9

Yazar: a 🩰

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 9

Yatağında uzanmış aylardır konuştuğu o anonim hesabı düşünüyordu deniz, nasıl biriydi, nerede yaşıyordu, ailesi ona yine kötü davranıyor muydu, o bahsettiği kıza karşı ne hissediyordu? bazen bunu sormaya veya düşünmeye hakkı olmadığını kendine hatırlatıyordu çünkü o hesabın sahibi kimse aslında hayatına dahil değildi. sadece mesajlardan ibaretlerdi. ne bir adı, ne de bir suratı vardı karşısında.
günlüğüne yazar gibi yazıyordu ona başka hiçbir ortak noktaları yoktu.
Tabii bazı hobilerini biliyordu deniz, mesela perşembe günleri antrenman yaptığını, pazar günleri psikoloğuna gitmesi gerektiğini, salı akşamları annesinin ayarladığı aile yemeklerini, bateri çalmayı sevdiğini.. ama bunlar çok yüzeysel şeylerdi. gerçi iç dünyasına dair şeyleri de biliyordu. mesela asla sevilmediği o evden bir an önce kaçıp kurtulmak istediğini, görünebilir olabilmek için yaptığı o soytarılıkları.. her başarısız olduğunda bunu kafasına takıp üzüldüğünü hepsini biliyordu.

şimdiye kadar sorduğu en aklında yer eden sorusu;
ev bir yer midir yoksa duygu mudur olmuştu. kesinlikle duyguydu. bir an aklında şimşekler çaktı deniz'in. aynı soruyu ona teoman da sormuştu. ama o aptal defterini katıştırdığı için sormuştu. aylardır konuştuğu hesapla alakası yoktu. ayrıca durup dururken teoman nereden çıkmıştı şimdi? tete lakabını taktığı anonim arkadaşının yaşadıklarını düşündü, aslında zorlarsa teoman ile benzerliklerini bulabilir gibi hissediyordu ama üzerinde durmadı. teoman asla o incelikte bir ruha sahip değildi, olamazdı da. ama yine de bazen, çok ufak bir an gerçekten üzüldüğünü hatta kırıldığını görüyordu deniz onun gözlerinde. kafasını hızla sallayarak eline telefonunu aldı.

denden:
nabersin

bir süre bekledi, online gözükmüyordu tete, telefonunu bırakacağı sıra aras'ın aradığını gördü deniz. "efendim aras."
ne olmuştu acaba yine? "deniz şimdi sakin ol, konum atacağım oraya gel tamam mı?" sesi kötü geliyordu aras'ın, telaşlanmıştı ister istemez. "aras ne oldu? söyle geliyorum ben."
"sakin ol, kaza yaptık." "ne kazası ne oluyo ya?" çantamı koluma taktığımda konumun bildirimi gelmişti.
"aras konuşsana! ne kazası iyi misin, kimlesin?"
"iyiyim, sakin ol deniz. ben iyiyim, leyla.. leyla kötü."
"tamam geliyorum, teoman biliyor mu?"
"seni aradım sadece."
"tamam, sen sakin ol. leyla da iyi olacak merak etme."

teoman'a haber verip vermeme konusunda kararsızdım, attığı konuma giderken o hırta haber verme gereği duymadım.
uygulamadan gelen bildirime tıkladım.

kingtiey:
iyii senden naber
napıyosun
bugün içimde kötü bi his var

denden:
allah allah
arkadaşım kaza yapmış
yanına gidiyorum

kingtiey:
bir şey yok değil mi?
yapabileceğim bir şry olursa
söylemrn yeterli
ve kendine dikkat et çitlembik

denden:
ederim canım
yazamazsam meraklanma

kingtiey:
sen bana açıklama mı yaptın
az önce
dendeeennn

denden:
cıvıma
kaçtım ben

********

telefonu cebime atıp arasların yanına gittim. çok şükür ki bir şeyleri yoktu. leyla kolunu incitmişti sadece. ikisiyle birlikte hastaneye vardığımda akkayalar gelmeden arasla oradan gitmeyi düşünüyorduk, diğer türlü tatsızlık çıkmaması imkansıza yakındı. o aptal teoman rahat durmazdı böyle bir durumda. ben hastane girişinde arasın leylaya veda etmesini beklerken bir taksi durdu ve içerisinden teoman çıktı. adımları öyle gelişi güzeldiki endişesini görmemek için kör olmak gerekirdi. beni görmediği için onu inceleme fırsatım olmuştu.
içeri girdiği zaman görebildiğim kadarıyla danışmadaki kadına bağırıyordu. oflayarak peşinden gittim aras ile kavga etmesi muhtemelen olduğu için en azından onu oyalabilirdim.

