17. bölüm · Valthera YEDİ KITANIN SAVAŞI

BÖLÜM 15 üçüncü sancak

Kürşat. .

Saat 19.40
Gökbörü İleri Savunma Hattı
Norvak’ın büyük taarruzunun durdurulmasının üzerinden henüz bir gün geçmişti.
Göktura askerlerinin büyük bölümü mevzilerin içerisinde, tankların yanında veya yarısı yıkılmış sığınaklarda uyuyordu.
Bazıları üç gündür doğru dürüst dinlenmemişti.
Ancak Gökbörü’ye giden askerî yollar hâlâ hareketliydi.
Gece boyunca karargâha yeni mühimmat konvoyları ulaştı.
Tank mermileri...
Hava savunma füzeleri..
Uçak yakıtları...
Tıbbi malzemeler...
Yeni haberleşme sistemleri...
Zırhlı araçlar...
Ve “Çekiç” sınıfı kundağı motorlu ağır toplar...
Konvoyların ardından otuz bin kişilik yeni askerî kuvvet Gökbörü’ye girdi.
Kürşat, birliklerin gelişini harekât merkezinden izledi.

Harekât Binbaşısı Aras - Otuz bin askerin tamamı karargâha ulaştı. Emirlerinizi bekliyorlar.

Binbaşı Kürşat - Yirmi binini savunma hatlarına dağıtın.
Dinlenmeyen birliklerle yer değiştirsinler.

Harekât Binbaşısı Aras - Kalan on bin asker?

Kürşat Norvak sınırındaki uydu görüntülerini açtı.

Düşman ordusu ağır kayıp vermişti. Geri çekilen birlikler henüz yeni savunma hattı kuramamış, topçu sistemleri dağınık hâlde kalmıştı.

Binbaşı Kürşat - Onlarla sınırı geçeceğiz.

Harekât Binbaşısı Aras - Askerlerimiz henüz dinlenmedi.

Binbaşı Kürşat - Eski askerlerimiz dinlenecek.
Yeni gelenler saldıracak.

Saat 22.00’de yeni gelen otuz bin asker toplantı alanında toplandı.
Kürşat karşılarına savaş üniforması ve tam teçhizatıyla çıktı.

Binbaşı Kürşat - Arkanızdaki askerler dün gece burada bir imparatorluğu durdurdu.
Şimdi uyuyorlar. Çünkü size güvenmek zorundalar.

Meydanda çıt çıkmıyordu.

Binbaşı Kürşat - Yirmi bininiz savunma hattını devralacak.
On bininiz ise benimle birlikte sınırı geçecek.
Askerlerin bakışları sertleşti.

Binbaşı Kürşat - Görevimiz intikam almak değil.

Norvak topçusunu şehirlerimizi vuramayacağı kadar uzağa itmek ve düşmanın yeniden saldırmasını engellemek.
Silahını bırakan askere ateş edilmeyecek.
Sivillerin bulunduğu hiçbir bölge hedef alınmayacak.
Yağma yapan, esire zarar veren veya emirsiz ateş açan kişi karşısında doğrudan beni bulacak!
Kürşat, arkasındaki harekât haritasını açtı.
Binbaşı Kürşat - Önümüzdeki hattı hava kuvvetleri ve Çekiç bataryaları açacak.
Biz durmayacağız.
Norvak ya silahını bırakacak, ya geri çekilecek...
Ya da önümüzde durduğu yerde savaş dışı kalacak.
Askerler aynı anda karşılık verdi.
Askerler - Emredersiniz komutanım!
Saat 04.20...

“Demir Şafak Harekâtı” başladı.

Göktura’nın Çekiç bataryaları aynı anda ateş açtı.
Ağır top mermileri Norvak’ın askerî mevzilerine, radar sistemlerine ve topçu bataryalarına düştü.
Ardından bombardıman uçakları sınırı geçti.
Norvak’ın ikmal merkezleri ve boşaltılmış askerî hangarları vuruldu.
Göktura savaş uçakları gökyüzündeki Norvak filolarını geri püskürttü. SİHA’lar ise ilerleyen kara birliklerinin önündeki tanksavar ve hava savunma mevzilerini imha etti.
Saat 05.05’te Kürşat’ın komuta ettiği on bin kişilik kuvvet sınırı geçti.
Yüz tank ve zırhlı saldırı araçları önde ilerliyordu.

