29

Yazar: a 🩰

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 29

selamlarr, sanırım motivayonumu kaybediyorum😔
biraz kaossal bi bölüm olsun istedm
ufacık bi spoi vereyim ben galiba ortalığın a.koycam
--

denden:
teoman
iyi misin
(10:38)

arııyorum açmıyorsun da
nerede olduğunu bilen de yok
(11:08)

hep gittiğimiz yerlere baktım
orda da yoksun
lütfen beni daha fazla meraklandırma
çıldırmak üzereyim
(13:40)

hala bakmıyorsun mesajlarıma
(15:30)

tamam anlıyorum çok ama çok kötü bir şey yaşadın
ama beni de anla
ne kadar yalnız kalmaya ihtiyacın olsa bile
beni bu şekilde habersiz bırakamazsın
(18:00)

bir şey mi oldu bilmiyorum bile
(19:07)

deniz meraktan çatlamak üzereydi, teoman'ı bir gece alıkoyup döven ve inşaata bırakan adamların bizzat babası tarafından tutulan, hakan akkaya'nın kirli işlerini yaptırdığı adamlar olduğu ortaya çıkmıştı.

üstelik bunu en mutlu olduğumuz anda, geleceğe dair hayallerimizi kurduğumuz o salıncakta öğrenmiştik. bir süre yanımda durmaya devam etmişti fakat sonra eve gitmek istediğini söyledi, ne kadar istemesem bile tek başına kalmaya ihtiyacı olduğunu belirttiği için üzerine gidememiştim.

şimdi de ulaşamıyordum ve kafayı yemek üzereydim.

deniz:
leyla
teoman evde mi?

leyla:
deniz ben de sana yazacaktım
odasına kilitlemiş kendini
çıkmıyor, ses vermiyor
ne oldu bilmiyorum
kavga falan mı ettiniz?

deniz:
hayır etmedik
ama bana da cevap vermiyor
leyla ben gelsem
beni gizlice eve alır mısın?

leyla:
o ne demek ya
gel tabiki
ama
kapıyı açacağını sanmıyorum
çünkü bunu daha önce de yaşamıştık
kapattı kendini dünyaya, üç gün kimse ile konuşmadı
yemedi içmedi

deniz:
o zaman ben yoktum|
beni kırmaz ki|
kırmaz değil mi|
yani açmasın kapıyı ama
en azından konuşsun
ben çıktım
en geç yarım saate oradayım

&&&&

deniz atladığı taksinin hedefe ulaşmasını beklerken teoman mesajlarını gördü mü diye bir yandan da kontrol ediyordu.
ne kadar kötü olursa olsun bu yaptığını yanlış buluyordu teoman'ın, zaten gördüğü gibi de kızacaktı.

taksi evin önüne çok yaklaşmadan deniz adama durmadını söyleyip ücretini uzatmıştı. hızlıca inip leyla'yı aradı.
"geldim ben, kapıyı çalmama gerek var mı?" "yok açıyorum şimdi." diyerek telefonu kapattı.

kırmızı, modern kapıyı açtığında kollarını bana sardı. "iyi ki geldin, anneme bile cevap vermedi deniz." dedi leyla. deniz içerisinde büyük bir sinir barı dırıyordu ama bunu leyla'ya yansıtacak değildi. "hadi gel, halledeceğimize inanıyorum." dedim içeriye adımlarken.

şebnem akkaya bizi gördüğü gibi kaşları çatıldı. "leyla, ne işi var bu saatte bu kızın evde?" diye kızgın ama otoriter bir soru sordu. "anne, teom-" "oğlum ile ailesi ilgileniyor! bu kız ne alaka, nasıl böyle bir şey yaparsın bize sormadan?"

anlaşılan hakan teoman'a, şebnem de leyla'ya bu evin içerisinde cehennemi yaşatıyordu. dilimin ucuna gelen bütün o sert sözleri yuttum. amacım sevgilimin annesiyle kavga etmek değildi, sevgilimi görmekti.

"anne! neler diyorsun ya ayıp oluyor ama, teo kendi istemeden oradan çıkmayacak zaten denemiş oluruz hem?" dedi annesinin ellerini tutarak. şebnem akkaya kötü bakışlarını üzerimden çekmedi fakat karşı da çıkmadı.

bunu tamam olarak algıladık, leyle hızlıca annesine sarıldı ve elimden tuttu. zaten ezbere bildiğim odanın kapısına doğru koşar adımlarla ilerlemiştik. arkamızdan gelen topuk sesleri şebnem akkaya'nın peşimizde olduğunu doğruluyordu.

kapısının önüne geldiğimizde leyla elimi bırakıp kapıya vurdu iki kez, "teoman, hadi aç kapıyı. ne olduğunu sormayacağım gerçekten, sadece iyi olduğunu görelim." dedi.

ses gelmemişti, şebnem akkaya burnundan nefes verdi. leyla'nın koluna elimi yerleştirdim ve ona kırık bir gülümsemeyle baktım. o bir adım geri geldiğinde ellerim heyecandan titremişti. hem uzun zamandır görmüyordum, hem iyi mi değil mi bilmiyordum hem de kapıyı açacak mı diye tam emin olamıyordum.

her zaman yaptığım gibi önce bir sonra iki kere vuruş olacak şekilde tıklattım kapısına. benim olduğumu buradan da anlayabilirdi belki diye ama bir hareklilik yoktu odasında.
"teoman, benim. iyi m-" derken kapının kilit sesini duymam ile şaşkınlıktan susmuştum.

bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim açıkcası, kapı çok ama çok az bir şekilde aralandığında leyla annesine "bak, gördün mü?" diye fısıldıyordu. teoman'ın haddinden fazla kızaran gözlerini gördüğümde kaşlarım çatıldı.

kapıyı herkesin onu görebileceği kadar araladığında bir eli pervaza dayalıydı. "deniz kızı." dedi gerçekten yorgun çıkan bir ses ile. şebnem rahat bir nefes verirken teoman'ın gözleri annesini buldu.

