24. bölüm / 29
unknown user // teoden22
Bölümler 29Şu an: 22
- 1 1197 kelime
- 2 2150 kelime
- 3 3228 kelime
- 4 4286 kelime
- 5 5489 kelime
- 6 6272 kelime
- 7 7680 kelime
- 8 8539 kelime
- 9 9989 kelime
- 10 10358 kelime
- 11 111.393 kelime
- 12 12480 kelime
- 13 13483 kelime
- 14 14592 kelime
- 15 15621 kelime
- 16 16549 kelime
- 17 17761 kelime
- 18 18785 kelime
- 19 19359 kelime
- 20 201.093 kelime
- 21 21689 kelime
- 22 221.131 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 23927 kelime
- 24 24845 kelime
- 25 251.028 kelime
- 26 261.483 kelime
- 27 271.127 kelime
- 28 28700 kelime
- 29 291.126 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
11-a olay yeri inceleme
sıla:
hani hrpiniz gitmek için can atıyordunuz
kimse gelmemiş okula
bana şaka falan mı yapıyorsunuz??
kutay:
okuldayız
kantinde
ezgi:
evet canım
aras, deniz ve barış yok
ha birde teo
sıla:
onları mı sordum size
neyse geliyorum
leyla:
günaydınn nolur saçma sapan kavgalar olmasın
bu iki gün herkes birbiriyle iyi geçinsin
sıla:
onu diğerlerine söyle
kutay:
evren nerde
bayadır yok
sıla:
yuh sana
okul değiştirdi ya
kutay:
aaaaa
haberim yoktu
ezgi:
abartma kutay
teomal:
ne konuştunuz ya
sabah sabah
leyla:
nerdesiniizzz
@/teoman bey
teomal:
biz hazırız da
bıdık biraz geç çıktı
beş dkya okuldayız
leyla:
okeyyy
aras - leyla
aras:
bu kardeşin
giderek ilginç biri oluyor
leyla:
ne gibi
aras:
kimseyle uğraşmıyor
sadece ara sıra benimle
barış'a bile sabah bulaşmadı
yani.. çok çok az
leyla:
deniz sayesinde
onun inanılması güç bir etkisi var
teoman üzerinde
aras:
sen birde deniz'i gör
kafayı yemişler
leyla:
biz de öyle değil miyiz
aras:
bence hayır
sen ve ben bilinçli aşıklarız
sınırlarımız var
ama onlar öyle değil
birbirleri için ne sınırları var ne de durları
leyla:
belki de öylesi daha iyidir
onlar için
aras:
bilmiyorum ama içimden bir ses
üzüleceklerini söylüyor
hepimiz üzüleceğiz
sen, ben, deniz ve teo
leyla:
şşşş
sen bensiz karalar bağlamışsın
gel de bi
düzeltiriz moralini böyle şeyler düşünme
aras:
tamam
geldik zaten
****
okulun kamp için ayarladığı servise herkes çift halinde oturmuştu. ezgi barış ile oturduğunda sıla doğal olarak kutay'a kalmıştı. yol boyu bazen gıcık bazen de normal haline nazaran iyi davranışlar sergilemişti.
teoman kafasını deniz'in omzuna yaslamış ve neredeyse yol boyu uyumuştu. deniz arada bir onu kontrol ediyordu.
birkaç fotoğrafını çekmişti, uyanınca teoman'a gösterebilmek için. aras'ın gözü hep onların üzerinde gibiydi, nedense teoman'a kimsenin bilmediği şekilde bir bağı var gibiydi ama bunu yaparken kendi de farkında değildi. dışarıdan bakan biri çok zorlarsa abi-kardeş bile diyebilirdi.
okul servisi durduğunda oğuz hoca yapılacaklar listesinin olduğu duyuru metnini okudu.
"uyan bakalım." dedi deniz teoman'ın yüzünü severken, parmaklarının altında gerilen yüzüne karşın gülümsedi deniz.
teoman'a karşı yaptığı en ufak hamle de bile eriyip gidiyordu oğlan.
