş.İsminin anlamını biliyor musun?" Yüzüne baktığımda bana meraklı gibi bakıyordu neden meraklı bakıyor bu.

"Gökçe'nin anlamı gökyüzüne ait, gök rengi, güzel, hoş, zarif ve sevimli demek."neden ona bir açıklama yaptım bilmiyorum ama yinede kendimi mutlu hissediyorum.

"İsminin anlamı güzelmiş"deyip önüne döndü.O dönünce bende önüme döndüm.

✨ ✨ ✨

Uçak piste indiğinde kalbim hala sakinleşmemişti.Herkes ayağa kalktığında üst bölmeler açılmıştı.

Küçük bir karmaşa olmuştu.Ben çantamı almak için uzandığımda boyun yetmemisti.

Yani bende o kadar kısa değilim boyun 1.70 de niye alamıyorum ya diye düsünürken.Yanımdan bir el uzandı "izninle" diyip valizimi tek hamlede indirdi ve bana uzattı.Oha ama ya nasıl tek hamlede alabildi ki.Ben Alparslan şaşkın bir şekilde baktığımı sonradan fark edip elinden bavulumu aldım.

" Teşekkür ederim."dedim "Rica ederim."dedi. Göz göze gelmiştik.İçimden hayırdır kardeş dersem utançtan bayılacağımı düşünerek kendimi tuttum.Uçaktan indiğimde etraf ayrı bir güzel kokuyordu.

Havalimanından çıktığımızda ben durunca Alparslan'da durmuştu."Zor bir yer seçtin farkında mısın?"dedi etrafına bakarak."Belkide zor olduğu için seçtim ne dersin."dedim.

Alparslana baktığımda şimdi fark ettim boyu ne kadar uzundu lan tam bir kitap karakteri boyundaydı.Yüzüne bakmak için kafamı kaldırdığımda boynum ağrımaya başlamıştı.Alparslan hafifçe kafasını salladı.Bana doğru döndü ve
"Dikkat et kendine Gökçe" ismimi onun ağzından duymak garip hissettirmişti."Sende Alparslan."dedim.O sırada uzaktan bir asker sesi geldi "Komutanım"diye
Alparslanın yüzündeki ifade bir anda değişmişti.Az önceki adam gitti,yerine ciddi bir komutan gelmişti.Ayy birde komutan bayılacağım sanırım iç sesimi boşvererek Alparslan baktım.

Alparslan bana son kez baktı.Kısacık ama unutulmayacak bir bakıştı.Ben olduğum yerde bir kaç saniye kaldım.Onun uzaklaşan siluetini bakarken içimde tuhaf bir his vardı.

Bu bir veda değildi.Bir başlangıçtı ve ben bunu henüz adını koyamasamda hissediyordum.

Herkese merhaba inşallah bölümü beyenmişsinizdir.Beyenmediyseniz daha iyisini yapmaya çalışacağım. Bu benim ilk kitabım o yüzden yanlış bir şeyler varsa kusuruma bakmayın.

En sevdiğiniz yer neresi yada nerede mutlu olduğunuzu çok merak ediyorum. Kitabıma bol bol yorum ve oy yaparmısınız