13. bölüm · WORLD OF ELEMENTS REZ AND TEZ
MEZARLIKTA KIRMIZI BÜYÜK YARIK..
BÖLÜM 13 MEZARLIKTA KIRMIZI BÜYÜK YARIK
Tezin tüm ekibi yerlerini alır ve etrafı kolaçan etmeye başlar. Tezden ikinci bir emir beklerken, mezar taşı görevlisi, Tez ailesinin ölen fertlerini dijital mezar taşına kaydederken sabırla konuşmaya başlar. Mezarlık, derin bir sessizlikle doludur;
Görevli"herkes, clover ailesine baş sağlığı dilemek için buradadır. Dün ölen Clover ailesi için bugün burada toplandık. Clover ailesine baş sağlığı dilemek için düzgün bir şekilde sıraya girsin. Son aile ferdi olan Gonk ve Tez Clover ile tokalaşabilirsiniz."
Sıradan halk ve basın memurları sessizce sıraya girmiş, birer birer tokalaşıp baş sağlığı dilemeye başlamışlar. Sıra, hüzün dolu bir atmosferde, saatler süren bir yas törenini anımsatıyordu. Neredeyse bir buçuk saat geçmişti ve tokalaşma ile baş sağlığı dileklerinin bitmesine az kalmıştı. Ancak Tez’in ekibinden Keskin Bakış Eriz fan, mezarın uzak köşesindeki gökyüzünde bir garip yarık gördüğünü telsizden ekibe haber ederek bağırdı.
Keskin bakış Eriz fan"Tez Clover! Gökyüzünde kırmızı bir gecite benzer yarık açılmaya başladı!"
Yarığı gören Etraftaki kalabalık, ani bir panik içinde sağa sola koşuşturmaya başladılar. Çığlıklar yankılanıyordu; herkes ne olduğunu anlayamıyordu.
Sıradan Halk"Neler oluyor? Herkes kaçsın!"
Halk, paniğin etkisiyle birbirlerinin üstüne çıkarak kaçmaya çalışıyordu. Tez Clover, kalabalığın ortasında sakin kalmaya çalışarak bağırdı.
Tez Clover"Eriz, sen ne yapıyorsun? Herkes panik oldu! Sayende herkes sakin olsun, ben buradayım. Birbirinizi ezmeden buradan uzaklaşın!"
Ancak halkın paniği, Tez'in cesaret verici sözlerini duymaktan çok uzaktı. Çığlıklar, koşmalar ve bağırmalar havada asılı duruyordu; etrafta toz-duman içinde herkes birbirini itip kakıyordu.
Tez Clover*(iç düşünce)* "Acaba Gonk dedemi burada öldürsem mi?"
O sırada yarık, daha da büyüyerek kırmızı bir gözün ortaya çıkması. O gözün yanında, yarıktaki büyük bir yaratığın varlığına işaret ediyordu. Kalabalığın gözleri adeta şok olmuştu, zira yarıktan dev bir vahşi yaratık yukarıdan düşüyordu. Bu, Lav İmparatorluğu'ndan gelen bir lav köpeğiydi. Yere düştüğünde bir patlama yaşandı; bir çok sıradan vatandaş yaralanmış, ölmüş ve ortalık kan gölüne dönerken, feryatlar yükseliyordu.
Eriz Fan"Ne? Bu köpek neden bu kadar büyük? Benim lazer mermilerim başa çıkacak durumda değil; hepsi benim yüzümden!"
Tez Clover"Sakin ol Eriz! Tüm ekip hayatta mı? Hayatta olanlar, 'tamam' desin."
Tank Keyo"Tamam da bununla nasıl başa çıkacağız?"
Eriz Fan"Benim yüzümden oldu! Çok ölen var!"
Tez Clover"Yeter artık Eriz! Sakin ol ve derin bir nefes al. Diğerleri de ses versin!"
Prens Emra "Ben yerimdeyim. Canavarın ağzının içine girerek onu yok edebilirim!"
Tez Clover"Bu boyuttaki canavar, küçük elektrik gücüne karşı dayanıklıdır! Deneme bile Emra!"
Ekipten herkes ses çıkardı, ama Keyo'dan sadece bir hıçkırık sesi geldi telsiz kulaklığına. Tez tam sevinecekken…
Keyo Gırto"Ben kaçar, siz canavarla uğraşın! Ezikler!"