Kürşat, zırhlı seyyar harekât aracında birliklerin merkezindeydi.

Harekât Binbaşısı Aras - Birinci Norvak savunma hattı ateş açtı!
Binbaşı Kürşat - Çekiç bataryaları, birinci hedef bölgesi!

Tank birlikleri ilerlemeye devam etsin!
Ağır toplar yeniden ateşlendi.
Norvak’ın ilk savunma hattı birkaç dakika içerisinde dağıldı.
Bazı birlikler silahlarını bırakmaya başladı. Diğerleri araçlarını terk ederek kuzeye doğru kaçıyordu.

Göktura’nın hoparlör sistemlerinden Norvak dilinde çağrı yapıldı:

“Silahlarını bırakan askerlere zarar verilmeyecektir. Direnişi bırakın ve işaretlenen bölgelere ilerleyin.”

Yüzlerce Norvak askeri ellerini kaldırarak teslim oldu.
Ancak ikinci savunma hattı direnmeye devam etti.
Norvak tankları karşı saldırıya geçti.

Harekât Binbaşısı Aras - Yaklaşık seksen tank üzerimize geliyor!

Kürşat hava ekranına baktı.

Binbaşı Kürşat - Saldırı helikopterleri, kuzey hattı!

Dağların arkasından yükselen Göktura helikopterleri Norvak tanklarının üzerine yöneldi.

İlk füze öncü tanka isabet etti.

Ardından bütün hat ateş altında kaldı.
Hayatta kalan Norvak tankları geri dönmeye çalıştı ancak arkalarındaki araçlarla çarpışarak yolu kapattı.

Binbaşı Kürşat - Kaçan birlikleri takip etmeyin!
Hattı koruyun ve ilerleme düzenini bozmayın!

Saat 07.40’a gelindiğinde Göktura kuvvetleri sınırın yirmi iki kilometre içerisine ulaşmıştı.
Dört Norvak askerî karakolu ele geçirilmiş, çok sayıda topçu sistemi ve zırhlı araç yok edilmişti.
Binlerce Norvak askeri teslim olmuştu.
Geri kalan birlikler ise kuzeye kaçıyordu.

Harekât Binbaşısı Aras - Önümüzde düzenli bir savunma birliği kalmadı.

Kürşat dürbününü kaldırdı.
Uzakta Norvak’a ait büyük bir askerî üs görünüyordu.
Üssün surlarının üzerinde beyaz sancaklar yükselmeye başladı.
Ardından açık telsiz kanalından bir ses duyuldu.

Norvak Generali - Göktura kuvvetleri...
Ateş açmayın.
Üssü ve emrimdeki askerleri teslim etmeye hazırım.
Kürşat mikrofonu eline aldı.

Binbaşı Kürşat - Bütün silah sistemlerinizi kapatın.

Askerleriniz araçlarından inerek elleri görünür şekilde toplanma alanına geçsin.

Norvak Generali - Kabul ediyorum.

Kısa bir sessizliğin ardından general yeniden konuştu.

Norvak Generali - Fakat sizinle yüz yüze görüşmem gerekiyor.

Binbaşı Kürşat - Neden?

Norvak Generalinin sesi alçaldı.

Norvak Generali - Çünkü bu savaşın nasıl başladığı konusunda bilmediğiniz şeyler var.

Kürşat teslim olan üssün kapılarına baktı.
Demir Şafak Harekâtı düşman savunmasını parçalamıştı.
Fakat Norvak Generalinin söylemek üzere olduğu gerçek...
Savaşın bütün anlamını değiştirebilirdi.
Valthera Takvimi: 15 Kasım 2158
Saat 08.25

Norvak Ordusu — Varkon Askerî Üssü
Norvak askerleri silahlarını teslim alanına bırakmıştı.
Tankların motorları kapatılmış, topçu sistemlerinin elektronik kilitleri Göktura birlikleri tarafından sökülmüştü.
Kürşat, zırhlı koruma timiyle üssün komuta binasına girdi.
Norvak Generali Arven Volkar onu toplantı salonunda bekliyordu. Üniformasında silah yoktu. Önündeki masada siyah bir veri çekirdeği bulunuyordu.

