2. bölüm · Yağmur ve Sel
1. Bölüm: Belirsizliklerin Başlangıcı
Ormanda tek başımaydım. Pelerinimin güven verici ağırlığı ve yaprakların arasından sızan ay ışığı devam etmemi sağlayan yegane şeylerdi. Gelebilecek herhangi olağan dışı ses için etrafı çok dikkatli dinlemem gerekiyordu. Bu yolculuğu neden yaptığım aklıma gelince yine üstüme bir ağırlık çöktü, dişlerimi sıkarak yoluma devam ettim. Bu yolculuğun sonunda pişman olmamayı umuyordum sadece çünkü bunu asla kaldıramazdım, biliyordum. Biraz olsun rahatlayabilmek için yanından geçtiğim ağaçlardan birinin dibine oturdum. Yosun tutmuş ağaç gövdelerine, hışırdayan yapraklara, dolaşan tek tük böceklere ve mantarlara odaklanarak gerginliğimi az da olsa yok ettim. Cebimde duran taşı elimle sıktım, bir şeye tutunmak rahatlamamı sağlıyordu. Uzaktan bir karga sesi duydum. Ormana göz atmaya devam ederken rüzgarın hafif esintisi yüzüme çarpıyordu.
Artık ayağa kalkmam gerektiğine karar verdim ve tekrar yürümeye başladım. Cadının söylediklerinden sonra yapmaya karar verdiğim şey muhtemelen çok aptalcaydı ama başka hiçbir şey de aklıma gelmiyordu ki. Yine üstüme bir umutsuzluk bulutu çökmüştü. Bu bulut son zamanlarda beni biraz fazla seviyordu anlaşılan. Ailemdeki çalışabilecek herkes çalışmasına rağmen zorlukla geçinebiliyorduk. Annem terziydi, babamsa aşçı. Ben de son birkaç yıldır bir dokumacının yanında çalışıyordum ve kendime küçük de olsa güzel bir kulübe alabilmiştim, mor çatılı ve yuvarlak pencereli kulübemi çok seviyordum.
Anneme cadıyla olan anlaşmamdan söz etmemiştim tabii ki. İlacı kendim hazırladığıma onu ikna etmiştim, en azından öyle umuyordum ama cadı olayını kimsenin bilmemesi gerekiyordu. O yüzden aileme yalan söylemek zorunda kalmıştım ve bu durumdan nefret ediyordum. Eski bir arkadaşımın bir tanıdığının çok iyi bir işi olduğunu ve onun yanında çalışmaya gittiğimi düşünüyorlardı, halbuki öyle biri yoktu. Her hafta onlara mektup yazacağımı söyledim ve onlara yardım etmek istediğimi bildikleri için de istemeyerek de olsa kabul ettiler. Yolculuk için onlardan ayrılmak çok zordu fakat kardeşimin iyi olması için her şeyi yapacağımı ben de onlar da biliyordu, sadece ilaç için olduğunu bilmiyorladı. Kardeşim için bunu yapmam gerektiğini kendime hatırlattığımda karamsarlıktan az da olsa uzaklaşabiliyordum.
Kardeşim.
Rano.
Seni çok özledim. Umarım ben gelene kadar neşenden hiçbir şey kaybetmezsin.
Yorgunluktan göz kapaklarım ağırlaşmaya başladığında bugünlük bu kadar yürümenin yeterli olduğuna karar verdim ve ateş yakabileceğim güzel bir alan seçtim. Ateşimi yaktıktan sonra elimi uzatarak biraz ısınmaya çalıştım. Kış mevsiminde olmasak bile geceleri serin oluyordu, bu yüzden sıcaklık çok iyi geldi, daha da mayıştığımı hissettim. Çantamdaki kuru et ve meyvelerden birazını yedim ve kuşlarla diğer hayvanların sesini dinlerken bir yandan ateşin yanına uzandım, çantamı başımın altına yastık gibi koydum ve yaprakların arasından gökyüzünü seyrederken uyuyakaldım.
🌲