"günaydın." diye mırıldandı kıpırdanırken, önce esnedi sonra gerindi ve gözlerini tamamen açtı. herkes servisten inmişti, inmeyenler ise ön taraftaydı. hızlıca dudaklarını deniz'in dudaklarına bastırdı.
"işte şimdi günüm aydı deniz kızım." deniz onun omzuna vurdu ve ittirdi. "çıkalım hadi, herkes indi, yeter."
"ama dün öyle demiyordun." deniz'in yanakları kızarırken istemsizce dün gece, teoman'ın odasına geldiği anları hatırladı.
flashback;
teoman her zaman ki gibi deniz'in açık bıraktığı camdan içeriye süzülmüştü. deniz onu beklerken uzandığı yatağında uyuyakalmıştı. teoman sevgilisinin mışıl mışıl uyuduğunu gördüğünde gülmeden edemedi. sessizce odasının kapısını kitlediğinde yüzünde munzur bir sırıtma vardı. üzerindeki gömleğin üst düğmelerini biraz daha açtığında kendini deniz'in yatağına bıraktı. uykusunu bölmek istemiyordu elbette ama onu öpmek istiyordu. deniz uyanık olsa bu kadar cesaretli olamayabilirdi belki. ilk başta usul usul öpücükler kondurdu deniz'in yanağına, elmacık kemiğine ve şakağına. ardından saçlarını sevdi, bir melek gibi kolları arasında duran kıza baktı.
uykusunu bölmek istemese bile o uyurken onunla öpüşecek hali yoktu, omuzuna birkaç kez vurdu. deniz gözlerini kırpıştırırken mızmızlanmayı ihmal etmedi.
"ne oluyo ya?"
"ne oluyo biliyo musun deniz kızı, sevgilin hasretinden yanıp tutuşuyor!" deniz tek gözünü aralayıp karşısında duran teoman'a gülümsedi. kollarını boynuna doladı, bu sayede teoman biraz daha fazla temas alanı bulmuştu. gözleri kızın yüzünden dudaklarına kaydığında deniz oyuncu bir ifadeyle kendi alt dudağını dişleri arasına aldı. teoman için bu epeyce etkili bir hareket olmuştu ki kızın dudaklarına bir saniye bile düşünmeden yapışmıştı. deniz teoman'ın boynuna sardığı ellerinin yerini değiştirirken yatağında kendini ortalamıştı. bir eli teoman'ın ensesindeyken diğer eli istemsizce bisepsine yerleşmişti. bu yer değişikliği en çok teoman'ın işine gelmişti, deniz'i bırakmadığı için onun birlikte hareket etmiş ve ufak uyanıklıkla ağırlığı üzerine vermeden onu altına hapsetmişti.
bir süre sonra deniz onu ittirmiş ve adam akıllı durmasını sağlamıştı, bir yerde gitmesi gerektiği zaman deniz yarı uykulu şekilde gitmemesini istemişti ama şartlar gereği teoman o gecelik sevgilisine veda etmişti.
flashback
"biri duyacak sonra uğraşacağız sus!" diyerek teoman'ı arkasında bırakıp sınıfın kalanının yanına geçti.
çadırlar kurulmuş, ateş için çalılar toplanmıştı.
normalde kızlar ve erkekler olarak eşleşmeler yapılmıştı ama teoman leyla ile anlaşmış, kendi uyku tulumunu deniz'in kalacağı çadıra çoktan yerleştirmişti. deniz'in hiçbir şeyden haberi yoktu. kamp denildiği zaman ateş başında oturup korku hikayeleri anlatılması vazgeçilmezdi ve neredeyse herkes o gece birer hikaye anlatmıştı. saat gece yarısını geçeli bir saat oluyordu.
"ben yatıyorum." dedi sıla. ezgi de peşinden gitti. yavaş yavaş herkes çadırlarına çekilirken deniz teoman'a el salladı ve çadırına girmeden konuştu.
"leyla ben geçiyorum, sen istediğin zaman gelirsin. iyi geceler hepinize."