General Volkar - Beklediğimden daha gençsiniz.

Binbaşı Kürşat - Ben de teslim olan bir Norvak generali görmeyi beklemiyordum.

General Volkar - Size teslim olmadım.

Askerlerimi anlamsız bir ölümden kurtardım.

Binbaşı Kürşat - Aradaki farkı anlatmak için fazla vaktiniz yok.

Volkar siyah veri çekirdeğini masanın üzerinde Kürşat’a doğru itti.

General Volkar - Karayel’de ilk ateşi açan askerin dikkatsizliği gerçekti.
Kürşat’ın bakışları sertleşti.

General Volkar - On dokuz yaşında, tecrübesiz bir askerdi. Silahın emniyetini açık bıraktı ve yanlışlıkla ateş etti.

Fakat o mermiden otuz yedi saniye sonra hem Göktura hem de Norvak sistemlerine dışarıdan müdahale edildi.

Binbaşı Kürşat - Bizim destek sistemlerimizi Cemal Vural kapattı.

General Volkar - Bizim geri çekilme sistemlerimizi de başka biri kilitledi.

İki tarafın da çatışmayı durdurması engellendi.
Kürşat veri çekirdeğine baktı.

Binbaşı Kürşat - Kim?

General Volkar - Bu savaşta yalnızca iki taraf olduğunu düşünmeniz isteniyordu.

Volkar duvardaki ekranı açtı.

Ekranda Solarya kıtasındaki Aurelion İmparatorluğu’nun altın güneş amblemi belirdi.

General Volkar - Aurelion askerî istihbaratı.

Kürşat birkaç saniye konuşmadı.

General Volkar - Göktura’nın Norvak’ı işgal etmeye hazırlandığını gösteren sahte uydu görüntülerini bize onlar verdi.
Sizin Genelkurmayınıza ise Norvak’ın kesin saldırı tarihlerini gönderdiler.
İki devleti de sınıra yığdılar. Ardından yalnızca ilk hatayı beklediler.

Binbaşı Kürşat - Neden?

General Volkar haritada Turalya kıtasını açtı.
General Volkar - Göktura ve Norvak, Turalya’nın en büyük iki askerî gücü.

Biz birbirimizi tükettiğimizde kıtanın ticaret yolları, enerji kaynakları ve savunma sistemleri korumasız kalacak.

Binbaşı Kürşat - Kanıtınız var mı?

General Volkar veri çekirdeğini işaret etti.

General Volkar - Para transferleri, görüşme kayıtları, sahte istihbarat belgeleri ve Aurelion ajanlarının isimleri burada.
Göktura’daki hainlerinizin bir kısmı da bu dosyada olabilir.
Kürşat çekirdeği eline aldı.

Binbaşı Kürşat - Benim adım neden yıllardır hedef dosyalarında?

Volkar’ın yüzündeki ifade değişti.
General Volkar - Norvak açmadı o dosyayı.

Kürşat sessiz kaldı.

General Volkar - Aurelion, askerî okullardaki binlerce öğrencinin gelişimini yıllardır takip ediyor.
Gelecekte savaşın dengesini değiştirebilecek kişileri belirleyen bir tahmin sistemleri var.
Siz yalnız değilsiniz. Otuz yedi kişilik bir listenin içindesiniz.

Binbaşı Kürşat - Diğerleri nerede?
General Volkar - Yirmi dokuzu öldü.

Odadaki hava ağırlaştı.

General Volkar - Kaza, hastalık, başarısız operasyon veya açıklanamayan saldırılar...

Dosyalarda hepsi doğal kayıp olarak görünüyor.

Tam o anda Kürşat’ın elindeki veri çekirdeğinin ışığı kırmızıya döndü.

