13. bölüm · Unuttuğumuzu Sandık
Dönüş
İki ay süren bekleyişten sonra, Asel hâlâ rutin nöbetlerini yapıyordu. Kalbi bir yandan sabırla dolu, bir yandan da hafif bir hüzünle karışıktı. Telefonu bir anda titredi. Mesaj geldi.
Kerem: “asel dönüş yapıyoruz görev bitti yarın saat 10:00. tören var Hazır olun. 😎”
Asel’in gözleri büyüdü. Mesajın sonunda eklenen emoji bile tuhaf bir sevinç ve heyecan karışımı yarattı. Hemen Nisa’ya ve hastanedeki arkadaşlarına mesaj attı:
Asel: “Dut Ağacı Ekibi, hazır olun. Tören var. Hepimiz orada olacağız.”
Nisa, tabii ki, cevap vermekte gecikmedi:
Nisa: “Tamam! gözün aydın gözlerin iki aydır camlardaydı!”
Ertesi sabah tören alanı dolmaya başlamıştı. Şehrin meydanındaki tören platformu, bayraklar ve askerî araçlarla süslenmişti. Kalabalık arasında dut ağacının eski grubunun üyeleri de vardı: Nisa, Elif, Mert ve Tim. Herkes biraz heyecanlı, biraz gergindi.
Asel, diğerlerinden biraz geride durarak törenin başlamasını bekliyordu. Kalbi hızla çarpıyordu; iki ay boyunca beklediği an nihayet geliyordu.
Tören başladı. Marş çalıyor, askerler dikkat pozisyonundaydı. Platformdan bir subay konuşma yaparken, Asel’in gözleri yüzbaşıyı aradı. Bir süre sonra o da ortaya çıktı: Üniforması temiz, rütbesi parlak ve adımlarında disiplinin yanında hafif bir yorgunluk vardı.
Asel’in nefesi kesildi. Yüzbaşı, platforma doğru yürürken gözleri kalabalığın arasına bakıyordu. Ve o an, Asel’in yanında duran Nisa, Elif ve Mert göz göze geldi; hepsi bir gülümsemeyle birbirini onayladı.
Tören boyunca yüzbaşı birkaç kez Asel’e göz kırptı, hafifçe başını eğdi. Asel, iki ay boyunca beklediği bu anı sessizce içine çekti. Kalabalığın arasında, Dut Ağacı Ekibi tamamen bir aradaydı; çocukluk anıları ve kahkahalar artık resmi bir törenle birleşiyordu.
Tören bitip yüzbaşı Asele doğru gelirken , Asel bir adım öne çıktı. Yüzbaşı onu fark etti. Aralarındaki mesafe yavaş yavaş kapandı. Tim ve arkadaşları biraz geride durarak onları yalnız bıraktı; çünkü bu an, artık sadece ikisi içindi.
“geldin” dedi Asel sessizce, ama güçlü bir tonla.
“ sana söz vermiştim” dedi yüzbaşı.
Asel hafifçe gülümsedi. İkisi birlikte tören alanından ayrılırken, geride kalan Dut Ağacı Ekibi birbirine bakıp kahkaha attı. Nisa cep telefonunu çıkardı:
“Fotoğraf zamanı!”
Ve böylece, çocukluklarının başladığı mahalle, uzun bekleyişler ve tesadüflerle birleşen bu hikâyede, yeni bir bölüm başlamış oldu.
Kalabalık, kahkaha, gözyaşı ve gurur dolu bir tören… Hepsi, artık sadece geçmişin değil, geleceğin de bir parçasıydı.
