1. bölüm / 6
Yanlış zamanda doğru insan1.bölüm
Bölümler 6Şu an: 1.bölüm
- 1 1.bölüm346 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm556 kelime
- 3 3.bölüm338 kelime
- 4 4 bölüm438 kelime
- 5 5. Bölüm289 kelime
- 6 6. Bölüm1.470 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Havanın sıcak esintisi sahilde saçlarımı savuruyordu. Üzerimdeki kırmızı benekli elbise rüzgârla hafifçe dalgalanıyor, bacaklarımı belli belirsiz ortaya çıkarıyordu.Yanımda duran adam, ela gözleriyle bana aşkla bakıp iç çekti.“Senin o kahve gözlerin için dünyayı yakarım, Lalin.”O an yüzümde oluşan gülümsememi hatırlıyordum .Ama şimdi…Topuklularımın çıkardığı seslerle anılardan sıyrılıp koridorun sonuna doğru ilerliyordum.Koridor, hayalimdeki düğün gibi güzel süslenmişti. Karşımda duran aynaya doğru birkaç adım attım.Üzerimde simsiyah, uzun bir elbise vardı. Hafif bir göğüs dekoltesi ve uzun bir yırtmacı vardı. Kıvırcık saçlarımı sıkı bir topuz yapmış, dudaklarıma kırmızı ruj sürmüştüm.Gayet şıktım.Ama aynadaki kadının gözlerinde gördüğüm tek şey yorgunluktu.Derin bir nefes aldım.Koridorun sonuna geldiğimde ayaklarım bir anda durdu.İlerlemek istemiyorlardı.Karşımda her şey çok güzeldi. Tıpkı benim yıllardır hayalini kurduğum bir düğün gibiydi. Her yer çiçeklerle süslenmiş, mumlarla zarif bir dekorasyon oluşturulmuştu.Ama bir sorun vardı.Bu düğün benim değildi.“Peki sen bu hikâyenin neresindeydin, Lalin?” diye sordum kendi kendime.Merdivenlerden yavaşça aşağı indim.Etraftaki herkesin elinde kadehler vardı. Kahkahalar, sohbetler ve müzik birbirine karışıyordu.Buraya neden geldiğimi ben bile bilmiyordum.Belki de bazı yaralar, insanın kendisi bile neden kanattığını bilmediği yerlerden açılırdı.Tam o sırada mikrofondan yükselen ses bütün düşüncelerimi böldü.Sahnede şık takım elbiseli bir adam mikrofonu eline aldı.“Evet hanımlar ve beyler! Bu mutlu günümüzde bizimle olduğunuz için hepinize çok teşekkür ederiz. Ve şimdi… alkışlarınızla düğünün gerçek sahipleri!”Alkış sesleri salonu doldurdu.Herkes mutluydu.Peki neden benim canım bu kadar yanıyordu?O ikisini böyle göreceğimi nereden bilebilirdim?Gözlerimi sahneye çevirdim.Işıklar sönmüş sadece onları aydınlatan bir ışık vardı. O gözler…Bana derin derin bakan, bana baktığında gözlerinin içi gülen adam…Şimdi smokiniyle, yanında duran beyazlar içindeki kadına gülümsüyordu.Kadın başını ona doğru çevirdi karanlık ve ve yüzündeki bulunan duvak’tan kimin olduğu anlaşılmıyordu gözlerimi kısıp kadının yüzünü görmeye çalışırken.Aras’ın evet hayatıma girip beni sonsuz bir mutluğa çekicek dediğim adam elini uzatıp kadının duvağını yavaşça kaldırdı.Ve o an…Karşımda gördüğüm yüzle bir an sendelendim.Dudaklarımdan yalnızca cılız bir ses çıktı.“Derin…”Elimde tuttuğum bira bardağı parmaklarımın arasından kayıp yere düştü.Camın kırılma sesiyle bütün dikkatler üzerime çevrildi.Kırılan camlardan biri ayağıma batmıştı.Ama canımı yakan şey ayağımdaki acı değildi.Karşımda duran kadındı.Yıllardır can dostum bildiğim…“Kardeşimden ötesin,” diyerek bütün sırlarımı anlattığım…Hayatımın her anını paylaştığım kadın…Şimdi benim sevdiğim adamın yanında, beyazlar içinde duruyordu.Onun gelini olarak.Gözlerim dolarken ona baktım.“Bana bunu neden yaptın, Derin?”
