5. bölüm / 8
Yağmur ve Sel4. Bölüm: Val Büyücülük Okulu
Bölümler 8Şu an: 4. Bölüm: Val Büyücülük Okulu
- 1 Giriş616 kelime
- 2 1. Bölüm: Belirsizliklerin Başlangıcı391 kelime
- 3 2. Bölüm: Kızıl Saçlar400 kelime
- 4 3. Bölüm: Yeni Bir Arkadaş465 kelime
- 5 4. Bölüm: Val Büyücülük Okulu391 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 5. Bölüm: Solara603 kelime
- 7 6. Bölüm: Daha Çok Soru1.040 kelime
- 8 7. Bölüm: Uygun Bir İsim947 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün yürümeye devam ederken Zora’dan çok az yolumuz kaldığını öğrendim. Şimdi gittiğim yerin gerçekliği daha belirgindi ve bu korkunç bir histi. Belirsizlik hayatta en nefret ettiğim şeylerden biriydi. Bu yüzden bugünün benim için zor geçeceğini tahmin ediyordum.
Yemek için mola verdiğimizde Zora gerginliğimi fark etti. “Solara’yı nasıl hayal ediyorsun bilmiyorum ve sana hayal kırıklığına uğrayıp uğramayacağını da söyleyemem. Yine de okul civarında bulunduğun dürece yakınlarda bir dostun olacağını hiçbir zaman unutma.” Hüzünlü bir şekilde gülümsedi. Ben de aynı şekilde karşılık verdim.
“Nedense hiç aklımdan çıkmıyor, keşke biraz daha rahatlayabilsem.” O sırada oturduğumuz yere doğru bembeyaz bir kedi yaklaştı. “Merhaba, ne kadar tatlısın sen öyle.” dedim kediyi okşarken. “Ormanda olması garip değil mi? Kaybolmuş olmalı.” dedim Zora’ya. O da başını sallayarak beni onayladı.
Kedi bana daha çok sokuldu. “Seni gerçekten sevdi.” dedi Zora. “Ama bunu büyücü olmayan birinin de anlayacağına eminim.”
İçten bir şekilde gülümsedim. “Duygularımız karşılıklı.” Tüyleri yumuşacıktı ve yeşil gözleri adeta “Beni sev!” diye bağırıyordu.
“Onu sahiplensene.”
“Neden olmasın?” Hep bir evcil hayvanım olsun istemiştim. Önümüzdeki günlerde bu kediye bir isim bulmam gerekecekti.
“Artık yola devam etsek iyi olur.” dedim içinde bulunduğumuz durumu tekrar hatırlayarak. Ayağa kalkarken bacaklarım hafiften titriyordu. Yürümeye başladığımızda kedinin de arkamızdan geldiğini görünce gülümsedim.
Birkaç saat sonra uzakta çok, çok büyük bir binanın kuleleri görünmeye başladı. Bir süre duraksadım. “Demek Val Büyücülük Okulu böyle bir yer.” diye mırıldandım. Okulun taştan duvarları sarmaşıklarla doluydu, vitraylı pencereleriyle kuleler oldukça gösterişli görünüyordu. Sadece kuleleri böyleyse okulun tamamını görmek nasıl bir histir diye merak ettim.
Kahverengi dalgalı saçlarım rüzgarla savruluyordu. Ağaçlar seyrekleşmeye başladığında okul daha da görünür hale geldi. Tahminimde yanılmamıştım. “Muhteşem bir yer, gerçekten büyülü.” dedim Zora’ya. Başını sallayarak onayladı. “Ben de çok hoş buluyorum, ilham verici bir yer.”
…
Okulun kocaman demir kapısının önüne geldiğimizde ilk Zora konuştu. “Sanırım şimdilik yollarımız ayrılıyor, sonra görüşürüz.” dedi. “Görüşürüz.” diye karşılık verdim ve kendimi tutamayarak ona sarıldım. Ayrıldığımızda gözlerinde hüzün vardı.
Çantasından bir çift bileklik çıkardı, ellerini üzerlerine kapattı ve gözlerini yumdu. Tekrar gözlerini açtığında siyah bilekliklerde turuncu bir ışıltı vardı. “Bunları istediğimizde anında iletişim kurabilmemiz için tılsımladım, iki parmağını aynı anda bilekliğe bastırıp sesli bir şekilde mesajını söylüyorsun, sonra ben de cevap veriyorum, benden bir haber geldiğinde ışıltının rengi beyaza dönüyor. İstediğin zaman üç parmağını bastırarak mesajı dinleyebilirsin.” dedi.
“Bunlar harika, teşekkür ederim.”
“Rica ederim, umarım sadece iyi şeyler söylemek için kullanırız, tekrardan görüşmek üzere.”
“Hoşça kal, Zora.”
✨
Bölüm etkileşimi
