9. bölüm · Yağmurun Unuttuğu Çocuk
Yağmurun Unuttuğu Çocuk (bölüm 9)
“Bir kelime bazen, bir çocuğun içindeki baharı susturur.”
Sınıf kalabalıktı.
Tebeşir tozu havada asılıydı.
Pencereden güneş giriyordu ama yerler soğuktu.
Küçük kız elindeki resmi sımsıkı tutuyordu.
Ev çizmişti.
Eğri kapı.
Büyük güneş.
Yanında küçük bir ağaç.
Kalbi hızlı atıyordu ama bu korku değildi.
Bu heyecandı.
Öğretmenin masasına yürüdü.
“Öğretmenim…”
Kadın başını kaldırdı. Yorgundu ama sert değildi.
Resmi uzattı.
“Ben yaptım.”
Öğretmen resmi aldı. Kısa baktı.
“Güzel.”
Küçük kızın gözleri parladı.
Sonra öğretmen kalemiyle ağacı işaret etti.
“Ama ağaçlar böyle çizilmez. Gövdesi daha düz olur.
Biraz daha dikkatli olmalısın.”
Cümle yumuşaktı.
Ama o an küçük kızın içinde bir şey geriye çekildi.
“Tamam,” dedi.
Resmi geri aldı.
Sırasına yürürken artık heyecan yoktu.
Sadece düşünce vardı:
Demek yanlış.
O gün ikinci kez parmak kaldırmadı.
Teneffüste resmi çantasına koydu.
Bir daha çıkarmadı.
---
O gece kapı açıldığında 23 yaşındaki hali sınıfın köşesindeydi.
Bu kez izliyordu.
Müdahale edemiyordu.
Küçük kızın sırasına oturup sessizleşmesini izledi.
“Hayır,” demek istedi.
“Ağaçlar böyle de olur,” demek istedi.
Ama sesi çıkmadı.
Çünkü o gün…
Gerçekten çizimi bırakmıştı.
Rüyadan uyandığında elleri boştu.
Sabah aynaya baktı.
Ve ilk kez şunu düşündü:
Ben o gün mü başladım susmaya?