Diye bağırarak arkasına dahi bakmadan kaçıyordu. Tez Clover, KEYOYU takmadı bile sevmiyordu tez gözlerini canavara dikti ve yeteneklerini elinde tutarak odaklanmaya çalıştı.
Yaz Clover"Neyse, şu canavarın işini ben hallederim."
Daha kelimelerini bitiremeden, Gonk dedesi Tez'in yanından bir anda kayboldu . Yüksek bir zıplama ile canavarın gözlerine doğru uçtu ve canavarın gözüne yumruk atıyordu! Tez farketmedi bile
Tez Clover "Dedem nerde? Ne zaman kayboldu?"
Eriz Fan "Aaaaaahhhh! Canavarın gözünde iri yarı biri var! Gözüne parmak atıyor!"
Tez, ölen kişileri düşünmek yerine canavara odaklanmaya çalışıyordu. Cenazeye katılan yaklaşık on bin insanın arasında, dev canavarın ayaklarının altında en az dört yüz ila bin kişi can vermişti ve ölümler artıyordu. Canavarın ağzından lav akıyor, sağa sola lav kusuyordu. Sonunda Tez Clover harekete geçmişti fakat tanıdık bir çığlık duymuştu. Canavarın ayak parmaklarına doğru bakınca, Keyo Gırto’yu görmüştü. Keyo, canavarın keskin tırnağına takılmış, keyonun baldırına canavarın tırnağı saplanmıstı tez fark etti ama yardım elini uzatmadı çünkü keyoyu sevmiyordu nefret ediyordu keyo panik içinde bağırmaya başladı.
Keyo Gırto "Lütfen biri bana yardım etsin! Ölmek istemiyorum!"
Tez, Keyo'nun çığlıklarını duyuyor ama yardım etmeye niyetli değildi. Canavarın ağırlığı, Keyo’yu yavaşça ağaç gibi gömüyordu.
Keyo Gırti"Tez, yalvarırım yardım et! Bir daha saçma sapan hareketler yapmayacağım! Aaaaaahhh! Beni gördüğünü ve duyduğunu biliyorum! Kurtar beni! Aaaaaaaaaaah, nolur!"
Tez Clover "Kendi başının çaresine bak Hırto. Ben yalancıları ve sahtekarları hiç sevmem; geber orada!"
Bu sırada canavar hareket halindeydi. Keyo son nefesini vermek üzereyken canavarın tırnağından kurtulmuş ve yere düşmüştü. Kurtulmasının sebebi, baldırının yarısının kopmasıydı; her yeri çizik, ağzı ve burnu kan içinde kalmıştı. Tam sevinirken yol kenarında…
Keyo Gırto"Kurtuldum! Hehhahahaah!"
Ama canavar tekrar hareket edince, arka bacağının altında ezilerek paramparça oldu.
Tez Clover"İşe yaramaz Gırto; sonunda geberdi."
Tez, ekibine gözdağı verirken, ekipteki herkesin Tez'in nasıl biri olduğunu bildiği için hiçbiri garip bir tepki vermedi. Hepsi canavara odaklanmış, nasıl indireceklerini düşünüyordular. Bu yaşanan tüm kaos, cenazede bulunan basın memurları tarafından izlendiği için tüm teknoloji çağında olan imparatorluklarda canlı olarak yayınlanıyordu.
REZ CLOVER "Benim burada ne işim var? Televizyonun sesi neden bu kadar açık?"
FAİŞE CLAİRE"Uyandın mı, küçük prens?"
BÖLÜM SONU ...
Okuyucu "Sonunda Rezi görebildik!"
Yazar "Hikaye, rez'in hikayesidir; onu görmemek olmazdı."
Okuyucu "Acaba ne olacak? Bu kadar beklemek çok sıkıcı. Of ya, güncele gelmek çok sıkıcı. Kim beklesin iki hafta?"
Yazar"Siz bekliyorsunuz, ben çalışıyorum. Çok düşünüyorum. Of ya, bir hafta kendime izin mi yazsam?"
Okuyucu "Sakın ha öyle yapma, meraktan patlarız! Ses ver, umarım yapmaz!"
DEVAM EDECEK ...
DEVAM EDECEK
