3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: hale Özer

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 3. Bölüm

Deniz

Londra griydi.
Deniz bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyordu. Gri şehirler dikkat dağıtmıyordu.

Camın dışındaki ince yağmur sokak lambalarının ışığını uzatıyordu. Stüdyonun üst katındaki toplantı odasında herkes konuşuyordu ama Deniz'in dikkati uzun süredir aynı yerde kalmıyordu.

Karşısındaki sunum ekranında yeni turne tarihleri akıyordu.
Paris.
Amsterdam.
Milan.
Dublin.
Yan tarafta Lara konuşuyordu.

— "Eğer Berlin tarihini bir gün kaydırırsak sponsor tarafı daha rahat olacak."

Deniz başını hafifçe salladı. Mantıklıydı. Lara'nın her şeyi mantıklıydı.
Zaten bu yüzden birlikte çalışmaları kolaydı.
Ne istediğini bilen insanları seviyordu Deniz. Duygularla değil planlarla hareket eden insanları.

Yıllar önce tam tersinden kaçmıştı çünkü.

Masadaki kahvesinden bir yudum aldı. Lara hâlâ konuşuyordu. Yeni albüm stratejisi. Dijital kampanya. Avrupa basını. Festival bağlantıları.

Hepsi doğruydu.
Hepsi profesyoneldi.
Ve hiçbir şey hissettirmiyordu.

Telefonu masanın üzerinde titreşti. Deniz göz ucuyla baktı.

Levent Karaca

Parmakları istemsizce durdu. Mesaj değil.
Mail.
Deniz birkaç saniye ekrana baktı.
YANKI'dan biri yıllardır gerekli olmadıkça ona ulaşmıyordu artık. Garip olan şey, buna alışmış olmasıydı.Telefonu sessize alıp ters çevirdi.

Lara konuşmasını bitirince toplantı da dağıldı. İnsanlar bilgisayarlarını kapatıp odadan çıkmaya başladı. Deniz en son ayağa kalktı.

— "Sen geliyor musun?" dedi Lara.

— "Birazdan."

Lara başını salladı. Kapı kapanınca oda sessizleşti.Deniz telefonu yeniden eline aldı.
Mailin konusu kısa ve sade duruyordu.

15. Yıl

Deniz kısa bir nefes verdi.

Levent'in dramatik başlıklar kullanmayı hiç sevmediğini düşündü.

Maili açtı.

Deniz,

Sana uzun uzun geçmiş konuşmayacağım. Çünkü ikimiz de biliyoruz; bazı şeyler dağıldığında kim haklıydı tartışmasının bir anlamı kalmıyor.

Ama bu yıl YANKI'nın 15. yılı.

Ve yıllardır ilk defa hepinizin adını aynı cümlede görünce şunu fark ettim:

Belki hiçbiriniz gerçekten devam etmediniz.

Zorlu'dan tek gecelik konser teklifi geldi.

İstemezsen kimse seni ikna etmeye çalışmayacak.

Ama yıllar önce bana söylediğin bir şeyi hatırlıyorum:

"İnsan bazen doğru kararı verip yine de mutsuz olabilir."

O cümleyi kurduğunda kaç yaşındaydın bilmiyorum.

Ama sanırım şimdi ne demek istediğini daha iyi anlıyorum.
— Levent

Deniz maili bitirdiğinde istemsizce arkasına yaslandı. Çünkü o cümleyi gerçekten söylemişti. Ama unutmuştu.
Ya da unuttuğunu sanıyordu.

Deniz telefonu elinde birkaç saniye daha tuttu.
Sonra düşünmeden ekran görüntüsü aldı.

Kime attığını fark etmesi bir saniye sürdü.

Aras.

Mesaj kutusu hâlâ duruyordu. Aylar önce konuşmuşlardı en son.
Belki daha uzun.

Deniz ekran görüntüsüne birkaç saniye baktı.

Sonra kısa bir şey yazdı.

"Levent çıldırmış."

Mesaj gönderildi. Telefonu masaya bıraktı. Cevap beklemiyordu aslında.

Belki de sadece...
bu maili tek başına görmek istememişti.

Camın dışına baktı.Londra aynıydı.Sessiz. Düzenli. Kontrollü.

Bir anda aklına başka bir oda geldi.

Flashback (2012)

İzmir'deki eski stüdyo.

Sabahın dört buçuğu.
Her yer kablo dolu.

