6. bölüm · Yağmurun Unuttuğu Çocuk
Yağmurun Unuttuğu Çocuk (bölüm 6)
“Bir gün anlar insan,
Çocukken sevdiği şeyleri niye sevdiğini.” – Turgut Uyar
Cuma akşamı ofisten geç çıktım.
Yağmur dinmişti ama hava hâlâ ıslaktı. Metro kalabalıktı. Ayakta tutunacak yer bulmaya çalışırken biri omzuma hafifçe çarptı.
“Pardon.”
Ses.
O ses.
Başımı kaldırdım.
Bir adam. Yaklaşık benim yaşlarımda. Saçları hafif dağınık. Gözleri… tuhaf derecede tanıdık.
“Önemli değil,” dedim.
Göz göze geldik.
O an içimde bir şey yer değiştirdi.
“Biz tanışıyor muyuz?” dedi.
Bu soru normalde klişe olur. Ama o ciddi soruyordu.
“Sanmıyorum,” dedim.
“Garip,” dedi. “Sanki seni bir yerden…”
Devam etmedi.
Metro aniden sarsıldı. Tutunmak için kolumu kaldırdım. O da aynı anda uzandı. Ellerimiz çarptı.
Bir anlık temas.
Beynimin içinden bir görüntü geçti:
Dizlerinde yara izi olan küçük bir çocuk.
“Buldum!” diye bağırıyor.
Nefesim kesildi.
Adam geri çekildi. “İyi misin?”
Başımı salladım. “Evet.”
Ama değildim.
Metro durdu. O inmek için ilerledi. Kapıya yaklaşırken bir an durdu.
“Ben Kerem,” dedi.
Dünya bir saniyeliğine sessizleşti.
Adını duymak… rüyadaki sesi gerçek hayatta duymak gibi.
“Memnun oldum,” diyebildim.
Kapılar açıldı. İndi.
Ben yerimde kaldım.
Kalbim hızla atıyordu.
Kerem.
Eve döndüğümde ışıkları yakmadım. Direkt yatağa uzandım.
Gözlerimi kapattım.
Kapı hemen belirdi.
Küçük kız yerde oturuyordu. Kerem de yanındaydı. İkisi resim çiziyordu.
“Abla!” dedi küçük kız. “Bak Kerem beni çizdi.”
Kâğıda baktım.
Çizimde üç kişi vardı.
Küçük kız.
Kerem.
Ve ben.
“Bu kim?” diye sordum.
Kerem omuz silkti. “Hep var.”
Küçük kız başını salladı. “Evet. Hep var.”
Kalbim sıkıştı.
Gerçek hayatta az önce gördüğüm Kerem…
Geçmişte “hep var” olan çocuk.
Ama ben neden hatırlamıyorum?
Yoksa hatırlamak istemiyor muyum?
Kerem bir anda bana baktı.
Çocuk haliyle.
“Büyüyünce gidecek misin?”
Bu soru hem geçmişten hem bugünden geldi.
Cevap veremedim.
Çünkü belki de ben gitmedim.
Sadece unutmuş gibi yaptım.