"leyla akkaya diyorum baksanıza hangi odada?"
kolundan tuttuğumda bana döndü. "sakin ol, gel."
"deniz kızı s-senin ne işin var burada? o aras yüzünden değil mi? leyla da onun yüzünden burada, bu sefer onu gerçekten geberteceğim."
"ya bi dur! bi sakinleş, leyla'yı korkutmak veya üzmek mi derdin? geç otur şuraya, şiddet hiçbir şeyin çözümü değil."
kurduğum cümleden sonra bana öyle bir baktı ki ne olduğu anlamadım ama çok şaşırdığı belliydi. o koridor sandalyesinde otururken ben tepesinde dikiliyordum. tam sakin sakin dururken odadan aras çıktı, anlamadığım bir hızla kalkıp arasın yakasına yapıştığında "napıyosun ya az önce ne konuştuk biz seninle?" diye yakındım, teoman adam olmazdı.
"deniz sen karışma" dedi aras ama onu dinlemedim. sürekli kavga etmelerinden sıkılmıştım. ayrıca teoman şu an kardeşi için endişeliydi bu yüzden saçma sapan davranmadı muhtemeldi. arasın yakasındaki elinden tutup geriye doğru çektim. "leyla için endişelisin anlıyorum ama bunu böyle çözemezsin." bir bana bir arasa baktı. kafasını karıştırdığımı hissediyordum, ki arasta bana şaşkın şaşkın bakıyordu.
teoman'a karşı bugün ılımlı olma sebebim belki de o perişan halini görmemden dolayıydı.
"deniz, sana karışma dedim. bırak rahatlayacaksa rahatlasın."
"sus sen de, bıktım kedi köpek gibi didişmenizden."
teoman yüzünde keyifli bir gülümsemeyle ellerini geri çekti.
"deniz kızı haklı, benim derdim şu an sen değilsin. o başka bir günün konusu." o arastan uzaklaşırken bana bakmayı ihmal etmedi. "neydi bu yaptığın?" dedi aras, omuz silktim.
"kötü gözüküyordu geldiğinde, ayrıca kavga mı etseydiniz? şiddet hiçbir zaman çözüm olmayacak, bundan nefret ediyorum." teoman'ın bizi duyduğunu da biliyordum, leyla'nın odasına girmeden bize döndü.
"seni dinledim ve kavga çıkarmadım deniz kızı, daha ılımlı biriyim artık."
o odaya girerken ben kafa salladım ve hastaneden ayrıldık.

******

kingtiey:
denden
bugün yine seni dinledim
ve
bu benim fark edilmemi sağladı

denden:
nasıl yani
anlamadım

kingtiey:
kavgaya başvurmadım
bu sayede
dikkat çektim
çünkü hiç benlik bir hareket değildi

denden:
bu çok güzrl bi haber
neler yaptın başka
bugünn

kingtiey:
seni düşündüm
nerede yaşadığını, nasıl biri olduğunu
bence artık seni görebilmeliyim ya
olmaz mı??

deniz bir süre mesajları tekrar tekrar okudu, heyecanlanması normal miydi? kalbi kulaklarında atarken parmakları ekranda hızlıca süzüldü.

denden:
tamam
ama
önce sen

kingtiey:
bu gerçek mi????
yoksa tipime göre mi karar vereceksin
konuşmanın devam edip etmemesine
kırılırım ama

denden:
hayır tabikii ama gerildim
hiç hazır değilim

kingtiey:
şöyle yapalım istersen
hazır hissettiğin zaman
birbirimize aynı anda fotoğrafımızı atalım
ya da foto atmam dersen
isimlerimizi de söyleyrbiliriz
numaralaşadabiliriz
NASIL İSTERSEN ÖYLE OLSUN

deniz mesajları okurken gülümsemeden edemedi. bulduğu çözümler çok tatlıydı. fotoğraf atabilirdi sanki. ama çok mu erkendi sadece isimlerini de öğrenebilirlerdi.

denden:
o zaman sayacağım
ve
isimlerimizi söyleyeceğiz
tamam mı?

kingtiey:
heyecanlandım
olur tamam
say hadi çabuk

denden:
3
2
1

kingtiey:
teoman

denden:
deniz

ikisi de ekranlarında yazan isimlere bakarken bedenleri yaşadıkları şok ile kaskatı kesilmişti. bir süre öylece ekrana baktı deniz, teoman'ın da aşağı kalır yanı yoktu.
teoman hep istediği deniz kızına kavuşmuş muydu sonunda?
peki ya;
deniz konuşmak bir yana dursun bakmaya bile yer yer tahammül edemediği teoman'ın içini dışını biliyor muydu artık?

*******

AY YAZARKEN ÇOK HEYECANLANDIMMM🤪
İKİSİ AYNI ANDA ÖĞRENSİN İSTEDİM
BEKLEMİYODUNUZ DİMİ KFMCŞSKLDLSLS
İYİ OKUMALAAARRRR🌟🌸🩷

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

132okunma 10beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…