"oğlum! aklım çıkıyordu, iyisin değil mi? ne olduğunu da söylemedin!" ya duymazdan geldi ya da şu an uğraşmak istemedi bilmiyorum ama teoman hiç oralı olmadı.

kollarını belime sarıp kafasını boynuma gömdüğünde öylece dikiliyordum. annesi arkamızda, beni pek sevmemesiyle bilinirken oğlunun kolları arasında olmam biraz tedirgin etmişti.

"iyi misin?" dedim kısık sayılabilecek bir tonda, boynumda hissettiğim nefesi, tenime değer burnu ve dudaklarıyla beni inanılmaz büyük bir çıkmaza sokuyordu. "şimdi iyi oldum." dedi minik bir şekilde öpücük bıraktı boynuma.

boğazımı temizlediğimde doğruldu, "gel hadi." dedi elimden tutup odasına doğru beni çekerek, "ne yapıyorsun dur, ben-" diye sızlanırken o çoktan kapıyı kapatıp kitlemiş, dışarıdan bağırıp duran annesini duymazdan geliyordu.

"özür dilerim, seni meraklandırmamalıydım." dedi yüzümü elleri arasına aldığında. "evet, meraklandırmamalıydın. şimdi bu halde olmazdık, aç kapıyı hadi." kafasını hayır anlamında salladı.

"teoman annen ve leyla varken burada kilitli durmam ne kadar mantıklı? utanç verici, leyla'ya ne diyeceğim? her şeyden önce bari iyi olduğunu görsünler, biz sonra konuşuruz olur mu?"
bir süre düşündü ve kızın dediğini yaptı.

kilitli olan kapıyı açtı, "iyiyim, merak etmeyin. biraz moralim bozuktu sadece kafa dinlemek istedim. aç falan değilim şimdi müsaade ederseniz deniz ile konuşmamız gereken bir konu var." kapıyı kapattı yine dan diye.

göz devirmeden edemedim, "ne yapacağım ben senin bu hallerinle ya?" diye söylendim. "deniz, hiçbir şey yapmasak sadece uzansak ve sen bana soru sormasan olur mu?" dedi sakin bir tonda.

"olur ama düşüncelerin içinde kaybolmanı istemiyorum, kendine çok acımasızca davranıyorsun."
"dedi, bana babamın gazabından korkup annemin yanına sığındığımı söyleyen deniz kızı." dedi gülümseyerek, suçlu hissettiğim için yanına oturdum ve yüzünü avuçlarımın içerisine aldım.

"öyle değilsin, özür dilerim sana dediğim tüm kötü şeyler için. öyle değilsin teoman, gerçekten." kafa salladı, şu an neye akıtıyordu gözyaşlarını bilmiyordum.

babası ona bile isteye zarar verdiği için miydi? yoksa annesi onu korumadığı için miydi? veya benim bir zamanlar acımasızca sarf ettiğim cümleler için miydi?

gözyaşlarını sildim, yanaklarına birçok öpücük kondurdum.
soru sırmayacağım demiştim ama kendimi tutamıyordum da.
"gel hadi," diyerek zaten bozuk olan yatağını işaret ettim.

sessizce uzandı, sol tarafına yerleştiğimde bedenine sarılmıştım. "soru sormayacağım ama senden bir söz vermeni istiyorum. bir daha sakın beni senden bu kadar uzak bırakma, tamam mı?"

usulca kafa salladı teoman, aklında bir sürü soru işareti ve düşünceler sanki canını yakmak istercesine haykırıyordu. kollarını sevgilisinin bedenine sardı, en azından bir süre kendini dinlendirebilirdi. babası tarafından sevilmeyen ilk çocuk değildi ve muhtemelen son da olmayacaktı.

"deniz," dedi mırıldanır bir şekilde, "hm" diye karşılık verdi kız. "ne olursa olsun, sen beni hiç bırakma olur mu?" dedi sesi giderek zayıflaşarak. deniz kafa salladı, "bırakmayacağım. hiçbir zaman seni bırakmayacağım teoman."

o gece herkesin kendi içinde kabullenmek istemediği şeyler vardı. şebnem akkaya oğlu için deniz'in bu denli önemli biri olduğunu bilmiyordu, gözleriyle görse bile kabullenebileceği bir gerçek değildi bu.

deniz her koşulda teoman'ın yanında olacağına dair söz vermişti, teoman ise onu her zaman yanında istiyordu.
o dakikalar kimsenin bilmediği gerçekleri bilen tek bir kişi vardı, her şey ayyuka çıktığı zaman ne verilen sözler tutulabilecekti ne de bu sözlerin bir anlamı kalacaktı.

--
hadi ben guttugo

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

122okunma 10beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…