3. bölüm / 8
VEFASIZLIĞIN BÖYLESİ 👻BENİ SEN ÖLDÜRDÜN! ☠
Bölümler 8Şu an: BENİ SEN ÖLDÜRDÜN! ☠
- 1 KARA SUURET 👻1.236 kelime
- 2 TALİHSİZ KONAK 🏡758 kelime
- 3 BENİ SEN ÖLDÜRDÜN! ☠596 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 ARTIK UYANMA VAKTİ !? 😴798 kelime
- 5 MUSİBETE MÜBTELA 🤯733 kelime
- 6 AÇIĞA ÇIKAN BÜYÜK SIR 🌘381 kelime
- 7 VEFASIZLIĞA BOĞULAN YUVA 😱561 kelime
- 8 DEVAMI GELSİN Mİ? 😜6 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aradan bir hafta geçmiş ve Rasim Bey, artık herkesin ağzına sakız olmuştur.
-Bak! Bak! Görüyor musun? Daha dün paşaydı, şimdi sokak serserisi olmuş.
-Önceden havasından geçilmiyordu, şimdi kokusundan...
-Yaa! Hayırsız evlat böyle olur işte. Sen, seni yetiştirip bu yaşa getiren, gül gibi babanı, evini bırak, sonra arkana bakmadan, çek git. Yaşlı başlı adamı yapayalnız bırak. Böyle vefasızlık yapıp, rahat yüzü gören kim olmuş ki?
Vb. bir çok söylentiler... Bu söylentiler Rasim Beyin kulağına ilişir. Eski, güzel günlerine özlem duyar. Ama geri dönmek istemez. Hele o son söylentiler... "VEFASIZLIK!" Rasim Bey, babasını suçluyordu. Oysa aynı vefasızlığı, şimdi o, babasına yapmıştı. "ondan ne farkım kaldı?" diye düşündü. Daha nasıl yüzüne bakabilirdi? Geri dönmek istemiyordu. Bu hayatı terk edeli, bir hafta geçmiş, sokağın hayatına ve yalnızlığa biraz alışmıştı. Ama Rasim Bey, Bu yalnızlığa ne kadar alışsa da, kalbi hep bir huzursuzluğu barındırıyordu içinde. Bir gün canına tak etti. Gitmek ve babasını görmek istiyordu. Onu çok özlemiş ve ne halde olduğunu çok merak etmişti. Rasim Bey, konağın kapısına geldiğinde, Kapıyı açık buldu ve içeriye girdi. Işığı yakmak istedi fakat; elektrikler kesilmiş olacak ki, ışıklar yanmıyordu. Acaba akşam gelmese miydim diye, içinden geçirdi önce. Sonra, neyse geldik artık deyip, atıldı içeriye. Konak bir orman yakınında olduğu için, bazı hayvanların sesleri geliyor. Baykuşların sesi, gecenin sessizliğinde, Rasim'e eşlik ediyorlardı. Rasim'i biraz ürküttü, baykuşların ötüşü. İçinden "Heh! Bir siz eksiktiniz, tam romantik bir hava oldu(!) Teşekkür ederim." Dedi. Kendince baykuşlarla konuşuyor ve onlarla alay ediyordu. Rasim Bey, yürümeye devam etti. Bir an, sanki bir hafta önce gördüğü o rüyanın, içinde olduğunu hissetti. Yine aynı duyguları hissetmeye başlamış ve kalbi küt küt, hızla atmaya başlamıştı. İlerlemeye devam ederken, ileride, duvarda, kırmızı bir leke dikkatini çekti. Merakla yaklaşmaya başladı ama konağın içi çok karanlıktı. Bu yüzden Rasim Bey, bir yandan yürürken, bir yandan da her zaman yanında taşıdığı fenerini, çıkarıp yaktı. Rasim Bey, yaklaştıkça leke daha da belirginleşmeye başlıyor ve Rasim Bey, korkmaya başlıyor. Çünkü leke sandığı o şeyin kan olduğunu fark ediyordu. Elleri titreyerek feneri tuttu. Sadece bununla da kalmıyordu. Duvarda, kanla bir şeyler yazıyordu. Duvarda şu yazıyordu: Vefasız! Bunu görünce, Rasim Beyin kalbi daralmaya başladı. Dışarıda kaldığı o bir hafta içinde, bir çok hastalığa maruz kalmış. Artık bedeni en ufak bir şeyi kaldırmıyordu. Ama ne hikmetse, bütün bu olaylar, hep onu buluyordu. Kendini kötü hisseden Rasim Bey, etrafına bakmaya devam etti. Ve kanlı yazının sadece orada olmadığını fark etti. Bu yazılar, her yerdeydi. Neredeyse her duvarda bir şey yazıyordu. Nereye baksa bu yazılar vardı. Duvarlarda yazılan yazılar, şunlardı:
"Katil! Baba katili! Hayırsız! Nankör! Serseri!" vb.
Bütün bunları görmek istemeyen Rasim Bey, başını yere eğdi. Yerde ise şu yazıyordu:
"Beni sen öldürdün!"
Rasim Bey, artık çılgına dönmüştü. Gözlerini kapadı ve ovaladı. Kendi kendine "Sakin ol! Bunlar gerçek olamaz. Duvarlarda bir şey yazmıyor. Babam ölmedi." diyerek, kendince teselli olmaya çalıştı ve gözlerini açtı.İşe yaramıştı. Duvarlarda kan filan yoktu. Sonra, psikolojik olarak, kendisini suçlu hissettiği için, halüsinasyon gördüğünü anladı ve yürümeye devam etti. Yürüdü, yürüdü. Sonra bir gıcırtı duydu, hemen feneri tutup baktı, kimseler yoktu. Sonra başka bir yerden, bir ses daha duydu, hemen dönüp yine feneri tuttu ve bir gölge gördü. Sonra tam arkasından, bir ses daha! Rasim Bey, arkasını döndü ve bir karartının, karanlıktan çıkıp, üzerine gelmekte olduğunu gördü. Hızla Rasim Beye çarptı. Bu halüsinasyon olamayacak kadar gerçekti. Çünkü Rasim Beyin canı yanmıştı. Yere düşmüştü ve kafasını merdivene vurmuştu. Gözünü zorla açtı ve karşısında babasını gördü. Sinirliydi. Şunları söyledi:
-Beni sen öldürdün, sen benim oğlum filan değilsin, seni sevmiyorum. Zaten ne seni, ne de anneni hiç sevmemiştim.
Bu sözü duyduktan sonra Rasim Beyin gözlerinin feri kesilir. Kalbi artık bu olanları kaldıramaz ve oracıkta bayılır.
Bölüm etkileşimi
