9. bölüm / 11
“Vedalaşamadık”Bir Sevda, Bin Yıkım
Bölümler 11Şu an: Bir Sevda, Bin Yıkım
- 1 Göz Göze AŞK316 kelime
- 2 Bankta Biten Masal..309 kelime
- 3 Tanıdık bir göz, unutulmamış bir kalp515 kelime
- 4 Kıskanıldım, sevildim. Yıkıldım457 kelime
- 5 Ona baktım seni gördüm..399 kelime
- 6 Beni böyle sevme 💔352 kelime
- 7 Kavga, kıyamet ve kalan sevgi..268 kelime
- 8 Yaralı Kalbin Vedası267 kelime
- 9 Bir Sevda, Bin Yıkım386 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Yokluğunda..232 kelime
- 11 Sözde Başlayan, Sessizlikte Biten393 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
9. Bölüm – Öfke, Özlem ve Veda Edememek
Şarkı: Çağan Şengül – Ben Sana Veda Edemem
07 Eylül 2024
O gece o kadar doluydum ki…
Yine aynı mekândaydım. Yanımda bir kız arkadaşım vardı. Tayfun’un orada olmayacağını düşünerek gitmiştim. Ama o bana sarhoş bir şekilde mesaj attı:
“Neredesin?”
Ben de yazdım:
“Cehennemin dibindeyim.”
Konuşmak, görüşmek, bir şeyler anlatmak istiyordu sanırım. Ama ben o kadar doluydum ki… Ne özlemime söz geçirebiliyordum ne de öfkeme. İçimde sürekli susmamı söyleyen bir şey vardı. Belki sevgimdi, belki de gururum.
Normalde haykıra haykıra ağlamam gerekirdi ama susmayı tercih ettim.
Gece boyunca içimde taşıdığım her şey, sonunda patladı. Yine kavga ettik.
Yine birbirimizi engelledik.
Ben son bir mesaj yazdım:
“Ben sana inanamam. Güvenemem. Geçen sene yaşattıklarını tekrar yaşayamam.
Bana yalanla gelen bir adamdan sadakat bekleyemem.
Sen evliyken eşine ihanet ediyorsun… Bana nasıl sadık kalabilirsin?”
Sonra da ekledim:
“Seni çok seviyorum… Ama hak ettiğim hayat bu değil.
İyi geceler.”
Karşılığında gelen tek şey:
“Peki Büşra.”
O an kendimi öyle aptal hissettim ki… Hâlâ bana zarar veren bir adama açıklama yapmaya çalışıyordum. Eve gittiğimi bile yazmıştım, sadece aklında soru işareti kalmasın diye.
Ben bekarım… Engelim yok… Ama sanki evli olan benmişim gibi, her adımı ondan izinsiz atamıyormuşum gibi…
Onu bu kadar çok severken affedememek…
Yüreğimi ikiye bölen en büyük savaştı.
25 Eylül 2024
Ablamla birlikte çıktık o gece.
Yine rakı, yine anılar… Ama bu kez Tayfun’la karşılaşmak istemediğim için her zaman gittiğimiz yerden farklı bir mekân seçmiştim.
Ama neye yarar… Sarhoşluk kalbe hükmedince, o engeller de eriyor.
Tayfun’a mesaj atmışım. O da hemen dönüş yapmış:
“Mesaj atıp silmişsin.”
Ben de cevapladım:
“Yanlış olmuştur, biraz sarhoşum.”
O da aynı şekildeydi. Bana kadeh fotoğrafı gönderdi, ben de ona.
Bir şey demeden anlaştık işte…
Birkaç dakika sonra, o mekânın önüne geldi.
Birlikte dışarı çıktık.
Konuşmaya başladık. Ama ben artık dolmuştum. Ağlamadım, haykırmadım ama sesim titriyordu.
Bağırdım. Sustum. Sonra tekrar bağırdım.
Yüzüne vurdum her şeyi.
Ve sonra gerçekten… Ona tokat attım.
Hem de öyle böyle değil.
Ama o tokadı atarken aslında kendime attım. İçim yandı…
Ama bunu ona göstermedim.
Sadece izledim ardından…
Engelledim.
Ve hiçbir şey olmamış gibi eşyalarımı alıp evime gittim.
İlk kez birine şiddet uygulamıştım.
Beni bu kadar kötü hissettiren birine, neden hâlâ bu kadar bağlıydım?
Nasıl bu kadar anlamını yitirmiş bir adama hâlâ bu kadar anlam yükleyebiliyordum?
Belki de sorunun cevabı buydu:
Ben ona veda edemiyordum.
Bölüm etkileşimi