General Volkar’ın yüzündeki renk kayboldu.

General Volkar - Çekirdeği kapatın!

Binbaşı Kürşat - Neden?

General Volkar - Bizi buldular.

Üssün alarmı çalmaya başladı.

Radar Operatörü - Yüksek hızlı füze yaklaşıyor! Varış süresi yirmi saniye!

Kürşat veri çekirdeğini koruma çantasına koydu.

Binbaşı Kürşat - Herkes sığınağa!

Göktura hava savunma bataryası ateş açtı.

Füze üsse ulaşmadan gökyüzünde vuruldu. Ancak parçaları komuta binasının üzerine düştü.
Patlama salonun camlarını parçaladı.
Kürşat yere savruldu. Koruma askerleri onu ve General Volkar’ı dışarı çıkardı.
İkinci füze radar ekranında belirdi.

Binbaşı Kürşat - Mobil bataryalar ateş serbest!

İkinci füze de havada imha edildi.
Saldırı birkaç dakika içerisinde sona erdi.
Kürşat, koruma çantasındaki veri çekirdeğini istihbarat subayına verdi.

Binbaşı Kürşat - Bunu bütün ağlardan ayırın. Fiziksel bağlantı dışında hiçbir sistemde açılmayacak.

İstihbarat Subayı - Emredersiniz komutanım.

General Volkar - Artık neden teslim olduğumu anlıyor musunuz?

Kürşat yanan komuta binasına baktı.

Binbaşı Kürşat - İlerleyen bütün birlikleri durdurun.

Harekât Binbaşısı Aras - Norvak savunması çökmüş durumda. İlerlemeye devam edersek daha fazla bölge ele geçirebiliriz.

Binbaşı Kürşat - Karşımızdaki ordunun neden geri çekildiğini bilmeden ilerlemeyeceğiz.

Ele geçirilen hat tahkim edilsin. Bütün veriler Orhun’a gönderilecek.

General Volkar son kez konuştu.

General Volkar - Norvak sizin düşmanınız olabilir Binbaşı.

Fakat bu savaşın sahibi Norvak değil.
Kürşat, ufukta yükselen siyah dumana baktı.
Yıllardır Göktura’nın içerisindeki hainleri Norvak’ın yönettiğini düşünmüşlerdi.
Oysa iki devlet birbirini öldürürken...
Ölüleri sayan üçüncü bir imparatorluk vardı.

Veri çekirdeği zırhlı bir uçakla Orhun’a gönderildi.
Saatler süren incelemenin ardından para transferleri, görüşme kayıtları ve Aurelion imzaları doğrulandı.
Korgeneral Ertuğrul, Kürşat’la güvenli bağlantı kurdu.

Korgeneral Ertuğrul - Volkar doğruyu söylemiş.

Binbaşı Kürşat - O hâlde savaşı durdurmalıyız.

Korgeneral Ertuğrul - Norvak hâlâ düşmanımız.

Binbaşı Kürşat - Evet. Fakat başkasının istediği şekilde savaşmaya devam edersek ikimiz de kaybedeceğiz.

Göktura Kağanı’nın emriyle Norvak yönetimine gizli ateşkes teklifi gönderildi.

Gece yarısında iki taraf, on iki saat boyunca bütün saldırıları durdurmayı kabul etti.

Yıllar sonra ilk kez sınır boyunca top sesleri sustu.
Ancak sessizlik uzun sürmedi.

Aurelion İmparatorluğu, bütün suçlamaları reddeden bir açıklama yayımladı. Aynı dakikalarda Solarya’daki askerî limanların kapıları açıldı.

Aurelion savaş gemileri...

Nakliye filoları...
Ve yüz binlerce asker taşıyan dev birlikler Turalya’ya doğru hareket etti.

Kürşat yeni görüntülere baktı.

Norvak’la savaş henüz bitmemişti.

Fakat artık karşılarında yalnızca Norvak yoktu.
Valthera’nın yedi kıtasını içine çekecek savaş...
Gerçek sahiplerini göstermeye başlıyordu.