"iyi geceler denizcim." dedi teoman keyifle sırıtarak.
deniz çadırına girmiş uyku tulumunu hizalıyordu. fermuarın açıldığını duyunca leyla'nın hemen gelmesine gülmeden edemedi.
"sıkıldın değil mi arteo ikilisinden?" cevap gelmedi, deniz arkasını dönünce teoman hızlıca kendini içeri attı.
"ne yapı-" tek elini deniz'in ağzını kapatmak için kullandı.
"sessiz ol deniz kızı yoksa bütün planımız iptal olur."
kaşları çatık halde bakan deniz'in bağırmayacağından emin olduğunda indirdi elini.
"bakma bana öyle. leyla'dan rica ettim. aras ile kalmayı kabul etti zaten dünden razı ama başta red-"
"ne?" dedi deniz şaşkınlıkla.
"noldu?"
"sen, benimle uyumak için-"
"sadece uyumak değildi amacım" diye araya girdi gevşek gevşek.
"sus. benimle uyumak için kardeşin ve aras'ı aynı çadıra mı yolladın." dedi deniz inanamayarak. onun bu haline şaşırmıştı teoman.
"evet niye ki?"
"aras ve leyla. yani ne bileyim aras karşındaki sen sevmiyorsun onu."
"sevmiyorum evet ama artık ateşkes imzaladık. hem aras abi senin arkadaşın eh leyla'nın da sevdiği çocuk. bir yerde zaten mecbur kalacaktım." deniz bu cümlenin sonunda sevgilisine öyle bir sarıldı ki, teoman şok olmuştu.
"çitlembiğim iyi misin?"
"iyiyim sadece seni çok seviyorum, hırt."
teoman kollarını kızın bedenine sardığında dudaklarını saçlarına bastırdı.
"hadi yatalım. ben incinmiş bir erkeğim, dendenimin ilgilsine ihtiyacım var."
"gel buraya aptal." uyku tulumları dipdibe olduğu için teoman istediği her an deniz'e dokunabilirdi.
"ah neredeyse unutuyordum! kamera kayıtlarına bakmadık!" dedi deniz ama teoman onu anında geçiştirdi.
"ya boşver şimdi onu, bak buradayız. kimsenin bizi rahatsız etmeyeceği küçük mavi çadırımız var, sen varsın ve ben varım." deniz gülümseyerek kafasını ona doğru çevirdi.
"tamam, iyi uykular o zaman."
"öpücüğüm yok, uyuyamam." diyerek omuz silkti.
deniz uyku tulumundan sıyrılıp daha rahat doğruldu. dudaklarını teoman'ın dudağına bastırdığında, teoman hemen geri çekilmemesi için eliyle deniz'in yüzü tuttu. masum sayılabilecek o öpücük giderek tutkulu ve şehvet dolu bir hal almıştı. teoman deniz'i üzerine doğru çekerken, deniz teoman'ın üzerinde olabileceği en rahat pozisyondaydı.
teoman'ın eli kızın bir bacağını sararken deniz içindeki heyecan ve adrenalin ile inlemeden edemedi. teoman anlık duraksama ile öylece kalakaldı.
"bu, duyduğum en ama en güzel sesti. öleceğim şimdi heyecanlandım dur." deniz gülmeden edemedi, o mesajları yazarken de böyle mi oluyordu teoman? eğer öyleyse bu çok tatlıydı.
"sanırım şimdi uyuyabilirsin ha?" dedi deniz. teoman kafasını sağa ve sola sallayarak kendini yere attı.
"artık hiç uyuyamam deniz kızı, ben mahvettin!" deniz gülümseyerek kafasını teoman'ın göğsüne yasladı.
bu gece belki de uyuyacağı en huzurlu uyku olacaktı.
------
KAMPTAKİ İLK GECEMİZ BU ŞEKİLDE.
İKİNCİ GÜN BİRAZ OLAYSAL GEÇECEK BİLGİNİZE.
İYİ OKUMALAARRR🩷🫰🏻
Bölüm etkileşimi