Sarp yerde oturmuş bateri bagetlerini çeviriyordu. Mira kahve yapmaya çalışırken şekeri tuzla karıştırmıştı. Deniz buna yarım saat gülmüştü.

Ve Aras...

Aras bilgisayarın başında bir şeye sinirleniyordu.

— "Abi şu sesi duyuyor musunuz siz de?"

— "HAYIR!" diye bağırmıştı herkes aynı anda.

Deniz istemsizce gülmüştü.

Gerçekten gülmüştü.

Çünkü o zamanlar hiçbir şey düzenli değildi.

Ama her şey canlıydı.

——————-
Telefonu yeniden titreşti.

Lara'dan mesaj gelmişti.

"Aşağı indik. Geliyor musun?"

Deniz birkaç saniye ekrana baktı. Sonra telefonu yavaşça masaya bıraktı. Odanın camına yansıyan kendi siluetine baktı.

Her şey tam olması gerektiği gibiydi aslında.

Büyük turneler.
Düzgün ekipler.
Planlı insanlar.
Sorunsuz ilerleyen işler.

Yıllarca istediği buydu. Kaossuz bir düzen.
Ama nedense hiçbir konser bittikten sonra içinde o eski uğultu kalmıyordu.

Bir anlığına aklına Lara'nın geçen haftaki konseri geldi.

Salon tamamen doluydu. Işıklar kusursuzdu. Sahne şovu inanılmazdı. İnsanlar telefonlarıyla kayıt alıyor, herkes şarkılara eşlik ediyordu.

Ama Deniz sahnenin kenarında dururken bir şeyi fark etmişti. İnsanlar şarkıyı seviyordu.

Mira'da ise insanlar şarkının içine giriyordu.

Aradaki fark buydu.

Lara sahnede etkileyiciydi. Güçlüydü. Ne yapacağını biliyordu. Kalabalığı nasıl yöneteceğini öğrenmişti.

Ama Mira...
Mira bazen planladığı hiçbir şeyi yapmazdı. Ve en unutulmaz anlar hep öyle çıkardı .O an aklına başka bir anı geldi.

Flashback (2012)

Bir keresinde İzmir'de elektrik gitmişti ve jeneratör hemen devreye giremedi.

Festival alanı tamamen karanlığa gömülmüştü. Teknik ekip panikle sağa sola koşuyordu. Organizasyon konseri bitirmeye çalışıyordu.

Deniz o geceyi düşündüğünde hâlâ ilk hissettiği şey stres oluyordu. Çünkü her şey dağılmıştı. Ama sonra Mira sahnenin önüne yürümüştü.

Mikrofon çalışmıyordu. Hiç düşünmeden oturmuştu.
Ve çıplak sesiyle şarkı söylemeye başlamıştı. Binlerce insan aynı anda susmuştu. Gerçekten susmuştu. Deniz o an kalabalığın yüzüne bakmıştı.

Kimse video çekmiyordu.

Kimse konuşmuyordu.

İnsanlar sadece Mira'yı dinliyordu. Çünkü Mira şarkı söylerken sahneyle seyirci arasındaki şeyi kaldırıyordu. İnsanlara performans izlettirmiyordu.
Onları içine çekiyordu.

——————

Ve YANKI'nın bütün büyüsü biraz da buydu.

Mira insanları hissediyordu.
Aras müziği hissediyordu.
Sarp herkesi birbirine bağlıyordu.

Deniz ise yıllarca bunu yönetmeye çalışmıştı.

Belki de hata tam buydu.

Çünkü bazı şeyler yönetilmeye başladığında ölüyordu.

Deniz gözlerini kapattı.

Sonra aklına başka bir görüntü geldi.

Son konser gecesi.

Mira sahnedeydi ama artık eski gibi değildi.

Şarkı söylüyordu.

Mükemmel söylüyordu.

Ama kendini geri çekiyordu.

Sanki sahnenin bir kısmını kapatmış gibiydi.

Ve Deniz o gece ilk kez şunu fark etmişti:

Mira sadece Aras'tan uzaklaşmıyordu.

YANKI'dan da uzaklaşıyordu.
Çünkü bir noktadan sonra hepsi, Mira'nın en sevdiği şeyi yorulacağı bir yere çevirmişti.

Sahneleri.
Şarkıları.
Birbirlerini.

Ve belki de en kötüsü buydu.

Kimse YANKI'yı gerçekten bitirmek istememişti.

Ama hepsi, fark etmeden, onu yaşanması zor bir şeye dönüştürmüştü.

Son Konser (2019)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.