2. bölüm · Valthera YEDİ KITANIN SAVAŞI
BÖLÜM 1 SESSİZLİKTEN ÖNCE
Valthera Takvimi
17 Ocak 2189
Dünya tarihi, savaşların nasıl başladığını yazmayı severdi.
Bir suikast...
Bir sınır ihlali...
Bir füze saldırısı...
Bir yanlış karar...
Fakat gerçek tarihçiler çok iyi bilirdi.
Hiçbir savaş ilk kurşunla başlamazdı.
Savaşlar, insanların birbirine güvenmeyi bıraktığı gün başlardı.
Valthera...
Yedi kıta...
Yüz on sekiz bağımsız devlet...
Trilyonlarca kredi değerindeki küresel ticaret ağı...
Yörüngede görev yapan binlerce askerî uydu...
Milyonlarca aktif asker...
Ve her geçen gün büyüyen sessizlik...
O sessizlik, dünyanın dört bir yanında aynı anda hissediliyordu.
Çünkü herkes yaklaşan şeyi hissediyordu.
Fakat kimse adını koyamıyordu.
Göktura Kağanlığı
Başkent Orhun
06.40
Göktura Ulusal Savunma Komutanlığı
Yer seviyesinin iki yüz metre altında bulunan komuta merkezi neredeyse küçük bir şehir büyüklüğündeydi.
Dev ekranlar...
Holografik haritalar...
Yapay zekâ destekli harekât masaları...
Sürekli akan veri akışları...
Duvar boyunca dizilmiş yüzlerce subay...
Kimsenin konuşmaya vakti yoktu.
Komuta merkezinin tam ortasında üç boyutlu Valthera haritası dönüyordu.
Bir kırmızı ışık yanıp söndü.
"Norvak İmparatorluğu son altı saatte sınır hattına iki mekanize kolordu sevk etti."
İkinci uyarı geldi.
"Eldor Cumhuriyeti, sivil haberleşme uydularını askerî ağa aktardı."
Üçüncü...
"Vareston Krallığı bütün hava üslerini en yüksek alarma geçirdi."
Salonda mutlak sessizlik oluştu.
Kimse bunun tesadüf olduğuna inanmıyordu.
Nordheim Kıtası
Skarholm Krallığı
07.15
Karlarla kaplı başkentte Savunma Konseyi olağanüstü toplandı.
Kral Magnus önündeki dijital dosyayı kapattı.
"Emin misiniz?"
İstihbarat Başkanı başını eğdi.
"Yüzde doksan sekiz."
"O halde doğrulandı."
General Erik derin bir nefmet aldı.
"Göktura savaşa hazırlanıyor."
Odada bulunan herkes birbirine baktı.
Kimse şu soruyu sormadı.
"Peki neden?"
Çünkü cevabı bilmiyorlardı.
Sahar Kıtası
Zerath Sultanlığı
10.08
Yeraltındaki kum taşından inşa edilmiş toplantı salonunda yalnızca dört kişi vardı.
Masanın üzerine eski bir harita bırakıldı.
Haritanın tam ortasında Göktura Kağanlığı bulunuyordu.
Sultan yavaşça konuştu.
"Onlar kuzeyde birbirini tüketirse..."
Başdanışman cümleyi tamamladı.
"...güney bizim olur."
Kimsenin yüzünde en ufak bir duygu yoktu.
Savaş bazen cephede kazanılmazdı.
Bazen bekleyerek kazanılırdı
Asteris Kıtası
Yuhara Şogunluğu
Deniz Kuvvetleri Karargâhı
Şogun önündeki ekranı kapattı.
Uydu görüntülerinde Göktura sınırındaki hareketlilik açıkça görülüyordu.
"Filo?"
"Hazır."
"Uzay Gözetleme Ağı?"
"Tam kapasite."
"Siber Kuvvetler?"
"Emrinizi bekliyor."
Şogun ayağa kalktı.
"Peki..."
Komutan nefesini tuttu.
"...hiçbir şey yapmayın."
Odadakiler şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.
"Bazen en güçlü hamle..."
Şogun pencereye döndü.
"...hamle yapmamaktır."
Aynı dakikalarda...
Valthera'nın doğusunda küçük bir şehir vardı.
Haritalarda ismi bile zor görünen sıradan bir yerleşim.
Ne askerî üs vardı...
Ne siyaset...
Ne de dünyanın kaderini değiştirecek insanlar.
En azından herkes öyle sanıyordu.
Dar sokaklardan birinde on yaşında bir çocuk okul çantasını omzuna takmış yürüyordu.
Yanında annesi vardı.
Kadın gülümsüyor, oğluna okulda yaşadığı komik bir anıyı anlatıyordu.
Çocuk kahkaha attı.
O an...
Dünya onun için son kez normaldi.
Henüz bilmiyordu.
Birkaç hafta sonra annesi, basit bir tedavi için gittiği hastaneden görünmeyen bir enfeksiyonla dönecekti.
Henüz bilmiyordu.
Babası, sevdiği kadının ölümünden sonra sessizliğe yenilecekti.
Henüz bilmiyordu.
Yetimhane kapısından içeri attığı ilk adım, yalnızca yeni bir hayatın değil, Valthera tarihinin en büyük savaşının başlangıcı olacaktı.
Çünkü bazen...
Yedi kıtanın kaderi...
Bir generalin verdiği emirle değil...
On yaşındaki bir çocuğun hayatta kalmasıyla değişirdi.
1. Bölüm sonu sevgiler ile kalın
Diğer bölümler daha uzun olacak
